İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/497 E. 2026/953 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/497
Karar No
2026/953
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/497 Esas KARAR NO : 2026/953

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/07/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; 28.02.2023 tarihinde, ... plakalı araç sürücüsü seyir halinde yolun gerektirdiği dikkat ve özeni göstermeyerek sağ tarafa dönüş yapıp sonradan vazgeçip sola dönerek ... plakalı aracın kendisine sağ taraftan çarpmasına neden olduğunu, davalı sürücü " Karayolları Trafik Kanunu Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında; f) Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, j) Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama, hallerinde asli kusurlu sayılırlar." maddesini ve ilgili yönetmeliği ihlal etmekle %100 ve tek kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği sabit olduğunu, davacıya ait araç sürücüsünün ise kazaya etken herhangi bir kural ihlali bulunmayıp kusur izafe edilemeyeceğini, kusur oranları kaza evrakları doğrultusunda oluşa ve hakkaniyete uygun olmakla mahkeme gerek gördüğü takdirde yeniden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, davacı şirkete ait araç; 2022 ... marka ve model olup kaza tarihinde 20.894 kilometrede olduğunu, aracın kaza öncesi hasarı bulunmamakta olup kazadan sonra orijinalliğini yitirdiğini, mevcut kaza sonucu araçta oluşan hasar sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş meydana geldiğini, mağdur aracın kasko değeri 976.604,00 -TL olduğunu, mağdur aracın kazasız rayiç değerine ilişkin olarak ... ve ... adlı internet sitesinden ve galerilerden emsal araştırması yapılmasını talep ettiklerini, değer kaybının; Anayasa Mahkemesi'nin 14.02.2023 tarihli resmi gazetede yayımlanan 29.12.2022 tarihli ve 2021/82 E. 2022/167 K. Sayılı iptal kararı ve Yargıtay içtihatları uyarınca Türk Borçlar Kanunundaki genel hükümlere göre ve gerçek zarar ilkesi uyarınca kazadan önceki değeri ile kazadan sonra oluşan piyasa rayiç değeri arasındaki farkın belirlenmesi sureti ile hesaplanması gerektiğini, işbu kaza nedeniyle davacı şirketin uğramış olduğu zarardan; kazaya %100 kusurlu olarak sebep olan davalı, TBK 49. maddesi uyarınca sorumlu olduğunu, aracın kiralanamaması nedeniyle araç mahrumiyet bedeli hesaplanırken aracın hasar gördüğü bölge dikkate alınarak onarımı için gereken makul süre belirlenmesi gerektiğini, makul onarım süresi belirlendikten sonra davacıya ait aracın makul kiralama bedelinin belirlenmesi gerektiğini, davanın kabulünü; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak olarak açtığı 500,00 TL hasar onarım bedelinin 28.02.2023 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak olarak açtığı 500,00 TL değer kaybı bedelinin 28.02.2023 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak olarak açtığımız 500,00 TL araç mahrumiyet zararı bedelinin 28.02.2023 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ve ... Anonim Şirketi'nden tahsili ile davacıya ödenmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... A.Ş. ve ... Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; 28.02.2023 tarihinde ... ... A.Ş.’ye ait olan ... plakalı aracı kullanırken davacının ... plakalı aracın kendisine arkadan çarpması nedeniyle kaza meydana geldiğini, davacı tarafça sigorta şirketine başvurulmuş, SBM tarafından yapılan kusur tespitinde davacı taraf %100 kusurlu bulunduğundan ödeme yapılmadığını, bir davada bilirkişi incelemesine gidilmesi belirsiz alacak davasının açılabilmesi için yeterli olmadığını, bir davada bilirkişiye başvurulmasına rağmen davacı dava açarken alacak miktarını belirleyebiliyorsa, belirsiz alacak davası açılamayacağını, somut olayda davacı taraf alacak kalemleri bakımından raporlar sunmuş, sigorta şirketine yaptığı başvurularda belirli miktar üzerinden talepte bulunduğunu, gerçekleşen kazada kaza tespit tutanağı, SBM raporu uyarınca davacı taraf %100 kusurlu olduğunu, kaza tutanağı