İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/997 E. 2026/99 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/997
- Karar No
- 2026/99
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/997 Esas KARAR NO : 2026/99
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/05/2015 KARAR TARİHİ : 25/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; "Davacı müvekkil grup şirketleri ile davalı ... Ltd. Sti. arasında imzalarımış olan 05.03.2013 tarihli ana sözleşmeye göre yenilebilir enerji ve tüm enerji yatırımları için her türlü danışmanlık ile ilgili iş ve hizmetlerin kapsamları hususunda sektördeki birikim ve ilişkileriniz ile müşterinin hedeflediği yatınmı doğru ve ekonomik yapabilmesi — için danışmanlık — hizmeti verilmesi hususunda karşılıklı anlaşılmışlardır. Tüm bu yatırım süreci davalı ... tarafından yürütülmekte iken; davacı Müvekkiller ve de müvekkil şirketlerin talebi ve de bilgisi dışında adına bir bütün halinde nakliyesi gerçekleştirilmesi gereken rüzgâr tribünlerinin parçalar halinde ayrı ayrı bir kısmının ... Limanı'na ve bir kısmının da ... Limanı'na getirilmesi sonucu doğan fuzuli nakliye giderleri oluşmuştur. Söz konusu nakliyesi yapılması gereken tribünler ... Limanında 11.803-TL (OnbirbinsekizyüzbirTürklirası) Gümrük Vergisi ve yeniden nakliye yapıldığı için de 16.579- YL (Onaltıbinbeşyüzyetmişdokuz Türk irası) nakliye ücreti ödenmek zorunda bırakılmıştır. Müvekkil şirketlerin bir diğer zararlarına sebep olan husus ise; henüz davacı müvekkil şirketler adına Tesmi izinler çıkmadığı için yatırım yapılacak taşınmaza türbinlerin ve parçalarının taşınması mümkün olmamasına rağmen erken getirtilen işbu türbin parçaları için kiralamak zorunda kalınan taşınmazın, aylık kira bedelini 22.500-TL bildiğimiz ve de düzenli olarak ödediğimiz halde, daha sonra aylık kira bedelinin aslında 15.000-TL olduğunu, bu fazla ödenen fazla her 7.500-TL'sinin davalının şahsi borcu bulunan ...'a elden teslim edildiğini de daha sonra kiraya verenin beyanları ile öğrenmiş bulunmaktayız. Davacı müvekkiller, davalı tarafından hem erken getirilen türbinler için bir yer kiralamak zorunda bırakılmış, hem de tüm kira dönemi boyunca toplamda 30.000-TL (OtuzbinTürkLirası) müvekkit şirket yetkilisinden haksız olarak fazla kira bedeli tahsil edilmiştir. Taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince müvekkil şirketten "proje temel tasarımı” adı altında; ilk önce 40.843 - EURO müvekkil tarafından ödenmiş olmasına rağmen yeniden davalı tarafça proje temet tasarım bedeli adı altında 94.000- TL talep edilmiştir. işlerin aksamaması ve de büyük bir yatırım olması nedeniyle bu bedelde davalıya ödenmiştir. Müvekkil şirketten mükerrer olarak 94.000- TL (Doksandörtbin TürkLirası) proje bedeli tahsil edilmiş olup bu bedelinde iadesinin talep edilmesi tarafımızca zorunlu olmuştur. ... Ücreti olarak prosedürler değişmeden önce davacı müvekkil grup şirketlerinden beş (5) şirket için Ekim 2013'te davacılar müvekkil şirketteri talep edilen ve de süresinde ödenen 15.750-TL ile işlemler davalı tarafından zamanında tamamlanmış olsaydı, söz konusu ödemeler yapılarak yapılan hiçbir. başvuru zamanaşımına uğramayacaktı. Davalı şirket tarafından takip edilmediği için bu işlemler zamanaşımına uğramış ve de zamanaşımı olduğu için izinler alınamamıştır. Ve de tekrar bu defa yeni gelen yönetmelikteki uygulanan prosedüre göre her şirket için 5.310-TL takdir edilen ...ücretinin ödenmesi gerektiği davacı şirketler grubu yetkililerine bildirilmiştir. Bunun üzerine davacı müvekkil şirket yetkilileri iki şirket adına taplam 10.620-7L ödeme yapmıştır. Tüm şirketler grubu adına yürütülen ancak zamanaşımına uğratılan işlemler için önce 15.750-TL (OnbeşbinyedizüelliTürkLirası) ödemiş ve izinler alınamamış, daha sonra davalının dikkatsiz ve özensizliği nedeniyle yeniden iki şirket için İÜ 620-TL ödeme yapmak zorunda daha bırakılmıştır. Bağlantı onay vaadi adı altında ...' a ödenmesi gerektiği bildirilen ve de aslında her şirket için tarifede öngörülen bedel 347,00-TL olmasına rağmen davalı tarafından, davacılar müvekkil şirketten 68.150-TL tahsil edilmiştir. Bu durumda grup şirketleri için 14 şirket adına 347,00-TL'den (347,00 X 14) TOPLAM 4.858-TL ödeme istenmesi gerekirken; davak şirket tarafından 68.150 - 4.858 7 63.292-TL (Altmışüçbinikiyüzdoksaniki Türklirası) fazla para yine tahsil edilmiştir. Yine müvekkil şirket davalının tateplerine inanarak ödemeleri istediği gibi zamanında yapmış ancak yine davalı tarafından kötü niyetli olarak neredeyse hakgız yere 10 katı ödeme talep edilmiştir. Tüm bu süreçte yaşanan olumsuzluklar nedeniyle; davalıdan talep edilen proje çizimleri ve zemin etüdü de davacılar tarafından tüm yetkileri azledilmiş olmasına çağmen bu güne kadar davacı müvekkil şirket yetkililerine talep edilen hiçbir şey teslim edilmemiştir. Bu nedenle de söz konusu bu yatırım için bu süreç maalesef yeniden başlatılacak ve de zemin etüdü de yeniden yapılacak olduğundarı 25.252-7TL üzelliikiTürkLirası) zemin etüdü bedeli ile proje çizim bedeli olarak ödenen 3-Euro (101.343,54-TL) (YüzbirbinüçyüzkırküçTürklirası) müvekkil şirket tarafından bir kez başka bir firmaya yaptırılmak zorunda bırakılacak ve de tekrar yapılması için davacılar bir defa daha bu bedelleri ödeyecektir. Yine davalı tarafa ödenen ve de bu yatırım süreci doğru yönetilmediği ve de gerektiği gibi tamamlarımadığı için yeniden ödenmek zorunda kalınacak olan; dört şirkete ait türbinlerin ...'da depolama alanı olarak kiralanan ...adresindeki taşınmazdan ...'e nakliyesi ve yine diğer üç şirkete ait olan türbinlerin aynı adresten bu defa Silivri'ye nakliyesi için toplam 116.772-Buro (349.792,64-TL) nakliye bedeli de müvekkil şirket tarafından yeniden ödenmek zorunda olmaları nedeniyle müvekki! şirketler yine maddi olarak zarara uğratılmışlardır. Ayrıca taraflar arasındaki 05.03.2013 tarihli sözleşmenin 3. maddesinde yer verilen "her türlü mal alım ve hizmeti alımı üzerinden müşteri ...'a 945 komisyon ve danışmanlık ödeyecektir” şeklinde düzenlenen madde kapsamında da davacı müvekkiller ve şirketler tarafından davalı tarafa şimdiye kadar toplam 140,000-USD (292.900,00-TL) (İkiyüzdoksanikibindokuzyüz Türklirası) ödeme yapılmıştır. Bu komisyon bedelini de işleri usulüne göre takip ederek sonuçlandırmadığı için davalı şirket haksız kazanç elde etmiş olup bu bedelinde iadesi gerekmektedir. Haklı davamızırı kabulüne, Söz konusu yatırım sürecinde dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı şirketin basiretli bir tacir gibi davranmamış olması nedeniyle; davacı müvekkiller ve müvekkil şirketlerderi yukarıda ayrıntıları ile açıklandığı üzere fazla tahsil edilen, haksız talep edilen ve de mükerrer ödemek zorunda bırakılan ödemeler ile müvekkil şirketler grubunun ticari yatırımındaki süreçteki hak kaybı, işlerin geç bitirilmesi ve üretimin geciktirimesinin tespiti ile, Davacı müvekkillerin finansal kayıpları da göz önüne alınarak şimdilik; 100.000-TL'nin (Yüz bin TürkLirası) davalıdan tahsili ile davacılara en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte ödenmesine, Davalının haksız fiilleri nedeniyle müvekkil şirketlerin uğramış olduğu tespit edilecek olan tüm zararların tazminine ve Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil ile davalı grup şirketler ve şahıslar arasında, yenilenebilir enerji ve Tüm enerji yatırımları için her türlü danışmanlık ile ilgili iş ve hizmetlerin kapsam ve koşulları ile ilgili 05.03.2013 tarihli "Rüzgar Enerjisi Santrafi ve Proje Geliştirme ve Danışmanlık Protokolü” imzalarımıştır (Ek: 1). Söz konusu protokole göre: Taraflar arasındaki protokol halen yürürlüktedir. Ancak davalılar tarafından protokolün “Sözleşme kapsamındaki her türlü alım, sözleşme, fatura, teknik bilgi ...'a her zaman hazır olacaktır.” hükmü ihlal edilerek, yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin bilgi ve belgeler müvekkil şirkete verilmemiş ve buna ilişkin ödemelerden de kaçınılmıştır. Buna rağmen, davalı şirketler tarafından ... tarihinde, ... 30. Noteri marifetiyle ... yevmiye no ile ihtamame keşide edilmiş ve müvekkil şirketin sözleşmenin gereklerini yerine getirmediğinden bahisle uğranılan zararların giderilmesi talep edilmiştir. Söz konusu ihtamamede yer alan hususlara karşı, müvekkil şirket tarafından... tarihinde ... 57. Noterliği ... Yevmiye Nolu ihtamameye cevap ile cevap verilmiş ve davalıların protokolden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi ve ödenmesi gereken komisyon bedellerinin ihtamameye cevabın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde ödenmesi ihtar edilerek davalılar temerrüde düşürülmüştür. Ancak davalılar tarafından müvekkil şirkete ödeme yapılmak bir yana, müvekkil aleyhine yukarıda zikredildiği üzere ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. sayılı dosyası ile dava ikame edilmiştir. Öncelikle işbu davanın tensip Zaptı ile beraber .... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı davası ile birleştirilmesine, Davamızın kabulü ile, taraflar arasında İmzalanan Danışmanlık Protokolüne istinaderi müvekkilin hak kazandığı komisyon bedeli olarak fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil Şirket “Danışmanlık Protokolü"nden ve “Teknik Proje Sözleşmesi"nden Doğan Yükümlülüklerini Tümüyle Yerine Getirmiştir. de görülecektir. Müvekkil şirket 04.04.2013 tarihinde Enerji ve Tabü Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğüne davacılar adına Rüzgar Enerjisi Santrali (RES) Uygunluk Başvurusunda bulunmuş ve 05.06.2013 tarihinde yapılan başvurular uygun bulunmuştur. Müvekkil şirket tarafından ... sahası için ... Valiliği H Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne *Tarım Dışı Amaçlı Arazi Kullanımı” izni almak üzere başvuruda bulunulmuş ve 02.12.2014 tarihli yazı ile bu sahaya ait olmak üzere “Tarım Dışı Amaçlı Arazi Kullanımı" izni verilmiştir. Müvekkil şirket tarafından .... sahası