İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/834 E. 2025/1040 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/834
- Karar No
- 2025/1040
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ... KARAR NO : ...
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ :... KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " 28.02.2023 tarihinde davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı araç sürücüsü ... ve araç maliki ...'e ait araç ile müvekkili ... 'a ait ... plakalı araca çarptığını, davalı şirketin sigortalısının %100 kusuru ile meydana gelen kaza da maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu çarpışma neticesinde müvekkilinin aracında hiçbir kusuru yokken maddi hasar meydana geldiğini, kaza sonrası tutulan tutanak ile birlikte müvekkili ve davalı şirket sigortalısı arasındaki kaza da tüm kusur davalı şirket sigortalısına verildiğini, müvekkilinin iş bu kaza da hiçbir kusuru bulunmadığını, dava konusu olay nedeniyle sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş'nin sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olduğunu, bu sebeple davalının husumet itirazlarına şimdiden itiraz ettiklerini, kaza neticesinde müvekkilinin 2017 model Renault marka araçta eksper raporuna göre muallak 40 bin TL hasar meydana geldiğini, fakat müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı minumum 80.000 TL olduğunu, zira reel piyasa da aracın marka model ve km bilgisi göz önüne alındığında müvekkilinin aracındaki değer kaybı minumum 80.000 TL olduğunu, müvekkilinin aracının sağ ön yolcu kapısının değiştirildiğini ve aracın muhtelif yerlerinin de tamir gördüğünü, müvekkilinin aracı kaza öncesi tamamen orjinal olup, kaza sonrası müvekkilinin aracında kaza sebebiyle aracın değerinde önemli bir miktar değer kaybettiğini ve sigorta şirketi tarafından da aracın değer kaybı tamamen giderilmediğini, sigorta şirketi tarafından sadece ve sadece 11.116 TL ödeme yapıldığını, fakat zararının halen giderilmediğini, davalı sigorta şirketi ile görüşme sağlandığını, ayrıca mail üzerinden başvurulduğunu, istenilen evrakların gönderilmesine rağmen uzun bir süre cevap verilmediğini, sonrasında hiçbir şekilde taleplerini karşılamayan bir şekilde kendilerine 11.116 TL ödeme yapıldığını, Kayseri Arabuluculuk Merkezine başvurulduğunu, anlaşmama olarak düzenlediğini, Yerleşik yargıtay içtihatları gereğince de; trafik kazası nedeni ile araçta oluşan değer kaybı gerçek zarar kapsamında olup kazaya karışan ve sebebiyet veren aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası tarafından bu zararın karşılanması gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 100 TL araçta oluşan değer kaybına ilişkin tazminatın işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tazmini ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; " dava konusu talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesi imkânı bulunmadığını, davacı tarafça onarımın gerçekleştirildiğini, talep edilecek tutar ekspertiz raporu ile netleştirildiğini, bu durumda davacı tarafın yerleşik yargıtay içtihatlarına göre belirsiz alacak davası açmasına imkân olmadığından davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise, belirsiz alacak davasının kısmi alacak davası olarak kabul edilmesini talep ettiğini, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, 6704 sayılı kanun ile değişik 2918 sayılı karayolları trafik kanunu'nun 97. maddesi uyarınca zarar gören, dava ikame etmeden veya tahkim yoluna müracaat etmeden evvel sigorta şirketine yazılı olarak müracaat etmekle yükümlü olduğunu, davacı müvekkili şirkete usulüne uygun olarak müracaat etmediğini, ayrıca dosya içerisinde kusur tespiti için bulunması gereken en önemli belgelerin müvekkili sigorta şirketine ve dava dosyasına sunulmadığını, kaza tespit tutanağı dosyada bulunmadığı için bu aşamada kurulacak hüküm hukuka ve hakkaniyete aykırılık yaratacağını, başvurunun usule uygun olarak yapılmadığını, müvekkili şirketin gerekli araştırmayı yapması kasten engellendiğini, HMK 114 md uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, haksız fiillerden doğan tazminat alacaklarının, fiil tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmesi gerektiğini, davacı taraf, davayı işbu 2 yıllık süre içerisinde davasını ikame etmediğinden, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hasarlı araç müvekkili şirketin sigorta eksperine gösterilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu kaza müvekkili şirkete usulüne uygun bir şekilde ihbar edilmediğini, poliçe ve teminat limitinin belirtilmesi dava dilekçesinde bahsi geçen 28.02.2023 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın müvekkili şirkete 04/06/2024-04/06/2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 1166676159 numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 120.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitlerini bildirmeleri davayı kabul anlamında olmadığını, konu kaza sebebiyle müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... nolu hasar dosyası açıldığını, başvuranın kasko sigorta poliçesi tarafından hasar ödemesi yapıldığını, işbu ödeme müvekkili sigorta şirketine rücu edildiğini, yapılan rücu sonrası müvekkili sigorta şirketi tarafından ... Sigorta A.Ş adına 30.05.2024 tarihinde 21.933,00-TL tutarında ve ... adına 07.02.2024 tarihinde 11.116,00-TL tutarında ödeme yapıldığını, müvekkili şirket yapmış olduğu ödemelerle poliçe teminat limitini tükettiğini, müvekkili şirketin daha önce yapmış olduğu ödeme dolayısıyla bakiye tazminat borcu kalmadığını, konu kaza sebebiyle müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... nolu hasar dosyası açıldığını, başvuranın kasko sigorta poliçesi tarafından hasar ödemesi yapıldığını, bu ödeme müvekkili sigorta şirketine rücu edildiğini, yapılan rücu sonrası müvekkili sigorta şirketi tarafından ... Sigorta A.Ş adına 30.05.2024 tarihinde 21.933,00-TL tutarında ve ...r adına 07.02.2024 tarihinde 11.116,00-TL tutarında ödeme yapıldığını, müvekkili şirket yapmış olduğu ödemelerle poliçe teminat limitini tükettiğini, hasar aşamasında yapılan ödemelerin, poliçe tanzim tarihi itibariyle amir genel şartlara uygun olarak hesaplandığını, bakiye tazminat söz konusu olmadığını, 3. kusur durumunun tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, Karayolları Trafik Kanunu ve poliçe genel ve özel şartları uyarınca, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu ancak sigortalı aracın kusuru oranında olduğunu, müvekkili şirketinin sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini talep ettiklerini, dosyanın değer kaybının tespiti için hasar-kusur konusunda uzman ve ehil bir makina mühendisi bilirkişi kanalı ile incelenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, ... plakalı aracın daha önce hasara uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi gerektiğini, işbu davaya konu aracın daha önce hasara uğramış olması halinde, araç tekrar değer kaybına uğramayacağından değer kaybına ilişkin talebin reddi gerektiğini, aynı aracın aynı bölgeden almış olduğu hasar neticesinde, birden fazla kez değer kaybına uğraması mümkün olmadığından, ... plakalı aracın daha önce hasara uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi için davaya konu araca ilişkin kaza bilgilerinin Sigorta Bilgi Merkezi’nden sorulmasını talep ettiklerini, değer kaybı talebinin teminat dışı kaldığı hallerin mevcut olup olmadığının araştırılması, bu hallerin mevcut olması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkilinin, dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından; faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerektiğini, bu itibarla davacının bu yöndeki taleplerinin de reddi gerektiğini, müvekkili şirket usule aykırı başvuru dolayısıyla temerrüde düşmemiş olduğundan faize hükmedilemeyeceğini, müvekkili şirketin faiz sorumluluğu ancak temerrüt tarihinden itibaren söz konusu olacağını, bu nedenle kaza tarihinden itibaren talep edilen faizin haksız olup reddi gerektiğini, bu nedenle talep edilen avans faiz talebi haksız ve hukuki mesnetten yoksun olup, avans faiz talebinin reddi gerektiğini, dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise teminat limitinin tükenmiş olması nedeniyle reddini, yeterli ödeme yapılması nedeniyle davanın reddini, davacının aracının daha önce kazaya karışıp karışmadığının tramer kayıtları celp edilerek tespitini, adli tıp trafik ihtisas dairesinden kusur raporu alınmasını, davacının değer kaybı tazminatı talebine yönelik bilirkişi raporu alınmasına ve yapılacak hesaplamanın yürürlükte bulunan ve resmi gazetede yayınlanan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlar eki uyarınca yapılmasını, dosyaya yürürlükteki 7327 sayılı kanunun uygulanmasını, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden haksız faiz talebinin reddini mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren tasal faiz uygulanmasını, müvekkili sigorta şirketi ihbar olunan konumunda olduğundan haklarında hüküm tesis edilmemesini, haksız davanın reddi ile aleyhine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine" karar verilmesini arz ve talep ettiği görülmüştür. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. ... Motorlu Araçlar Ev Gereçleri Turizm Sey. Nak. San. Ve Tic. A.Ş.'den, ... Sigorta A.Ş'den , Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü'nden, ... Sigorta A.Ş'den, bilgi ve belgelerin celp edildiği görülmüştür. ... plakalı aracın ve ... plakalı aracın kaza tarihi olan 28/02/2023 tarihi itibarıyla ve halen maliklerini gösterir şekilde trafik tescil kayıtlarının dosya arasına alındığı görülmüştür. Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Makine Mühendisi bilirkişi ...'ın 15/04/2025 tarihli raporunda özetle; -Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu, -Raporun 2. Maddesinde belirtilen kazadaki kök neden; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde asli kusurlu sayılan trafik kurallarından ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol ve trafik durumunu kontrol etmemiş, otoparktan geri geri çıkarken dikiz aynalarını kullanarak ve kafasını çevirerek çevre kontrolü yapmamış, otoparktan çıkış esnasında araç hızını ayarlayamamış, sürüş güzergahından gelen aracın konumunu dikkate almamış ve araca ilk geçiş hakkını vermemiş, sürüş esnasında aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yapmış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, yaşı itibari ile öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ...' in meydana gelen trafik kazasında tamamen sorumlu olduğu,
-Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtilen; ... plakalı araç sürücüsü ...' un kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, -Raporun 4. Maddesinde detaylıca belirtilen; söz konusu kazada araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve trafik kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle ... plakalı araç sahibi ...' in kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, -Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, -Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, -Dava konusu araç için 28.02.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 28.750TL olduğu, ... Sigorta A.Ş. Tarafından Emrecan Şeker adına 12.06.2024 tarihinde 11.116TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna istinaden Bakiye Değer Kaybının 17.634TL olduğu, -Dava konusu araç için 28.02.2023 olay tarihi itibarıyla araç tamirinin ekonomik olduğu, yedek parça ve işçilik olmak üzere %18KDV dahil Araç Hasar Tutarının 21.933TL olduğu, ... Sigorta A.Ş. Tarafından ... Sigorta A.Ş.' ne 30.05.2024 tarihinde 21.933TL hasar ödemesi yapıldığı, ödemenin hasar tutarı ile örtüştüğü ve buna istinaden Bakiye Hasar tutarının olmadığına dair kanaatini bildirir raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Davacı vekilinin 25/06/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu dava değerini 17.534,00 TL artırmak suretiyle 17.634,00 TL'ye çıkardığı harcını tamamladığı, dilekçeden bir örneğin davalı tarafa tebliğ edildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen değer kaybı zararı istemi ile açılan tazminat davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır. Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür. Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde; Tarafların uyuşmazlık konuları; 28/02/2023 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu, bu kazada davacıya ait araçta değer kaybı zararı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı olduğu, davacının davalı sigorta şirketine 23/01/2024 başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigortacıya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Aksi yöndeki itiraza itibar edilmemiş, dava şartlarının mevcut olduğu değerlendirilmiştir. Kusur ön sorununun değerlendirmesinde; Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makina mühendisi 15/04/2025 tarihli raporunda özetle; Sürücü davalı tarafça ZMSS poliçesi, ile sigortalı araç sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken KTK ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde asli kusurlu sayılan trafik kurallarından KTK52,56,67, 84 ve KTKY 101,137 ve157. maddelerindeki hallerini ihlal ettiği, aracını kullanırken çevre, yol ve trafik durumunu kontrol etmemiş, otoparktan geri geri çıkarken dikiz aynalarını kullanarak ve kafasını çevirerek çevre kontrolü yapmadığı, otoparktan çıkış esnasında araç hızını ayarlayamadığı, sürüş güzergahından gelen aracın konumunu dikkate almadığı ve araca ilk geçiş hakkını vermediği, sürüş esnasında aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yaptığı, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlediği, yaşı itibari ile öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamadığı, u nedenle ... plakalı araç sürücüsü ...' in meydana gelen trafik kazasında tamamen sorumlu olduğu,
... plakalı araç sürücüsü ...' un kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediğinin tespit edildiği anlaşılmış olup, mevcut tespit ve değerlendirmeler, dosya kapsamındaki kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Değer kaybına dair değerlendirmede; Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir. Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olduğun olup dava konusu kazada hasar aldığı parçalar, hasar miktarı, kaza tarihindeki yaşı, markası modeli , kilometresi dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı ve aracın dava konusu kaza dolayısıyla 28.750,00 TL değer kaybına uğradığının tespit edildiği, mevcut tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun denetime elverişli olduğu anlaşılmakla rapor bu yönüyle de hükme esas alınmış davalı tarafça değer kaybı için davacıya 07/02/2024 tarihinde 11.116,00 TL ödendiği buna göre davacının bakiye değer kaybı zararının 17.634 ,00TL olduğu anlaşılmıştır -Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi değer kaybından sorumludur. Ancak Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olacaktır. Somut olayda kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin ZMMS sorumluluk limiti 120.000,00-TL olup dava tarihinden önce ödenen21.933lik hasar ödemesi, 11.116,00TL değe kaybı ödemesi dikkate alındığında tespit edilen bakiye değer kaybı tutarı teminat limiti kapsamındadır. Zamanaşımı yönünden değerlendirmede 2918 sayılı KTK'nın 109/1 maddesinde, motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl zamanaşımı süresi öngörülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 153. maddesinde, zamanaşımının durması, 154. maddesinde ise, zamanaşımının kesilmesi düzenlenmiştir.(Mülga 818 sayılı Borçlar Yasası'nın 132 ve devamı maddeleri). Zamanaşımının durması demek, o ana kadar işlemiş olan zamanaşımı süresinin işlediği noktada durması, buna yol açan sebebin ortadan kalktığı andan itibaren kaldığı yerden işlemeye devam etmesi demektir. Zamanaşımının kesilmesi ise, borçlunun veya alacaklının ya da hâkimin belli fiillerinin sonucu olarak işlemiş bulunan zamanaşımı süresinin yanması ve kesilmeye neden olan olaydan itibaren yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasıdır. Zamanaşımının kesilmesi için, zamanaşımının işlemekte olması gerekir. Zamanaşımı süresi dolmuşsa, zamanaşımının kesilmesi söz konusu olmaz. Zamanaşımını kesen sebepler TBK'nın 154.maddesinde gösterilmiştir. TBK'nın 154.maddesinde; “Zamanaşımının Kesilmesi” başlığında; "Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir; 1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse, 2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa,” şeklinde düzenleme mevcuttur. İlgili maddeye göre zamanaşımı, borçlunun bir fiili ile, alacaklının bir fiili ile, yargılama ve takibe ilişkin bir işlemle veya yargıcın emir ve hükmüyle kesilebilir. Alacaklının fiilleri ise dava açması, defî dava zamanında mahkemeye müracaat etmesi, hakeme başvurması, icra takibine başvurması veya iflas masasına başvurması şeklinde gerçekleşmektedir. Alacaklının icra takibinde bulunması zamanaşımının kesilmesi için yeterlidir. Ayrıca icra takibi açıldıktan sonra icra takibinin devamını sağlayıcı nitelikte bulunan her işlem ile zamanaşımı yeniden kesilir, süre tekrar işlemeye başlar. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/17-855 E. - 2020/1001 K. sayılı kararı). Her ne kadar davalı tarafça zamanaşımı defi ileri sürülmüş olsa da Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; kaza tutanağının aksinin ispatlanamadığı, kaza tutanağıyla uyumlu ve oluşa uygun kusur raporuna göre, davalı zmms poliçesi ile sigortalı olan araç sürücüsünün kazada tam kusurlu olduğu, ,davalı tarafça davacıya07/02/2024 tarihinde 11.116,00 TL ödeme yapılmış olup, kısmi ödeme ile zamanaşımının kesilmesi de nazara alındığında ödeme tarihi ile 25/06/2025 ıslah tarihi arasında 2 yıllık zamanaşımı süresinin de dolmadığı anlaşıldığından, davalı tarafın zamanaşımı define itibar edilmemiştir.(bkz aynı yönde Ankara BAM 35. HD. 2024/942 E. 2025/1278K. Sayılı ilamı ) - Faize ait değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Anılan açıklamalar uyarınca davacının başvurusu üzerine 07/02/2024 tarihinde kısmi hasar ödemeleri yapıldığından bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir. Sigortalı araç hususi araç olduğundan yasal faize hükmedilmiştir. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; Yargılama sonunda toplanan tüm delillere ve benimsenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca davacının değer kaybına ilişkin davasının KABULÜ ile,17.634,,00-TL'nin 07/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi görüş ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. -Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2615 Esas, 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın kabulü ile 17.634,00 TL değer kaybı bedelinin 07/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 1.204,58-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL ve ıslah harcı 315,00-TL toplamı 742,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 461,98-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç ve 315,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.170,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 4.297.50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılıma gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 17.634,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/11/2025
Katip ... ¸
Hakim ... ¸