İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/99 E. 2026/590 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/99
- Karar No
- 2026/590
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/99 Esas KARAR NO : 2026/590
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/02/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 11.11.2024 tarihinde davalı ... A.Ş.ye ... poliçe numarasıyla zorunlu mali mesuliyet sigortalı ... plakalı araç sürücüsü müvekkile ait ... plakalı araca çarpması sonucu iki taraflı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, uyuşmazlık konusu kazanın, 11.11.2024 tarihinde, ... İli, ... İlçesi, ... Caddesi üzerindeki ışıklı kavşakta meydana geldiğini, müvekkiline ait ... plakalı ticari taksi kazanın meydana geldiği kavşak noktasına gelmiş kendisine yönelik olarak yanan kırmızı ışıkta beklemeye başlamış, yeşil ışığın yanması ile beraber harekete geçmiş, bu sırada ... plakalı resmi polis aracın kendisine yönelik olarak kırmızı ışık yanmasına rağmen kontrolsüz ve hızlı bir şekilde ışık ihlali yaparak kavşak bölgesine girmesi ve müvekkiline ait araca çarpması sonucu uyuşmazlık konusu kazanın meydana gelmiş olduğunu, kazanın oluşuna ilişkin olduğunu, en önemli somut delilin dilekçenin ekinde sundukları kamera kaydı olduğunu, görüntüler incelendiğinde, müvekkiline ait aracın kırmızı ışıkta beklediği, kendisine yönelik olarak yeşil ışık yanması ile beraber harekete geçtiği ancak karşı aracın ışık ihlali yaparak kazaya sebebiyet verdiğinin açıkça görüleceğini, kaza anına ilişkin kamera kaydındaki video karelerinde müvekkiline ait ...plakalı ticari taksinin kırmızı ışıkta beklediği; yeşil ışık yandıktan sonra harekete geçtiği ve tam kavşaktan geçerken ... plakalı resmi polis aracının ışık ihlali ile müvekkiline ait araca çarptığının görüldüğünü, her ne kadar resmi polis aracının sürücüsünün, bir vakaya müdahale etmek için seyir halinde olduğunu belirtmiş ise de; kaza anına ait kamera kaydında da görüleceği üzere bu aracın bir olaya acil müdahale etmek için seyir halinde olduğuna dair ne bir tepe lambası ne siren veya benzeri bir ayırıcı ve uyarıcı sesli ya da görüntülü işaret bulunmamakta olduğunu, sonuç olarak, dosya muhteviyatı incelendiğinde; ... plakalı araç sürücüsünün yukarıda belirtilen kurallara uymadığı, asli ve tam kusurlu olarak, müvekkiline ait araca çarparak bahse konu kazaya sebebiyet verdiğinin görüleceğini, gerçekleşen kaza neticesinde müvekkile ait araçta her iki yandan hasar aldığını, bağımsız eksperden alınan hasar ekspertiz raporunda 245.524,15 TL hasarın meydana geldiği tespitinin yapıldığını, iskontosuz ve KDV dahil olarak yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi öncelikli talepleri olduğunu, Mahkeme aksi kanaat oluşması halinde alanında uzman bilirkişi marifetiyle müvekkilinin aracında oluşan hasarın belirlenerek sigorta limiti kapsamında tazminine karar verilmesini talep etmekte olduğunu, davalının sigortalısı aracın sürücüsü olduğu aracın asli kusurlu bir şekilde müvekkilinin aracının hasarlanmasına neden olduğundan, haksız fiil sorumluluğuna bağlı hukuki sorumluluk gereği müvekkilinin aracında oluşan, atanacak bilirkişi tarafından tespit edilecek hasarı karşılamak zorunda olduğunu, meydana gelen hasara bağlı olarak müvekkiline ait araçta değer kaybı oluştuğunu, müvekkiline ait ...plakalı aracın 2023 model ... paket olup kaza tarihindeki ikinci el piyasa bedelinin yüksek olduğunu, Mahkemece atanacak, alanında uzman bilirkişi marifetiyle müvekkilinin aracında oluşan reel değer kaybının belirlenerek sigorta limiti kapsamında tazminine karar verilmesini talep ettiklerini, davalının sigortalısı aracın sürücüsü olduğu aracın, asli kusurlu bir şekilde müvekkilinin aracının hasarlanmasına neden olduğundan, haksız fiil sorumluluğuna bağlı hukuki sorumluluk gereği müvekkilinin aracında oluşan atanacak bilirkişi tarafından tespit edilecek reel değer kaybının/zararının karşılanmasına karar verilmesi gerekmekte olduğunu, işbu dava öncesi hasar ve değer kaybının tazmini için davalı sigorta şirketine 24/12/2024 tarihinde başvuruda bulunulmuş ise de taraflarına herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, 6119 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5A/1. Maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğundan, Mahkemece işbu davayı açmadan önce taraflarınca arabulucuya başvurulmuş olduğunu, ... Arabuluculuk Bürosu ... arabuluculuk nolu dosyada, davalı sigorta şirketi ile anlaşılamadığına dair 06/02/2025 tarihli tutanak düzenlenmiş olduğunu, ... ve AYM (... Başvuru Numaralı...tarihli) kararlarında da haklı olarak vurgulandığı üzere taraflar arasında dengenin sağlanması gerekmekte olduğunu, alacaklının uğradığı maddi kaybın telafisi için faiz talebi (yasal veya avans faizi fark etmemekte) genellikle enflasyonun altında kalmakta olduğunu,hayatın olağan akışı içinde karşılaşılan bu durum alacaklı zararına borçlu yararına bir sonuç doğurmakta olduğunu, adaletin temsili olan terazinin bir kefesinin sürekli aşağıda olmasının, yukarıda kalanın haksızlığa uğradığının açık göstergesi olduğunu, bu yüzden faiz taleplerinin enflasyonun altında olmayacak şekilde hesaplanmasını, hak ve adaletsizliğe sebebiyet verilmemesini talep etmek gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; HMK 107/1. madde gereğince belirsiz alacak davalarının kabulünü, şimdilik, 100,00-TL hasar, 100,00 TL reel değer kaybı olmak üzere toplam 200,00 TL bedelin poliçe limitleri dâhilinde davalı şirketin temerrüt tarihi olan 11.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faiz ile birlikte tahsilini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; konu kaza sebebi ile kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalı araçlarının kusurlu olması sebebi ile müvekkili şirket kaza tarihi olan 11.11.2024 tarihinde Hazine Müsteşarlığı tarafından yılbaşından itibaren geçerli olacak şekilde belirlenmiş olan 200.000,00-TL poliçe limitine sahip olduğunu, zarar gören kişilere sigortacının ödeyeceği tazminatın tutarı (poliçe limitleri), KTK. m. 93/1’e göre Hazine Müsteşarlığı’nın bağlı bulunduğu bakanlıkça saptandığını ve Resmi Gazete’de yayınlandığını, bakanlık yeni bir karar alıncaya kadar, sigortacı, poliçelerde yazılı limitle sınırlı olarak ödeme yapacağını, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edildiğinin ve Resmi Gazetede yayımlandığını, işbu hususun Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi Genel Şartlarında da sabit olduğunu, müvekkili sigorta şirketine başvuru zorunluluğu eksik yerine getirilmiş olduğunu, davanın usulden reddi gerekli olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün mezkur kazada atfa kabil bir kusuru olmadığını, aracın daha önceki kazalarının kontrolünün şart olduğunu, kısmi dava şeklinde yapılan işbu başvuruda yargılamanın ilerleyen aşamasında başvuran tarafça davanın ıslah edilmesi durumunda, ıslah tarihi itibariyle ıslah edilen kısım bakımından 2 yıllık zamanaşımının dolması söz konusu ise işbu kısma ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddi gerekeceğini, faturaların katma değer vergisinden şirketin sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, davacı yanın talepleri gerçek dışı olduğunu, davacı yanın hasar faturalarının bilirkişi marifeti ile incelenmesi gerekmekte olduğunu, hasara ilişkin hesaplamalarda iskonto uygulanması gerektiğini, davacının faiz talebinin reddi gerekmekte olduğunu, her ne kadar dava dilekçesinde davacı tarafından değer kaybı ve hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş ise de hasar gören aracın kişisel kullanıma tahsisli olması dikkate alındığında -hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla- konu davada yasal faizin uygulanması gerekmekte olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan hasar ve değer kaybı zararının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık;11/11/2024 tarihinde meydana gelen kazada tarafların kusur oranları, davacı aracında oluşan gerçek zarar miktarı, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun olup olmadığı ve tazminat miktarının tespiti noktalarında toplanmaktadır. Dosya kapsamına celp edilen Kaza Tespit Tutanağı, tramer kayıtları, araç tescil belgeleri, sigorta poliçesi, ve hasar dosyası incelenmiştir. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, makine mühendisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan 23/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "... 1.11.11.2024 tarihli dava konusu trafik kazasında; ... plaka sayılı araç (polis aracı) sürücüsü ...’in, Kaza tespit tutanağı, Kamera görüntüsü,hasarlı araç fotoğrafları üzerinde yapılan değerlendirmede; Işıklı kavşakta KTK mad:47/b maddesini ve ‘’Trafik ışıklarına uyma yükümlülüğünü’’ ihlal ederek,sağdan gelen ve kavşak içinde bulunan ... plaka sayılı aracın görünür tehlikesine rağmen, gereken özeni ve dikkat göstermeyerek yola devam ejği ve de kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu, 2.... plaka sayılı (Icari taksi) araç sürücüsü,...’in kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, 3.Dava konusu kazada, ... plakalı araçta meydana gelen hasarın, dosya kapsamında, Ekspertiz raporu, hasarlı araç fotoğrafları dikkate alınarak yapılan hasar tespitinde; aracın orijinal yedek parça şartlarına göre onarılması durumunda, KDV dahil 245.524,15 TL (yedek parça +işçilik) bedelle onarılabileceği, tespit edilen bu bedelin, konu hasar tarihindeki piyasa rayiç bedellerini yansıdığı ve makul bulunduğu kanaatine varılmıştır. 