İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/758 E. 2025/717 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/758
Karar No
2025/717
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/758 Esas KARAR NO :2025/717

DAVA:Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ:15/10/2025 KARAR TARİHİ:22/10/2025

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Muris ...'nın 22/04/2025 tarihinde vefat ettiğini, ölüm belgesinde vefatının "doğal ölüm" olarak kaydedildiğini, müteveffanın davalı şirket nezdinde hayat sigortası poliçesinin bulunduğunu, hayat sigortası poliçesi kapsamında davacılara tazminat ödemesinin yapılmasını, davalı şirket nezdinde düzenlenen ... numaralı poliçelerden doğan toplam sigorta alacağının tamamını, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacıların murisi ile davalı arasında akdedilmiş olan hayat sigortasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda; davacıların murisi ...'nın ... Bankası’ndan kullanmış olduğu kredilere bağlı olarak davalı ... A.Ş. nezdinde krediye bağlı hayat sigortası poliçeleri düzenlendiğini, murisin ölümünün doğal ölüm olması sebebiyle poliçelerden kaynaklı tazminatın ödenmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır. Anılan kanunun 3. maddesinin (k) bendindeki tanıma göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (1) bendindeki tanıma göre de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 73. maddesinin (1) bendi gereğince de bu Kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir. Mahkememizin işbu dosyası ile emsal mahiyette olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2017/198 Esas, 2017/5526 Karar Sayılı, 16/05/2017 Tarihli "Dava, hayat sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. ... Somut olayda; davacılar miras bırakanının tüketici olduğu ve davalı sigorta şirketi ile arasındaki hayat sigortası sözleşmesine dayalı olarak talepte bulunulduğunun anlaşılmasına göre, davanın açıldığı 09.03.2016 tarihi itibari ile davanın Tüketici Mahkemesinin görev alanına girdiği konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır." şeklindeki gerekçeli ilamı, güncel tarihli İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 2021/1920 Esas, 2024/1500 Karar Sayılı, 20/11/2024 Tarihli "Dava, müteveffa sigortalı tarafından çekilen tüketici kredilerine bağlı olarak müteveffa sigortalı ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenen "Hayat Sigortası Poliçeleri" kapsamında poliçe teminatının tahsili istemine ilişkindir. ... Somut olayda uyuşmazlık, bir tarafı tüketici olan tüketici işlemi niteliğindeki sigorta sözleşmesinden kaynaklanmakta olup dava 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra, 16/09/2020 tarihinde açılmıştır. Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda görevli mahkeme, tüketici mahkemeleri olacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle somut olay bakımından da davacıların murisi ile davalı şirket arasında sigorta sözleşmesinin akdedilmiş olması sebebiyle eldeki davaya bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya İstanbul Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3-HMK. Madde 20 uyarınca işbu kararın verildiği anda kesin olması sebebiyle gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına (ihtar edildi) 5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. 22/10/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/758, K. 2025/717, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-758-e-2025-717-k-5a581f041530