İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/866 E. 2026/677 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/866
- Karar No
- 2026/677
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/866 Esas KARAR NO : 2026/677
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/11/2025 KARAR TARİHİ : 28/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın, Doha/Katar'da ... 2025 tarihlerinde yapılan ... Fuarına katılım sağlamak amacıyla müvekkilleri şirket ile Fuara Katılım Sözleşmesi akdettiğini, işbu sözleşmeye göre davalı taraf fuarın katılımcısı, müvekkilleri şirket ise fuarın Türkiye organizatörü olduğunu, davalı Fuara katılım bedeli olarak müvekkilleri şirkete toplam 8.904 USD ödemeyi taahhüt ettikleri 504,00 USD ödeme yapıldığını, ancak davalı bakiye 8.400 USD borcunu ödemediğini, sözleşme gereği müvekkili şirketçe davalıya 08.04.2025 tarihli ... fatura nolu 8.904,00 USD bedelli fatura keşide edildiğini, davacı müvekkilleri Fuarı organize ederek üzerine düşen hizmet verme edimini yerine getirildiğini, bu hususun Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Fuar İzinleri ve Destekleri Dairesi Başkanlığından sorulması halinde de ortaya çıkacağını, davalının tanıtımı amacıyla Fuar katılımcılarının yer aldığı katalogda davalıya yer verildiğini, davalı ile yapılan sözleşme gereği davalı fuara “standlı” olarak katılacağından stant krokisinde belirlenen yerde davalının standının kurulumu da yapıldığını, ekteki resimlerde görüleceği gibi davalı fuara iştirak etmiş ve hizmeti aldığını, bu bağlamda borcunu ödemeyen davalı aleyhine müvekkilleri şirketçe .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine haksız ve niyetli olarak itiraz edildiğini, tarafımızca dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, fakat davalı ile anlaşma sağlanamadığını, açıkladığını nedenlerle davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, takibin devamına ve kötü niyetli olarak itiraz edilen likit alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan itirazın iptali davasının öncelikle usulden reddi gerektiğini, zira icra takibi ve ödeme emri usulüne uygun düzenlenmemiş olup takip konusu alacağın hangi kur üzerinden talep edildiğini, faiz oranı ve hesaplama yöntemi açık olmadığını, ayrıca takip talebinde dayanılmayan belgelere dava aşamasında dayanılması mümkün olmadığını, itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalar olduğunu, esasa ilişkin olarak ise davacının iddia ettiği bakiye alacak mevcut olmadığını, davacı, müvekkilleri şirketin katıldığı ... Show fuarında üstlendiği organizasyon, tanıtım, profesyonel alıcı temini, stant kalitesi ve özellikle defile organizasyonu gibi temel edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, fuar katılım kararını etkileyen önemli vaatlerini gerçekleştirmediğini, fuarın beklenen ticari faydayı sağlamadığı hususu, Ticaret Bakanlığı'na sunulan değerlendirme formlarında da açıkça ortaya konulduğunu, nitekim davacının diğer katılımcılara geri ödeme ve telafi vaatlerinde bulunması da organizasyonun başarısız olduğunu ve edimlerin gereği gibi ifa edilmediğini ikrar niteliğinde olduğunu, bu nedenle davacının tam bedel talep etmesi dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile diğer yapılan iade ve telafi ödemelerinin tespiti mümkün olduğunu, öte yandan müvekkilleri şirket, davacının eksik ve ayıplı ifası nedeniyle ciddi zarara uğradığını ve bu zarar karşılanmadığını, alacağın varlığı ve miktarı, organizasyonun sözleşmeye uygun şekilde yerine getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesini ve bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden takip konusu alacak likit nitelikte olmadığını, bu nedenle davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerektiğini, aksine, davacı kendi kusurundan kaynaklanan eksik ifayı bilmesine rağmen haksız ve niyetli şekilde icra takibi başlatmış olduğundan, davanın reddi ile birlikte davacı aleyhine İİK m. 67 kapsamında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu sebeplerle davanın tümden reddine, davacının taleplerinin kabul edilmemesine ve müvekkil lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce ... Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... FUARCILIK ANONİM ŞİRKETİ (VKN:...)'nin ... tarihlerinde yapılan ...'nı organize edip etmediğinin araştırılarak, ayrıca katılım listesinin de çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce 02.06.2026 tarihinde Mali Müşavir bilirkişi vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki fuar katılım sözleşmesi uyarınca sözleşme bedelinin tahsili için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Taraflar arasında 04/04/2025 tarihli fuar katılım sözleşmesi bulunmaktadır. Bu sözleşme uyarınca davalı 8.904,00 USD sözleşme bedeli ödemeyi üstlenmiştir. Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Bu sebeple yasal olarak davacının iddialarını inkâr ettiği kabul edilmiş, ancak sözleşmenin ayıplı olduğuna ilişkin savunmaları dikkate alınmamıştır. Davalının sözleşme bedelinin 504 USD’lik kısmını ödediği, davanın bakiye 8.400 USD için açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davalının fuara katıldığı, davacının sözleşmede yer alan edimlerini yerine getirdiği görülmüştür. Ticaret Bakanlığı’na sunulan ve davalı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen form hizmetin eksik olarak yerine getirildiğini göstermemekle beraber, davalının iddia ettiği defile düzenleme yükümlülüğü sözleşmede yer almamaktadır. Davalı basiretli bir tacir olup, davacının yalnızca sözleşmede yer alan edimlerden sorumlu olduğu bilebilecek durumdadır. Sözleşmede yer almayan bir edimin ifası ancak bu konuda var olan başka bir anlaşma kapsamında talep edilebilir. Ancak bu yönde bir anlaşma ve davalının defile için ödediği ayrı bir ücret bulunmamaktadır. Ayıplı ifa sebebiyle davacı tarafından geri ödeme yapılmasına ilişkin bir anlaşma da taraflar arasında bulunmamaktadır. Davacının başka bir firmaya yaptığı geri ödeme, yalnızca tarafları bağlayan bir anlaşma kapsamında olup, davalının ve diğer katılımcıların talep edebileceği bir hak değildir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacının sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirdiği, sözleşme bedeline hak kazandığı kanaatiyle davanın kabulüne ve alacak likit olduğundan %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin 8.400,00 USD asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizi ile birlikte devamına, 2-65.428,78 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 28.087,71 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.342,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 23.745,30 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 4.342,41 TL peşin/nisbi harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 372,50 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.330,31 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 65.788,80-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28.09.2026
Katip ... ¸
Hakim ... ¸