İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/1018 E. 2025/812 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/1018
Karar No
2025/812
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 05/10/2020 tarihinde Ilgın ilçesinde Harmanyazı kavşağında davacının kullandığı ... plakalı araç ile ... kullandığı ... plakalı aracın çarpıştığını, dava konusu kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, Ilgın Dr. Vefa Tanır Devlet Hastanesinde tedavi gördüğünü, yaralarının ağır olması nedeniyle Konya Şehir Hastanesine sevk edildiğini tedavilerinin devam ettiğini, davalı sigortaya ihtar çekildiğini ancak cevap vermediğini ve arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşılamadığı nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 10,00TL geçici iş göremezlik, 10,00TL faturalandırılamayan tedavi giderleri, 10,00TL sürekli maluliyet ve 10,00TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 40,00TL'nin davalı şirket için temerrüt başvuru tebliği 21/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiz ile birlikte davacıya verilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul mahiyetinde olmamak kaydıyla, müvekkili şirketin yerleşim yeri itibariyle huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, aleyhteki tüm hususları reddetmek suretiyle, fazlaya ve başkaya ilişkin hakları, ihbar, dava, talep ve şikayet hakları saklı tutarak; müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan (eksik belge) reddini, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddini, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasını, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesini, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğini, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 05/10/2020 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak davacının cismani zararının (sürekli ve geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, belgelendirilemeyen tedavi masrafı) tazmini hususunda olduğu görülmüştür. Ilgın . Asliye Ceza Mahkemesine, Ilgın Sosyal Güvenlik Müdürlüğüne, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine, Dr. Vefa Tanır Ilgı Devlet Hastanesi Başhekimliğine, Konya Şehir Hastanesine, Ilgın İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür. Mahkememizin 28/01/2025 tarihli tensip zaptında dosyanın bilirkişiye ve ATK'ya sevkine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 24/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plaklaı otomobil sürücüsü ...'in bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK'nun 84. Maddesinin asli kusurlardan kod no:8'e denk gelen Madde 57/1-a (kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek) asli kural ihlali olup %75 oranında kural ihlalinin olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ... ise bu kazada yine aynı kanunun tali kusurlardan madde 52/1-a (araçların hızını kavşaklara, yaklaşırken azaltmamak) tali kural ihlali olup %25 oranında kural ihlalinin olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememize sunulan 05/05/2025 tarihli ATK raporunda özetle; 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre şahsın özür oranları Balthazard formülü ile hesaplandığında sürekli iş göremezlik oranının %50 olduğu ve kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, mevcut arızasının iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, şahsın bakıcı giderleri kapsamında yaptığı toplam harcamaların 5.886,00TL olarak değerlendirildiği, fatura edilmiş SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının olmadığı ancak bu tür bir yaralanmada bir takım fatura edilemeyen masrafların 4.500,00TL olarak değerlendirildiğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememizin 26/06/2025 tarihli duruşmasında dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 30/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; -Mahkemece PMF 1931 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesi halinde davacının 3.515,08TL geçici iş göremezlik, 1.471,50TL bakıcı gideri, 1.125,00TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 6.111,58TL tedavi gideri zararı ile 379.561,23TL sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu zararların kaza tarihinde geçerli kişi başı ZMMS tedavi ve sürekli iş göremezlik poliçe limiti dahilinde kaldığı, -Mahkemece TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplama itibar edilmesi halinde ise davacının 3.515,08TL geçici iş göremezlik, 1.471,50TL bakıcı gideri, 1.125,00TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 6.111,58TL tedavi gideri zararı ile 494.325,59TL sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu zararların tedavi giderlerinin tamamı ile sürekli iş göremezlik zararının ise 410.000,00TL'sinin kaza tarihinde geçerli kişi başı ZMMS tedavi ve sürekli iş göremezlik poliçe limiti dahilinde kaldığını bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur. Kusur durumuna ilişkin; Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir. Mahkememize sunulan 24/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plaklaı otomobil sürücüsü ...'in bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK'nun 84. Maddesinin asli kusurlardan kod no:8'e denk gelen Madde 57/1-a (kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek) asli kural ihlali olup %75 oranında kural ihlalinin olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ... ise bu kazada yine aynı kanunun tali kusurlardan madde 52/1-a (araçların hızını kavşaklara, yaklaşırken azaltmamak) tali kural ihlali olup %25 oranında kural ihlalinin olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememizce alınan raporun dosya kapsamına ve oluşa uygun, ayrıntılı ve gerekçeli, hükme elverişli bulunduğu değerlendirilmiştir. Ceza davasında da aynı şekilde kusur tespiti yapılmıştır. Maluliyet durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede; Her ne kadar Mahkememizce, Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince Aktüerya hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak hüküm tesis edilmekte ise de T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla "Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet değerlendirmesi yapılması ve muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve yine T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 30/05/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına" şeklinde uyuşmazlığın giderildiği anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek Yargıtay'ın kabulü çerçevesinde değerlendirme yapılmaya başlanmıştır. Mahkememize sunulan 05/05/2025 tarihli ATK raporunda özetle; 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre şahsın özür oranları Balthazard formülü ile hesaplandığında sürekli iş göremezlik oranının %50 olduğu ve kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, mevcut arızasının iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, şahsın bakıcı giderleri kapsamında yaptığı toplam harcamaların 5.886,00TL olarak değerlendirildiği, fatura edilmiş SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının olmadığı ancak bu tür bir yaralanmada bir takım fatura edilemeyen masrafların 4.500,00TL olarak değerlendirildiğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Raporun gerekçeli ve kanuna uygun düzenlendiği anlaşılmakla itibar edilmiştir. Hesap raporuna ilişkin yapılan değerlendirmede; Mahkememize sunulan 30/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; -Mahkemece TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplama itibar edilmesi halinde ise davacının 3.515,08TL geçici iş göremezlik, 1.471,50TL bakıcı gideri, 1.125,00TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 6.111,58TL tedavi gideri zararı ile 494.325,59TL sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu zararların tedavi giderlerinin tamamı ile sürekli iş göremezlik zararının ise 410.000,00TL'sinin kaza tarihinde geçerli kişi başı ZMMS tedavi ve sürekli iş göremezlik poliçe limiti dahilinde kaldığını bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Bu rapora itibar edilmiştir. Taleple bağlı kalınarak karar verilmiştir. Davalı sigortanın, geçici iş göremezliğin, tedavi giderlerinin ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğuna ilişkin itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, 1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, 2-Tedaviyle ilgili diğer giderler, 3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri 2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) 3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. (Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: ... ) Yine taraflar arasında düzenlenmiş olan 18/06/2016 tanzim tarihli Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez. ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2020 TARİHLİ RESMİ GAZETDE YAYINLANA 17/07/2020 TARİHLİ VE ... E ... K SAYILI KARARINA GÖRE 6704 SAYILI KANUNU 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA " İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE GENEL ŞARTLARDA" İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR. Bu halde davalı sigortanın geçici işgöremezlik, tedavi giderlerinin ve bakıcı tazminatının teminat dışı olduğuna yönelik itirazları yerinde değildir. Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı ... şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı ... şirketinin 8 iş günü sonunda yani 27/09/2021 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN; Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre; Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVACININ MADDİ TAZMİNAT DAVASININ TALEPLE BAĞLI KALINARAK KABULÜ İLE; -378.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararı, -50,00 TL geçici iş göremezlik zararı, -50,00 TL bakıcı gideri zararı, -50,00 TL tedavi gideri zararı olmak üzere, TOPLAM 378.150,00 TL MADDİ TAZMİNATIN, Davalı ... şirketinin sorumluluğu (kaza tarihinde geçerli ölüm/sakatlanma teminat limiti olan [sürekli iş göremezlik zararı için] 410.000 TL ile ve ayrıca sağlık/tedavi teminat limiti olan [geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı zararları toplamı için] 410.000 TL) poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak), davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 27/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 25.831,43TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 25.403,83TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabulculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Konya Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğünce suçüstü ödeneğinden karşılanan 4.500,00TL bilirkişi ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından karşılanan 427,60TL başvuru harcı, 427,60TL peşin harç, 60,80TL vekalet harcı, 996,50TL posta ve tebligat gideri, 2.500,00TL bilirkişi gideri ve 7.800,00TL Neü ATK fatura gideri olmak üzere toplam 12.212,50TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 60.504,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; tarafların yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.27/11/2025

Katip ... Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/1018, K. 2025/812, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-1018-e-2025-812-k-b264c6fe1d63