İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/884 E. 2026/774 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/884
Karar No
2026/774
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/884 Esas KARAR NO : 2026/774

DAVA : Tazminat (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/12/2025 KARAR TARİHİ : 15/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; "Davacılar, ... işletmeciliği faaliyetinde bulunmakta olup, işlerini büyütmek adına yeni bir şube açmak istemişlerdir. Bu tarz bir işletme ile ilgili uygun yerleri ararken, ''...'' isimli ilan sitesinde, ...'in içinde bulunan ... merkezini işleten firmanın devren satılık olduğuna dair ilan karşılarına çıkmıştır. İlanda bahsi geçen ve davalıların ortağı oldukları firmanın adı ''... ... ... ve Spor Merkezi Ltd. Şti'' dir. Müvekkiller davalılar ile bir araya gelmiş, şirketin ve iş yerinin ilanda belirtildiği gibi sorunsuz olduğu, yüksek ciro kapasitesi olan ve çalıştırılmasına yönelik herhangi bir problemi olmayan bir işletme olduğu kendilerine aktarılmış, bunun üzerine davalılar ile şirketin devri için pazarlık aşamasına geçilmiştir.

Yapılan anlaşma sonucu toplam 2.100.000,00 TL karşılığında davalılar şirket paylarını müvekkile devretmişlerdir. Taraflar arasında yapılmış olan şirket payı devri işlemi 02.01.2024 tarihli ve 10991 sayı no.lu Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanmıştır3)Şirket hisse devri işleminden sonra, içerisinde kiracısı olarak bulunulan ... yetkilileri tarafından, müvekkillerin ... bölümünü işletebilmeleri için kendileri ile yeni bir kira sözleşmesi imzalanması gerektiği belirtildiğinden bu hususta toplantı yapılmış ve müvekkiller ile yeni bir kira sözleşmesi imzalanmıştır Şirket devrinin tescil edildiği aynı tarihte (02.01.2024) müvekkillerin devraldıkları ...'ya polis ekiplerince baskın düzenlenmiştir. Baskının 25.08.2023 tarihinde, devirden altı ay önce yapılan bir fuhuş ihbarı nedeniyle yapıldığı, işyerinde fuhuşa ilişkin bir hususun tespit edilemediği, akabinde gelen Zabıta Müdürlüğü ekiplerince ...'nın içinde bulunduğu ... isimli otelin 21.03.2023 tarihinde mühürlendiği ancak işletmenin mührü kırarak faaliyetine devam ettiği anlaşılarak, otel ve ... boşaltılarak dış kapılarından ayrı ayrı mühürlenerek faaliyetlerine son verildiği şeklinde tutanak tutulmuştur. Müvekkillerin devraldıkları firmanın tescil tarihi 13.03.2023 olup, ilan tarihi de 14.03.2023'dür. Şirketin kuruluş adresi devredilen ...'nın adresi ile aynıdır. Açık ve net olarak anlaşılacağı üzere otelin mühürlenmiş olduğu 21.03.2023 tarihinde, davalıların hisse sahibi olduğu ve hisse satışına konu olan şirket, ilgili otelde açık ve faaliyettedir. Davalıların bu mühürleme işleminden haberdar olmadıkları şeklinde bir savunma yapması mümkün değildir.Davalılar, mühürleme işlemini müvekkillerden gizleyip, işletmenin hukuki ve fiili durumuyla ilgili bilgileri aktarmayarak aslında kapalı olması gereken bir işletmeyi hiçbir sorunu olmayan yüksek kazanç getiren bir işletme gibi pazarlayıp müvekkillere satmışlardır. Davalılar, şirketin devrini sağlamak amacıyla, kanundan ve de dürüstlük kuralından kaynaklanan ''alıcıya bilgi verme'' yükümlülüklerini bilerek ve kasten ihmal etmişlerdir. Bu nedenle davalıların herhangi bir sorumsuzluk iddiası olması da mümkün değildir. İlgili ihtarda davalıların mühürlenmiş ve aslında kapalı olması gereken bir işletmeyi, sorunsuz, yüksek kar getirili bir işletme olarak devrettiklerinden, ilgili pay devri sözleşmesini kabul etmediğimizi, müvekkiller tarafından ödenmiş olan resmi-gayri resmi toplam 2.100.000,00 TL'nin müvekkile ait hesaba ödenmesi talep edilmiştir. Tüm davalılar tarafından ilgili ihtarnameler tebliğ alınmış ve kendilerinin kusursuz olduklarını iddia ettikleri ihtarnameler ile tarafımıza cevap vermişlerdir. Davalıların ağır kusuru, hilesi ve gizli ayıp nedeniyle taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinden dönüldüğünün tespitine, müvekkiller uhdesinde bulunan dava konusu şirket paylarının davalılara iadesi ile Hisse devir bedeli olarak ödenen 2.100.000,00 TL’nin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan ve satış bedelinin iadesiyle karşılanamayan zararlarımızın tazmini kapsamında müvekkillerin işletmeyi devralıp işletecekleri inancıyla yaptıkları masraflar ve mahrum kaldıkları kazanç kaybına, munzam zarar şeklindeki tüm tutarlara istinaden, belirsiz alacak hükümlerine göre şimdilik 50.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER Delil olarak; gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığı görülmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Mahkememizde görülmekte olan iş bu davanın 23/06/2026 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve aradan geçen üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/1 maddesinde "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir" hükmü yer aldığı Yine anılan Kanunun 150/5 maddesinde “İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır” hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı H.M.K.'nın 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı H.M.K.'nın 150/5 maddesi uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince alınması gereken 732-TL karar harcının peşin harçtan mahsubu ile 35.984,63 TL nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-HMK 333 (1) maddesi uyarınca davacı tarafça yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası resen mahkememizce davacı tarafa iadesine, Dair, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/884, K. 2026/774, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-884-e-2026-774-k-b4797e317b56