İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/773 E. 2025/708 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/773
- Karar No
- 2025/708
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/773 Esas KARAR NO : 2025/708
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/02/2024 KARAR TARİHİ : 24/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan 2024/121 esas sayılı dosyasında davacının 10.000 TL üzerinden harçlandırdığı cezai şart talebinin arabuluculuk dava şartı yönünden incelenmek üzere tefrik edilerek , Mahkememiz'in 2025/773 esas sayılı esasını alması sonrası yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ... adresinde bulunan fabrikaya silikonlu cephe yapılması, fotoselli kapı, seramik işçilik ve kompozit panel çatı izolasyonu yapılması konularında 26/05/2023 tarihinde anlaşıldığını, davalıya 60 gün süre verildiğini, davalının 25/07/2023 ve 30/07/2023 tarihlerinde çalıştığını, taşeron firmaya işi defaatle bitirmesi gerektiğini bildirdiklerini ancak çağrılara cevap vermediğini, akabinde ...8.Noterliği'nin 31/08/2023 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, 3 iş günü içerisinde başlayıp , 15 gün içinde işi bitirmesi ve teslim etmesinin ihtar edildiğini, taşeron firmaya sözleşmeye göre 26/05/2023 tarihli 400.000-TL, 25/09/2023 tarihli 300.000-TL çek verildiğini ve müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşme ile yapılması kararlaştırılan işlerin hangilerinin yapılıp yapılmadığının, sözleşmeye ve kullanıma uygun hale gelebilmesi için gerekli tüm masrafların tespiti, yapılan işlerin sözleşmeye göre imalat bedelinin ne olduğu hususlarında ....Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş dosyası ile delil tespiti yapıldığını, alınan bilirkişi raporuna göre mevcut yapılan ödemenin malzeme ve işçilik için hak edilen ücretten fazla olduğunun tespit edildiğini, tamamlanmayan işler için iki farklı firmadan fiyat çalışması istendiğini ve uygun fiyatı veren firmalar ile fotoselli kapı yapımı hariç anlaşma yapıldığını, belirterek , fazla ödenen bedelin iadesi, cezai şart ve yarım kalan işlerin tamamlanması için ödenen bedelin iadesi istemli davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; müvekkilinin süresinde işe başladığını, işin devamı süresince davacı kusurundan kaynaklı olarak edimlerini yerine getiremediğini, davacıdan seramik işçiliği yapılabilmesi için gerekli alt yapı malzemelerinin teminini talep ettiğini, ancak davacı tarafından hiçbir suretle yerine getirilmediğini, sözleşme gereği müvekkilinin sadece işçilik kısmından sorumlu olduğunu, alt yapı malzemelerinin tedariki ile ilgili bir sözleşmesel sorumluluğunun bulunmadığını, konuya ilişkin müvekkilinin birçok kez görüşmeler yaptığını, teklif formu ve eksik listesini davacıya ilettiğini , ancak davacının eksiklikleri gidermeyip müvekkili aleyhine dava ikame ettiğini belirterek ,davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir . DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, TAHKİKAT VE GEREKÇE : Dava, sözleşmeye dayalı cezai şart istemine ilişkindir. 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik TTK 'nın 5/A maddesinde'' Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'' düzenlemesi yer almakta olup 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle yapılan değişiklik 01.09.2023 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile “ Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır. '' hükmünün ve 18/A maddesinde; (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' hükümlerinin cari olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede; Davacının taleplerinin incelenmesinde; mahkememizde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, 21.02.2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde yer alan arabuluculuk son tutanağında taraflar arasında müzakere edilen uyuşmazlık konularının ''..Ticari Uyuşmazlık -Eser Sözleşmesinden Kaynaklı Uyuşmazlık; işin yarıda bırakılması sebebiyle ödenen fazla bedelin iadesi ve işin başka firmaya yaptırılması sebebiyle müspet zararın ödenmesi konularında anlaşmaya varamamışlardır...'' şeklinde açıkça belirtildiği üzere fazla ödenen bedelin iadesi ve işin 3.şahıslara yaptırılması nedeniyle doğan zararlar olduğu, müzakere edilen hususlar açıkça bu şekilde başlıklarıyla yazılmış iken cezai şart talebinin müzakere konuları arasında yer almadığı, bu sebeple mahkememizin 05/03/2024 tarihli tensip zaptının 12 numaralı ara kararı ile birlikte birlikte davacı vekiline, cezai şart talebi yönünden arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış tasdikli suretinin sunulması için 1 haftalık kesin süre verildiği, aksi halde davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 yollamasıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesindeki dava şartı yokluğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddedileceğinin ihtar edildiği, davacı vekilince 06.03.2024 tarihli Uyap sistemi üzerinden gönderilen dilekçede yapılan arabuluculuk başvurusunun dava dilekçesi ekinde sunulduğunun beyan edildiği, ancak yukarıda belirtildiği gibi son tutanağı sunulan bu arabuluculuk sürecinde açıkça cezai şartın müzakere edilmediğinin anlaşıldığı, bu haliyle cezai şart talebi yönünden dava açılmadan önce arabulucuya başvuru yapılmamış bulunduğu, İstanbul BAM 9. H. D' nin 2023/1179 esas ve 2023/1309 Karar sayılı ilamında''.. 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde davanın arabulucuya başvuru yapılmadan doğrudan açılmış olmasına, davacı dava tarihinden sonra arabulucuya başvurmuş olsa dahi zorunlu dava şartı olan "arabulucuya başvuru" koşulunun tamamlanabilir dava şartı olmamasına göre İlk Derece Mahkemesince davalı Sigorta Şirketi yönünden zorunlu dava şartı arabuluculuk koşulu yerine getirilmediğinden usulden red kararı verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur...." gerekçesi ile karar verilmiştir.'' şeklinde belirtildiği üzere arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı, yine HMK 115/3 maddesinde '' Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.'' hükmünün bulunduğu, bu kapsamda yapılan incelemede öncelikle mahkememizce esasa girilmeden önce tensip ile birlikte anılan usul eksikliğinin farkedildiği, kaldı ki İstanbul BAM 13. H.D nin 2022/1035 Esas ve 2022/1599 Karar sayılı ilamında ''.. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğine dair emredici ve özel nitelikteki düzenlemesi karşısında, genel nitelikteki HMK m.115/2-2.cümle ve 115/3 maddelerinin uygulanma olanağı yoktur. Ticaret mahkemelerine görevsizlik kararı ile gönderilen hukuki uyuşmazlıklar bakımından sonradan arabuluculuk dava şartının tamamlanmasını mümkün kılan bir yasal düzenleme de mevcut değildir. Bu nedenle mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. '' denilmek suretiyle belirtildiği üzere genel hüküm niteliğindeki HMK 115. maddesinin somut olayda uygula imkanı bulunmadığı, netice olarak davacı tarafça cezai şart talebi yönünden arabuluculuğa başvuru yapılmadan işbu davanın ikame edildiği, ayrıca davacı vekilinin 07.10.2025 tarihli duruşmadaki beyanında arabulucuğu eser sözleşmesinden kaynaklı tüm alacak kalemleri yönünden yaptıklarını, ancak mahkeme cezai şart açıkça yazmadığı için aksi kanaatte ise bu talepleri yönünden tefrik kararı verilmesini, usuli işlemleri tamamlayıp yeniden dava açacaklarını beyan ettiği, Mahkememizce, diğer talepler yönünden uyuşmazlık tek tek yazılmış iken uyuşmazlıklar arasında cezai şartın açıkça yazmaması nedeniyle cezai şart yönünden arabuluculuk dava şartının sağlanmadığı değerlendirildiğinden ve bu eksiklik sonradan giderilemeyeceğinden cezai şarta ilişkin davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacının 10.000-TL üzerinden harçlandırdığı cezai şarta ilişkin davanın, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesi ile 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40 TL başvuru harcı ile 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Tefrikle açılan işbu dosya kapsamında taraflarca yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Taraflarca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.24/10/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır