İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/795 E. 2026/680 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/795
- Karar No
- 2026/680
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/795 Esas KARAR NO : 2026/680
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 04/11/2025 KARAR TARİHİ : 28/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin alacağının tahsili amacıyla ... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının süresi içerisinde takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu; takip tarihi itibariyle davalının toplam 45.094,85 TL borcunu ödemediğini; davalının, idare alacağına konu ... adresinde müvekkil kamu kurumunun bilgisi dışında kaçak (sözleşmesiz-sayaçsız) tanker suyu kullandığını ve re'sen düzenlenen ... no.lu Müracaat Hesap Kartı borcundan fiili kullanıcı sıfatıyla sorumlu olduğunu, alacağın su bedeli ve gecikme zammından müteşekkil ve likit olduğunu, 2560 sayılı ... Kuruluş Kanunu ile ... Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliği hükümlerine dayandığını belirterek; haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın ödenmeyen su bedeline ilişkin olması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğunu, müvekkilinin usulüne uygun su kullandığını, kaçak su kullanmasının mümkün olmadığını; müvekkilinin bulunduğu istasyon alanında farklı işletmeler bulunduğunu, oto yıkama işletmesinin müvekkili ile ilgisi olmadığını, müvekkilin yalnızca akaryakıt tedariki ile iştigal ettiğini ve taşınmazın maliki olmayıp kiracı konumunda bulunduğunu, sayacın söküldüğü iddia edilmesine rağmen kullanım bedelinin nasıl hesaplandığının belirsiz olduğunu, dava dilekçesi ekindeki tutanağın yoklukta düzenlendiğini ve tebliğ edilmediğini, alacağın hangi yıla, aya veya sözleşme maddesine dayandığının bildirilmediğini, öncelikle görev itirazının kabulünü, esastan davanın reddini ve davacı aleyhine İİK m.67/2 uyarınca %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2025/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. İstanbul Ticaret Odası Başkanlığına müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... İŞLETMECİLİĞİ ANONİM ŞİRKETİ (VKN:...)'nin sicil kayıtlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce 10.07.2026 tarihinde Makine Müh. Bilirkişisi vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, kaçak su kullanımı sebebiyle düzenlenen fatura alacağına dayalı icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Takip dayanağı alacak kaçak su kullanımına dayanmaktadır. Davalı, işletmenin benzin istasyonu olduğunu, işletmenin içerisinde kendisinden bağımsız bir oto yıkama birimi olduğunu ve kaçak suyun onlar tarafından kullanıldığını, kendisinin borcunun bulunmadığını savunmuştur. Davacı ..., kamu tüzel kişiliği niteliğini haiz bir kurum olup, tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli bir belgedir. Kurumun kaçak kullanıma dayanak olarak düzenlediği tutanağın incelenmesinde ve mahkememizce alanında uzman bilirkişiden alınan raporda, kaçak suyun benzin istasyonuna bağlı tuvaletlerde kullanıldığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden işletmede tek su sayacı üzerinden abonelik bulunduğu, oto yıkamanın aktif olmadığı ve benzin istasyonuna bağlı tuvaletlerde tankerden su kullanıldığı anlaşılmıştır. Bu tespitlerin aksini gösteren bir delil davalı tarafından dosyaya ibraz edilmediğinden davalının savunmasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı her ne kadar tanık deliline dayanmışsa da, mahkememizce tanık listesi sunulması için kurulan ara kararda yatırılması gereken delil avansı açık ve net olarak belirtilmiş, delil avansının yatırılmamasının sonucu usule uygun olarak ihtar edilmiştir. Buna rağmen davalı vekilince tanıklık ücretinin yatırılmaması sebebiyle, mahkememiz ara kararının gereği yerine getirilmemiş ve delil avansı eksik yatırılmıştır. Kesin süreyle ve sonuçlarıyla taraflar ve mahkeme bağlıdır. Delil avansının yatırılmamasının yaptırımı tarafın o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasıdır. Mahkememizce süresi içinde delil avansının tam olarak yatırılmaması sebebiyle davalı tarafın tanık deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama uyarınca düzenlenen faturanın kadri maruf olduğu, hesaplamanın mevzuata uygun olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun, denetime elverişli olduğu anlaşılmış ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu görülmüştür. 17/02/2025-04/07/2025 arasında davacının talep edebileceği işlemiş faiz miktarının aylık %4,5 faiz oranı üzerinden 7.674,41 TL olduğu mahkememizce hesaplanmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle, davalının kaçak su kullandığı, davacının tespitinin ve düzenlediği faturanın mevzuata uygun olduğu anlaşılarak davanın kısmen kabulüne ve alacağın likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, ... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 45.019,49 TL’lik kısmının iptaline, takibin 37.345,08 TL asıl alacak ve 7.674,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.019,49 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun uyarınca temerrüt faizi işletilerek devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-9.003,90 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.075,28 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.459,88 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin/nisbi harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 167,90 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 11.398,70 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%99,83) dikkate alınarak; 11.379,65 TLnin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti red miktarını geçemeyeceğinden 75,36-TL vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine, 7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 7,69 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4.592,31 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, davacı için miktar itibariyle KESİN, davalı için kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28.09.2026
Katip ....
Hakim ..