İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/926 E. 2026/719 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/926
Karar No
2026/719
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/926 Esas KARAR NO : 2026/719

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 16/12/2025 KARAR TARİHİ : 06/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; " Müvekkil ... Nakliyat ve Lojistik Anonim Şirketi, müşterilerine uluslararası taşıma/lojistik işlerinin organizasyonu ve gerçekleştirilmesi konusunda hizmet veren uluslararası bir taşımacılık firmasıdır. Bu kapsamda, müşterilerinden ürünlerin taşıtılması hususunda talimatlar almakta ve alt taşıyıcılar vasıtasıyla söz konusu ürünleri taşıtmaktadır. Davaya konu borcu doğuran olayda ise müvekkil davalının başvurusu ve talimatı sonucu davalı firmanın yüklerinin hava yolu ile taşınması işini gerçekleştirmiştir. Müvekkil şirket ile davalının anlaşması kapsamında, taşıma faaliyeti müvekkil tarafından organize edilecek, Türkiye'den teslim alınan emtialar hava yolu üzerinden muhtelif havalimanına taşınacaktır. Buna mukabil davalı tarafından navlun ücreti ve diğer masrafların ödenmesi hususunda taraflar mutabıktır. Ancak Davalı taraf yapması gereken ödemelerden toplam 2.300 USD tutarındaki kısmı ödememiştir. Müvekkil şirket, davalının başvurusu ve talimatları gereği gerekli organizasyonları yapmış, emtiaların taşıtılması hususunda alt taşıyıcı firmalar ile anlaşmıştır. Bu kapsamda, davalının talimatı üzerine yük müvekkil şirket tarafından teslim alınmış ve öngörülen tarihlerde teslim yerine hava yolu üzerinden taşınmış ve teslim sorunsuz şekilde gerçekleştirilmiştir. Davalıya EK-1'de sunulan faturalar düzenlenmiş ancak davalı, faturalar E-FATURA ve olarak TİCARİ fatura senaryosu ile düzenlenmesine rağmen herhangi bir tanesine dahi itiraz etmemiştir. Bu cihetle faturalar teknik anlamda kesinleşmiştir.Dolayısıyla davalı, süresi içinde itiraz etmemiş olmakla, TTK m. 21'de düzenlenen kanuni karine gereği Faturalar'ın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. İşbu dava tarihi itibari ile davalının müvekkile karşı 2.300 USD tutarında bakiye borcu bulunmaktadır. Müvekkil şirket tarafından davalıya defalarca borcun ödenmesi gerektiği hatırlatılmış ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Bunun üzerine, ... İcra Dairesi 2025/... E. Sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatılmış ancak davalı haksız olarak takibe itiraz etmiştir Davalının kötü niyetli ve dayanaktan yoksun itirazı, icra takibine konu borcun hem faturalar hem de taşıma hizmetlerine ilişkin belgeler ile sabit ve likit nitelikte olması karşısında, yasal düzenlemeler gereği icra inkâr tazminatına hükmedilmesini gerektirmektedir. Davanın kabulüne, Haksız itirazın iptaline ve ... İcra Dairesi 2025/... E. Sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, Haksız itiraz edilen alacak üzerinden davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini" talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi özetle;" Davacı taraf, ... İcra Dairesi’nin 2025/... E. sayılı dosyası kapsamında başlatılan icra takibine davalı müvekkilin yapmış olduğu itirazın iptali talebiyle işbu davayı ikame etmiştir. Davaya konu icra takibi ve dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar gerçeği yansıtmamakta olup, davanın reddi gerekmektedir. Davacı taraf, müvekkil ile arasında bir taşıma sözleşmesi bulunduğunu, söz konusu taşımanın eksiksiz şekilde yerine getirildiğini ve buna ilişkin 2.300 USD tutarındaki faturaların ödenmediğini iddia etmektedir. Ancak, davacı tarafından sunulan belgeler müvekkilin borçlu olduğunu ispata elverişli değildir. Davacı tarafça dayanılan faturalar, müvekkil tarafından içeriği kabul edilmiş kesinleşmiş belgeler niteliğinde değildir. Salt fatura düzenlenmiş olması, borcun varlığını ve miktarını tek başına ispatlamaz. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, hizmetin fiilen yerine getirildiğinin ispatı davacıya aittir. Davacı, taşımanın sorunsuz şekilde tamamlandığını ileri sürmekte ise de, taşıma sürecine, teslim koşullarına, masrafların kapsamına ve bedelin belirlenmesine ilişkin hususlar açık ve net değildir. Davacı tarafından sunulan konişmento, e-posta yazışmaları ve sair belgeler, iddia edilen alacağın likit ve muaccel olduğunu göstermemektedir. Bu nedenlerle, davacının alacağının likit olduğu iddiası da yerinde değildir. Alacağın varlığı ve miktarı ciddi şekilde uyuşmazlık konusu olup, yargılamayı gerektirmektedir. Bu durumda icra inkâr tazminatı koşulları oluşmamıştır.Davanın reddine, Davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talebinin tamamen reddine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini" talep ettikleri görülmüştür. DELİLLER Delil olarak; gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur. ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne ve ... Vergi Dairesine müzekkere yazıldığı görülmüştür. Dosyaya bilirkişiler Dr. Öğr. Üyesi ... ve ... tarafından 06.08.2026 tarihli bilirkişi kök raporu sunulduğu görüldü. Bilirkişi raporunda özetle; "Ticari kayıtların karşılıklı incelemesinde tespit edilenlere göre; Sayın Mahkemeniz tarafından verilen görev doğrultusunda, dava dosyası, tarafların sunduğu USB bellek çerikleri ve ticari defter kayıtları üzerinde yapılan mali müşavir bilirkişi incelemesi neticesinde aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: Defterlerin Usul Yönünden İncelendiğinde: Hem davacı ... ...A.Ş.'nin Hem de davalı ... TEKSTİL ...A.Ş.'nin 2025 yılına ait e-defterlerinin (Yevmiye ve Defter-i Kebir) Her iki tarafın da 2025 yılı için e-Defter mükellefi olduğu, yevmiye ve kebir defterlerinin beratlarının zamanında oluşturulduğu; ancak her iki firmanında kağıt ortamında tutulması gereken envanter defterlerini incelemeye (dosyaya) sunulmadığı görülmüş olup Defterlerinin sahibi lehine delil vasfının takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Tarafların ticari kayıtları (cari hesap hareketleri) karşılıklı tetkik edildiğinde tespit edilenlere göre; Takipteki bakiyeyi oluşturduğu görülen 5 adet e-faturanın İstanbul-Portekiz ve İstanbul-Morocco hatlarındaki Havayolu Navlun ve konşimento ücretlerine ilişkin olduğu, Faturalardaki döviz çevriminin mevzuata uygun yapıldığı ve fatura üzerinde ödeme vadesinin 45 gün olarak belirlendiği görülmüştür. Davacının takibe konu ettiği faturaların tamamı hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Faturalardaki döviz çevriminin mevzuata uygun TCMB yayınladığı Gösterge Niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kurlarına göre fatura tarihinden bir önceki gün USD alış kuru ile hesap yapıldığının görüldüğü, Faturalardaki önecek tarih bilgisine göre fatura tarihinden itibaren ödeme vadesinin 45 gün olarak belirlendiğinin anlaşıldığı, neticeten dosyaya sunulan cari hesap hareketleri, faturalar ve ödemelere göre; hem davacı hemde davalı firmanın kayıtlarındaki bakiye ve fatura tutarları birbiriyle uyumlu olduğundan ve davacının usd cinsinden cari hesapta takip tarihinde 2.300 USD Takip Tarihinde TL cinsinden hesap yapıldığında ise 114.272,41 -TL. davalının “borçlu” olduğu (farklı bir ifade ile davacının alacaklı olduğu) Sektörel incelemede tespit edilenlere göre: Dosya kapsamında AWB/HAWB belgeleri, faturalar ve e-posta yazışmaları; taraflar arasında somut uluslararası hava kargo taşıma ilişkisi bulunduğunu, davacının taşıma organizasyonunu yürüttüğünü ve beş faturanın ilgili gönderilerle esas itibarıyla eşleştğini göstermektedir. Bununla birlikte, tüm gönderilerin nihai alıcılara teslim edildiğini kanıtlayan imzalı POD veya IATA hareket kayıtları bulunmadığı gibi, bazı fiyatlandırma ve ağırlık farklılıkları da dosya kapsamıyla tam olarak açıklanamaktadır. Bu nedenle taşıma hizmetinin ve çıkış operasyonlarının varlığı sektörel belgelerle desteklenmekte olup alacağın hukuki niteliği" hususları tespit edilmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, İİK. 67 ve devamı maddeleri uyarınca açılan itirazın iptali istemidir. İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İİK'nın 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Bu kapsamda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde somut olayda, dava konusu iddia bakımından yapılan bilirkişi incelemeleri sonucu tarafların ticari kayıtları (cari hesap hareketleri) karşılıklı tetkik edildiğinde tespit edilenlere göre; Takipteki bakiyeyi oluşturduğu görülen 5 adet e-faturanın İstanbul-Portekiz ve Istanbul-...hatlarındaki Havayolu Navlun ve konşimento ücretlerine ilişkin olduğu, faturalardaki döviz çevriminin mevzuata uygun yapıldığı ve fatura üzerinde ödeme vadesinin 45 gün olarak belirlendiği, davacının takibe konu ettiği faturaların tamamının hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturalardaki döviz çevriminin mevzuata uygun TCMB yayınladığı Gösterge Niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kurlarına göre fatura tarihinden bir önceki gün USD alış kuru ile hesap yapıldığı, faturalardaki ödenecek tarih bilgisine göre fatura tarihinden itibaren ödeme vadesinin 45 gün olarak belirlendiği ve dosyaya sunulan cari hesap hareketleri, faturalar ve ödemelere göre hem davacı hemde davalı firmanın kayıtlarındaki bakiye ve fatura tutarlarının birbiriyle uyumlu olduğu dikkate alındığında davacının USD cinsinden cari hesapta takıp tarihinde 2.300 USD, takip Tarihinde TL cinsinden hesap yapıldığında ise 114.272,41 -TL. alacaklı olduğu anlaşılmış ve sektörel incelemede tespit edilenlere göre ise dosya kapsamındaki AWB/HAWB belgeleri, faturalar ve e-posta yazışmaları; taraflar arasında somut uluslararası hava kargo taşıma ilişkisi bulunduğunu, davacının taşıma organizasyonunu yürüttüğünü ve beş faturanın ilgili gönderilerle esas itibarıyla eşleştiğini göstermekle tarafların uyum içinde olan defter kayıtları sonucu davalının davacıya Takip tarihinde 2300 USD borcu olduğu sabit olmakla sonuç olarak hesaplanan bu bedel üzerinden takibin devamına karar verilerek takip konusu alacağın likit ve hesap edilebilir nitelikte olması nedeniyle icra inkar tazminatından da sorumlu olduğu hususu da göz önünde bulundurularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile ... İCRA DAİRESİ 2025/... ESAS sayılı icra dosyasına yönelik itirazın iptali ile takibin takip koşulları ile devamına, Asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 6.718,45-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 5.521,61-TL harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan ilk gider, bilirkişi, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 22.389,74-TL Yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 4.600-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde istinafı kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/10/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/926, K. 2026/719, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-926-e-2026-719-k-98817f6bd4ef