4.DAVA KONUSU 11.11.2024 TARİHLİ KAZA ÖNCESİ (GEÇMİŞ) ARACA AİT HASAR KAYITLARI DOSYAYA İBRAZ EDİLMEDİĞİNDEN, DEĞER KAYBI BEDELİ TESPİTİ YAPILMAMIŞTIR..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 18/04/2026 tarihli Bilirkişi ek raporunda; " ...Kusur yönünden; "Davalı vekili; kusur durumu belirlenmesinde,nelerin dikkate alındığı ve neye dayanarak belirlendiği, bilirkişi raporunda açıklanmamıştır.’’ demektedir. Kazanın oluş şekli ; Kök raporumda, 3.nolu maddede, dosyaya sunulmuş olan CD/Video görüntüsünün izlenmesi başlığı albnda anlablmışbr.CD/Video görüntüsünün izlenmesi önerilir. Konu hakkında, kök raporumdaki görüşümü korumaktayım. Hasar tespiti: Öncelikle belirtmekte fayda var,bilirkişinin 11.11.2024 tarihindeki meydana gelmiş hasarın 1.5 yıl sonra araç üzerinde hasar tespi[ gibi bir görevi yoktur. Baz alınan belgeler, EKSPERTİZ RAPORU VE ARACIN ONARIMINI YAPAN Servis belgeleridir.Yani hasar onarım muhteviyabnı içeren belgelerdir.(fatura ve eksper raporunun doğrulayan belgeler dosyaya sunulmalıdır. Konu hakkında,kök raporumdaki görüşümü korumaktayım. KDV.UYGULANMASININ TAKDİRİ YÜCE MAHKEMENİNDİR..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk davaları, 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu ve 6098 sayılı TBK'nun 49 vd. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğudur. İşleten ile davalı sigortalının sorumluluğu paraleldir ve işleten ve teşebbüs sahibi sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması başlıklı 86. maddesi ''İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.'' hükmünü içerir. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalıda olmasına karşın, meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görendedir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve ... E. - ... K., 17. HD' nın 20/05/2013 tairh ve... E. -... K. sayılı ilamları ) Araç değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır (Yargıtay 4 HD ...E- ...K sayılı ilam). 2918 Sayılı KTK'nun 85/1. maddesinde; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenen ölmesi veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteninin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlemesine; aynı yasanın 86/1. maddesinde ise; işletenin, mücbir sebebten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı düzenlemesine yer verilmiştir. 2918 sayılı yasanın 86. Maddesi 1. fıkrasında; "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." denilerek araçtaki bozukluğa, teknik arızaya sorumluluktan kurtuluş nedenleri arasında yer verilmemiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait ... plakalı aracın yan yoldan gelip ışıklarda kendisine yanmakta olan kırmızı ışıkta bekler ve yeşil ışık yandığında kavşağın ortasına geçtiği sırada kavşak içinde iken davalıya sigortalı aracın hızlı bir şekilde kavşak ortasındaki araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacının aracında oluşan hasar bedeli , değer kaybı bedeline ilişkin zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, 23/12/2025 tarihli bilirkişi raporuyla davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacı taraf sürücüsünün kusuru olmadığı , davacının aracındaki hasarın 245.524,15TL bedelle onarılabileceğinin tespit edildiği, 18.04.2026 tarihli ek raporda davacının aracında kaza tarihi itibariyle 50.000TL değer kaybı olduğunun tespit edildiği, kök ve ek raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, kaza nedeniyle davacının aracında oluşan zarardan 2918 sayılı yasanın 85. Ve 91. Maddeleri uyarınca araç işleteni ile birlikte davalı sigorta şirketinin de sorumlu olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne,199.900,00-TL hasar bedeli ve 100,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 200.000,00TL’nin temerrüt tarihi olan 03/01/2025 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe limitleriyle sorumlu olmak kaydı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile 199.900,00-TL hasar bedeli ve 100,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 200.000,00TL’nin temerrüt tarihi olan 03/01/2025 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe limitleriyle sorumlu olmak kaydı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 13.662-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 615,40-TL. harç ile 3.412,08-TL. tamamlama harcının toplamı olan 4.027,48-TL.'ndan mahsubu ile bakiye 9.634,52-TL. harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000-TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL. başvurma harcı + 615,40-TL. peşin harç + 3.412,08-TL. tamamlama harcı + 7.000-TL. bilirkişi + 205-TL. tebligat-müzekkere giderleri olmak üzere toplam 11.847,88-TL. yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.