İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/826 E. 2025/806 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/826
- Karar No
- 2025/806
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALI : 2- VEKİLİ : DAVALI : 3- DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;15/03/2024 tarihinde davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, müvekkili adına kayıtlı ... plaka sayılı araca arkadan çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, iş bu kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkili adına kayıtlı aracın sürücüsü emniyetli ve kurallara uygun bir şekilde kırmızı ışıkta durmuş arka istikametten hızla gelen araç durmayarak müvekkilinin aracına çarptığını, araçta meydana gelen değer kaybının tazmini için davalılardan ... ... Sigorta A.ş.'ye müracaatta bulunulduğunu, ... nolu hasar dosyası oluşturulduğunu, bu dosya üzerinden 29/08/2024 tarihinde 40.000,00.TL ödeme yapıldığını, ancak müvekkilinin aracındaki değer kaybının 40.000,00 TL'nin çok üzerinde olduğu gibi nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin haksız fiil/kaza tarihi olan 15/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari/avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, araçta meydana gelen değer kaybı ve araç hasarı miktarının bilinemediğini ileri sürmüş ancak davadan önce yapılan başvuru sonrası hasar dosyası açıldığını, dosyanın sigorta bilgi merkezine iletildiğini, SBM tarafından atanan eksper tarafından değer kaybı hesaplaması yapıldığını, bu halde tutar davacı tarafından bilinebilir durumda olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulünü talep ettiğini, HMK m:107 gereği davanın '' belirsiz alacak davası'' olarak açılabilmesi için alacağın değerinin belirlenmesinin mümkün olmaması gerekmektedir. İşbu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde değer kaybı bedeli 40.000 TL olarak tespit edildiğini ve işbu tutarın davacının da dava dilekçesinde kabul ettiği üzere davacı tarafa 29.08.2024 tarihinde ödendiğini, ayrıca davacının aracını kasko poliçesi ile sigorta örtüsü altına alan ... Sigorta A.Ş'nin rücuen tazminata dair başvurusu üzerine müvekkili şirket tarafından ... numaralı hasar dosyası açıldığını ve kendilerine toplamda 76.142,34 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemeler dikkate alınarak müvekkili şirketin bakiye poliçe teminatı ile sorumlu olduğunu, yetki itirazının kabul edilerek dosyanın yetki yönünden reddini, aleyhlerine haksız olarak açılan davanın reddini, davacının davasının ispatı halinde; müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: ... Sigorta Aş'ye, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine ve Türkiye Sigortalar Birliğine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 15/03/2024 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak davacıya ait araçta meydana gelen varsa değer kaybının tazmini hususunda olduğu görülmüştür. Mahkememizin 26/05/2025 tarihli duruşma zaptında dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 21/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in meydana gelen kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı, dava konusu ... plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 60.000,00TL olarak hesaplandığı bu rakamdan da sigorta şirketinin ödediği 40.000,00TL'lik ödeme mahsup edildikten sonra kalan rakamın 20.000,00TL olacağı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... ... sigorta şirketinin ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu, davalı ... ve ... Ticaret Limited Şirketi'nin müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa bakiye değer kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı,maliki ve sürücüsü olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdürler. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı bedeli gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı da bu zarardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur. Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısımları hükme esas alınmıştır. Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 21/08/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN; Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre; Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; -Davacının 15/03/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 20.000,00 TL değer kaybı maddi zararının DAVALI ... ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 21/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALILAR .. LTD ŞTİ VE ...'DAN (Kaza tarihi olan 15/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.366,20-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60 TL peşin harcın ve 324,48-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 614,12-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Hazine tarafından karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından karşılanan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 324,48-TL ıslah harcı 1.346,00-TL posta ve tebligat gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 60,80-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 9.586,48-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; davacı vekilinin ve davalı .. Şirket vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.27/11/2025
Katip Hakim