için .... Vatiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne “Tarım Dışı Amaçlı Arazi Kullanımı” izni almak üzere başvuruda bulunulmuş ve 07.01.2015 tarihli yazi ite bu sahaya ait olmak üzere “Tarım Dışı Amaçlı Arazi Kullarımı” izni verilmiştir. .... nakliyesinin bir kısmının ... Limanına bir kısmının da ... Limanına getirilmesi sonucu fuzuli nakliye gideri oluştuğu iddiası: Lisanssız Etektrik Üretimi Tesisi için gerekli türbinlerin tedariki hususunda davacılar ile ... şirketi arasında türbin tedariki anlaşması imzalanmıştır. ... müvekkil şirkete danışılmadan davacıtardan ...'in talimatı ile Türkiye'ye getirtilmiştir. ... Türkiye'ye ve hangi kmana getirtileceğine dair müvekkil şirketin bir talimatı veya onayı olmamıştır. Aksine türbinlerin hemen gönderilmemesi müvekkil şirket yetkilileri tarafından defalarca önerilmiş olmasına rağmen, davacılardan ... tarafından, “Yurtdışında fabrikada duracağına, burada elimizin altında dursun" denilerek bizzat türbin üreticisi firma olan ...'e direkt yükleme onayı verilmiştir. Bu durum taraflar arasındaki yazışmalar ve toplantı tutanakları ile de sabittir. Bu nedenle türbinlerin nakliyesinin sorumluluğunun müvekkil şirkete yüklenmeye çalışılması davacıların kötü niyeti açıkça ortaya kaymaktadır. Davacılar tarafından erken getirtilen türbin parçaları için kiralanmak zorunda kalınan taşınmazın aylık kira bedelinin 22.500TL değil, aslında 15.000TL olduğu ve fazla ödenen 7.500TL'nin müvekkil şirketin şahsi alacaklısı ... isimli kişiye elden teslim edildiği iddiası: Davacıların bu iddiası tamamen haksız ve mesnetsizdir. ... Limanına gelmiş bulunan türbin ve ekipmanların, buradaki gümrük ve boşaltma işlenilen yapıldıktan sonra, sabah liman çıkışı için izin ve tüm sevkiyat tırları, vinçler hazır edilerek, yol izinleri alınmış olmasına rağmen, 20.12.2013 Cuma günü akşamı davacılardan ... müvekkil şirket yetkilisi ...'na türbin depolama alanının İkiteliden .... Tır Parkına değiştirilmesini talep etmiştir. Müvekkil şirket yetkiliterinin Tır parkı yetkilileri ile yapmış oldukları görüşme ve pazarlıklar neticesi 975TL/gün olan depolama bedeli 750TL/gün'e düşürtülmüştür. Bunun dışında müvekkil şirket yetkililerinin bir müdahalesi olmamıştır. Kira bedelinin aylık 15 ODOTL olduğu, kiralayan ile müvekkil şirket arasında bir anlaşma olduğu ve fazla ödemenin müvekkil şirketin şahsi alacaklısı ... isimli kişiye teslim edildiği gerçek dışıdır. Kira sözleşmesi kiralayan ile davacılar arasında yapılmıştır. Davacılar bu iddialarında kötüniyetli olarak müvekkil şirketi zan altında bırakmaya çalışmaktadır. Daha sonrasında projenin inşaat işlerini yapan şirket yetkilisi ile birlikte davacılar ile yapılan toplantıda, proje temel tasarımının indirimli olarak 94.000 TL'ye yapılmasına gavacılar tarafından onay verilmiş ve ödeme bu onaya dayalı olarak yapılmıştır. Türbinlerin yatırım süreci doğru yönetilmediği için ... otoban gişelerinde kiralananı yerden ....'e ve .... nakliyesi nedeniyle zarara uğradıkları iddiası: “Danışmanlık Protokolü'nün 2. maddesinde "sözleşme kapsamındaki her türlü iş için müşteri, ...'a danışarak hareket edecektir" hükmü yer almaktadır. Ayrıca taraflar arasında lisanssız üretim tesişisin kurulacağı bölge, ... A.Ş'ye ait dağıtım bölgesi olarak belirlenmiştir. Ancak davacılardan ... tarafından müvekkilin bilgisi dışında başka bir elektrik dağıtım bölgesinde olan ...'den arazi alınarak akabinde söz konusu araziye türbinlerin nakliyesinin talep edilmesi ve bu nedenle zarara uğradıkları iddiası tamamen kötü niyetlidir. Diğer taraftan yukarıda belirtildiği üzere türbinlerin Türkiye'ye getirilmesi tamamen müvekkil şirketini bilgisi ve talimatı dışında davacılardan ...'in kişisel talimatı ile olmuştur. Başka bir ifadeyle davacılar yatırım sürecine doğrudan müdahale ederek ve taraflar arasındaki protokole aykırı davranarak almış oldukları yanlış kararlarla yatırım sürecine zarar vermiştir. Akabiride bunun faturası da müvekkil şirkete çıkartılmaya çalışılmaktadır. Protokol gereği müvekkil şirkete yapılan ödemenin iadesi talebi ile ilgili olarak: Yukarıda belirtildiği üzere müvekkil şirket sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmiştir. Buna rağmen “Danışmanlık Protokolü” gereği müvekkil şirkete yapılan kısmi ödemenin talep edilmesi davacıların tamamen haksız ve kötü niyetli olduklarını açıkça ortaya koymaktadır. Açıklanan medenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini...” talep etmiştir. Karşı Davadaki talep ise, dilekçe içeriğine bakıldığında; Öncelikle davalarının tensip zaptı ile beraber ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. sayılı davası ile birleştirilmesine, Davaların kabulü ile taraflar arasında imzalanan Danışmanlık Protokolüne istinaden müvekkilinin hak kazandığı komisyon bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL' nin davalılardan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini..." savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava; taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılık ve edimlerin eksik yerine getirilmesinden kaynaklı olarak maddi tazminat talebine ilişkin, birleşen dava ise sözleşmeden kaynaklı olarak danışmanlık ücretlerinin ödenmesi taleplerine ilişkindir. Mahkememizin ...Esas ... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde"..1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ İle 100.000,00 TL'nin dava tarihi olan 12/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 158.635,64 TL'nin ise ıslah tarihi olan 02/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasındaki davanın KABULÜ İle 10.000,00 TL'nin 22/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 540.397,12 TL'lik kısmın ise ıslah tarihi olan 24/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine.." karar verilmiş, verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.Hukuk Dairesi'nin 28/11/2025 tarih ve ...E. ...K.sayılı kararı ile "Asıl davada dava dilekçesi incelendiğinde davacı/birleşen dava davalısının bir kısım tazminat kalemleri belirttiği, bunların içerisinde ithal edilen eşyaların tek bir gümrüğe getirilmesi lazımken iki ayrı gümrüğe getirilmesinden kaynaklı olarak fazla ödenen nakliye bedeli ile gümrük vergilerinin tazminin de talep ettiği, ancak ilk derece mahkemesi tarafından bu iki ayrı talep hususunda gerekçe kısmında olumlu ya da olumsuz herhangi bir değerlendirme yapılmadığı ve hüküm kurulmadığı, bu haliyle mahkemenin asıl dava yönünden hüküm fıkrası ile gerekçe kısmının dava dilekçesini tam olarak karşılamadığı, hüküm fıkrasında ve gerekçe kısmında taleplerin tam olarak olumlu ya da olumsuz olarak karşılanmasının kamu düzenine ilişkin olduğu hususları göz önüne alınarak eksik hükmün tamamlanması için kararın kaldırılması gerektiği anlaşılmış, bu nedenle tarafların istinaf taleplerinin incelenmeksizin dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, taraf vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesine.." karar verilerek, dosya kaldırma kararı doğrultusunda yargılama yapılma üzere mahkememize gönderilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; asıl davada davalı tarafın, sözleşme yükümlülük ve sorumluluklarını yerine getirip getirmediği, davacılardan fazla ve haksız tahsilat yapılıp yapılmadığı, yine davalı/birleşen dosya davacısının sözleşme kapsamında danışmanlık hizmetinden kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmıştır. Kısmi dava 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmının dava yoluyla ileri sürülebilmesidir. Asıl ve birleşen davada taraflarca niteliği itibariyle bölünebilir olan talepler yönünden kısmı dava açılmış olduğu anlaşılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.Hukuk Dairesi'nin kararı öncesinde bilirkişi heyetinden alınan 19/11/2018 tarihli raporda özetle; "Karşı dava ve davacı tarafça davalı şirkete yapılan ödeme yönünden 140,000-USD (232.900,00-TL) değerlendirme; davacılarca davalı şirketten Değerlendirme 1 de belirtilenler doğrultusunda 00,00 TL. Değerlendirme 2 de belirtilenler doğrultusunda 94.000,00 TL. Değerlendirme 3 de belirtilenler doğrultusunda 26.370,00 TL. Değerlendirme 4 de belirtilenler doğrultusunda 63.292,00 Tk. Değerlendirme 5 de belirtilenler doğrultusunda 101.343,64 TL toplam 285.005,64 TL. Talep İşin gerçekleştirilme oranı doğrultusunda; Davalı tarafça talep edilebilecek danışmanlık hizmet bedeli; (Karşı dava yönünden) Değerlendirme 1 de belirtilenler doğrultusunda 00,00 TL. Değerlendirme 2 de belirtilenler doğrultusunda 00,00 TL. Değerlendirme 3 de belirtilenler doğrutusunda 00,00 TL. Değerlendirme 4 de belirtilenler doğrultusunda 4.858,00 TL Değerlendirme 5 de belirtilenler doğrultusunda 25.252.00 TL. toplam 30.110,00TL. Taraflar arasında imza edilmiş olan ... Protokolü kapsamındaki“. enerii ile ilgili her türlü mal ve hizmet alımı üzerinden müşteri, ...'a % 5 komisyon va danışmanlık bedeli ödeyecektir” hükmü i dosya kapsamına sunulacak belgeler dâhilinde mal alımlarına ilişkin masrafların %5 ini talep edebileceği..." rapor edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.Hukuk Dairesi'nin kararı öncesinde bilirkişi heyetinden alınan 14/11/2019 tarihli raporda özetle; "İncelenen davacı ... Ltd. Şti. şirketine ait 2013-20)4-2015 yılı ticari defterlerinin açtlış tasdikleri ile yılsonu kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, bu anlamda defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı yarın kendi ticari defterleri ve cari hesap durumuna nazaran 12.05.2015 dava tarihi itibariyle davalı yandan 25.927,99 TL alacaklı göründüğü, İncelenen davacı ... A.Ş, şirketine ait 2013-2014- yevmiye defterlerinin açılış tasdikleri ile yılsorfu kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, davacı yanın kendi ticari defterleri ve cari hesap durumuna nazaran 12.05.2015 dava tarihi itibariyle davalı yandan 20.871,76 TL alacaklı olduğu göründüğü, Diğer davacılar ... Lıd. Şti., ... Tic. Ld. Şti., ... San. Tic. Ltd. Şti., ticari defterlerinde davalı ile aralarında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, İncelenen davalı şirkete ait 2013-2014-2015 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile 2013-2015 yılı kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu, ancak 2014 yılı kapanış tasdikinin yaptırılmamış olduğu, bu anlamda 2013 ve 2015 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 2014 yılı ticari defterlerinin ise usulüne uygun tutulmadığı, Davalı şirke muavin hesap dökümlerini sunamadığından, davacı yanlar ile arasındaki borç/alacak bakiyelerine ilişkin herhangi bir tespit ve değerlendirme yapılamadığı, Raporun değerlendirmeler bölümünde detayları açıklanan nedenlerle, davalı yanın, davacı-karşı davalıların ticari defter ve kayıtlarının incelenerek, davaya konu edilen sözleşme kapsamında almış oldukları mal ve hizmetlerin bedellerinin tespit edilmesinin bu aşamada mümkün olmadığı, Zira defter kayıtlarında yer alan mal ve hizmet alımlarının dayanak belgelerinin ne oldukları, bu dayanak belgelerin, davaya konu sözleşme kapsamında almış oldukları mal ve hizmetler olup olmadıkları hususu, davacı şirketlerin tüm alış faturalarınm geriye doğru izlenmesi sureti ile gerçekleştirilecek denetim prosedürü olup, heyetimizce ifası olanaklı bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı şirket kayıtlarında yer alması muhtemel tüm mal ve hizmet alımları içerisinde hangilerinin davaya konu sözleşme kapsamında alınmış olduklarını ayırt etmeye yarar bilgi veya belge de davalı yanca dava dosyasına sunulmamıştır. Ayrıca muhtemel! mal ve hizmet alımlarına dayanak nitelikteki fatura içerikleri teknik anlam ifade edeceğinden, yine davaya konu sözleşme kapsamında olup olmadıkları hususu mali yönden değerlendirilebilir nitelikte değildir. Taraf vekillerinin itirazlarma yukarda tek tek cevap verilmiş olup kök raporumuzdaki kanaat aynen devam etmektedir..." rapor edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.Hukuk Dairesi'nin kararı öncesinde bilirkişi heyetinden alınan 09/06/2020 tarihli raporda özetle; "İlgili mevzuat kapsamında meydana gelen olayda, mükerrer veya fazla ödemelerin olup olmadığı dekoritlarda açıklanmamış ve dava dilekçesinde de tam olarak açıklanmamış olması nedenleriyle 1.011.330,28 TL tutarında olduğu iddia edilen alacak davasında; Asıl dava yönünden; davacı tarafından davalıdan geri ödenmesi talep edilebilecek toplam tutarın 283.732,â2 TL olduğu, Karşı dava yönünden; inşaatla ilgili masraflar hariç, ... firmasının alması gereken 4 5 komisyon ve danışmanlık ücretinin 334.286,94 TL olduğu..." rapor edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.Hukuk Dairesi'nin kararı öncesinde bilirkişi heyetinden alınan 10/08/2021 tarihli ek raporda özetle; "Davacının davalıdan dava tarihi itibariyle, 94.000 TL, 63.292 TL, 25.252 TL ve 40.843 Euro tutarında tazminat alacaklarının bulunduğu; birleşen dava bakımından; Davacının davalıdan iddia ve talep ettiği gibi bakiye komisyon bedeli alacağı olduğu hususunun davacı tarafından ispat edilemediği..." rapor edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.Hukuk Dairesi'nin kararı öncesinde bilirkişi heyetinden alınan 17/03/2022 tarihli raporda özetle; "Yapılan tespit ve tetkikat ile ilgili Elektrik Piyasası mevzuatı dâhilinde meydana gelen olayda; Asıl dava bakımından; Davacı 7 şirketin Davalı ...şirketinden, Dava tarihi itibariyle: eksik bırakılan ve hitama erdirilmeyen işlerden, Proje temel tasarım bedeli olarak 94.000 TL, Teknik Etkileşim Analiz Raporları bedeli olarak 26.370 TL, ... Onaylı Proje bedeli olarak 63.292 TL, ... bedeli olarak 101.343,64 TL olmak üzere toplam 285.005,64 Türk Lirası alacağı bulunmaktadır. Birleşen dava bakımından Rüzgâr Enerji Santrali tesisi gerçekleşmediği için Davacı ...'nin Davalı şirketlerden hakedili bakiye alacağı bulunmamaktadır..." rapor edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.Hukuk Dairesi'nin kararı öncesinde bilirkişi heyetinden alınan 07/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Asıl dava yönünden; Dosyada, dava konusu iş kapsamında ....'a onaylattırılmış herhangi bir proje ile ilgili herhangi bir bilgi ve belgenin bulunamadığı, bu durumda projeler için ödenmiş olan 40.843 Euro (101.343,64 TL) ve temel tasarım bedeli olarak ödenmiş olan 94.000 TL, olmak üzere, 195.343,64 TL bedelin davacılar tarafından davalıdan talep edilebileceği, Taraflar arasında yapılan sözleşmede projelere ödenecek bedellerin hangi hizmetleri kapsadığının açıkça belirtildiği, bu nedenle davalı tarafından Dağıtım şirketlerine başvuru için talep edilen proje ve şemaların hazırlanmasının proje bedeline dahil olması sebebiyle ayrıca “Bağlantı onay vaadi" adı altında ..." a ödenmesi gerektiği bildirilen ve fazladan ödenmiş olduğu belirtilen 63.292 TL tutarındaki bedelin davacılar tarafından davalıdan talep edilebileceği, Yukarıda yapılan değerlendirmeler doğrultusunda davacı tarafından davalıdan geri ödenmesi talep edilecek toplam tutarın 195.343,64 463.292- 258.635,64 TL olduğu, Birleşen dava yönünden; Dosyadaki belgelerden 7 adet türbinin ...'den ... firmasının danışmanlığında alınmış olması sebebiyle taraflar arasında akdedilen danışmanlık protokolü gereğince birim fiyatı 441.000 USD olan türbinlerin satın alma tutarı üzerinden danışman ... firmasına 965 danışmanlık bedeli/komisyon ödenmesinin gerektiği, Danışman ... firmasına ödenmesi gereken danışmanlık/komisyon bedelinin 7 adet rüzgar türbininin satın alma bedeli (7x441.000-3.087.000 USD) üzerinden 3.087.000 USDx 0,05 - 154.350 USD olduğu, daha önce 140.000 USD ödeme yapılmış olması sebebiyle, danışman firma ...'ye ödenmesi gereken danışmanlık/komisyon bedelinin 154.350-140.000-14.350 USD olduğu, TL karşılığının 14.350 USD x 2,0914 TL/USD - 30.011,59TL olduğu..." rapor edilmiştir. Davacılar/ birleşen davalıları vekili ıslah dilekçesinde özetle; "17/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilin davalıdan; Proje tasarım bedeli olarak 94.000-TL, Teknik etkileşim analiz raporları bedeli olarak 26.370-TL ... onaylı proje bedeli olarak 63.292-TL ...bedeli olarak 40.843-Euro (101.343,64-TL) olmak üzere toplam 285.005,64-TL alacağı olduğu tespit edilmiştir. Dava dilekçemizde bulunan 100.000-TL talebimizi, bilirkişi raporunda belirtilen 285.005,64-TL olarak artırıyoruz. bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah talebimiz dikkate alınarak, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davamızın kabulüne karar verilmesini..." talep etmiştir. Davalı/ birleşen davacı vekilinin ıslah dilekçesinde özetle; , 11.10.2023 tarihli bilirkişi heyeti 2. ek raporunda tespit edilen bedel ve ıslah tarihindeki döviz kuru nazara alınarak, HMK 176. maddesi gereğince davamızı ıslah ediyoruz. Buna göre; Islah tarihi olan 24.04.2025 tarihinde Merkez Bankasınca belirlenmiş olan efektif satış kuruna göre 1 USD karşılığı 38,3552-TL olup, 14.350 USD karşılığı 550.397,12-TL'dir. Birleşen dava dilekçemizde 10.000,00-TL olarak belirttiğimiz alacak talebimizi fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla ıslah ile 540.397,12-TL artırarak toplam 550.397,12-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini..." talep etmiştir. Davalı/birleşen dosya davacısı vekilinin ise ıslah dilekçesinin tebliğinin ardından ( ıslah dilekçesinin yeni bir dava/talep niteliğinde olması ve dava ve talep dilekçesinin tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunulması gerektiği ancak davalı/birleşen dava davacısının yasal süre içerisinde ıslaha karşı beyan/itiraz dilekçesi sunmadığı 25/06/2025 tarihli celsede yasal süre geçtikten sonra zamanaşımı itirazını ileri sürdüğü anlaşılmakla davalı/birleşen dosya davacısının zamanaşımı itirazı kabul edilmemiştir. Davacılar/birleşen dosya davalıları vekili tarafından ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ıslaha karşı zamanaşımı savunmasında bulunduğu, anlaşılmıştır. Zaman aşımının oluşup oluşmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 Sayılı TBK'nun 146 maddesi uyarınca, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacak on senelik zamanaşımına tabidir. Borcun yerine getirilmesi bir süreye bağlanmamışsa, borcun doğumu ile birlikte alacak "muaccel" olur (BK m. 74; TBK m. 90) ve borcun doğumu ile birlikte zamanaşımı işlemeye başlar. Sözleşmeden doğan borçlarda zamanaşımının işlenmeye başlaması için alacağın muaccel olması yeterlidir.Zamanaşımı, borcu ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenebilirliğini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu nedenle zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır. Türk Borçlar Kanunu’nda, zamanaşımını durduran ve kesen sebeplere yer verilmiştir.Zamanaşımının kesilmesi ise, borçlunun veya alacaklının veya hakimin belli fiillerinin sonucu olarak, işlemiş bulunan zamanaşımı süresinin yanması ve kesilmeye neden olan olaydan itibaren yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasıdır.Zamanaşımının kesilmesi için, zamanaşımının işlemekte olması gerekir. Zamanaşımı süresi dolmuşsa, zamanaşımının kesilmesi söz konusu olmaz. TBK'nın 154.maddesinde (1)zamanaşımının kesilmesi sebepleri düzenlenmiş olup, borçlunun borcu ikrar etmesi, özellikle faiz ödemesi veya kısmen ifada bulunması ya da rehin vermesi veya kefil göstermesi, (2) alacaklının dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurması, icra takibinde bulunması ya da iflas masasına başvurması halinde zamanaşımının kesileceği; TBK'nın 156/2.maddesinde borcun bir senetle ikrar edilmesi veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanması halinde ise yeni sürenin her zaman on yıl olduğu, TBK'nın 157/1.maddesinde de bir dava veya def’i yoluyla kesilmiş olan zamanaşımının, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir. Dava konusu uyuşmazlığa uygulanacak zamanaşımı süresi, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunması nedeniyle TBK.'nın 146 maddesi gereğince 10 yıldır. Sözleşmeden doğan alacaklarda zamanaşımı alacağın muaccel olmasından itibaren başlar. Türk Borçlar Kanunu'nun 154. maddesi gereğince, alacaklının dava veya def'i yolu ile mahkemeye başvurması durumunda, zamanaşımı kesilir. Aynı Kanunu'nun 156. maddesi gereğince ise, zamanaşımının kesilmesi ile, yeni bir süre işlemeye başlar. Kısmi davada ise zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım için kesilir. Henüz açılmayan (saklı tutulan) ve daha sonra ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder. Yargıtay içtihatları ve uygulamada davalı/birleşen dosya davacısı tarafın sözleşmeden kaynaklı danışmanlık hizmeti ücretinin ödenmesi talebiyle birleşen dosyada davanın 01/09/2015 tarihinde 10.000,00 TL bedelle ve kısmı dava olarak açtığı anlaşılmıştır. Kısmı davalarda zamanaşımı sadece talep edilen miktar yönünden dava tarihinde kesilip yeniden işlemeye başlar , bakiye ( talep edilmeyen ) kısım yörnünden ise alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye devam eder. Davalı/birleşen dosya davacısının danışmanlık hizmetinden kaynaklı alacağının tahsilinin talep edildiği, sözleşmede ücretin ödenmesine ilişkin olarak kesin bir vade belirtilmediği, alacağının ... 7. Noterliğinin... yevmiye tarihli ihtarnamesi ile davacılar/birleşen dosya davalılarından talep ettiği, ihtarnamede ödeme yapılması için verilen sürenin ardından alacağın 22/05/2015 tarihinden muaccel olduğu, davalı/birleşen davacının 10.000,00 TL'lik talebi dışındaki kısım için 10 yıllık zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başladığı ve süreçte zamanaşımı kesen başka bir durum bulunmadığı, 10 yıllık zamanaşımı süresinin 22/05/2025 tarihinde dolacağı ancak davalı/birleşen dosya davacısının zamanaşımı süresinin dolmadan 28/04/2025 tarihinde ıslah dilekçesi sunduğu, dolayısıyla davalı/birleşen davada davacının ıslah ile artırılan kısım yönünden ıslah tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır. Yine davalı/birleşen dosya davacı tarafça dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmadığı ancak ıslah dilekçesi ile faiz talep edildiği anlaşılmakla, bu konuya ilişkin olarak yapılan değerlendirme; Faiz asıl alacağa bağlıdır fakat bir kez doğmakla bir yan edim olarak varlık kazanır. Asıl alacak tamamen sona erdiğinde faiz borcu da sona erer (TBK m.131/1, BK m.113/2). Faiz alacağı doğduktan sonra, açıkça vazgeçilmedikçe ayrı dava ve takip konusu edilebilir. Somut olayda, birleşen davanın dava dilekçesinde davacı tarafından faiz talep edilmemesine rağmen fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak eldeki bu davayı açtığı, faiz alacağından açıkça vazgeçilmediği ve asıl alacağın da ödenmek suretiyle sona ermediği ıslah ile faiz talebinde bulunduğu ıslah dilekçesinde faiz talep edebileceği anlaşılmıştır.( Yargıtay 7.HD.nin ...E.... K.sayılı ilamında ; "açılan kısmi davada hiç faiz istenmemişse, daha sonra yargılama sırasında, ıslahla faiz talebinde bulunulabilir). (Islah ile faiz talebi yönünden; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin... E.,... K .nolu 04/03/2021 tarihli kararında vurgulandığı üzere;" Faiz asıl alacağa bağlı olmasına rağmen, asıl alacaktan ayrı olarak dava veya takip konusu edilebilir. Asıl alacak için açılan davada faize ilişkin hakkın saklı tutulmamış olması, daha sonra faiz için ayrı bir dava açılmasına veya ıslah ile faiz talep edilmesine engel teşkil etmez. O halde; davacı tarafından dava dilekçesinde faiz talep edilmese bile ıslah ile faiz talep edilebilecektir" . ) Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı itibariyle; davacılar/birleşen dosyada davalılar ile ile davalı/birleşen dosya davacısı arasında 05/03/2013 tarihinde Rüzgar Enerjisi Santrali Geliştirme ve Danışmanlık hizmetine ilişkin sözleşme ile davacı grup şirketler ile davalı arasında 19/02/2013 tarihli "Lisanssız Elekrkik Üretimi Kapsamında Kurulacak Olan Rüzgar Türbünü İçin Gerekli Olan Teknik Proje Yazım ve Hizmetine ilişkin sözleşme yapıldığı imzalanmış bu sözleşmeler kapsamında davalı şirketin yenilebilir enerji ve tüm enerji yatırımları konusunda davacı taraflara danışmanlık hizmeti vermesi edimi, davacıların ise danışmanlık hizmeti karşılığında ücret ödeme edimlerini üstlenmişlerdir. Her ne kadar yazılı sözleşmelerde sadece davacı şirketlerden birinin imzası yer almaktaysa da, her iki tarafından kabulünde olduğu üzere tüm davacıların/birleşen dosya davalıların sözleşmenin tarafı oldukları anlaşılmıştır. Sözleşme kapsamında davalı/birleşen dosya davacısı olan şirket tarafından verilen hizmetin sözleşmeye aykırı olarak ve eksik şekilde verildiğinden bahisle tazminat talebiyle iş bu davanın açılmış, birleşen davada ise danışmanlık ücretinin ödenmesi talebiyle dava açılmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan ve denetlenebilir 07/03/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre; davacı/birleşen dosya davalılarının verilen hizmete ilişkin olarak eksik veya sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı olarak 94.000-TL, Proje tasarım bedeli, 63.292-TL onaylı proje bedeli ve 40.843-Euro (101.343,64-TL) RES proje bedeli olmak üzere toplam olmak üzere toplam 258.635,64 TL talep edebileceği, bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne; davacı tarafça, ithal edilen eşyaların tek bir gümrüğe getirilmesi lazımken iki ayrı gümrüğe getirilmesinden kaynaklı olarak fazla ödenen nakliye bedeli ile gümrük vergilerinin tazmini talep adilmişse de, taraflar arasındaki e-mail yazışmaları ve dosya kapsamından ürünlerin farklı limanlara getirilmesinin davalı yanca talep edilmediği, davacı yanın kendi inisiyatifiyle ürünleri farklı limanlara getirilerek vergi ödemesi yapıldığı, davacı şirket yetkilisi tarafından da mail içeriklerinde sorumluğunun kendilerinde olduğunun beyan edildiği, davalı yanın bu olaydan kaynaklı kusurunun ve sorumluğunun bulunmadığı anlaşılmakla fazla ödenen nakliye bedeli ve gümrük vergisi taleplerinin reddinin gerektiği, yine davacı yanca davalı şirketin ... işlemlerini takip etmemesi nedeniyle teknik etkileşim analiz raporlarına ilişkin bedelin ödenmesi talep edilmişse de, davalı yanın bu masraflardan sorumlu olduğuna ilişkin bilgi, belge ve delil sunulmadığı, ... harcını ödeme yükümlülüğü davacı yana ait olduğu, bu nedenle ... harç bedelinin iade edilmesi talebinin de yerinde olmadığı anlaşılmakla fazlaya ilişkin bu talepler yönünden davanın kısmen reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen davada ise davalı/birleşen dosya davacısı olan şirketçe verilen danışmanlık hizmetine ilişkin olarak olarak ödenmesi gereken hizmet bedelinin toplam 154.350 USD olduğu, davacılar/birleşen dosya davalıları tarafından dava öncesinde 140.000 USD ödeme yapılmış olduğu, dolayısıyla bakiye danışmanlık ücretinin 154.350-140.000=14.350 USD olduğu, bu miktarın davacı/birleşen dosya davalılarınca ödendiğinin iddia ve ispat edilemediği anlaşılmakla ıslah ile talep edilen bakiye alacağın ise ıslah tarihindeki karşılığı olan Türk Lirası üzerinden tahsiline( Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ...Esas... karar sayılı ilamı ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve :... karar sayılı ilamlaı doğrultusunda ) karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ İle 100.000,00 TL'nin dava tarihi olan 12/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 158.635,64 TL'nin ise ıslah tarihi olan 02/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasındaki davanın KABULÜ İle 10.000,00 TL'nin 22/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 540.397,12 TL'lik kısmın ise ıslah tarihi olan 24/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Asıl dava yönünden karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 17.667,40TL harçtan peşin alınan 1.707,75TL'nin ve 3.160,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam olan 4.867,75TL'nin mahsup edilerek bakiye 12.799,65TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Birleşen dava yönünden karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 37.597,62TL harçtan peşin alınan 171,00TL'nin ve 9.228,63TL ıslah harcı olmak üzere toplam olan 9.399,63TL'nin mahsup edilerek bakiye 28.197,99TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 5-Asıl dava yönünden davacı tarafından yatırılan 4.867,75TL peşin/ıslah harç, 27,70TL başvuru harcı gideri toplamı olan 4.895,45TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-Birleşen dava yönünden davacı tarafından yatırılan 9.399,63TL peşin/ıslah harç, 27,70TL başvuru harcı gideri toplamı olan 9.427,33TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 7-Asıl davada davacılar vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 8-Asıl davada davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın red edilen kısmı üzerinden takdir olunan 26.370,00TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 9-Birleşen davada davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 86.559,57TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselselin alınarak davacıya verilmesine, 10-Asıl davada davacılar tarafından yapılan 1.112,00TL tebligat, posta gideri ile 16.466,50TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.578,50TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 15.934,85TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 11-Asıl davada davalı tarafından yapılan 116,50TL tebligat, posta gideri ile 15.383,50TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.500,00TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 1.434,10TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 12-Birleşen davada herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığında bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 13-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.25/02/2026
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza