İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/802 E. 2026/585 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/802
- Karar No
- 2026/585
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/802 Esas KARAR NO : 2026/585
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 06/11/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ...Bankası Anonim Şirketi tarafınca dava dışı ... Şirketi ve müvekkili ...aleyhine ... 25. İcra Dairesi nezdinde .... Esas dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu icra takibi ...Bankası Anonim Şirketi ile dava dışı ..., dava dışı ... Şirketi ve müvekkili ... arasında imzalanan Genel Kredi ve Kefalet Sözleşmesine dayalı nakit ve gayrinakit alacağın tahsili amacıyla başlatıldığını, işbu icra dosyası ile ilgili ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.. esas dosyasıyla dava dışı ..., dava dışı ...Şirketi ile dava dışı alacaklı ... Bankası Anonim Şirketi arasında İtirazın İptali davası görüldüğünü ve bu dosyanın 12/05/2025 tarihinde kesinleştiğini, devam eden süreçte dava dışı alacaklı ... Anonim Şirketi tarafından söz konusu alacak davalı... Şirketi'ne temlik edildiğini, bunun üzerine ... Yönetim Anonim Şirketi tarafından dosyanın yenilenmesi talebinde bulunduğunu ve dosya... Esas numarasını aldığını, müvekkilinin davalı yana karşı genel kredi ve kefalet sözleşmesindeki gayri nakdi kredilerden herhangi bir borcu olmadığı kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğunu, her ne kadar...bankası ve müvekkili, dava dışı..ve dava dışı ..arasında imzalanan Genel Kredi ve Kefalet Sözleşmesine istinaden icra takibi başlatılmışsa da müvekkilinin bu borçtan sorumluğunun olmadığını belirterek davanın kabulü ile icra dosyasına konu Genel Kredi ve Kefalet Sözleşmesindeki gayri nakdi kredilerden gayri nakdi kredi toplamı 157.310,20 TL tutarında ... 25. İcra Dairesi ..E. Sayılı dosyasından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacı borçlunun iş bu davayı ikame etmekte hukuki yararları bulunmadığını, davacının icra takibine konu genel kredi sözleşmesine ilişkin beyanları hukuki dayanaktan yoksun oduğunu ve gerçeklikle bağdaşmadığını, davacı tarafça, tespite konu borca ilişkin olarak aleyhine başlatılan icra takibinde borca itiraz edilmediğini ve tespite konu borcun kesinleştiğini, müvekkili şirketin davacı borçludan alacağının sabit olduğunu, müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmişse de bu konuda ispat yükü davacı tarafta olduğunu, davacı müvekkilin kötü niyetli olduğunu ispat edemediğini belirterek davacının iş bu davayı ikame etmekte hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddini, Haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen işbu davanın esastan reddini ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16/07/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...Davacı kefil yönünden; Taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefil yönünden çek ve teminat mektubu depo talebine ilkişkin mahkeme kararında net bir ifadeye rastlanılamadığını, Kefilin gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu tutulabilmesi için açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren düzenleme bulunmaması nedeniyle Yargıtay içtihatları doğrultusunda davacı, bankanın çek ve teminat mektubu talebinin yerinde olmadığını, Alacak ...A.Ş.'ne temlik edildiğini, Bilindiği üzere, gayrinakdi çek kredisinden dolayı, temlik alacaklısı ... Şirketinin herhangi bir yasal yükümlülüğü ya da sorumluluğu bulunmadığını, daha açık bir deyişle, beher çek yaprağından dolayı sorumlu olunan miktardan sadece çekin muhatabı banka sorumlu olduğunu, çünkü bu sorumluluk bilindiği üzere yasalarla sadece çek çıkaran kuruluşlara (bankalara) verildiğini, bu bakımdan varlık yönetimi şirketine dava konusu edilen çeklerin ibraz edilip, yasayla belirlenen bankanın sorumlu olduğu miktarın istenilmesi mümkün olmadığından, çek bedeli kredisi yönünden Varlık Yönetimi şirketinin herhangi bir sorumluluğundan söz edilemeyeceği değerlendirilmekte olduğunu, temlik sözleşmesinde bunun aksi yönünde bir düzenlemede zaten bulunmadığını, çek bankadaki hesap üzerine düzenlendiğinden çekin mutatabı banka olduğunu, o halde, dava konusu edilen çeklerin hamilleri tarafından muhatabı bankaya ibrazları halinde mülga 3167 sayılı çek yasasının 10. M. ile 5941 sayılı çek yasasının 2. Ve 3. M. göre sadece bankanın sorumlu olduğu nazara alındığında, temlik alacaklısı şirketin yasal olarak böyle bir sorumluluğu bulunmadığından, gayrinakdi çek kredisinden dolayı davalılardan herhangi bir ad altında depo talebinde bulunulamayacağını, diğer yandan temlik sözleşmesi içeriği bankacı gözüyle tetkik edildiğinde borç nakli içermediği anlaşıldığından zaten ödemede bulunamayacağı gözetildiğinde davacı şirketin gayri nakdi çek depo talebinde bulunulmasının hukuki bir yararının da bulunmayacağı..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı. ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı icra takip dosyası uyap üzerinden incelendi. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 2004 Sayılı İİK'nun 72 madde gereğince ... 25. İcra Müdürlüğünün ... Esassayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılmış menfi tespit davasıdır. Davacı tarafça itirazın iptali davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, ... Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı. ... 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas icra takip dosyası ilegenel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ''...'' ödeme emri düzenlendiği, takip dayanağının genel kredi sözleşmesine dayalı olduğu Dosya kapsamı ve toplanılan tüm deliller incelendiğinde, davacı tarafça aleyhine başlatılan icra takip dosyasından dolayı gayrinakti kredi talebi yönünden borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği, davalı tarafından ise davanın mesnetsiz olduğu iddiası ile reddinin talep edildiği, davaya konu icra takibindeki diğer borçluların icra takibine itirazı neticesinde itirazın iptaline yönelik ... 16 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde gayrı nakit alacakların nakde dönüşmedikçe depo edilmesi genel kredi sözleşmesinde açık bir hüküm bulunmadıkça müteselsil kefillerden talep edilemeyeceğine ilişkin hüküm kurulduğu ve hükmün istinaf incelemesi ile kesinleştiği, huzurdaki davada ise davacı tarafın aynı icra takibinde borçlu-kefil sıfatının bulunduğu, dava dışı banka tarafından alacağın davalı varlık şirketine devredildiği, davalı tarafın temlik alan konumunda olduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere temlik sözleşmesinde gayri nakdi alacağın devrinin açıkça belirtilmediği, kaldı ki kredi sözleşmesinde gayrı nakit alacakların nakde dönüşmedikçe depo edilmesi genel kredi sözleşmesinde açık bir hüküm bulunmadığı, davalı tarafça gayrı nakdi alacağın talep edilemeyeceği ispat edilmiş olmakla davacının davasının kabulü ile; ... 25. İcra Müdürlüğünün ...Esas Sayılı dosyasından takibe konu Genel Kredi Sözleşmesine dayalı 157.310,20 TL gayri nakdi alacaktan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmamakla kötü niyet tazminatının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; ... 25. İcra Müdürlüğünün ...Esas Sayılı dosyasından takibe konu Genel Kredi Sözleşmesine dayalı 157.310,20 TL gayri nakdi alacaktan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-Koşulları oluşmamakla kötü niyet tazminatının REDDİNE, 3-Alınması gereken 10.745,85 TL harçtan peşin alınan 2.686,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.059,38 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 2.686,47 TL peşin harç toplamı olan 3.301,87 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 12.085 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, 8-Artan avansın ilgilisine karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin (e duruşması vasıtası ile) yüzüne karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.