İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/997 E. 2026/640 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/997
- Karar No
- 2026/640
- Karar Tarihi
T.C . İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/997 Esas KARAR NO : 2026/640
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 16/12/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı taraf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Anonim Şirketi ile davalı arasında... plakalı araç için 29.01.2022 - 29.01.2023 tarihleri arasında karayolları zorunlu mali sorumluluk poliçesi düzenlendiğini, sigortalı aracın 18.08.2022 tarihinde karıştığı kaza sonucu düzenlenen kaza tespit tutanağına göre sigortalı aracın kusurlu olduğunun sabit olduğunu, davalı ...'ın Kodallar isimli araç kiralama şirketinin sahibi olduğunu, aracın kısa süreli araç kiralama kapsamında ...isimli şahsa kiralandığını, asli kusurlu sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrası olay yerini terk etmesi nedeniyle müvekkilinin şirket tarafından müteveffa ...mirasçılarına sigorta tahkim komisyonu kararlarına istinaden ödenen bedeni ve hasar bedelinin rücuen sigortalıdan tazmini için İstanbul ... İcra Dairesi ...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, müvekkilinin şirketin borçlunun haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğradığını belirterek, bu sebeplerle itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ile talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkilinin aleyhine başlatılan icra takibi ve bu takibe bağlı olarak açılan itirazın iptali davasının hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olduğunu, uyuşmazlığa konu trafik kazasının müvekkilinin maliki olduğu ancak olay tarihinde 27.07.2022 tarihli kira sözleşmesi kapsamında ...'ya 1.000 TL nakit bedel karşılığında bırakılmış bulunan aracın kiracı tarafından sevk ve idaresi altında meydana geldiğini, kazanın gerçekleştiği tarih itibarıyla araç üzerindeki fiili hâkimiyet ve yönetim yetkisinin tamamen kiracıya geçtiğini, müvekkilinin kiraya veren sıfatıyla yalnızca mülkiyet hakkına sahip olduğunu ve işleten sıfatıyla sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, dava konusu olayla ilgili ceza yargılamasının İstanbul ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında derdest olduğunu ve kusur ile sorumluluk hususlarının kesinleşmediğini, müvekkilinin hukuki ve fiili sorumluluğu bulunmadığı açık olmasına rağmen takip başlatılmasının dürüstlük kuralına aykırı ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, “Trafik Sigortası Poliçesi" kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. ...Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, İstanbul ... Asliye Ceza Mahkemesi'ne,... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği anlaşılmıştır. İstanbul ....Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas, ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; dava dışı sürücü ...hakkında "sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak kullanmış olduğu... plakalı beyaz renkli ... marka araçla cadde üzerinde geri geriye ters yönde ilerlediği, bu sırada olay nedeniyle vefat eden ...nin ise geri geri hareket eden bu aracın arka kısmında yolda doğru istikamette hareket eden elektrikli engelli aracına aracın arka kısmıyla çarptığı, kazanın oluşumunda sanığın tam ve asli kusurlu olduğu, müteveffa Sebahattin İnce'ye herhangi bir kusur atfedilmediği, 05/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle objektif olarak öngörülebilir ve önlenebilir olan kazanın oluşumunda sanığın birinci dereceden asli kusurlu, müteveffanın ise kazanın oluşumunda atfa kabil kusurunun bulunmadığının bildirildiği, tüm dosya kapsamına göre sanığın aracı yolun ters istimatinde ve aracı da geri vitesle kullanmak suretiyle açıkça bilinçli taksirle hareket ettiği bu suretle üzerine atılı suçu işlediği" gerekçesi ile Taksirle Ölüme Neden Olma suçundan cezalandırıldığı, kararın istinaf incelemesinden geçerek istinaf ilamı ile 30/01/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 95/2. maddesinde düzenlenen ''...Ödemede bulunan sigortacı sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir'' hükmü gereğince, sigorta şirketi tarafından zarar görenlere karşı tazminat ödemesi yapıldıktan sonra, ödediği tazminat miktarını akidi olan sigortalıya rücu edebileceği, bir başka deyişle taraflar arasında akdi bir ilişki olup, davalı tarafın sorumluluğunun kaynağının, davacı ile yaptığı trafik sigorta sözleşmesine aykırı davranıldığı iddiasına dayandığı anlaşılmaktadır. Davacı sigortacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir. Davalı sözleşmenin tarafı ve sigorta ettiren (sigortalı) olmasına göre, sigortalının, aracı kiralaması nedeniyle işleten sıfatını taşımaması, davalı sigortalının dava dışı kiracısıyla arasındaki iç ilişkiye ait bir sorundur ve sigortacının trafik sigortasına dayalı olarak tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda başvurabileceği kimse aracın gerçek işleteni kim olursa olsun sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan sigortalıdır. (ADANA BAM 9. H.D. 2019/1876 - 2021/885 EK) Somut olayda; davacı ile davalı arasında ... plakalı araç için kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS poliçesi düzenlenmiştir. Davalı vekilinin sunduğu kira sözleşmelerine göre, ... plakalı aracın dava dışı ...'ya 27/07/2022 tarihinden itibaren 2 gün süreli olmak üzere kaza tarihini de kapsar şekilde kira sözleşmesi düzenlendiği, işleten sıfatıyla sorumlu olmadığını savunmuş ise de, sunulan kira sözleşmesi uzun süreli olmadığı gibi, davacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir. Bu nedenle davalı uzun süreli kiralayan olsa dahi poliçede sigorta ettiren olarak yer aldığından açılan davada pasif dava ehliyeti bulunmaktadır. Bu nedenle davalı tarafın husumete ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamında alınan 03/08/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu olan trafik kazasında, ... plakalı aracın firari sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...” nin kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığı, yapılan aktüeryal hesaplamalar neticesinde, garame ilkesi uyarınca... yönünden poliçe limiti kapsamında hesaplanan tazminat payının 101.511,05 TL olduğu, davacı Sigorta Sigorta Tahkim Komisyonu kararı doğrultusunda 102.400,32 TL asıl tazminat ödemesi yapılı suretle hesaplanan tutar ile fiilen ödenen asıl tazminat arasında 889,27 TL fark bulunduğu tespit edilmiş ise de, mezkur farkın toplam tazminat tutarı içerisindeki oranının düşük olduğu, ödemenin kesinleşen Sigorta Tahkim Komisyonu kararına istinaden gerçekleştirildiği, garame uygulaması ve aktüeryal - hesaplama - yöntemlerinden kaynaklanabilecek- hesap farklılıkları" kapsamında değerlendirildiği, bu itibarla nihai takdiri Mahkememize ait olmak üzere davacı sigorta şirketince yapılan ödemenin kadri maruf nitelikte olduğu ile farklılığın ödemenin makuliyetini ortadan kaldıracak mahiyette olmadığı, netice itibarıyla; davalının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın, yukarıda detaylandırılan asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı yönünden iptali ile takibin aynı koşullarla devam etmesi ve icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceği ve tazminat oranı hususlarındaki nihai hukuki nitelendirme ve takdir yetkisinin Mahkememize ait olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, maddi hasarlı kazalarda, davalı sigortalıya ait araç sürücüsünün kaza mahallinden ayrılmış olmasının tek başına rücu için yeterli olup olmadığına ilişkindir. KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartlar nazara alınır. Somut olayda; davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 28/01/2022 tanzim tarihlidir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir. Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. Bu çerçevede, 01/06/2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarından olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B.4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut kasti eyleminin varlığını kanıtlaması istenemez. Sigorta genel şartları B.4-f bendin kapsamında sigortalının, kaza ister maddi zarara ister bedensel zarara neden olsun sürücünün olay yerini terk etmiş olması halinde üçüncü kişilere yapmış olduğu ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiş, ilgili madde de, istisnai durumlar "hariç" denilerek, gösterilmiştir. Buna göre sigortalı ancak; -Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, -Bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Yaralamalı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin yukarıda belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. (ANKARA BAM 26. H.D. 2019/318 - 2021/920 EK) Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Karayolları Zorunlu Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı aracın üçüncü kişiye verdiği zarar nedeniyle yapılan ödemenin Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre sigortalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, icra dosyasının incelenmesinde davacı tarafından davalı ve dava dışı sürücü ... aleyhine 204.591,72-TL asıl alacak ve 13.587,13-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 218.178,85-TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı-borçluya tebliğ edildiği, davalı tarafça süresinde yapılan ödeme emrine itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu, itirazın iptali istemli açılan iş bu davanın yasal süre içerisinde olduğu ve davalı ...yönünden ikame edildiği anlaşılmıştır. 18/08/2022 tarihinde davalı asilin maliki ve davacı şirketin sigortacısı olduğu ...plakalı aracın dava dışı sürücü ...'nun sevk ve idaresinde iken ... Caddesi yönüne doğru Sakarya Sokak üzerinden ters istikamette seyir halindeyken ...'ye çarpması sonucu yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, ...'nin kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, davalıya ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu ve bununla birlikte kaza sonrasında aracı kaza yerinde bırakarak kaza yerini terk ettiği ve kaza yerinden ayrılmasını gerektirecek haklı bir sebebin bulunduğuna dair dosya içeriğinde herhangi bir delilin yer almadığı, mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesinde; davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin kadri maruf nitelikte olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça 24/01/2025 tarihinde 191.798,43-TL, 30/01/2025 tarihinde 12.793,29-TL olmak üzere toplam 204.591,72-TL ödeme yapıldığı, yukarıda yer verilen istinaf kararı ışığında davalıya ait araç sürücüsünün haklı bir neden bulunmaksızın olay yerini terk etmiş olması nedeniyle ZMSS genel şartlarının B.4-F bendinin somut olaya uygulanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak; davacının davasının kabulü ile, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasındaki davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile; takibin aynen devamına, alacağın yargılamayı gerektirdiği, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KABULÜ ile, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki davalının yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile; takibin aynen DEVAMINA, 2-Şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 14.903,79-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.464,29-TL harcın mahsubu ile bakiye 12.439,50-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.140,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından ödenen 615,40-TL başvurma harcı, 2.464,29-TL peşin harç, 18.672,90-TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 21.869,19-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine iadesine, 9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır