İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/846 E. 2026/714 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/846
- Karar No
- 2026/714
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/846 Esas KARAR NO : 2026/714
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/11/2025 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle;"Müvekkil şirket ticari faaliyetleri doğrultusunda davalı tarafla iletişime geçerek "kedi taşıma çantaları" siparişi vermiştir. Ürünlerin bedeli için müvekkilim avans olarak ... Bankası üzerinden davalı şirkete ait ... Bankası ... ıban numarasına 27/11/2024 tarihinde 150.000,00 TL, 05/12/2024 tarihinde 100.00,00 TL ve 23/12/2024 tarihinde ise 100.000,00 TL olmak üzere toplam 350.000 TL “sipariş avans ödemesi” açıklamalı havale yapmıştır.Geri kalan ürünlerin bedelleri için de davalı şirkete ... Bankası A.Ş. ait 8002186 seri numaralı 14/03/2025 düzenleme tarihli 150.000,00 TL’lik çek, 8002185 seri numaralı 01/04/2025 düzenleme tarihli 150.000,00 TL’lik çek, 8002184 seri numaralı 18/04/2025 düzenleme tarihli 150.000,00 TL’lik çek, 8002182 seri numaralı 30/04/2025 düzenleme tarihli 250.000,00 TL’lik çek ve 8002183 seri numaralı 15/05/2025 düzenleme tarihli 150.000,00 TL’lik çek olmak üzere toplam 850.000,00 TL’lik 5 adet çek keşide ederek vermiştir.Davalı şirkete banka havaleleri ve çeklerle birlikte toplam 1.200.000,00 TL’lik ödeme yapılmıştır. Davalı şirket, müvekkil şirkete ürünlerin bir kısmını göndermiş, 1.062.844,33 TL bedele tekabül eden ürünler teslim edilmemiştir. Teslim edilmeyen ürünlere karşılık gelen tutarın iadesi için müvekkil, davalı şirketin hissedarı olan ...’in öz kardeşi ve aynı zamanda gayriresmi ortağı ve yetkilisi Kenan ile sözlü telefon görüşmeleri dışında, whatsapp üzerinden mesajlaşmaları mevcuttur.Whatsapp konuşmalarından da anlaşılacağı üzere müvekkil, eksik ifa nedeniyle sözlü olan anlaşmayı feshetme iradesini ortaya koyarak, teslim edilmeyen ürünlere karşılık gelen bedelin iade edilmesi konusunda talebini açıkça belirtmiştir. Tüm bu konuşmalara ve mesajlaşmalara rağmen müvekkilin ödemek zorunda kaldığı (sebepsiz) bakiye ödemeler müvekkil şirkete iade edilmeyince; .... Noterliği'nin 25/08/2025 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafın ediminin ifa etmemesinden kaynaklı sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğimizi ve teslim edilmeyen ürünlerin bedeli olan (çek bedelleri dahil) 1.062,844,33 TL'nin tarafımıza iade edilmesi gerektiği talep edilmiştir. Teslim edilmeyen ürünlerin bedeli olan 1.062.844,33 TL'nin 850.000,00 TL'si çek olarak (ek-2) geri kalan 212.844,33 TL'si ise (ek-1) davalı şirketin banka hesabına havale olarak gönderilmiştir. Geriye kalan 212.844,33 TL için sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak icra takibi başlatılmış; fakat davalı şirket tarafından haksız yere icra takibine itiraz edilerek durdurulmuştur. Nihai karar olarak davamızın kabulüne, Öncelikle müvekkilimizin daha fazla mağduriyet yaşamaması adına öncelikle teminatsız olarak davalı şirket adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz kararı verilmesini, mahkemeniz aksi kanaatte ise teminat yatırılmak suretiyle ihtiyati haciz kararı verilmesine, Borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, Borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; "Mahkemeniz itirazın iptali konulu dava dosyasında davacı, icra takibine tarafımızca yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Davacı tarafından açılan işbu davanın dava dilekçesi ve tensip zaptı tarafımıza tebliğ edilmemiştir. Her ne kadar bir tebliğ gözükse de işbu tebliğ usulsüz olmakla birlikte kanuna aykırıdır. Nitekim tebliğ mazbatasında görüleceği üzere Uğur adında bir şahsın evrakları teslim aldığı yazılmıştır. Ancak bu isimde bir şirket çalışanı ve yahut şirket temsilcisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla şirket çalışanı veya temsilcisi olmayan şirketle herhangi bir hukuki bağı bulunmayan bir şahsa tebliğ yapılamayacağından cevap verme süremiz geçmemiş olup süresinde işbu cevap dilekçemizi sunuyoruz. Davacı her ne kadar yaptığı ödemelerin karşılığı hizmetin geciktiğini ve ürünlerin teslim edilmediğini iddia etmişse de davacının tüm iddialarına itiraz ediyor işbu haksız ve hukuksuz kötü niyet çerçevesinde açılmış davanın reddini talep ediyoruz.Müvekkil ... Aksesuar Tekstil Şirketi kedi taşıma çantası üreten bir şirket olup ticari faaliyetlerinde başarılı bir şirkettir. Davacı şirket ise e-ticaret sitesinde işbu çantalardan satmaktadır. Birbirlerini ticaret camiasından tanıyan davacı ve müvekkil şirket bir anlaşma yapmaya karar vermişlerdir. Taraflar arasındaki işbu sözleşme yazılı olmasa da gerçeli bir satış sözleşmesidir. Müvekkil ile davacı şirket arasında yapılan işbu sözlü anlaşma uyarınca; Davacı müvekkil şirketin ürettiği kedi taşıma çantalarından satın alacak. İşbu çantaları e-ticaret sitesinde satışını yapacak Ancak satın aldığı ürünleri depo ücreti ödememek için müvekkilin deposunda bırakacak ve e ticaret sitesinde satışlarını yaptıkça ürünleri depodan çekecektir. Yani davacı, faaliyetleri kapsamında satışını yaptığı malları müvekkil şirketten temin etmiş, ücretlerini ödemiş ve satış gerçekleştikçe müvekkil şirketin deposunda beklettiği ürünlerin alımını yapmıştır. Nitekim davacı tarafından yapılan ödeme tarihlerine bakarsak; 27/11/2025, 5/12/2025, 23/12/2025 tarihlerinde peyderpey ödemeler yapmıştır. Bunun sebebi de malları da peyderpey almış olmasıdır. Yine davacı şirketin ödeme çeklerinin düzenleme tarihine bakarsak; 14/03/2025, 01/04/2025, 18/04/2025, 30/04/2025 ve 15/05/2025 olmak üzere yine farkl edilirse 15 gün aralıklarla düzenlenmiş tarihler görülmektedir.Buna göre başlangıçta alacağı malların miktarını belirleyen ve ödemelerini de buna göre düzenli bir şekilde gerçekleştiren; aynı şekilde ürünlerini de bu süreçte düzenli bir şekilde teslim alan davacının tüm iddiaları asılsızdır. Nitekim taraflar arasında 06/02/2025 ve 28/02/2025 tarihli 2 adet fatura da bulunmaktadır. İşbu faturalar müvekkil şirket tarafından davacı şirkete yönelik kesilmiştir. Ürün teslim alamadığını iddia eden davacı şirketin işbu faturalara itiraz etmesi beklenirdi. Ancak davacı kendi adına kesilen işbu faturalara itiraz etmeyip kabul etmiştir. Bilindiği üzere Türk Ticaret Kanunu'na göre, fatura red süresi faturanın alıcıya ulaştığı tarihten itibaren 8 gündür. Bu süre içinde yazılı bir bildirimle faturaya itiraz edilmezse fatura içeriği zımnen kabul edilmiş sayılır. Dolayısıyla davacı işbu faturayı kabul ettiği ortadayken ürünlerin teslim edilmediği iddiası ispata muhtaçtır. Sözün özü davacı şirket aylarca mal alarak sözleşmeyi ifa etmiş ve sonra tek taraflı olarak tabiri caizse;"Artık almak istemiyorum, Paramı geri ver " demektedir. Ancak satış sözleşmelerinde tek taraflı cayma hakkı yoktur. Bu bir tüketici sözleşmesi değildir. "İstemiyorum" demek hukuki bir sebep değildir.Somut olayda herhangi bire Sebepsiz zenginleşme durumu bulunmamaktadır. Davacı adeta "malımı alamadım param satıcıda kaldı" demekte ise de para satış sözleşmesi çerçevesinde verilmiştir.Davacının açmış olduğu davada kötü niyetli olduğu her halükarda ortadadır. Nitekim davacı, müvekkil şirketten marka tescilini istemiş ancak red cevabıyla karşılaşmıştır. Bundan dolayı müvekkil ile yaptığı anlaşmayı bozmuş ve müvekkilin deposundan bekleyen mallarını teslim almaktan kaçınmıştır.Özetle; Davacı ile müvekkil arasında geçerli bir satış sözleşmesi yapılmış ve bedel bu sözleşme kapsamında ödenmiştir. Davacı aylarca sözleşmeyi ifa etmiş ve sonrasında kendi iradesiyle alımı durdurunca temerrüde düşmüştür. Davacı tarafın kötü niyetli ve gerçeği yansıtmayan sebeplere dayandırılan iddialarının reddine, Takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmilini" talep ettikleri görülmüştür. DELİLLER Delil olarak; gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur. ... Vergi Dairesi'ne, ... Vergi Dairesi'ne, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazıldığı görülmüştür. Dosyaya bilirkişi ... tarafından 14.08.2026 tarihli bilirkişi kök raporu sunulduğu görüldü. Bilirkişi raporunda özetle; "Davacı .....LTD.ŞTİ.nin dava konusu 2024 ve 2025 yıllarında E- DEFTER mükellefi olduğu, yasal ticari defterlerinin (e-defter ve kağıt ortamında tutulan envanter defterlerinin ) TTK ve VUK hükümlerine uygun olarak açılış ve kapanış tasdiklerini/tekil numaralarını yasal süresi içerisinde yaptırdığı tespit edilmiş olup, defterlerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımayacağı hususundaki nihai takdir Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davalı “.....LTD.ŞTİ.nin dava konusu 2024 yılında defterlerini KAĞIT ortamında tutuğu ve 2025 yılında ise E-DEFTER mükellefi olduğu, yasal ticari defterlerinin (e-defter ve kağıt ortamında tutulan defterlerinin ) TTK ve VUK hükümlerine uygun olarak açılış ve kapanış tasdiklerini/tekil numaralarını yasal süresi içerisinde yaptırdığı tespit edilmiş olup, defterlerin sahibi lehine delil vasfi taşıyıp taşımayacağı hususundaki nihai takdir Sayın Mahkemenize ait olduğu, Tarafların Ticari Defter Kayıtlarının Takip tarihi itibarıyla tarafların kendi ticari defter kayıtlarındaki cari hesap bakiyeleri uyuşmadığı, Davacı (Them Bilgi... Ltd. Şti.) kayıtlarına göre; davalıdan 1.062.844,33 TL “alacaklı” (avans alacağı) olduğu kayıtlı iken, Davalı (.... Ltd. Şti.) kayıtlarına göre; davacıya 547.790,00 TL “borçlu” olduğu (davacının avans alacağı olduğu)nun kayıtlı olduğu, davalı ... tarafından davacıya hitaben (2 adet satış faturası 06.02.2025 ve 28.02.2025 tarihli) toplam 727.210,00 TL tutarında düzenlediği, davalı firmanın söz konusu fatura muhteviyatı malların davacıya fiilen teslim edildiğine dair sevk irsaliyesi veya herhangi bir teslim tesellüm belgesini dosyaya ve incelemeye sunmadığı, ancak; davalıya hitaben düzenlediği ... bu 2 adet toplam 727.210,00 TL. tutarlı faturanın hem davacı hemde davalı ticari defterlerinde eksiksiz uyumlu olarak karşılıklı kayıtlı olduğu, davacının düzenledi süresi içerisinde söz konusu faturaların içeriğine veya malların teslim edilmediğine dair herhangi bir itirazda bulunduğuna dair dosyada ve ticari defterlerde herhangi bir yasal sürede düzenleniş iade faturası kaydına, noter, kep vb. itiraz bilgisine rastlanmadığı, taraflar arasındaki ticari defter kayıtlarda mutabakatsızlığın temel nedeninin ; Davalının yasal süreyi geçirerek 18.08.2025 tarihinde davalı firmaya hitaben keşide ettiği 439.870.00 TL tutarındaki "iade faturası" ndan kaynaklandığı, Davalı firmanın ... bu iade faturasını ticari defterlerine kaydetmediği, netice itibariyle tarafların ticari defter kayıtları, düzenlenen fatura keşide tarihleri,, fatura kayıtları ve davacının ödemeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde hukuki niteleme ve takdir Sayın mahkemenize ait olmak üzere sayın mahkemenizce, davacının Şubat 2025 tarihli faturalara 8 günlük yasal sürede itiraz etmemiş olması ve faturaları kendi defterlerine kaydetmesi nedeniyle malı teslim almış sayılacağı kanaatine varılması halinde; davacının ödediği toplam avans (1.200.000TL Çek/EFT + 75.000TL dekontlu ödeme = 1.275.000,00TL) tutarından, davalının kestiği satış faturaları (727.,210,00TL) düşüldüğünde; davacının davalı ...'dan 547.790,00TL (avans alacağı olacağı) bu alacağın keşide edilen çeklerden kaynaklandığı" hususları tespit edilmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava; İİK.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılan, ilamsız icra takibine karşı davalıların vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... esas sayılı dosyası UYAP üzerinden incelenmiş, dosyada tarafların aynı olduğu, dava türünün aynı olduğu ve yine aynı sebeplerin ileri sürüldüğü bir alacak talebinin bulunduğu anlaşılmıştır. HMK 166/1.maddesinde; " Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. (Değişik cümle:16/7/2026-7589/23 md.) İlk davanın açıldığı mahkeme birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır." HMK 166/4.maddesinde de; "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır" şeklinde düzenleme yapılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyasındaki dava incelenmiş; her iki dava dosyası arasında HMK166/4. maddesi anlamında bağlantı bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu anlaşılmıştır. HMK 166 koşullarının gerçekleştiği sabit olmakla; mahkememiz dosyasının daha önce açılan .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK madde 166 vd gereğince İşbu dosyamızın .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Dosyamız esasının birleştirme yönünden şerh verilerek kapatılmasına, 3-Müteakip işlemlerin birleştirilen dosya üzerinden yapılmasına, 4-Harç, yargılama gideri ve masrafların birleşen dosyada değerlendirilmesine, Dair, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde istinafı kabil olmak üzere karar verildi. 06/10/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır