İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/812 E. 2026/297 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/812
Karar No
2026/297
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/812 Esas KARAR NO : 2026/297

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 08/04/2025 KARAR TARİHİ : 12/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi ve Taşıt Rehni Sözleşmesi imzalandığını, davalı borçlu firma ile akdedilen söz konusu sözleşmelerden doğan mükellefiyete dâhil ödemelerin aksaması üzerine, hesapları kat edilmek suretiyle borçlulara Bakırköy ... Noterliği'nin 09.10.2024 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderildiğini ve muaccel hale gelen borcun ödenmesinin talep edildiğini, borçlunun kredi sözleşmelerinde bildirdiği adresine gönderilen söz konusu ihtarnameye rağmen borç ödenmediği için müvekkili bankaya rehinli 34 JM 4568 plaka sayılı araç hakkında davalı borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasından Rehnin Paraya Çevrilmesi Yolu İle icra takibine geçildiğini ancak başlatılan icra takibine, borçlu tarafından böyle bir borcunun bulunmadığı gerekçesiyle itiraz edildiğini, borçlunun itirazı haksız ve dayanıksız olduğundan itirazın iptali gerektiğini, davalı borçlunun borca, faizine ve fer’ilerine yönelik itirazının yerinde olmadığını, taraflar arasındaki delil sözleşmesi uyarınca, banka kayıtları ve defterlerinin, çıkacak her türlü uyuşmazlıkta, delil olacağı kararlaştırılmış olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında ve banka uygulamaları dikkate alınarak faiz talep edilmiş olduğunu, borçlunun itirazının, sırf müvekkili bankanın alacağının tahsilini geciktirmek, takiplerini sürüncemede bırakmak amaçlı, kötü niyetle yapılmış bir itiraz olduğundan, itirazının iptali için işbu davayı açmak zorunluluğu doğmuş olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine yönelik tüm itirazların iptaline, icra takibinin devamını ve davalının haksız itirazı nedeniyle alacaklarının %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının Mahkemeye sunduğu dava dilekçesinde belirtilen hususlar ve taleplerin usule, yasaya, içtihatlara ve hakkaniyete aykırı olduğunu, öncelikle, harca esas değerin eksik yatırılmış olduğunu, eksik harcın tamamlanması gerektiğini, davanın süresi içinde açılmadığını, husumet ve usulü eksiklikler yanında zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları da bulunduğunu, zorunlu olarak arabuluculuk süreci usule uygun şekilde tamamlanmadan açılan davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle reddi gerektiğini, icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde yapıldığı gibi davanın da yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, zira, müvekkilinin adresinin "Kemalpaşa Mah. ...Sok. No:... Küçükçekmece/İSTANBUL" olup, adresinin Küçükçekmece olduğunu, bu sebeple, yetkili icra daireleri ve mahkemelerin Küçükçekmece İcra Daireleri ve Küçükçekmece Mahkemeleri olduğunu, görev yönünden re'sen değerlendirme yaparak kanaatlerince esasa girmeden görevsizlik kararı vererek dosyayı Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin itirazları, cevapları ve beyanları saklı kalmak kaydıyla davanın haksız olarak açılmış olup müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, icra dosyasında yapılan itirazlarını yinelediğini, icra dosyasından müvekkili aleyhine rehin alacağından bahisle yapılmış ilamsız takip dayanağını oluşturan kayıtlar ile hem talep edilen alacak miktarının hem de borçlu gösterilen müvekkili bakımından uyuşmazlıkların bulunmakta olduğunu, alacak miktarlarının da fahiş olarak fazla gösterilmiş olduğunu, bu hususun yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, kaldı ki, hiçbir şekilde kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla faiz oranı yüksek olup, hukuki dayanağı da bulunmamakla beraber, muacceliyet kesbetmemiş halde muaccel hale gelmiş gibi işletilen faiz sebebiyle faiz miktarlarının da yüksek hesaplanmış olduğunu, takibe dayanak gösterilen rehin sözleşmeleri eksik olup, müvekkilinin sorumluluğuna da gidilemeyeceğinin izahtan vareste olduğunu, müvekkilinin iddia edildiği gibi bir borcu bulunmamakta olduğunu, iddia edilen alacak bakımından müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğinin de sabit olduğunu, müvekkillinin herhangi bir kusuru ve sorumluluğundan bahsedilemeyeceğinin de izahtan vareste olduğunu, takibe dayanak alacağın bulunmaması, usulüne göre bildirim yapılmamış olması, muacceliyet kesbetmemiş olması, herhangi bir kusur ve sorumluluğun bulunmaması ve aynı zamanda usul şartlarına aykırı olması sebebiyle alacaklı sıfatını taşımamasından dolayı delillerin toplanması ile bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilleri aleyhine açılan haksız davanın reddini, müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Mahkememizin 08/07/2025 tarih, ... Esas ve 2025/438 Karar sayılı kararında; "...Dava, taşınır rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyap sisteminden entegre edilen İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı şirket aleyhine Rehnin Paraya Çevrilmesi Yolu İle icra takibine geçildiği, 817.605TL'nin tahsilinin talep edildiği, davalının süresinde yetkiye, borca, dayanak sözleşmedeki imzaya ve fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap ekstreleri, hesap kat ihtarnamesi, ödeme planları, icra dosyası vs deliller dosya arasında mevcuttur. Davanın banka genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı ve davalının tacir olup sözleşmeyi asıl borçlu olarak imzaladığı, bu nedenle Mahkememizin görevli olduğu, sözleşmedeki yetki düzenlemesine göre İcra Müdürlüğünün ve Mahkememizin yetkili olduğu, ayrıca zamanaşımı süresi geçmediğinden davalının görev, yetki ve zamanaşımı itirazlarının reddine karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2021/1488 E. 2023/2053 K.sayılı kararında;"..rehin sözleşmesinde; borcun konusu, borcun miktarı, borcun miktarı belirli değilse rehinin ne miktar için güvence teşkil ettiği, ödenecek para cinsi ve rehnin azami miktarının belirtilmediği anlaşıldığından; davalının rehin bedeli ödenen araç hakkında rehnin paraya çevrilmesi suretiyle takip başlatmasının hukuka uygun olmadığı," yönünde karar verilmiştir. Rehin sözleşmesi rehin hakkını tesis etmek amacıyla rehin veren ile alacaklı arasında imzalanan sözleşme olup rehin hakkı bir alacağın yerine getirilmemesi durumunda hak sahibine hakkın konusu olan şeyi veya hakkı paraya çevirerek getirisinden alacağını öncelikle elde etme yetisi tanıyan bir haktır. İİK 'nun 145 ve davamı maddeleri gereğince rehin hakkı sahibi rehin konusu eşyayı doğrudan doğruya paraya çevirerek alacağını elde etme hakkına sahiptir. 6750 Sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu'nun 4/(6)-b maddesinde ; " Borcun konusu, borcun miktarı, borcun miktarı belirli değilse rehnin ne miktar için güvence teşkil ettiği, ödenecek para cinsi ve rehnin azami miktarı." hususlarının rehin sözleşmelerinde zorunlu unsur olarak sayıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, taşınır rehin sözleşmelerinde borcun konusu, miktarı, borç belirli değilse rehnin ne miktar için güvence teşkil ettiği, ödenecek para cinsi ve rehnin azami miktarının belirtilmemesi halinde taşınır rehin sözleşmesi geçerli olarak kurulmayacaktır. Bu açıklamalar ışığında yapılan inceleme sonucunda; takip dosyası ile dava dosyasına sunulan bila tarihli "Taşıt Rehni Sözleşmesi" nde taşıt rehninin azami miktarı ve tarihi belirtilmediği gibi rehnin ne için güvence teşkil ettiği de belirtilmediği , 6750 Sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu'nun 4/(6)-b maddesindeki zorunlu unsurları taşımadığından geçersiz olduğu anlaşılmakla davanın reddine ve davacı banka dava konusu icra takibini başlatmakta haksız ise de icra takibini kötü niyetle yaptığına dair dosyaya delil sunulmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Davalının kötü niyet tazminatının koşulları oluşmadığından reddine,..." karar verildiği, Kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği, İstanbul BAM 12. HD'nin 20/10/2025 tarih, 2025/1507 Esas ve 2025/1657 Karar sayılı ilamıyla; "...Dava genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için rehnin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. 4721 sayılı TMK’nın 939 uncu maddesinde taşınırların, ana kural olarak ancak zilyetliğin alacaklıya devri suretiyle rehin edilebileceği kabul edilmekle birlikte bunun istisnasına 940 ıncı maddede yer verilmiştir.TMK'nın 940. maddesinin II. fıkrasında “Gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için, kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde, zilyetlik devredilmeden de, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabilir.

Genel olarak taşınır rehninde, özel olarak da motorlu taşıt rehninde teminat altına alınmak istenen alacağın rehnin kurulması anında bir para olarak gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.Teminat altına alınan alacağın rehin konusu taşınırın paraya çevrilmesi anında parayla ifade edilebilmesi yeterlidir. (Gürsoy/Eren/Cansel, 1093; Oğuzman/Seliçi/ Oktay- Özdemir, s.788; Köprülü/Kaneti, 470; Ayan, 184.) Şarta bağlı ve ileride doğacak alacakların da taşınır rehniyle teminat altına alınması mümkündür (MK m.881/1 kıyasen)Fakat teminat altına alınmak istenen alacağın belirlenebilmesi gereklidir. 4721 sayılı TMK’de yer alan bu hükümler dışında, 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu ile de bir düzenleme yapılmış ve 6750 sayılı Kanunun 3 ile Ticari İşlemlerde Rehin Hakkının Kurulması ve Temerrüt Sonrası Hakların Kullanılması Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddelerinde sayılan taraflar arasında ve Kanunun 5, aynı Yönetmeliğin 11 inci maddelerinde sayılan taşınır mallar üzerinde teslime bağlı olmaksızın, özel sicile tescil edilmek suretiyle de rehin tesis edilmesi imkanı getirilmiştir. 6750 sayılı Kanun ile rehnin tarafları ile rehnin konusu ve rehin konulabilecek mallar için bir sınırlama getirilmiş olması nedeniyle sadece sayılan taşınırlar üzerinde ve sayılan kişiler arasında bu Kanuna göre rehin tesis edilebilecektir.Kanunda ki açık düzenlemeden motorlu taşıtların bu kanun kapsamında kalmadığı açıkça anlaşıldığından 6750 sayılı kanunda yazılı unsurlar mevcut olmadığından rehin sözleşmesinin geçersizliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle ;motorlu araç rehinlerinin 6750 sayılı kanun kapsamında kalmadığı gözetilmeden rehnin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde bulunmamış, istinaf nedeni yerinde olan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına ,dava yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2025 Tarih ...Esas ... Karar sayılı kararın HMK 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"..." karar verildiği, istinaf kararı sonra Mahkememize gelen dosyanın yukarıdaki esası aldığı ve yargılamaya devam olunduğu görüldü. İstinaf kaldırma kararı sonra Mahkememize gönderilen dosyanın 2... Esas sırasına kaydının yapıldığı ve yargılamaya devam edildiği görüldü. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bankacılık konusunda uzman bilirkişi ...tarafından hazırlanan 21/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "...1-Davacı banka ile DAVALI kredi lehtarı/borçlusu (asıl borçlu) ...LTD. ŞTİ firması arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmıştır. Anılan kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalı aleyhinde takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, 2-DAVACI BANKANIN TAKİP TARİHİ İTİBARİYLE ALACAKLARI ¸ 3-Sayın mahkemece raporun benimsenmesi halinde, TAKİP TARİHİ İtibariyle yukarıda tabloda belirtildiği üzere (C) sütununda belirtilen asıl alacak kalemleri üzerinden (D) sütununda belirtilen temerrüt faiz oranları ve bunun üzerinden % 5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla istenilebileceği, 4-Rehin sözleşmesi doğmuş ve doğacak tüm her türlü kredi borcunun teminatını teşkil etmekte olduğu gibi 4 madde de ise; “...Bankanın alacaklarının vadesi gelmiş olsun veya olmasın herhangi birini veya hepsini herhangi bir ihbarda bulunmadan bankaya rehinli taşıtın/taşıtların satışından elde edilecek meblağlarla takas ve mahsup etme konusunda yetkili olduğunu ve bu yüzden doğacak bütün hak ve iddialarından önceden vazgeçtiğini ve bankayı ibra ettiğini kabul, beyan ve taahhüt eder “, kabulünden hareketle, mezkur taşıt rehni sadece taşıt kredisinin değil, diğer kredilerinde teminatını teşkil etmekte olduğunun söylenebileceği, gelinen bu noktada açılan takibin yerinde olduğu,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi ve Taşıt Rehni Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmelere istinaden davalıya krediler kullandırıldığı, kredilerin ödenmesinde aksaklık olması nedeniyle davacı banka tarafından hesabın kat edildiği , kat ihtarının davalıya 11.10.2024 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen sürede borcun ödenmemesi nedeniyle davacı tarafından davaya konusu taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ederek takibi durdurduğu, İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, istinaf kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporu ile davacı banka alacağının takipte talep edilenden fazla olduğunun tespit edildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih 2022/3534 Esas 2023/7327 Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince bilirkişi raporu ile davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının bankaca fiilen uygulanan faiz oranları dikkate alınmak suretiyle hesaplandığı, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya uygun olduğu, taşınır rehninin takip konusu genel kredi sözleşmesinden doğan borçları teminat altına aldığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olması nedeniyle kabul edilen tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takipte davalının itirazının iptaline, takibin aynı şartlarda devamına 2- Kabul edilen alacağın % 20’si olan 163.521 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 55.850,59-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 9.877,20-TL. harcın mahsubu ile bakiye 45.973,39-TL. harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 128.640,75-TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL. başvurma harcı + 9.877,20-TL. peşin harç + 13.000-TL. bilirkişi + 720-TL. tebligat-müzekkere giderleri olmak üzere toplam 24.212,60-TL. yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/05/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/812, K. 2026/297, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-812-e-2026-297-k-7d79d82a0ed9