İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/376 E. 2026/948 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/376
Karar No
2026/948
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/376 Esas KARAR NO : 2026/948

DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/06/2021 KARAR TARİHİ : 06/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; "Müvekkil ..., keşidecisi diğer müvekkil L...'den aralarındaki ticari ilişkiye istinaden ... ... Şubesine ait iki adet çek almıştır. Söz konusu çekler tüm aramalara rağmen bulunamamış ve çekler hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... e. Sayılı dosyası ile 17/11/2020 tarihinde zayi sebebiyle çek iptali davası ikame edilmiş ve çekler hakkında ödeme yasağı kararı verilmiştir. İşbu davaya konu çek; ... ... Şubesine ait 31.04.2021 keşide tarihli ... Seri numaralı 33.000,00 TL bedelli çek olup işbu çekten dolayı müvekkillerimin davalılardan hiçbirine borçlu olmadığının tespitini talep etme zarureti hasıl olmuştur. Dava tarihi itibariyle işbu çeke dayalı olarak müvekkiller hakkında başlatılan mutalli olduğumuz herhangi bir icra takibi yoktur. İcra takibinden önce ikame ettiğimiz işbu menfi tespit davasından dolayı çek zayı ve iptal davamızda davamızda dikkate alınarak İ.İ.K 72. Maddesi uyarınca olası icra takibi neticesinde müvekkilin uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için sayın mahkemenizden ihtiyati tedbir kararı verilmesi isteme zarureti hasıl olmuştur." şeklinde beyanlarda bulunarak arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Davanın kabulüne, Davacıların , ... ... Şubesine ait 31.04.2021 keşide tarihli ... Seri numaralı 33.000,00 TL bedelli çek karşılığında davalılara borcunun olmadığının tespitine, ... ... Şubesine ait 31.04.2021 keşide tarihli ... Seri numaralı 33.000,00 TL bedelli çek hakkında başlatılabilecek olası bir icra takibi hakkında İ.İ.K 72. Maddesi uyarınca menfi tespit davası kesinleşinceye kadar sahtecilik diddiamızda dikkate alınarak takdiren teminatsız olarak takibin durudurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; "Davacılar; ... A.Ş. ... Şubesi' ne ait ... seri numaralı, 31.05.2021 vadeli 33.840,00 TL bedelli keşidecisi ... olan ve yine ... A.Ş. ... Şubesi' ne ait ... seri numaralı, 30.04.2021 vadeli 33.000,00 TL bedelli keşidecisi ... olan 2 adet çekin kaybolduğunu ve işbu dava konusu çek ... A.Ş. ... Şubesi' ne ait ... seri numaralı, 30.04.2021 vadeli 33.000,00 TL bedelli keşidecisi ... olan çek olduğunu beyan etmişlerdir. Dava konusu çek ile keşidecisi ve lehdarı aynı olan diğer çekte müvekkilimin adı ve T.C. Kimlik numarası kullanılarak, imzası taklit edilmek suretiyle sahtecilik yapılmıştır. Bu dava konusu çek ile ilgili .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nde 2021/... E. Numarasıyla menfi tespit davası açtık. Ayrıca işbu davanın konusu olmayıp ... Ticaret Mahkemesi' nde 2021/... E. Numarasıyla görülen davanın konusu olan çek için ... İcra Müdürlüğü' nde 2021/... E. Numarasıyla bir takip başlatılmıştır. Bu takibe de itiraz ettik ve davamız ... 3. İcra Hukuk Mahkemesi' nde 2021/... E. Numarasıyla görülmektedir. İşbu dava ve icra dosyalarının celbini talep ediyoruz. stanbul ... Ticaret Mahkemesi' nde görülen davanın konusu olan çekte Duran Yılmaz isimli kişinin imzasının müvekkiliminkiyle aynı şekilde atıldığı görülmektedir. bu da ortada bir çek dolandırıcılığı olduğunu göstermektedir. . İşbu dava konusu çekte yer alan keşideci lehdar ve cirantalarla ilgili olarak da suç duyurusunda bulunduk. Müvekkillerimin imza örneklerini ekte sunuyoruz. (ek-4) İmza incelemesi için ayrıca imza örneklerimin bulunduğu ...' ne yazı yazılmasını talep ederiz. Davacılar işbu davayı açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorundadır. Bu doğrultuda davacılara arabuluculuğa başvurma konusunda kesin süre verilmeli ve yerine getirilmemesi halinde usulden reddi gereklidir." şeklinde beyanlarda bulunarak arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; davacıların davasının reddi ile tedbir kararının kaldırılmasını, ücreti vekalet ile yargılama giderlerinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir. Dava, imza sahteliği nedeniyle davaya konu çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72. maddesi:“Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.” düzenlemesini içermektedir. Anılan maddeden anlaşıldığı üzere borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir ve takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespiti isteyebilir. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Somut uyuşmazlıkta davacı icra takibinden sonra Menfi tespit davası açmıştır. İspat yükü ise; bir vakıanın doğru ve gerçek olup olmadığı konusunda hakimi inandırma faaliyetidir. İspat, ispat anıdan önce vuku bulmuş ve tekrar etmeyen, vakıalara ilişkindir. İspat yükü aynı zamanda bir haktır. İİK. 72. maddesinde düzenlenen menfi tespit davasında, ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz konusunda, 6100 sayılı HMK’nın 211/a maddesine göre yapılan incelemeye rağmen hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamış ise, HMK’nın 266. ve devamı maddelerine göre çözümü özel veya teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesine karar verilir. Bu hükümden anlaşılacağı üzere, takibe dayanak senette imzanın keşideciye ait olmadığının- sahteliğinin- bilirkişi raporu ile ispatlanması gerekir. İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararı) Bu açıklamalar ışığında davacının unmuş olduğu tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, mukayese edilecek ıslak imza asılları toplanılmış, tüm deliller toplandıktan sonra Adli Tıp Kurumundan rapor alınmıştır. İstanbul ... Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyasında alınan 3 sayfadan ibaret ATK raporunda özetle; İnceleme konusu çek ön yüzde mevcut keşideci ve paraf imzalarının basit tersimli, teşhise götürecek önemli karakteristik tanı ve yazı unsuru içermeyen imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ..., ... ve ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği hususlarını bildirir kanaat raporudur. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, dava konusu çekte keşideci olarak davacının imzası bulunduğu ancak bu imzanın inkarı nedeniyle açılan menfi tespit davasında, davacının imza inkarı nedeniyle ATK'dan imza incelemesine ilişkin rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, ... ... Şubesine ait, 31.04.2021 keşide tarihli, ... Seri numaralı, 33.000,00 TL bedelli çekteki davacı adına atılan imzanın davacıya ait olmadığı ve imza itirazının mutlak defilerden olup iyiniyet-kötüniyet ayrımı yapılmaksızın herkese karşı ileri sürülebileceği, bu halde davacının imzası nedeniyle davaya konu çekin ve icra takibi nedeniyle borçlu olmadığı kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının kötüniyet tazminatı talebi bulunmadığından bu yönde hüküm kurulmamıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile ... ... şubesine ait ... seri nolu, 30/04/2021 tarihli, 33.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine, 2-Karar ve ilam harcı 2.311,61-TL nin peşin alınan 577,91-TL den düşümü ile kalan 1.733,70-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 637,21-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 1.939,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacılar kendilerini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 33.840,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2021/376, K. 2026/948, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-376-e-2026-948-k-b7f42ce37cb7