İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/957 E. 2026/680 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/957
- Karar No
- 2026/680
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/957 Esas KARAR NO : 2026/680
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 29/12/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın konusunu davacı ile davalı firma arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin mal ve hizmet tedarikinden doğan bakiye ticari alacakları olan 11.266,91 EURO ve 9.360,00 TL’nin oluşturduğunu, davalının davaya konu bakiye borcu doğuran ürünlerin üretilmesi ve kendilerine teslimatı için müvekkiliyle iletişime geçtiğini, buna istinaden müvekkili tarafından davalıya proforma faturaların iletildiğini, davalının siparişi onayladığını ve faturalarda yazılı ürünlerin davalıya teslimi için siparişlerin oluşturulduğunu, davacı müvekkilinin söz konusu ticari ilişki kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri tam anlamıyla yerine getirdiğini, dolayısıyla davalı yandan karşı edimlerini yerine getirmesini talep etme hakkını haiz olduğunu, müvekkili firmanın davalıya yaptığı ticari satımlardan birinde ürünlerin davalıya nakliyesi için nakliye hizmetini de yaptırdığını ve nakliye hizmetinden kaynaklanan ücret için davalıya ayrıca TL fatura düzenlediğini, davacı müvekkilinin bu ticari ilişkiden doğan bakiye alacakları için düzenleyip ilettiği e-faturalara davalı tarafın itiraz etmediğini ve ayrıca kısmen ödemesi yapılan faturanın da bulunmakta olup bu nedenlerle faturaların içeriğinin kabul edilmiş sayıldığını, söz konusu borcun ödenmesi için davalıyla defaatle iletişime geçildiğini ancak davalı tarafın bakiye borcunu ödemekten kaçındığını, davalıya karşı ... 35. İcra Müdürlüğünde ...lu icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek; davanın kabulüne, haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz edilen alacak üzerinden davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı iddialarının ispata muhtaç olduğunu, sunulan belgelerin borcu kesinleştirmediğini, davacının iddia ettiği tutarların hangi hukuki ilişkiye dayandığını ve her bir kalemin muaccel olduğunu kesin delillerle ispatlaması gerektiğini, çeklerin tahsili ile ödemenin gerçekleştiğini ve cari hesap alacağının kalmadığını, davacının talep ettiği alacağın varlığını ve muacceliyetini ispat edemediğini, alacağın likit olmadığını ve icra inkâr tazminatı koşullarının oluşmadığını, davacı belgelerinde “vadesinde ödenmeyen faturalara aylık %3 vade farkı uygulanacaktır” benzeri kayıtlar bulunmakta ise de bu tür kayıtların davalı bakımından bağlayıcı olup olmadığı, taraflar arasında bu yönde açık sözleşme şartı bulunup bulunmadığı, ayrıca hangi dönem ve hangi tutar üzerinden yürütüleceğinin tartışmalı olduğunu, davacı tarafın fer’i talepleri (faiz/vade farkı/kur farkı) bakımından da ispat yükünün kendisinde olduğunu belirterek; davacının davasının esastan reddine, davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine, davacının haksız ve kötü niyetli takibi/davası nedeniyle İİK m.67 kapsamında değerlendirme yapılarak müvekkili lehine uygun tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK'nın 67. maddesi gereğince açılan, ticari satım ve nakliye ilişkisinden doğan bakiye cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı yanca, Mail yazışmaları, proforma fatura ve sipariş onayları, faturalar, e-irsaliye belgeleri ve arabuluculuk son oturum tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyasının uyap kayıtları celbedilmiştir. ... 35. İcra Müdürlüğünde ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan toplam 561.290,35 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin 22/10/2025 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde 28/10/2025 tarihli dilekçe ile ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, 6102 sayılı TTK'nın 83. Maddesi hükmü de dikkate alınarak uyuşmazlığa konu alacağın dayanağı olan faturaların ve ödemelerin taraf şirketlerin ticari defterlerine yansıyış şeklini tespit noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi 08/06/2026 tarihli raporunda; tarafların 2025 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda birbirini teyit eder şekilde ve kanunlara uygun olarak tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davacının 22.10.2025 takip tarihi itibarıyla davalıdan 9.360,00 TL ve 11.266,92 EUR (TL karşılığı 551.930,36) alacaklı olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davalının 22.10.2025 takip tarihi itibarıyla davacıya 9.359,92 TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki cari hesap bakiye farklılığının 01.01.2025 tarihli açılış bakiye farklılığından, davacı tarafından yapılan kur değerleme kayıtlarının davalı ticari defterlerinde yer almamasından, davalı tarafından yapılan avans yansıtma kaydının davacı ticari defterlerinde bulunmamasından kaynaklandığı, davacının 2025 yılına ilişkin Ba/Bs bildirimleri ile davalının Ba/Bs bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu şeklinde tespitlerde bulunmuştur. Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında sprey valfleri imalatı, tedariki ve nakliyesinden (mal ve hizmet tedarikinden kaynaklı) doğan ticari ilişki bulunduğu, davalı şirket tarafından verilen siparişler ve proforma faturaların onaylaması üzerine malların e-irsaliye belgeleriyle birlikte davalı şirkete teslim edildiği, mal tedarikine ilişkin faturaların incelenmesinde faturaların yabancı para cinsinden düzenlendiğinin görüldüğü, bu şekilde düzenlenen faturaların itiraza uğramayarak davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu haliyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin yabancı para birimine endeksli olduğu, dolayısıyla davacı şirket tarafından kur farkı alacağı talep edilebileceği, davacı şirket ticari defterlerinin incelenmesinde kur farkı alacağını kayıtlarına işlediği, davacının ticari defter kayıtlarına göre 22/10/2025 takip tarihi itibarıyla davalı şirktten 9.360,00 TL ve 11.266,92 EURO alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı şirketin ise kendi ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibarıyla davacıya nakliye hizmetinden kaynaklı olarak 9.359,92 TL borçlu göründüğü, farkın 11.266,92 EURO miktarındaki davacı şirket tarafından yapılan kur değerleme kayıtlarının davalı defterlerinde yer almamasından ve davalı tarafça yapılan avans yansıtma kaydının davacı ticari defterlerinde bulunmamasından kaynaklandığı, davacının 2025 yılına ilişkin Ba/Bs bildirimleri ile davalının Ba/Bs bildirimlerinin birbiriyle tam bir uyum içerisinde olduğu, sunulan bilirkişi raporunun taraf defterlerine ve Ba/Bs kayıtlarının somut verilerine dayalı, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görüldüğü, davalı şirket her ne kadar çek ödemeleri ile borcun kapandığını iddia etmişse de, Ba/Bs kayıtlarındaki tam uyum ve taraf defterlerindeki fatura/mal teslim kayıtları dikkate alındığında, davalının ödeme savunmasının takip konusu bakiye alacağı kapsamadığı, davacının takip tarihi itibarıyla davalı şirketten alacaklı olduğu anlaşıldığından itirazın iptaline, davalı yanın aksi yöndeki savunmalarının yerinde olmadığı, öte yandan hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın haksız olması karşısında icra inkar tazminatı istem koşullarının da oluştuğu sonucuna varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan davanın KABULÜ; davalı borçlunun dava konusu ... 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 9.360,00 TL ve 11.266,92 EURO alacak kalemleri yönünden İPTALİNE, takibin 9.360,00 TL alacağa 22/10/2025 takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi, 11.266,92 EURO alacağa ise 22/10/2025 takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faiz oranında faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 2-Davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğinden hükmolunan toplam 561.290,35 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 112.258,07 TL icra inkar tazminatının İİK'nın 67/2 maddesi gereğince davalın alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 3-Alınması gereken 38.341,74-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 7.092,98-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 31.248,76-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 7.092,98-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 89.806,46-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacının yaptığı ilk masraf 615,40 TL, bilirkişi ücreti 12.500,00 TL, posta gideri 765,00 TL olmak üzere toplam 13.880,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.23/09/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır
***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır