İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/829 E. 2026/496 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/829
- Karar No
- 2026/496
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/829 Esas KARAR NO : 2026/496 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/03/2025 KARAR TARİHİ : 14/05/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 14/05/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında reklam ve organizasyon hizmeti alımına dayalı cari hesap şeklinde işleyen ticari bir ilişki bulunduğunu ve davalının bu ilişkiden kaynaklı 76.664,40 TL borcu olduğunu belirtmiştir. Alacağın tahsili amacıyla -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ifade etmiştir. Davacı vekili ayrıca; öncesinde çekilmiş bir temerrüt ihtarı bulunmadığı için icra takibinde talep edilen 19.455,60 TL tutarındaki "işlemiş faiz" kaleminden feragat ettiklerini, davanın yalnızca 76.664,40 TL asıl alacak üzerinden açıldığını vurgulamıştır. Sonuç olarak; davalının 76.664,40 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın likit olması sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, davacının iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davacı tarafından davalı hakkında --------- İcra Dairesinin --------- esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı, davalı tarafından borca itiraz edildiği, davacı tarafından süresi içerisinde kısmi itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Taraf ticari defterlerinin incelenmesi için alınan 08.03.2026 tarihli raporda davacı kayıtlarına göre davalının 76.664,40 TL borçlu göründüğü anlaşılmıştır. Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için yapılan tebliğe rağmen davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı görülmekle 7251 sayılı kanunla değişik HMK 222.maddesi uyarınca davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davanın 76.664,40 TL asıl alacak üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Takip ve dava konusu alacak miktarı davalı borçlu tarafından bilindiğinden, “likit” yani muayyen ve belirlenebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla, icra inkâr tazminatının yasal koşullarının oluştuğundan davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile;-------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın 76.664,40 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına 2-Likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile davalının asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 15.332,88 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 5.236,94 TL harçtan, peşin yatırılan 828,64 TL harcın düşümü ile geri kalan 4.408,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 828,64 TL Peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 510,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 7.954,04 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 7- 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/05/2026