İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/896 E. 2025/836 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/896
Karar No
2025/836
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/896 KARAR NO : 2025/836

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/07/2025 KARAR TARİHİ : 09/10/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi ile ; Davacı şirketin, ------ Belediyesi tarafından yürütülen ---- Caddesi’ne ilişkin çevre düzenlemesi kapsamında, belediye yetkilileri tarafından yapılan sözlü ve fiili yönlendirme üzerine herhangi bir yazılı sözleşme olmaksızın ivedilikle sipariş edilen işlemleri yerine getirdiğini, belediyenin “ivedilik ve kamu yararı” gerekçesiyle işi gecikmeksizin başlatma yönündeki açık yönlendirmesi üzerine müvekkil şirketin, hiçbir ön ödeme veya resmi ihale olmadan işe koyulduğunu, işin yetiştirilmesi baskısı ile sözleşme yapılmadığını, müvekkili şirket tarafından ciddi masrafların yapıldığını, bu kapsamda tüm üretim, nakliye, montaj ve saha düzenleme çalışmalarını kendi finansman ve organizasyon gücüyle gerçekleştirdiğini, davalı tarafından yapılan işlerin ödemesinin yapılmayarak sürekli olarak oyaladıklarını, art niyetli tutum sergilendiğini, ----- Caddesi'nde müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen çevre düzenlemesi ve aydınlatma işlerinin mevcudiyetinin, kapsamının, teknik niteliklerinin ve rayiç piyasa değerinin yerinde keşif ve bilirkişi incelemesiyle tespitine,İşin bedelinin henüz tam ve kesin olarak belirlenememesi nedeniyle davanın kısmi alacak davası olarak kabulüyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL alacağın eserin teslim tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.TTK'nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin 1.fıkrasında "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda ..." sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. 6102 sayılı TTK 16/1.maddesinde: "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." ve TTK'nun 19. maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı şirketin ise Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir olduğu anlaşılmakta ise davalının belediye olup tacir olmadığı, davalının kamu tüzel kişisi olduğu, eser sözleşmesinin de TTK'da düzenlenmediği, kaldı ki tek tarafın tacir olması davayı ticari dava haline getirmediği, hal böyle olunca da davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, dava şartı yokluğu nedeniyle usuldan reddi ile mahkememizin karşı görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin-------. Asliye Hukuk MAHKEMESİ olarak belirlenmesine, 2-Mahkememizin kararı ile ---- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas ve ------- Karar sayılı ilamı arasında karşılıklı görev uyuşmazlığı nedeniyle karar kesinleştiğinde dosyanın uyuşmazlığın giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi için İstinaf ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 3-Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına , 4-Harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca, görevli mahkemece değerlendirilmesine,Dair;gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yokluğunda karar verildi.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/896, K. 2025/836, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-896-e-2025-836-k-7cf788d1d118