İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/743 E. 2026/541 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/743
- Karar No
- 2026/541
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/743 Esas KARAR NO : 2026/541
DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/10/2025 KARAR TARİHİ : 02/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 15/10/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Dava dışı misafirler ...; birbirlerinden bağımsız olarak ve farklı tarihlerde, davalı şirkete ait "..." adlı web sitesi aracılığıyla, davacı müvekkil tarafından işletilen ... ... nezdinde, sırasıyla ... ve ... numaralı rezervasyonları yapmışlar ve taraflar arasındaki acentelik ilişkisi kapsamında ilgili rezervasyon bedelleri, davacı müvekkil adına davalı şirket tarafından misafirlerden tahsil edilmiştir. Rezervasyon bedellerinin tahsili sonrasında davalı şirket; gerekli hazırlık ve işlemlerin yapılabilmesi amacıyla, davacı müvekkile, ekli rezervasyon bilgi formlarını göndermiştir. İlgili formlar ile davalı şirket; rezervasyon bedellerini misafirlerden bizzat tahsil ettiğini ve tahsil ettiği miktarlardan sair düşülmesinden sonra kalan, sırasıyla 24.040,06 TL'nin 29.07.2025 tarihinde, 4.233,47 TL'nin ise 19.08.2025 tarihinde davacı müvekkile ödenmesi gerektiğini bizzat ikrar etmektedir. Davacı müvekkil; rezervasyon bilgi formlarında yer verilen ifade gereği, dava dışı misafirler çıkış yaptıktan sonra, sırasıyla 05.07.2025 ve 21.07.2025 tarihli faturaları düzenlemiş ve davalı şirkete iletmiştir; ancak davalı şirket, 24.040,06 TL ve 4.233,47 TL tutarlı fatura bedellerini, davacı müvekkile halön ödememiştir. Bu noktada belirtmek isteriz ki; davacı müvekkilin alacağı ve ilgili faturaların davalı şirketçe kabul edildiği hususu, davalı şirkete ait "..." adlı web sitesinin davacı müvekkile ayrılan panelinde hâlen görüntülendiği gibi, davacı müvekkil yetkili ... ile davalı şirket yetkili arasında konuya ilişkin olarak gerçekleştirilen görüşme esnasında da inkâr edilmemiştir. Rezervasyon bilgi formlarında da görüldüğü üzere; taraflar, 24.040,06 TL'nin 29.07.2025 tarihinde, 4.233,47 TL'nin ise 19.08.2025 tarihinde davalı şirket tarafından davacı müvekkile ödenmesi hususunda anlaşmıştır. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. maddesi uyarınca, bahse konu tarihlerin dolmasıyla, davalı şirketin herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın temerrüte düştüğünün ve davacı müvekkilin 24.040,06 TL tutarlı alacağı bakımından 30.07.2025 tarihinden, 4.233,47 TL tutarlı alacağı bakımından ise 20.08.2025 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizine hak kazandığının kabulü gerektiğini, açıklanan nedenlerle; bahse konu alacaklarımızın tahsili için öncelikle TTK m. 5/A gereğince dava şartı arabuluculuğa başvurulmuşsa da davalı şirketin toplantıya katılmaması sebebiyle anlaşma sağlanamadığında fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davacı müvekkilin şimdilik 24.040,06 TL alacağının 30.07.2025 tarihinden, 4.233,47 TL alacağının ise 20.08.2025 tarihinden itibaren işleyen ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili amacıyla işbu davanın açılması zorunlu hale geldiğini, açıklanan ve Sayın Mahkemece re'sen göz önüne alınacak nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kaymak kaydıyla, şimdilik 24.040,06 TL alacağımızın 30.07.2025 tarihinden, 4.233,47 TL alacağımızın ise 20.08.2025 tarihinden itibaren işleyen ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının Sayın Mahkemeniz'de açmış olduğu iş bu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davayı ve dava dilekçesindeki beyan ve iddiaları tümü ile ret ettiklerini, müvekkili şirket, ... alan adlı web sitesinin sahibidir. Davacı şirket, işletmekte olduğu konaklama tesisi olan " ... ... " isimli otelin odalarının müvekkil şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkil şirket ile anlaşmış ve taraflar arasında İnternet ortamında online olarak sözleşme akdedilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme gereğince komisyon ve komisyon şartları belirlendiğini, yerleşik içtihatlar doğrultusunda faturanın tebliğ edilmiş olması ve itiraz edilmemiş olması, hizmetin tam ve eksiksiz vermiş olduğunu kanıtlamamakta, hatta karine dahi teşkil etmediğini, nitekim bu husus Yargıtay içtihatları gereğince de hüküm altına alınmıştır: "Tebliğ edilen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olması hali, faturada yazılı malın alıcıya teslim edildiğini göstermez, bu sadece malın fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına gelir" (YARGITAY 3. Hukuk Dairesi 2005/8385 E. ve 2005/9627 K. No.lu 06.10.2005 tarihli Karar); "... Faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabulü anlamını taşımaz. Uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun kanıtlanması gerekir" (YARGITAY 11. Hukuk Dairesi 2004/7832 E. ve 2005/4738 K. no.lu 05.05.2005 tarihli Karar). Hizmetin tam ve eksiksiz olarak verildiği Davacı yan tarafından kanıtlanmış olmadan afaki bir alacağın miktarının tespiti hukuki olmadığını, hizmetin verildiği hususundaki ispat yükü davacı tarafta olup Davacı bugüne kadar bu iddiasını destekler hiçbir kanıt sunmadığını, müvekkili şirketin davacıdan olan komisyon alacakları ve fatura alacakları mevcut olduğunu, bu alacaklar yönünden de takas-mahsup talebimiz bulunduğunu, müvekkili şirketin alacakları ticari “defterlerin incelenmesi neticesinde sabit olacağını, davacı tarafından müvekkile ihtar gönderilmediğinden temerrüt hasıl olmamış, alacak muaccel hale gelmediğini, bu nedenle davacının faiz talepleri de haksız ve hukuka aykırıdır. Sayın Mahkemeniz tarafından öncelikle davacının ve müvekkilinin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına ve yapılacak inceleme neticesinde haksız davanın reddine, kötü niyetli olan Davacı'nın 420'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, dava masraf ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: - 2025/... Arabuluculuk Son Tutanağı, - Mali Müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 10/03/2026 tarihli bilirkişi kök raporu ve ilk raporu sunan bilirkişiden farklı 10/06/2026 tarihli bilirkişi kök raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, temlik eden şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki sonucu temlik eden tarafın düzenlediği faturalar nedeniyle davacı temlik alanın davalıdan alacaklı olup olmadığı ile miktarı hususlarına ilişkin alacak davasıdır. Mahkememizce re'sen görevlendirilenMali Müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 10/03/2026 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; "..1- Sayın Mahkemeniz tarafından görevlendirildiğim iş bu dosya kapsamında davacı taraf ticari defterleri yerinde incelenmiş olup dava konusu yapılan faturaların kendi ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 2- Dava tarihi itibari ile davacının davacı taraftan 28.273,62 TL ALACAKLI olduğu ve davalı tarafın dava tarihi sonrasından ödeme yapmadığı, 3- Davacı ticari defterlerinde davalı tarafın düzenlediği satış faturasına rastlanılmadığı, dolayı hesaplar arası mahsubun söz konusu olmadığı,.." görüş ve kanaatini bildirmiştir. Mahkememizce re'sen görevlendirilen 10/06/2026 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; "..1.) Davacı şirketin, davalı şirketten 15.10.2025 dava tarihi itibariyle 28.273,62 TL tutarınca alacağının bulunduğu, davacı şirket tarafından davadan önce faiz istenmediğinden bu konuda değerlendirme yapmaya gerek bulunmadığı, bu durumda davacının 28.273,62 TL matrah üzerinden dava tarihinde ve sonraki dönemlerde değişen oranlarda avans faiz isteminin mümkün bulunduğu, yukarıda açıklanan gerekçeler ile davalı şirketin takas - mahsup talebi ile ilgili belgelerini sunmadığı, sunmuş olsa bile bu konu hukuki değerlendirme içerdiğinden, bu konuda takdir, hukuki yorum ve nihai kararın Sayın Mahkemeye ait olduğu, 2.) Taraflar arasındaki sözleşme, temlik sözleşmesi ve turizm ile ilgili belgelerin değerlendirilmesi benim uzmanlık alanıma girmediğinden bu konularda değerlendirme yapılamamış olup, bu konularda takdir, hukuki yorum ve nihai kararın Sayın Mahkemeye ait olduğu, 3.) Tarafların masraf, inkar tazminatı, vekâlet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin, Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı,.." görüş ve kanaatini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın; aralarındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalar nedeniyle davalının borçlu olup olmadığı ile davalıdan tahsilinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir. Bunların tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Davacı ticari defterleri lehine delil olarak kabul edilmiş ve yukarıda belirtilenler ile birlikte davacının alacağına ilişkin ispat külfetini yerine getirdiği mahkememizce kabul edilmiştir. Davalı tarafça bunların aksinin ortaya konulması gerektiği halde bir ispat vesikası getirilemediği anlaşıldığından davacının davalıdan alacaklı olduğu mahkememizce sabit görülmüştür. Tüm dosya kapsamından; davacının davaya konu edilen faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu ticari defterleri ile ispat ettiği anlaşılmakla usul ve esasa uygun bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davacının davasının kabulüne dair karar verilmiş; aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;. 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; 24.040,06 TL fatura alacağının 30/07/2025 tarihinden itibaren; 4.233,47 TL fatura alacağının 20/08/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 1.931,36 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik 1.315,96 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 195,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 17.425,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 28.273,53 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 6-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/07/2026 Katip ... ¸
Hakim ... ¸