da incelendiğinde davacının davalının aracına arkadan vurduğu açıkça anlaşıldığını, ayrıca SBM tarafından davacı taraf %100 kusurlu olarak belirlendiğini, davacı yan dilekçesinin kusur kısmında söz konusu durumu ikrar ederek “Kusur oranları kaza evrakları doğrultusunda oluşa ve hakkaniyete uygun olmakla” şeklinde beyanda bulunmuş, kusur oranına itiraz etmediğini belirttiğini, beyan, itiraz ve cevaplarının kabulünü, zamanaşımı gerçekleştiğinden ve davalının kusuru olmaksızın davacının kusuruyla meydana getirdiği kazadan dolayı şartları oluşmayan talepleri ile haksız ve usulsüz davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; davalı şirket yapmış olduğu ödeme itibariyle sigorta poliçesinden kaynaklanan sorumluğunu yerine getirmiş olup araç mahrumiyet bedeli talebi ise teminat dışı olduğundan mezkur olay sebebiyle davalı şirketin hiçbir sorumluluğu kalmadığını, izah ettiği tüm sebeplerle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davacının belirsiz / kısmi alacak davası açmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddini, esas incelemesi yapılması halinde davanın esastan reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Makine mühendisi bilirkişisinin 24/08/2026 tarihli raporunda özetle; dava dışı ... Sigorta A.Ş.’nin ZMMS Sigortalısı dava dışı ... A.Ş. adına tescilli, davacı ... Şirketi Tarafından İşletilen Dava Konusu ... Plakalı Aracın Kısa Süreli Kiralayanı ve Sürücüsü ...’ün; 28.02.2023 tarihli çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda; asli ve tam kusurlu olduğu, kusur oranınının %100 (Yüzdeyüz) olduğu; Davalı ... Sigorta A.Ş.’nin ZMMS Sigortalısı diğer davalı ... A.Ş. Adına Tescilli ... Plakalı Aracın Sürücüsü Diğer Davalı ...’nin; 28.02.2023 tarihli çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda; Atfı Kabil Kusurunun bulunmadığı ve kusursuz olduğu; 3. 02/08/2023 tarihli trafik kazasına karışan ... Plakalı aracın sürücüsü dava dışı Semih Güldür’ün; 02.08.2023 tarihli üç araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda; atfı kabil kusurunun bulunmadığı ve kusursuz olduğu; dava konusu ... plakalı aracın hasar onarımının yapılması için, Yargıtay içtihatlarına göre, iskontosuz toplam 30.667,42TL (KDV Hariç) ve KDV Dahil 36.800,90TL onarım tutarının kaza tarihindeki serbest piyasa şartlarına göre kadri maruf olduğu ve aracın onarımının ekonomik olduğu, tarafımca tanzim edilen kusur değerlendirmesinde davacının işleteni olduğu dava konusu aracın dava dışı sürücüsü ...’ün %100(Yüzdeyüz) kusurlu olduğu belirtildiğinden, davacının hasar onarım talebinin yerinde olmayacağı, hukuki takdir ve değerlendirmenin sayın mahkemeye ait olacağı; dava konusu ... plakalı aracın kaza tarihi 28.02.2023 itibariyle değer kaybının, kadri marufunda 21.200,00TL olacağı, tarafımca tanzim edilen kusur değerlendirmesinde davacının işleteni olduğu dava konusu aracın dava dışı sürücüsü ...’ün %100(Yüzdeyüz) kusurlu olduğu belirtildiğinden, davacının değer kaybı talebinin yerinde olmayacağı, hukuki takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olacağı, Dava konusu ... plakalı aracın amortisman gideri düşüldükten sonra, 10 (On) günlük makul onarım süresince oluşacak kazanç kaybının 5.385,00TL olacağı, tarafımca tanzim edilen kusur değerlendirmesinde davacının işleteni olduğu dava konusu aracın dava dışı sürücüsü ...’ün %100(Yüzdeyüz) kusurlu olduğu belirtildiğinden, davacının kazanç kaybı (araç mahrumiyet) talebinin yerinde olmayacağı, hukuki takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olacağı kanaatlerine varılmıştır. DELİLLER: -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Bilirkişi raporu/ Kaza tespit tutanağı/ SBM kayıtları -Arabuluculuk son tutanağı -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, 28.02.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı şirkete ait araçta oluştuğu ileri sürülen hasar onarım bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının, kazaya karışan diğer aracın sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.

Uyuşmazlık; kazanın meydana gelmesinde taraf araç sürücülerinin kusur durumlarının belirlenmesi, davalıların davacı tarafından talep edilen zarar kalemlerinden sorumlu olup olmadıkları ve davacı aracında meydana geldiği ileri sürülen zararların tazminini gerektirir koşulların bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi bu zararı gidermekle yükümlüdür. Haksız fiil sorumluluğunun doğabilmesi için hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve uygun illiyet bağının birlikte bulunması gerekmektedir. Motorlu araç işleteninin sorumluluğu yönünden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi hükümleri uygulanmakta olup, işletenin sorumluluğunun doğabilmesi için kazanın motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanması ve kanuni sorumluluk koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu ise aynı Kanun’un 91. maddesi ve ilgili sigorta mevzuatı çerçevesinde sigortalı işletenin hukuki sorumluluğu ile sınırlıdır. Dosya kapsamına göre; 28.02.2023 tarihinde davacı şirkete ait ... plakalı araç ile davalı ... A.Ş. adına kayıtlı, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacı tarafça kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapması ve manevralara ilişkin kurallara aykırı davranması nedeniyle tam kusurlu olduğu ileri sürülerek hasar onarım bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının tahsilinin talep edildiği, davalılar ... ve ... A.Ş. tarafından ise kazanın davacı araç sürücüsünün kusurlu davranışı sonucu meydana geldiği, kaza tespit tutanağı ve SBM kusur değerlendirmesinde de davacı araç sürücüsünün %100 kusurlu belirlendiği savunularak davanın reddinin talep edildiği, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından da poliçeden kaynaklanan sorumluluğun yerine getirildiği ve araç mahrumiyet zararının teminat kapsamında bulunmadığı savunularak davanın reddinin istendiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle kazanın oluş şekli ve taraf araç sürücülerinin kusur durumunun belirlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda dosyanın makine mühendisi bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 24.08.2026 tarihli raporda; 28.02.2023 tarihli kazanın oluşumunda davacı şirkete ait ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...’ün asli ve tam kusurlu olduğu, kusur oranının %100 olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigortalanan, davalı ... A.Ş. adına tescilli ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...’nin ise kazanın meydana gelmesinde atfı kabil herhangi bir kusurunun bulunmadığı ve kusursuz olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Bilirkişi raporunda ayrıca davacıya ait ... plakalı aracın hasar onarım bedelinin kaza tarihi itibarıyla KDV hariç 30.667,42 TL, KDV dahil 36.800,90 TL olduğu, onarımın ekonomik bulunduğu, araçta meydana gelen değer kaybının 21.200,00 TL olduğu ve amortisman gideri düşüldükten sonra 10 günlük makul onarım süresi için hesaplanan kazanç kaybının 5.385,00 TL olduğu belirtilmiş; ancak davacı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olması nedeniyle söz konusu zarar kalemlerinin davalılardan talep edilemeyeceği yönünde kanaat bildirilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporunun kusur tespitine yönelik itirazlarının mahkememizce değerlendirilmesinde; taraflarca birlikte düzenlenen 28.02.2023 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı incelendiğinde; davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...’ün olayın oluşumuna ilişkin beyanında, rampa aşağı inerken yolun kaygan olması nedeniyle aracın kaydığını, önündeki aracın ani fren yapması ve sağa dönmek isterken sola yönelmesi sonucu aracının sol tarafının önündeki aracın sağ tarafına çarptığını ifade ettiği; davalı araç sürücüsü ...’nin ise rampadan inerken fren yapmaya çalıştığı sırada aracın kaydığını hissettiğini ve arkadan darbe aldığını belirttiği, bununla birlikte Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde gerçekleştirilen değerlendirmede de ... SBM kaza ihbar numaralı kaza tespit tutanağı uygulamasında ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu, ... plakalı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğunun belirlendiği, dosya kapsamındaki kaza tespit tutanağı, sürücü beyanları, SBM kusur değerlendirmesi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı araç sürücüsünün önündeki araçla güvenli takip mesafesini korumaması, aracının seyir halini yol ve trafik koşullarına uygun şekilde kontrol edememesi ve bu suretle davalı araca çarpması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsüne ise kazanın meydana gelmesinde kusur atfedilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin bilirkişi raporunun kusur yönünden hatalı olduğu ve Adli Tıp Kurumundan yeniden rapor alınması gerektiği yönündeki itirazları bakımından; mevcut bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki maddi vakıalar, kaza tespit tutanağı ve SBM kayıtlarıyla uyumlu olduğu, raporda kazanın oluş şekli ve sürücülerin davranışlarının teknik yönden değerlendirildiği, raporun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bulunduğu, dosya kapsamında raporun aksini ortaya koyan somut bir delil veya teknik tespit bulunmadığı anlaşılmakla, yeniden kusur raporu alınmasını gerektiren bir durum bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin Adli Tıp Kurumundan rapor alınması yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir. Somut olayda, davacı şirkete ait aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsüne herhangi bir kusur izafe edilemediği, kazanın davalı araç sürücüsünün kusurlu bir davranışından kaynaklandığının ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla davalı araç sürücüsü ve işleteninin davacı aracında meydana gelen zararlardan haksız fiil ve işleten sorumluluğu kapsamında sorumlu tutulabilmesi mümkün değildir. Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden de sigortalı araç işleteninin hukuki sorumluluğunu gerektiren koşullar oluşmadığından, sigorta şirketinin poliçe kapsamında tazminat ödeme yükümlülüğü doğmamıştır. Davacı tarafça talep edilen hasar onarım bedeli ve değer kaybı bakımından; bilirkişi raporunda araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli ve değer kaybı miktarı hesaplanmış ise de bu zararların teknik olarak belirlenmiş olması, tek başına davalıların tazminat sorumluluğunu doğurmamaktadır. Zararın tazmininin talep edilebilmesi için zarara sebebiyet veren fiilin davalıya isnat edilebilir olması ve sorumluluğun kanuni koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Somut olayda kazanın davacı araç sürücüsünün %100 kusurlu davranışı sonucu meydana geldiği, davalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu belirlendiğinden, davacının hasar onarım bedeli ve değer kaybı taleplerinin davalılardan tahsili koşulları oluşmamıştır. Araç mahrumiyet zararı yönünden ise; davacı tarafça aracın makul onarım süresince kullanılamamasından kaynaklanan zararın davalı ... ve ... A.Ş.’den tahsili talep edilmiş, bilirkişi tarafından 10 günlük makul onarım süresi esas alınarak amortisman gideri düşülmek suretiyle 5.385,00 TL kazanç kaybı hesaplanmış ise de, bu zarar kalemi yönünden de davalıların sorumluluğunu doğuracak kusurlu bir eylem veya kanuni sorumluluk koşulu bulunmadığından talebin kabulü mümkün görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacıya ait aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsünün ise kusursuz bulunduğu, davalıların davacının talep ettiği hasar onarım bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararından sorumlu tutulabilmelerinin yasal koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davanın tüm davalılar yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Reddine; 2-Alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraflar kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.700,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, miktar itibari ile kesin olmak üzere karar verildi. 07/10/2026

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/497, K. 2026/953, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-497-e-2026-953-k-39a37f2b96d6