İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/852 E. 2025/1156 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/852
- Karar No
- 2025/1156
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/852 Esas KARAR NO : 2025/1156
DAVA : Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) DAVA TARİHİ : 01/12/2015 KARAR TARİHİ : 23/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin babası ...’ın 23/11/2015 tarihinde vefat ettiğini, davalılar ... A.Ş ve ... Havayolları A.Ş nin ... tarafından kurulduğunu, ... Havacılık Hizmetleri A.Ş'nin ise diğer iki şirketin katkılarıyla kurulduğunu, gerek ... A.Ş ve gerekse ... Hava Yolları A.Ş'de bulunan ... hisselerinin ...'ın özel durumu nedeni ile yurt dışına çıkacak olması ve şirketleri idare etmekte zorlanacağı gerekçesi ile emaneten müvekkillerinin ağabeyi ...'a devredildiğini, bu devrin bila bedel olarak emaneten yapılan bir devir olup, ... Türkiye'ye dönüp şirket işleri ile ilgilenebilecek durumda olması halinde oğlu ...'ın bu hisseleri aynen ...'a iade edeceğini, ... üzerinde gözüken davalı her üç şirkete ait hisselerin toplamının % 97'sinin gerçekte ...'a ait olduğunu, bu % 97'lik değer oranının hiçbir şekilde sermaye arttırımlarından etkilenmeyeceği hususu ... tarafından gayri kabili rücu olarak kabul ve taahhüt edildiğini, işbu belgelerin sahte olduğu gerekçesiyle ... tarafından Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına ... soruşturma numaralı dosya ile müvekkili davacılar aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca düzenlenen raporda inceleme konusu belgelerin gerçek olduğu ve ...'ın eli ürünü olduğuna karar verilmesi üzerine davacılar hakkında takipsizlik kararı verilerek takipsizlik kararının kesinleştiğini, bu belgelerin ... tarafından 2005-2006 yıllarında müvekkili ...'ın babasını Almanya'da ikamet ederken gerçekleştirdiği ziyaret sırasında babası tarafından müvekkiline ileride kendisine bir şey olacak olması veya haklarını koruyamayacak bir hale gelmesi durumunda zarara uğramaması için müvekkiline verildiğini, müvekkilinin işbu belgeyi özenle saklayarak koruduğunu ve aile içi huzursuzluğa mahal vermemek adına ortaya çıkartmadığını, ...'ın nihayet 2012 yılında Türkiye'ye döndüğünü, ancak 1918 doğumlu olması ve yaşının oldukça ilerlemiş olması ve ağır hastalığı nedeniyle oğlu ...'a geçmişte emaneten verdiği hisse devirini ve kızı ...'a verdiği belgeyi ve bu belgeyi veriş amacını dahi unuttuğunu, müvekkili ...'ın emaneten verilen hisseleri üzerine alması veya tüm kardeşlerin eşit oranda söz sahibi olduğu bir yönetimce şirketin idare edilmesi taleplerinin kabul görmediğini, bunun üzerine müvekkillerinin babaları ...'ın yaşlılığı ve buna bağlı akıl zayıflığı ile fiziksel yetersizliği nedeniyle hak ve hukukunu korumak amacıyla kendisine vasi atanması, mümkün olmadığı takdirde yasal danışman atanması talebiyle Büyükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile vasi tayini davası açıldığını, bu davada alınan rapora göre ...'ın akli ve fiziki melekelerinin yerinde olmadığının ve kendisine vasi tayin edilmesinin zorunlu olduğunun bildirilmesi üzerine mahkemece 19/11/2015 tarihinde ...'a İstanbul Barosu Avukatlarından ...'ın vasi adayı olarak belirlenmesine karar verilerek duruşmanın 23/02/2016 tarihine bırakıldığını, ancak ...'ın 23/11/2015 tarihinde vefat ettiğini, murisin ölümü üzerine tüm mirasçıların hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla Büyükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Tereke Esas sayılı dosyası ile terekenin tespiti ve resmi defter tutulması talepli dava açıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle davalı ...'ın ... Hava Yolları A.Ş, ... Havacılık Hizmetleri A.Ş ve ... A.Ş'de bulunan hisselerinin % 97'si üzerine, davalı her üç şirketin gerek yurt içi gerekse yurt dışında bulunan hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasına, ...'ın davalı her üç şirketteki temsil ve tasarruf yetkisinin kısıtlanarak dava konusu hisselerin idaresi ve mirasçılık haklarının korunmasını teminen tedbiren kayyım atanmasına, yargılama sonucunda davalı şirketlerdeki ... üzerinde gözüken hisselerin % 97'sinin muris ...'a ait olduğunun tespitiyle bu hisselerin murisin tereke hesabına kayıt ve tesciline, tereke hesabına kaydının mümkün olmaması halinde müvekkillerinin mirasçılık payları oranında adlarına tesciline ve şirket pay defterine işlenmesine, mahkemenin inançlı işlem temeline dayalı savunmaya itibar etmemesi halinde dava konusu hisselerin muris muvazaasına dayalı olarak ...'a verilmiş olması ve şekil şartı yokluğundan bu devrin ve bağışlamanın geçersiz olduğunun tespitiyle hisselerin muris ...'a ait olduğunun tespitiyle murisin tereke hesabına iade edilerek bu hesaba kayıt ve tesciline, tereke hesabına kaydının mümkün olmaması halinde müvekkillerinin mirasçılık payları oranında adlarına tesciline ve şirket pay defterine işlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... Sanayi A.Ş, ... Havayolları A.Ş ve ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle usule ilişkin olarak davacı tarafça yatırılan harcın ... Havacılık Hizmetleri A.Ş hakkında yatırılmış sayılması gerektiğini, mahkemenin tensip zaptının 16.maddesi gereğince ilk aşamada davalı gösterilen üç şirket hakkında harç tam olarak yatırılmadığından davanın reddinin gerektiğini, davacılar vekilinin 24/12/2015 tarihli dilekçesinde harca esas değerleri şirketlerin sermaye miktarları üzerinden bildirerek bu miktarlar üzerinden harcın tamamlandığını, oysa ki şirketlerin gerçek nominal değerlerinin şirket sermayelerinin çok üstünde olduğunu, bildirilen harca esas değerleri kabul etmediklerini, dava dilekçesinde ... Sanayi A.Ş'nin değerinin 15.000.000.000,- TL (onbeş milyar TL= 5.000.000,- ABD doları) olduğunun ileri sürüldüğünü, bu miktar üzerinden ek harcın ikmal ettirilmesi, akabinde tedbir taleplerinin değerlendirilmesi gerektiğini, davacı vekilinin davada taraf olmayan ... Servisleri A.Ş hakkında tedbir talep ettiğini, taraf olmayan şirket hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, husumet değiştirilmek istenen ... Servisleri A.Ş ile davalı ... Havacılık Hizmetleri A.Ş'nin iştigal konularının birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, HMK'da teşmil yoluyla hasım değişitirilmesinin mümkün olmadığını, her ne kadar HMK.nun 124 madesinde (1) "Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır" denilmekte ise de, davacının yanılgıda haklı olmadığı gibi kötü niyetli olduğunu, davacıların 2007 yılında ... ilişkisine dayalı olarak müvekkili ...'a vekaletname vermek suretiyle ... Havacılık Hizmetleri A.Ş'deki hisselerini ... Hizmetleri A.Ş'ne satarak paralarını almak suretiyle ibra ettiklerini, davacıların bu durumu bilerek husumette yanılmalarında hukuki olanak bulunmadığını, husumetin değiştirilmesine kesinlikle muvafakat etmediklerini, TMK 641 maddesi gereği mirasın terekeye intikali işlemleri için mirasçıların tamamının birlikte hareket etmeleri gerektiğinden mirasçıların tamamının davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacı iddialarını kabul anlamına gelmemekle beraber davacı taleplerinin tamanının zaman aşımına uğradığını, ... Sanayi A.Ş'nin sermayesinin muhtelif tarihlerde arttırıldığını ve hisse devirlerinin yapıldığını, şirketin şu anki sermayesinin 5.000.000,- TL olup, 4.980.710,63 TL nominal değerde şirket esas sermayesinin % 99,7 sini temsil eden payların sahibinin ..., 12.440,76 TL nominal değerde şirket esas sermayesinin % 0.0024'ünü temsil eden payların sahibinin ..., 6.016,87 TL nominal değerde şirket esas sermayesinin % 0.0012'sini temsil eden payların sahibinin ..., 831,74 TL nominal değerde şirket esas sermayesinin 0.00016'sını temsil eden payların sahibinin ... olduğunu, davacıların müvekkili ...'ın babasına ait olan payları inançlı temlik yolu ile devraldığı ve muris muvazaasına ilişkin iddialarını yazılı delillerle ispatlamaları gerektiğini, davacıların yaklaşık 18 yıl sonra ileri sürdükleri iddialarının MK 2.maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılmasını oluşturduğunu, dosyaya ibraz edilen beyanname başlıklı belgede ...'ın kendi adına attığı bir imza olmayıp, ... Sanayi A.Ş'nin kaşesi üzerine şirketi temsilen attığı bir imza bulunduğunu, bu durumun açıkça belgenin geçersiz olduğunu gösterdiğini, muris ... tarafından keşide edilen Bakırköy ... Noterliğinin 20 Mayıs 2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde "hakkındaki emanet iddialarının asılsız olduğu, akli melekelerinin yerinde olmadığı iddiasının doğru olmadığı ve kişilik haklarını zedelediği, hiç kimseye emaneten yahut karşılıksız olarak şirket hissesi vermediği, bu bakımdan davalı ...'tan alacaklı olmadığı" beyanında bulunulduğunu, davacı tarafça sunulan hukuki dayanaktan yoksun beyanname başlıklı delil incelendiğinde davalı ...'ın şirket kaşesi üzerine imzasını taşıyan ve sahte olarak doldurulan bu belgede şirket hisselerinin % 97'sinin sermaye artırımından etkilenmeksizin ...'a ait olacağı yönündeki ifadenin TTK hükümlerine tamamen aykırı olduğunu, ayrıca davacıların hisse devirlerinin muvazaalı ya da inançlı işlemler sakat olduğuna ilişkin pay defterinde herhangi bir kayıt düşmediklerini, davacıların şirketteki pay oranlarına itiraz etmelerinin çelişkili davranış yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, uzun süre sessiz kalma sebebiyle hak kaybından söz edilebileceğini, bir hakkın kullanımına uzun süre sessiz kalan davacıların zımni olarak bu kullanıma icazet vermekte, rıza göstermekte olduğunu, ayrıca hakkın kullanımı için olası aykırılığın hak sahipleri tarafından bilinmesi gerektiğini, müvekkili ... Sanayi A.Ş adına verdikleri esasa ilişkin beyanlarını ... Hava Yolları A.Ş yönünden de tekrar ettiklerini, ayrıca müteveffa ..., Büyükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı vesayet dosyasında 07/03/2014 tarihli beyanında bizzat "havayolu şirketini .... kurdu ben kurmadım" şeklinde beyanda bulunduğunu, müteveffanın bu beyanının müvekkilleri lehinde kesin delil teşkil ettiğini, açılan davada davacıların kötü niyetli olduğunu, muris ...'ın 1980 yılında Almanya'ya yerleşerek Alman vatandaşı olduğunu, geçen 35 senelik süre zarfında şirketlere nakdi sermaye koyan ve şirketleri geliştirenin müvekkili ... olduğunu, huzurdaki dava geçerli kesin yazılı bir delile dayanmadığından davacıların ihtiyati tedbir taleplerinin reddinin gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise şirketlerin işleyişinin sekteye uğratılmaması amacıyla şirketlerin reel değeri üzerinden teminat alınarak karar verilmesinin uygun olacağını, yine davalı müvekkil şirketlerin değerlerinin belirlenmesinde .... Yapı Endüstri A.Ş ile akdettiği Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, davacıların ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, davacı şirket hisselerinin iptali ile terekeye kayıt edilmesi talep edildiğinden öncelikle mirasçıların davaya dahil edilmelerine, davacının husumet değiştirilmesine ilişkin taleplerinin reddine, ... Havacılık Hizmetleri A.Ş yönünden yatırılan eksik harcın tamamlattırılmasına, dava değerinin şirketlerin reel değeri üzerinden görülmesi bakımından ilgili Tapu Müdürlüklerinden, Belediyeden ve resmi işlem görmüş Noterliklerden belgeler getirtilerek keşfen bilirkişi incelemesi sonucunda harcın buna göre tamamlattırılmasına karar verilmesini ve davacı taleplerinin tamamının esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Servisleri A.Ş vekili cevap dilekçesinde; ... Havacılık Hizmetleri A.Ş'nin 1993 yılında ..., ..., ... ve davacılar ... ile ... (...) tarafından kurulduğunu, kurucular arasında muris ...'ın bulunmadığını, ... Servisleri A.Ş'nin ise 2009 yılında ..., ..., ..., ..., ... tarafından 8.000.000,- TL sermaye ile kurulduğunu, muris ... ile davacıların ... Servisleri A.Ş ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, öncelikle müvekkili şirket yönünden şirketin hali hazırdaki güncel değeri üzerinden harcın yatırılmasını, tedbir taleplerinin de şirketin gerçek bedeli değerlendirilerek karar verilmesini talep ettiklerini, davacı taleplerini kabul anlamına gelmemekle beraber davacının taleplerinin tamanının zamanaşımına uğradığını, ... Havacılık Hizmetleri A.Ş'deki hisselerin muris ... adına kayıtlı olması gerekirken ... adına inançlı olarak devredildiği, ... Havacılık Hizmetleri A.Ş'deki hisselerin satılarak ... Servisleri A.Ş'nin kurulduğunun iddia edildiğini, ... Havacılık Hizmetleri A.Ş'nin 1993 senesinde kurulduğunu, kuruluş aşamasında davacıların bizzat yer aldığını, işbu davadaki davacı taleplerinin tamamının 2003 yılından sonra zamanaşımına uğradığını, muris ... ile ... Servisleri A.Ş ve ... Havacılık Hizmetleri A.Ş arasında illiyet bağı bulunmadığını, davalı ... Servisleri A.Ş'nin davalı sıfatını kabul etmek anlamına gelmemek kaydıyla davacılar ... ve ...'ın 05/06/2007 tarihinde ... Havacılık Hizmetleri A.Ş'ndeki hisselerinin bedellerini nakden alarak ibra olunduklarını, aynı tarih ... karar nolu yönetim kurulu kararıyla da hisselerinin tamamını ...'a verdikleri vekaletname ile ... Havacılık Hizmetleri A.Ş'ne devrettiklerini, daha sonrasında hisselerin gerçek sahibinin ... olduğununu ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacıların dosyaya ibraz ettikleri 01/03/2005 yılında düzenlendiği iddia edilen beyyanamedir başlıklı yazıya itibar edilmesinin mümkün olmadığını, anılan belge incelendiğinde emanet verenin ve emanet alanın şahsen imza atmadığı, şirket kaşesi üzerine olan evrakın sonradan doldurulduğu, belgenin içeriği itibariyle de ... Havacılık Hizmetleri A.Ş'ni hiç bir şekilde bağlamayacağı, bu konuda herhangi bir imzanın bulunmadığı, anonim şirketlerde emaneten hisse devirinin mümkün olmadığının görüleceğini, ayrıca belgede ... Servisleri A.Ş'ni bağlayan hiçbir yazı bulunmadığını, geçersiz hukuki dayanaktan yoksun, sahte belgede şirket hisselerinin % 97'sinin hiçbir sermaye artırımından etkilenmeksizin ...'a ait olacağı yönündeki ifadenin TTK hükümlerine tamamen aykırı olduğunu, davacıların muris muvazaasına yönelik iddialarını da yazılı delillerle ispat etmeleri gerektiğini, muris ...'ın Bakırköy ... Noterliğinin 20 Mayıs 2013 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinde bizzat kendisinin "ben hiç kimseye emanet ya da karşılıksız bir mal, gayrimenkul ya da şirket hissesi vermedim, bu nedenle de oğlum ...'tan bir hak ve alacağımın doğması mümkün değildir." şeklinde beyanı ile ortada emaneten bırakılmış bir ticari şirket hissesinin bulunmadığını beyan ve ikrar ettiğini, davacılar vekilinin mahkemeye verdiği 07/12/2015 tarihli husumetin değiştirilmesine ilişkin dilekçesinde, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,- TL sinin ...'tan tahsilini murisin terekesine aktarılmasına karar verilmesini talep ettiğini, davacıların dava dilekçesiyle bağlı olduklarını, dava dilekçesinde hiçbir alacak talebinde bulunulmadığını, bu nedenle davacıların iddiasını genişletmesine muvafakat etmediklerini ileri sürerek davacıların ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, davacı şirket hisselerinin iptali ile terekeye kayıt edilmesi talep edildiğinden mirasçıların davaya dahil edilmesine ve davanın tümüyle esastan reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; davalı şirketlerdeki ...'a ait hisselerin % 97'sinin muris ...'ın terekesine ait olduğunun tespiti, tereke hesabına kaydı, olmadığı takdirde davacıların miras payları oranında adlarına tescili ve şirketlerin pay defterlerine işlenmesi istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın, muris muvazaasına dayalı şirket hisse devrinin iptaliyle davalı şirketlerdeki ... adına kayıtlı hisselerin muris ...'a ait olduğunun tespiti ve tereke hesabına kaydı, bu olmadığı takdirde mirasçılık payları oranında davacılar adına tescilinin gerekip gerekmediğinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. YARGITAY BOZMA İLAMI ÖNCESİ YAPILAN YARGILAMANIN ÖZETİ: Davalı ...'ın mernis kaydı, davalı şirketlerin İTO internet sitesinden sicil kayıtları çıkartılmış, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verilmiş, sicil kayıtlarının gönderilmiştir. Büyükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Tereke dosyasının ve ... Esas sayılı dosyası, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma nolu dosyası Büyükçekmece ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası Uyap üzerinden örnekleri gönderilmiştir. Davalı ... Havacılık Hizmetleri A.Ş'ne tebligat yapılmış cevap dilekçesi ibraz etmemiş ise de; davacı vekilinin 07/12/2015 havale tarihli dilekçeyle davalı ... Havacılık Hizmetleri A.Ş'nin husumetten çıkartılarak husumetin ... Servisleri A.Ş'ne tevcih olunmasını talep ettiği, dilekçenin davalılara tebliğ edildiği, husumet değiştirilmek istenen ... Servisleri A.Ş vekilinin husumet değişikliğine muvafakatleri bulunmadığına ilişkin 30/12/2015 tarihinde dilekçe sunduğu, mahkememizin 13/01/2016 tarihli heyet ara kararı ile davacılar vekilinin taraf değişikliği talebinin 6100 sayılı HMK'nun 124/4 madde ve bendi uyarınca kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması nedeniyle karşı tarafın rızası aranmaksızın kabulüne, buna göre davalı ... Havacılık Hizmetleri A.Ş.'nin davalı olmaktan çıkartılarak yerine ... Servisleri A.Ş.'nin davalı olarak düzeltilmesine karar verilerek yeni husumet tevcih olunan ... Servisleri A.Ş.'ne davacılar vekilinin 07/12/2015 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinin ve heyet ara kararının tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin davalı ...'ın üç şirketteki hisselerinin 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi, davalı şirketlerin tüm banka hesaplarına tedbir konulması, davalı ...'ın davalı her üç şirketteki temsil ve tasarruf yetkisinin kısıtlanması, şirketlerde dava konusu hisselerin idaresi ve mirasçılık haklarının korunmasını teminen kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir istemlerinin şirketlerin sicil kayıtları gelip eksik peşin harç tamamlandıktan sonra değerlendirilmesine karar verildiği, davacılar vekilince dava değeri bildirilerek harcın tamamlandığı, diğer noksanlıklar da ikmal edildiğinden davacılar vekilinin tedbir taleplerinin 18/01/2016 tarihinde kısmen kabulüne karar verildiği, davacılar vekilinin 19/01/2016, davalılar vekilinin 26/01/2016 tarihli dilekçeleriyle mahkememizce verilen 18/01/2016 tarihli ihtiyati tedbir kararına itiraz ettikleri, ihtiyati tedbire itirazın mürafaalı olarak incelenerek; HMK'nun 393. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının, verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorunda olduğu, aksi halde kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararının kendiliğinden kalkacağı, somut davada ihtiyati tedbirin 18/01/2016 tarihinde verildiği, bir haftalık yasal sürede tedbir kararının uygulanması talep edilmediğinden mahkememizce verilen 18/01/2016 tarihli ihtiyati tedbir kararının yasa hükmü gereğince kendiliğinden kalkmış sayıldığının açıklanmasına, ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkmış sayıldığından taraf vekillerinin tedbire itirazları konusuz kalmakla itirazlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacılar vekilinin mahkememizce önceden reddedilen ve yinelenen tedbir istemlerinin ise hukuki ve fiili durumda değişiklik olmadığından mahkememizin önceki kanaatini değiştirecek bir durum bulunmadığından dosya kapsamına göre yaklaşık ispat koşulu oluşmadığı nedeniyle yinelenen tedbir istemlerinin reddine, vasi tayini davasında vesayet altına alınması istenilen ...'ın vekilliğinin üstlenilmesi nedeniyle menfaat çatışması olduğuna dair itirazın mevcut dosya kapsamı ve iddiların ileri sürülüş şekli nazara alındığında bu aşamada reddine, ancak davacılar vekilinin ilgili Baro'ya başvurmakta muhtariyetine 17/03/2016 tarihinde taraf vekillerinin huzurunda karar verildiği anlaşılmıştır. Muris muvazaası iddiasına dayalı davalar terekeye karşı yapılan haksız fiil niteliğini taşıdığından ve yolsuz tescil niteliğinde olduğundan, herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmaksızın her zaman açılabileceği sapma göstermeyen yargısal içtihatlar ve aynı yöndeki öğreti görüşü ile benimsendiği, başka bir anlatımla muvazaalı işlem hiçbir hüküm doğurmaz ve muvazaa nedeninin ortadan kalkması ya da bir zamanın geçmesi ile görünürdeki batıl işlem geçerli hale gelmeyeceğinden davalılar vekilinin zamanaşımı itirazlarının reddine karar verilmiştir. 18/01/2016 tarihli heyet ara kararı ile, davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nosunda kayıtlı davalı ... Sanayi A.Ş ve ... sicil nosunda kayıtlı davalı ... Hava Yolları A.Ş'lerindeki diğer davalı ...'a ait (T.C: ...) hisselerin % 97'si üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, davalılar ... Sanayi A.Ş ve ... Hava Yolları A.Ş'lerinin tedbire konu hisselerinin değeri olarak bildirilen 13.763.430,24 TL nin takdiren % 15'i tutarı 2.064.514,54 TL nakdi veya kesin ve süresiz teminat mektubu alınmasına karar verildiği, 27/04/2017 tarihli heyet ara kararı ile, davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nosunda kayıtlı davalı ... Sanayi A.Ş ve ... sicil nosunda kayıtlı davalı ... Hava Yolları A.Ş'lerindeki diğer davalı ...'a ait (T.C: ...) hisselerin % 97'sinin davacılar ... ve ...'ın mirasçılık belgesindeki miras payları toplamı olan 6/20'si üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, davalılar ... Sanayi A.Ş ve ... Hava Yolları A.Ş'lerinin tedbire konu hisselerinin değeri olarak bildirilen 13.763.430,24 TL nin 6/20'si olan 4.129.029,07-TL'nin takdiren % 15'i tutarı 619.354,36-TL nakdi veya kesin ve süresiz teminat mektubu alınmasına, 03/07/2017 tarihli heyet ara kararı ile , davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nosunda kayıtlı davalı ... Sanayi A.Ş ve ... sicil nosunda kayıtlı davalı ... Hava Yolları A.Ş'lerindeki diğer davalı ...'a ait (T.C: ...) hisselerin % 97'sinin davacı ...'in mirasçılık belgesindeki miras payı olan 3/20'si üzerine, davacı ...'ın mirasçılık belgesindeki miras payı olan 3/20'si üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, davalılar ... Sanayi A.Ş ve ... Hava Yolları A.Ş'lerinin tedbire konu hisselerinin değeri olarak bildirilen 13.763.430,24 TL'nin 6/20'si olan 4.129.029,07-TL'nin takdiren % 15'i tutarı 619.354,36-TL teminat alınmasına, davacıların miras paylarına tekabül eden 309.677,18-TL teminatın davacı ..., 309.677,18-TL teminatın ise davacı ... tarafından yatırılmasına, teminatın nakdi veya kesin ve süresiz teminat mektubu olarak alınmasına, davacılar vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin mahkememizce birden fazla kez değerlendirildiği, daha önce de teminatsız olarak tedbir talebinde bulunduğu, mahkememizce teminat takdir edilerek bir kısım ihtiyati tedbirlere karar verildiği, davacılar tarafından yasal süre içerisinde teminat yatırılıp tedbirin uygulanması talep edilmediğinden tedbirlerin kendiliğinden kalkmış olduğu, yinelenen teminatsız tedbir talebinin ise önceki ara kararlarda ifade edildiği gibi istisnai bir durum söz konusu olmadığından yasa maddesi de açık olduğundan reddine, keza yinelenen kayyım atanması, tasarruf yetkisinin kısıtlanması, malvarlığı üzerine tedbir taleplerinin de reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili 26/07/2016 tarihli talep dilekçesi ile, ... bankasında bulunan müvekkili ..., muris ... ve davalı ... adına olan tüm hesapların açılışından günümüze kadar olan hesap hareketliliğini gösterir işlem listesinin ve işlemlerin kim tarafından hangi belge ya da vekaletnameye istinaden yapıldığının dökümlerinin gönderilmesine ilişkin istinabe evrakının hazırlanarak Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İşleri Genel Müdürlüğü aracılığı ile istinabenin gerçekleştirilmesini talep etmiş, 26/07/2016 tarihinde Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, Yurtdışı istinabe cevabının döndüğü, buna göre Lahey Sözleşmesinin 3.maddesine göre gerekliliklerin karşılanmadığı, buna dair yazı cevabının gönderildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile; "...Nitekim davacılar daha önce de mahkememizin kesinleşen ... Esas sayılı dosyasından ... Sanayi A.Ş., .... Havayolları A.Ş. Ve ... aleyhine Genel Kurul Kararı'nın iptali istemli davayı açmışlar, yine davalı ...'ın hisselerinin %97'sinin babaları ...'a ait olduğu iddiasıyla hissleri temsil yetkisinin olmadığından bahisle genel kurulu kararlarının butlan hükmünde olduğunun tespitini talep etmişlerdir. Bahsi geçen dosyada yapılan yargılama neticesinde verilen Yargıtay ... HD'nin 26/06/2019 T, ...e ... K. Sayılı ilamı ile kesinleşen mahkememizin 12/11/2015 T., 2014 E. ... K. Sayılı kararında ... Sanayi AŞ’nin sicil kayıtlarının incelendiği, 18/05/1982 tarihli genel kurul toplantısında hazirun cetvelinden de anlaşılacağı üzere: şirket sermayesinin % 48'i ... (16.170.000/33.600.000) ve % 51'in ...' a ait (17.260.000/33.600.000) olduğunun tespit edildiği, anılan şirketin sermayesinin muhtelif tarihlerde artırıldığı, artırımlarda ve hisselerde değişen oranda artırımlarla ortaklara yansıtılmış olup, muhtelif hisse devirlerinin yapıldığının anlaşıldığı, incelenen 1996,1997, 1998, 1999, 2000, 2001, 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında yapılan genel kurul hazirun cetvellerinde ... hisselerinin bulunmadığının bilirkişi kurulunca tespit edildiği ve anılan yıllarda dahi ...'ın ortalama % 99.5 hisseye sahip olduğunun anlaşıldığı, ... Havayolları A.Ş.'de ise ...'ın hissesine rastlanmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bu kesinleşmiş ilamın dayandığı yargılamada toplanan deliller de huzurdaki dosya bakımından kuvvetli delil teşkil ettiğinden, ...'ın hisseleri inançlı işleme dayalı olarak ve muvazaalı olarak iktisap etmiş olduğu yönündeki iddiaları inandırıcı bulunmamıştır. Kaldı ki davacılar aynı zamanda Büyük Çekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinde ... esas sayılı dosyada tenkis ve mirasta denkleştirme davası açılmış ve bu dava derdest durumdadır. Nitekim yukarıda da açıklandığı üzere, davacıların iddialarını uzun süren bir sessizlikten sonra dile getirdikleri de nazara alındığında, davacının muris muvazaasına yönelik iddiasının da ispatlanamadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... Esas - ... sayılı 24/11/2022 tarihli kararı ile "Davacıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2020 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE," şeklinde karar verildiği, istinaf ilamı sonrası dosyanın Mahkememizin ... Esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır. İstinaf ilamı sonrası yapılan yargılamada Erzincan .... Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak davacılar tanığı ...'un beyanı alınmış, tanığın "Bu konu ile ilgili mahkemenizin ... Talimat sayılı dosyası ile ilgili beyanda bulunmuştum, bu beyanımı ve daha önceden vermiş olduğum beyanlarımı aynen tekrar ederim, ... talimat sayılı dosyasındaki tanığın beyanı ve davalı vekilinin beyanı üzerine tanığın beyanı" Ben 01/03/1994 ile 21 Ekim 2011 tarihleri arasında ... Şirketler grubunda muhasebe müdürü olarak çalıştım, bu şirket ... ailesine aitti tarafları bu yüzden tanırım, 1980 yılında Türkiye'de Darbe olduktan sonra ... Yurt dışına çıktı, Yurt dışına çıktıktan sonra yaklaşık olarak 1984 yılında rahmetli ... şirketteki hisselerini bedelsiz olarak davalı ...'a devretmiştir, ben bunu bizzat evraklardan gördüm, muhasebe işleriyle uğraştığım için bu evraklar benim elimden geçerdi, bu evrakları da incelediğimde bedel alındığına dair herhangi bir bedel görmedim, ayrıca ben bu ailenin birden fazla genel kurullarını yapıyordum, bu genel kurullarınında rahmetlinin kız çocukları ve eşi gelirdi, daha sonra komiser gelirdi, komiser geldikten sonra da davalı ... gelirdi, ... gelmeden önce oradaki toplantıda bulunanlar rahmetli ...'ın hisselerinin bedelsiz olarak ...'a devrettiğini konuşurlardı, bu konuşmaları ben bizzat rahmetlinin kız çocukları ve eşinden duydum, rahmetli 2015 yılında vefat ettiğini tahmin ediyorum, vefat etmeden 2 yıl önce Türkiye'ye geldiğini basından öğrendim, ben rahmetli ... ile telefon ile görüşürdüm, telefon ile görüştüğüm sırada bizzat ağzından çocukları arasında ayrım yaptığını duymadım, bana böyle bir şey söylemedi, ama yaptığı faaliyetlerden çocukları arasında ayrımcılık yaptığını düşünüyorum, ben 1994 yılında muhasebeci olarak işe başladığımda, muhasebecinin görevi geçmiş muhasebe arşivini de incelemektir, bu evrakları incelediğimde davalı ... 1980 yıllarının tamamında gelir vergisi ve emlak vergisi mükellefiyeti yoktur, yine ... Şirketler Grubunda kar dağıtımı yoktur bu nedenle o tarihler arasında davalının dava konusu olan taşınmaz veya hisselerini alabilecek ekonomik güce sahip değildir, zira yukarı da da beyan etiğim gibi 1980 yılları arasında davalı gelir vergisi ve emlak vergisi mükellefiyeti değildir, bu nedenle ekonomik gücünün o tarihlerde olmadığını düşünüyorum, ayrıca bu konu ile ilgili Erzincan'da talimat yoluyla ifadelerde vermiştim bu ifadelerde aynen geçerlidir, hakkımda karşı taraf haksız yere şahsım adına suç duyurusunda bulunmuştur, Tanıklık ücreti talebim vardır, davalı vekilinin talebi üzerine sorulduğunda; Ben çalıştığım süre boyunca sadece muhasebe müdürü olarak çalıştım fakat 3568 sayılı yasaya göre Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ruhsatımda vardı, ben ...'ın şahsi muhasebecisi değilim ama şirketin muhasebecisiyim 1980 yılından sonra da 1990'lı yıllarda ...'ın mali konularda ilgili herşeye ben baktım hatta 1990'lı yıllardan sonra ...'ın gelir beyannamesini ben hazırladım, davalı imzaladı bu şekilde vergi dairesine verdik, yine rahmetli ...'ın da mali konularla ilgili tüm işlemlerini ben yapıyordum, şirketin kurumsal vergi beyannamesini de ben verdim, şirketin benden başka muhasebe müdürü yoktu, benim altımda 9 muhasebe memuru çalışıyordu, bu nedenle hem şirketlerin hem de ailenin muhasebe işlerini ben yaptım, ... A.Ş 1990'lı yıllarda çok iyi işler yaptı muaazzam aktifi vardı, yüksek vergi ödemesi sebebi ile madalya dahi aldı, fakat sonradan kötü yönetim nedeniyle zarara uğradı, zarara uğraması nedeni ile de ... A.Ş'nin sadece tekstil fabrikası 2006 tarihinde kapandı, fakat şirket kapanmadı, fabrikanın kapandığı tarihte şirketin üzerine muazzam miktarda aktifi vardı, şirketin olağan toplantılarına başlamadan önce herkesin hazır bulunduğu davalı ...'ın gelmesini beklendiği aşamada aile içi sohbet olurdu bende bu sohbeti dinlerdim, bu sohbet sırasında rahmetlinin kız çocukları ve eşi hisselerin bedelsiz olarak davalı ...'a devredildiğini konuşurlardı hatta dava açacaklarından bahsederlerdi, bu konuşmalar toplantı tutanaklarına geçmezdi zira toplantının gündem maddesinde böyle bir husus yoktu, hatta davalı ... geldiği vakit bu konuşmalar biterdi, ben 1984-1985 yıllarına ait muhasebe arşini incelediğimde davalı ...'a bedelsiz hisse devrinin yapıldığını gördüm benim incelediğim evraklar, pay defteri hazirun defteri, genel kurul toplantı tutanakları, yönetim kurulu karar defteri, genel kurul karar defterini inceledim, incelediğim evraklarda bu devrin yapıldığını gördüm fakat para ödendiğine dair en ufak bir belge veya protokol yoktu, incelediğim evraklarda hisselerin devrinin Ticaret Sicile kaydedildiği gözükmez, Ticaret Sicil Gazetesi incelendiğinde görülür, bunlarında usulü de şu şekildedir; Genel kurul yapıldıktan sonra toplantı tutanaklarının bir nüshası Ticaret Komiseri tarafından alınır. Diğer nüshalarda şirket tarafından Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan ettirilir. Ben işe girdikten yani 1994 -1995 yılından sonra Ticaret Sicil Gazetesinde hisselerin devredildiğini gördüm, ...'ün 1954 tarihinde kurulduğunu Ticaret Şirket kayıtlarından biliyorum, 1954 yılından Limited Şirket olarak kurulmuştur, sonradan Anonim şirketine dönüştü, 1984-1985 yıllarında hisselerin davalı ...'a devredildiği zamanda davalının hissesi vardı, bu hissesinin üzerine ilave hisseler eklenmiştir, yine benim hatırladığım kadarı ile bu ... şirketi 1970'li yıllarda Anonim şirketine dönüşmüştür ve merkezi İstanbul'a alınmıştır, anonim şirketine dönüştüğü için ve anonim şirketlerde asgari 5 ortak olması gerektiğinden rahmetlinin eşi, çocuklarına ve başkaca güvendiği kişilere hisse verdiğini evraklardan gördüm, çalıştığım süre boyunca ... A.Ş'de birden fazla kez sermaye artırımına gidildi, Artırım verilmesinin sebebi ise ortakların aldıkları karar neticesinde verilmiştir, sermaye artırımına davacılar iştirak etmişlerdir, iştirak etmelerinden kastım da sermaye artırımına ilişkin yapılacak toplantılardan tarafların haberleri vardı taraflarda bu toplantıya katıldı, davacıların hisseleri oransal olarak çok cüzzi miktardaydı yani düşüktü, fakat tam oran miktarını hatırlamıyorum, davalının nakit olarak sermaye artışına katıldığını hatırlıyorum davacıların nakit olarak sermaye artışına katıldığını hatırlamıyorum, davacıların bilançodaki değer artış fonlarının sermaye artışında kullanılması konusu hariç olmak üzere, Mahkemenizin ... talimat sayılı dosyasındaki beyanlarımı aynen tekrar ederim, bu beyanlarımın haricinde ekleyeceğim başka bir beyanım bulunmamaktadır, ayrıca yine taraflarla ilgili başka mahkemelerden de Erzincan'a talimat yazılmıştı bu talimatlardaki beyanlarımı da aynen tekrar ederim, ... Havacılık Hizmetleri A.Ş'nin şu an kime ait olduğunu ve hissedarlarının kimler olduğu hususunda bilgi sahibi değilim, zira şirketlerden ayrılalı yaklaşık 11 yıl olmuştur, ayrıca ... Havacılık Hizmetleri A.Ş'nin 2007 yılında devredilip devredilmediği hususunu hatırlamıyorum, ... Havacılık Hizmetleri A.Ş'de ... Hava Yolu Şirketinin %50 hissesine sahipti, bu şirket yabancı ortaklı olduğu için ve yabancı ortaklık kurulduktan sonra ben bu şirketin muhasebe işlemlerini yapmadım, ... Havacılık Hizmetleri A.Ş sonradan ... Hava Yolu Şirketi ile %50 ortaklık yaptı, ortakların hisse satışı sonucu ne kadar ücret aldıklarını bilmiyorum, sadece hisselerin satıldığını biliyorum, hisselerin satışına ilişkin herhangi bir işleme katılmadım, Ben ... Sanayi A.Ş, ... Hava Yolları A.Ş, ... İnşaat A.Ş, ... Holding A.Ş, ... Havacılık Hizmetleri A.Ş'nin kuruluşu tamamlanıncaya kadar, ... Hizmetleri A.Ş'nin yine ... Grubuna ait bir şirketin ve yine ... Grubuna ait bazı devredilen şirketlerin ve davalı ...'ın şahsi işlerinin muhasebesini yaptım, Davalı ... gün geldi eşinin kazasından dolayı sigorta işlemlerini bana yaptırdı, bütün bu işlemleri yapan insanın aklı ne kadar sağlamsa bende o kadar sağlamım ayrıca maaşıma son 4 yıl zam yapılmamıştır, istifaya zorlandım," şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının akıbetinin sorulmuş derdest olduğu mahkememize bildirilmiştir. Ayrıca davacılar vekili duruşmada "önceki beyanlarımızı tekrar ediyoruz. Terekeye temsilci dava sonrası atanmıştır. Tereke hesabı açılmıştır. Öncelikli talebimiz hisselerin terekeye iadesidir. Mümkün olmaması halinde müvekkilim mirasçının payı oranında davanın kabulüne karar verilsin" şeklindeki beyanı üzerine elbirliği mülkiyet hükümlerine göre tereke temsilcisinin bu davada yer alması için adına duruşma gününü bildirir davetiye ile dava dilekçesi 03/03/2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Duruşmaya katılarak beyanda bulunmuştur. Mahkememizin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile; davanın reddine karar verildiği, davacılar ve tereke temsilcisi tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile "1-Davacıların ve tereke temsilcisinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE," şeklinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, istinaf ilamının davacı taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay .. Hukuk Dairesi'nin 04/06/2025 tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile "Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde belgelerdeki davalı ... beyanlarının ikrar ve taahhüt niteliğinde bulunduğu, belgelerin 2005 tarihli olduğu gözetilip bu tarih itibariyle değerlendirme yapılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi ve bu karara yönelen davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, karar verildiği, dosyanın Yargıtay bozma ilamı sonrası Mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilmiş, usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir. Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan delilleri, sicil kayıtları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davalı şirketlerdeki ...'a ait hisselerin %97'sinin muris ...'ın terekesine ait olduğunun tespiti, tereke hesabına kaydı, olmadığı takdirde davacıların miras payları oranında adlarına tescili ve şirketlerin pay defterlerine işlenmesi istemine ilişkindir. Davacılar esas olarak şirketin %97 hisselerinin muris ...’a ait olduğunun tespiti ile hisselerin muris tereke hesabına kayıt ve tesciline, bunun mümkün olmaması halinde, hisselerin davacıların miras hisseleri oranında adlarına tesciline ve şirket pay defterlerine kayıt edilmesine, İnançlı işleme itibar edilmemesi halinde muris muvazaası dolayısı ile hisselerin muris tereke hesabına iade edilerek muris tereke hesabına kayıt ve tesciline, bunun mümkün olmaması halinde, hisselerin davacıların miras hisseleri oranında adlarına tesciline ve şirket pay defterlerine kayıt edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacıların dava dilekçelerindeki gerek inançlı işlem gerekse muvazaa sebebi ile ilgili ilk taleplerinin davalı şirketlerin hisselerinin %97'sinin murisin terekesine ait olduğunun tespiti ile tereke hesabına kaydıdır. Muris ... 23/11/2015 tarihinde vefat etmiş olup, ölüm tarihi itibariyle terekesi elbirliği mülkiyetine tabidir. İbraz edilen veraset ilamına göre davacılar ve davalı ... dışında murisin üç mirasçısı daha bulunmaktadır. Davacılar vekili tarafından 17/04/2017 Uyap kayıt tarihli dilekçede, mevcut davanın tüm mirasçıları kapsar şekilde değil, müvekkili davacıları kapsar şekilde onların tam miras payları oranında görülmesi talep edilmiş ise de, davalı şirketlerin dava konusu hisselerinin murisin terekesine ait olduğunun tespiti, tereke hesabına kaydı talepleri geri alınmamış, bu taleplerden feragat de edilmemiştir. Bu hali ile, davacılar tarafından dava dilekçesinde terekeye iade istenildiği halde usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan sonuca gidilmesi gerektiği, Büyükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile muris ...'ın terekesine mirasçılar ile arasında menfaat çatışması bulunmayan Av. ...'ın tereke temsilcisi olarak tayinine karar verildiği, tereke temsilcisi adına tebligat çıkarılarak beyanı alınmış, taraf teşkili sağlanarak yargılama devam olunmuştur. Davalı ...'ın mernis kaydı, davalı şirketlerin İTO internet sitesinden sicil kayıtları çıkartılmış, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verilmiş, sicil kayıtlarının gönderilmiştir. Şirketin sicil bilgileri ve ticaret sicil gazeteleri incelendiğinde davaya konu ... SANAYİ A.Ş.'nin ilk TSG nin 06.02.1981 tarihli olduğu, ancak davalı şirketin bu tarihten de önce kurulmuş bir şirket olduğu, TSG: 01.09.1975 tarih ve Sayı:... gazetenin 58-59 sayfasında şirket sermayesinin 16.420.000 TL iken, 17.180.000 TL artırılmış olup toplam: 33.600.000 TL'ye çıkarıldığının görüldüğü, artırılan bu sermayenin 17.180.000 TL'sinin tamamını ortak ...'ın taahhüt ettiği, 1/4'ini 4.295.000 TL olarak nakden ödediği ve şirket üzerinde hisse oranını %51'e çıkardığı, bu hususun yukarıda anılan TTSG'de tescil ve ilan edildiği anlaşılmıştır. Yine ilgili TTSG incelendiğinde, şirketin sermayesi muhtelif tarihlerde arttırılmış, arttırımlarda ve hisselerde değişen oranlarda arttırımlara ortaklara yansıtılmış olup muhtelif hisse devirlerinin yapıldığı görülmüştür. Yapılan diğer inceleme ve tetkiklerde anılan şirket genel kurullarının: 18.05.1982 tarihli Genel Kurul toplantısında Hazirun Cetyelinden de anlaşılacağı üzere: Şirket sermayesinin %48'inin ...'a (16.170.000/33.600.000) ve %51'inin ...'a (17.260,000/33.600.000) ait olduğu tespit edilmiştir. ... HAVAYOLLARI A.Ş. yönünden; ... Hava Yolları A.Ş. şirketinin; ... HOLDİNG A.Ş. ünvanı ile 04 Haziran 1997 tarih ve ... sayılı TSG gazetede kuruluşunun (Sicil10:...) tescil ve ilan edildiği, hissedarlarının arasında ...'ın olmadığı, sermayesinin ise 5..000.000.000 TL olduğu, kurucuların ... (4.950.000.000 TL, .... ( 20.000.000 TL), ... (19.090.000 TL), ... (10.000.000 TL) ... (10.000.000 TL ) olduğu anlaşılmış, 23 Haziran 1997 tarih ve ... sayılı TSG den de teyit edilmiştir. Şirketin hisseleri hamilinedir. ... Holding A.Ş. 17.08.1999 tarihli “Olağanüstü Genel Kurulu” ile unvan değişikliği yaparak ... Hava Taşımacılığı ve Turizm Anonim Şirketi ünvanını almıştır. Sermayesi kuruluştaki gibidir.(31.Ağustos.1999 tarih ve ... sayılı TSG- Sicil no:...) ... Hava Taşımacılığı ve Turizm Anonim Şirketi 03.12.1999 tarihinde yapılan ana sözleşme tadilatı ile unvan değişikliğine giderek 30.12.1999 tarihinde tescil edilerek 05 0CAK 2000 tarihli ve ... sayılı TSG de ilan edilmiş olmakla; ... Havayolları Anonim Şirketi ünvanını almıştır. (Sicil no:...-....). ... Hava Yolları A.Ş nin 1999, 2000, 2001,2002,2003, 2004,2005,2006-2007, 2008,2009,2010,2011, 2012 ve 2013 yıllarına ait genel kurul hazirun cetvelleri ile muhtelif tarihlerde sermaye artırımına gidilmiş olduğu, son genel kurulda 2013 yılı kayıtlarına göre şirketin sermayesi 9.228.144,93 TL olup, hissedarlarının 9.194,117,18 TL'sinin ..., 17.510,45 TL'sinin ..., 8.258,65 TL'sinin ..., 8.258,65 TL'sinin ...'a ait olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davacılar ... ve ... tarafından davalılar ... Sanayi A.Ş., ... Hava Yolları A.Ş., ... hakkında davalı şirketlerin 30/06/2014 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemli dava ikame edildiği, Mahkememizce 12/11/2015 tarihli, .... Karar sayılı ilam ile "Dava dosyasındaki Ticaret Sicil Gazetelerinde yapılan incelemede, anılan şirketin sermayesi, muhtelif tarihlerde artırılmış, artırımlarda ve hisselerde değişen oranda artırımlarla ortaklara yansıtılmış olup, muhtelif hisse devirlerinin yapıldığı anlaşılmış, incelenen; 1996, 1997, 1998, 1999, 2000, 2001, 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında yapılan genel kurul hazirun cetvellerinde ... hisselerinin bulunmadığı bilirkişi kurulunca tespit edilmiştir.Anılan yıllarda ...'ın ortalama % 99.5 hisseye sahip olduğu anlaşılmaktadır. Davalılardan ...'ın ...’a ait hisseleri nasıl devraldığı hususunda bir açıklık bulunmamakla birlikte söz konusu devir kanuna aykırı olsa yani ...'ın bu hisseleri kanuna aykırı biçimde devralmış olduğu kanıtlansa dahi (ki bu hususta bir delil veya belge sunulmamıştır) yaklaşık 18 yıl sonra bu devrin geçersizliğini ileri sürerek genel kurul kararlarının iptalini isteminin , aradan geçen uzun zaman ve sermaye artırımları dikkate alındığında MK md. 2 anlamında hakkın kötüye kullanımı yasağının ihlali anlamına gelecektir.1996 yılından bu yana davalı ... A.Ş nin %99,5 hissesine sahip davalı ... hakim pay sahibi olarak gerekli esas sözleşme değişikliği yapacak toplantı ve karar nisabını tek basına sağlayabildiği dikkate alındığında davacıların ileri sürdüğü aykırılığın anılan genel kurul kararlarının iptalini veva butlanı sonucunu doğurmayacağı kanaatine varılmıştır. Davalı ... Havayolları A.Ş'nin iptali talep edilen 30/06/2014 tarihli genel kurulu bakımından da öncelikle bu şirkette dava dışı ...'ın hissesine hiç rastlanmamış olup davalı ...'ın ancak şirketteki hakim konumu dikkate alındığında ve genel kurulda alınan kararlar incelendiğinde TTK'nun toplantı ve karar nisabına aykırılık teşkil eden bir hususa rastlanmamış olup genel kurul kararlarının iptali veva butlanı koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup davacıların her iki şirket aleyhine açtıkları davanın yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; söz konusu genel kurul kararlarının iptali davasının davacılar tarafınca kendi paylarına dayanılarak murisin sağlığında ikame edildiği ve dava sonuçlanmasının da murisin sağlığında gerçekleştiği, bu nedenle davada verilen ve kesinleşen kararın somut uyuşmazlık bakımından bir etkisi bulunmadığı değerlendirilmiştir. Ayrıca, murisin 23.11.2015 tarihinde vefat ettiği, davacılar tarafından iş bu davanın ise 01/12/2015 tarihinde açıldığı, murisin sağlığında söz konusu şirketlerdeki bir kısım payların murise yani babalarına ait olduğunun tespitini dava etmeleri, yani muris sağken davacıların kendi adlarına dava açmaları söz konusu olamayacağından, dava hakkının kötüye kullanıldığından söz edilemeyecektir. Muris ...'ın öz kızları olan davacılar ... ve ..., 23.11.2015 tarihinde vefat eden babalarının, yurt dışına çıkacak ve uzun süre dönemeyecek olması nedeni ile şirket işlerini idare etmek üzere kendisine ait tüm şirket hisselerini ağabeyleri davalı ...’a devrettiğini, ancak bu devrin bedelsiz ve emaneten yapılan bir devir olduğunu ve ...’ın tekrar Türkiye’ye dönmesi halinde bu hisselerin iade olunacağını, hisselerin babalarına ait olduğu hususunun 2005 yılında ... tarafından yazılı şekilde beyan edildiğini, sair taleplerinin yanısıra anılan hisselerin Muris ...’a ait olduğu ve tereke defterine alacak olarak geçirilmesi, bu mümkün olmaz ise davacıların payları oranında adlarına tesciline ve pay defterine kaydedilmesi gerektiğini iddia etmişlerdir. Davacılar, babaları tarafından Almanya'ya gitmeden önce şirket hisselerini inançlı işleme dayalı olarak ağabeyleri ...'a bedelsiz olarak devrettiğine dair iddialarını, dosyaya sunmuş oldukları "BEYANNAME" başlıklı belgeye dayandırmışlardır. Dosyaya 01.03.2005 tarihli, "... Air" antetli, "Beyannamedir" başlıklı, ... Hava Yolları A.Ş. kaşesi üzerine davalı ... tarafından atılmış imzayı ve "... Havayolları A.Ş. ve ... Havacılık Hizmetleri A.Ş.'de şahsıma ait olarak gözüken hisselerin %97'sinin hiçbir sermaye artırımından etkilenmeksizin babam ...'a ait olduğunu gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ederim" beyanını içerir belge ile 01.03.2005 tarihli, "..." antetli, "Beyannamedir" başlıklı, ... Sanayi A.Ş. kaşesi üzerine davalı ... tarafından atılmış imzayı ve "... Sanayi A.Ş.'de şahsıma ait olarak gözüken hisselerin %97'sinin hiçbir sermaye artırımından etkilenmeksizin babam ...'a ait olduğunu gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ederim" beyanını içerir belgenin sunulduğu anlaşılmıştır. Celp edilen Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosya üzerinden alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından tanzim edilen 17/02/2015 tarihli adli tıp raporu ile; davaya dayanak 01.03.2005 tarihli, "... " antetli, ... Hava Yolları A.Ş. kaşesi üzerine davalı ... tarafından imzalanmış "Beyanname" başlıklı, "... Havayolları A.Ş. ve ... Havacılık Hizmetleri A.Ş.'de şahsıma ait olarak gözüken hisselerin %97'sinin hiçbir sermaye artırımından etkilenmeksizin babam ...'a ait olduğunu gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ederim" ifadelerini içeren belge ile yine 01.03.2005 tarihli, "..." antetli, ... Sanayi A.Ş. kaşesi üzerine davalı ... tarafından imzalanmış "Beyannamedir" başlıklı, "... Sanayi A.Ş.'de şahsıma ait olarak gözüken hisselerin %97'sinin hiçbir sermaye artırımından etkilenmeksizin babam ...'a ait olduğunu gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ederim" ifadelerini içeren inceleme konusu iki adet belgede ...'a atfen atılı imzalar ile ...'a ait mukayese imzalar arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu sonucuna varıldığı kanaati bildirilmiştir. İmzaların davalı ...'a ait olduğu Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda tespit edilmiş olup imzaların davalı ...'a ait olduğu yönünde gerekçe içeren Mahkememiz istinaf ilamı öncesi kararı ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı da davalı ... tarafından kanun yoluna başvurulmamakla, belgelerdeki imzaların davalı ...'a ait olduğu hususunda davacılar yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Belgelerin sonradan oluşturulduğu yönünde herhangi bir delil, belge ya da karar da bulunmamaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde belgelerdeki davalı ... beyanlarının ikrar ve taahhüt niteliğinde bulunduğu, belgelerin 2005 tarihli olduğu göz önüne alınarak; davacıların davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile; davanın ... Sanayi A.Ş. ve ... Havayolları A.Ş. yönünden kabulü ile; davalı ...'ın ... Sanayi A.Ş. ve ... Havayolları A.Ş.'deki hisselerinin %97'sinin muris ...'a aidiyetinin tespiti ile muris ...'ın terekesine iadesine, tereke adına şirket pay defterine tescil edilmesine karar verilmiştir. Davaya konu ... SERVİSLERİ ANONİM ŞİRKETİ yönünden ise; .... sicil nolu ... Servisleri Anonim Şirketi'nin 27/04/2009 tarihinde kurulduğu, .... Havalimanı ...Bölgesi Sefaköy Küçükçekmece/İstanbul adresinde sicilde kayıtlı olduğu, ... sicil nolu ... Anonim Şirketi (Eski Ünvan ... Sanayi A.Ş., ... Hava Yolları A.Ş., ... Havacılık A.Ş.)'nin son tescilini 14/02/2000 tarihinde yaptırdığı, ... Havalimanı .... Yeşilköy/Bakırköy/İstanbul adresinde sicilde kayıtlı olduğu, ... sicil nolu ... Sanayi A.Ş.'nin son tescilini 09/07/2014 tarihinde yaptırdığı, ..., ... Caddesi No:93 Sefaköy/ Küçükçekmece/ İstanbul adresinde sicilde kayıtlı olduğu, ... sicil nolu ... Hizmetleri A.Ş.'nin son tescilini 09/11/2015 tarihinde yaptırdığı, ... Mahallesi ... Caddesi No:1/1 Bakırköy/İstanbul adresinde sicilde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davaya dayanak "BEYANNAME" başlıklı belgelerin 2005 tarihli olduğu, davalı ... Servisler A.Ş.'nin ise belgelerin tanzim tarihinden sonra, 2009 yılında kurulduğu ve murisin bu şirkette hiç hissedar olmadığı, dava tarihi itibariyle davalı ...'ın davalı şirketlerin çoğunluk hissesine sahip olduğu, Beyanname başlıklı belgelerin, düzenlendikleri tarih itibariyle henüz kurulmamış bir şirket yönünden ikrar veya geçerli bir taahhüt niteliğinde olmayacağı, buna göre davalı ... Servisler A.Ş. bakımından davacılar tarafından inançlı işlem iddiası kapsamında, inanan (muris) tarafından inanılana (davalı ...) 1980 yılında Almanya'ya gitmesi sebebiyle, ileride iade edilmek üzere hisselerini devrettiğine dair iddianın ispat edilemediği, davacıların dayandıkları ikinci hukuki sebebin muris muvazaası olduğu, muris muvazaasından bahsedilebilmesi için görünürde bedeli ödenerek yapılmış bir hisse devri işleminin bulunması, bu işlemin arkasına aslında bağışlama suretiyle yapılan hisse devrinin gizlenmesi ve üçüncü olarak da murisin bu işlemi mirasçılarından mal kaçırma kastı ile yapmış olmasının gerektiği, muris tarafından görünüşte bedeli mukabilinde, gizli olarak ise bağış olarak yapılmış bir hisse devir işlemi olmadığı, mirasçılarından mal kaçırma iradesi ile hareket ettiğinin iddia ve kabul edilemeyeceği, dolayısıyla davacılar tarafından muris muvazaası iddiasının da ispat edilemediği sonuç ve kanaatine varılarak; davanın ... Servisleri A.Ş. yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların davasının Kısmen KABUL, Kısmen REDDİ ile; -Davanın ... Sanayi A.Ş. ve ... Havayolları A.Ş. yönünden KABULÜ ile; Davalı ...'ın ... Sanayi A.Ş. ve ... Havayolları A.Ş.'deki hisselerinin %97'sinin muris ...'a aidiyetinin tespiti ile muris ...'ın terekesine iadesine, tereke adına şirket pay defterine tescil edilmesine, 2-Davanın ... Servisleri A.Ş. yönünden REDDİNE, 3-Davacıların ihtiyati tedbir talebinin Kısmen KABULÜ ile; - İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nosunda kayıtlı davalı ... Sanayi A.Ş ve .... sicil nosunda kayıtlı davalı ... Hava Yolları A.Ş.'deki diğer davalı ...'a ait (T.C: ...) hisselerin % 97'sinin davacılar ... ve ...'ın mirasçılık belgesindeki miras payları toplamı olan 6/20'si üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, davalı ... Servisleri A.Ş. Yönünden tedbir talebinin reddine, - Takdiren teminat alınmasına yer olmadığına, bu hususta şirketin sicil kayıtlarına işlenmesi ve infazı için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ve davalı şirketlere müzekkere yazılmasına, 4-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 940.179,91-TL harçtan, dava açılırken peşin alınan 170,78-TL peşin harç ile 364.742,24-TL tamamlama harcı toplamı 364.913,02-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 575.266,89-TL harcın davalılar ..., ... Sanayi A.Ş. ve ... Havayolları A.Ş.'den alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı taraflarca yatırılan 170,78-TL peşin harç, 27,70-TL başvurma harcı ve 364.742,24-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 364.940,72-TL harcın davalılar ..., ... Sanayi A.Ş. ve ... Havayolları A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, 6-Davacı taraflarca yapılan 3.257,40-TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre hesaplanan 2.098,13-TL'sinin davalılar ..., ... Sanayi A.Ş. ve ... Havayolları A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı ... Servisleri A.Ş. tarafça yapılan yargılama giderinin yapılmadığından bu konuda HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA, 8-Davalı ... Havayolları A.Ş. tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 9-Kabul edilen talep yönünden; davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden tayin ve takdir olunan 745.634,30-TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... Sanayi A.Ş. ve ... Havayolları A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, 10-Reddedilen talep yönünden; davalılar ... ve ... Servisleri A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden tayin ve takdir olunan 632.138,18-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... ve ... Servisleri A.Ş.'ye verilmesine, 11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 12-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2025
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza