İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/720 E. 2026/70 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/720
Karar No
2026/70
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/720 Esas - 2026/70 T.C. ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA " 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/720 Esas KARAR NO : 2026/70

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2025 KARAR TARİHİ : 28/01/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 30/01/2026 Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ; DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davalı işçi müvekkili Şirkette 25.04.2022 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesiyle göz kontrol ve montaj elemanı olarak, ... şubesinde işe başlamış ve iş sözleşmesi kapsamında yine 25.04.2022 tarihli ... Sözleşmesini imzaladığı, Bu sözleşme ile davalı, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 1 yıl süre ile ... ve ... illerinde benzer işlerde çalışmamayı, rakip firmalarda görev almamayı ve müvekkili şirketin ticari sırlarını ifşa etmemeyi açıkça kabul ve taahhüt ettiğini, Davalı işçinin, 15.03.2024 tarihinde müvekkili Şirketteki işinden istifa ederek ayrılmış, akabinde müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği savunma sanayi ve teknoloji alanında faaliyet gösteren rakip bir firmada çalışmaya başladığını, Hatta müvekkili Şirket yetkilileri sonradan, davalının iş akdi devam ederken gizlice söz konusu rakip firmanın işbaşı eğitimlerine katıldığı yönünde duyumlar aldığı, Davalı işçi bu eylemleri sonrasında da müvekkili şirkette çalışan diğer işçilere karşı yeni işe başladığı şirkette işe başlamaları yönünde telkinlerde bulunduğunu, ... Sözleşmesi’ni ihlal ettiği açık olduğu, Bu sebeple müvekkili Şirket tarafından 07.05.2024 tarihinde .... Noterliğinden davalıya ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek sözleşmeye aykırılığın son bulması ve cezai şartın ödenmesi talep edilmiş olduğunu; ancak davalı ihtarnameye rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin işçinin borçlarını düzenleyen maddesi uyarınca; “Personelin işbu şartlara aykırı davranışı veya ihlali halinde, personel, ... aykırılığına maruz kalan işverenin en son aylık brüt maaşının 12 katı tutarında cezai şart bedelini derhal ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder.” hükmü yer aldığı, Bu nedenle davalının müvekkili şirkete ödemesi gereken cezai şart bedeli 294.318,00.TL (24.526,50.TL son aylık brüt ücreti x 12 katı) olup, davalı bu borcunu ödememekte direndiğini, Davalı , müvekkili şirketteki görevi itibariyle müvekkilinin müşteri çevresi ve üretim yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmuş ve rakip firmada aynı sektörde çalışmaya başlayarak müvekkilini zarara uğratabilecek konuma geldiğini, Müvekkili şirket elektronik kart üretimi yapmakta olup, işin niteliği gereği müvekkili şirketteki bilgiler hassas ve korunmaya muhtaç bilgiler olduğu, sadece savunma sanayi sektörüne üretim yapan müvekkilinin özel olarak üretimini yaptığı elektronik kartların niteliği itibariyle işçilerle rekabet sözleşmesi imzalanmasın da müvekkili şirketin hukuken de yararı bulunduğunu, Haklı davalarının kabulüyle davalının müvekkili Şirkete 25.04.2022 tarihli ... Sözleşmesinden kaynaklanan 294.318,00.TL cezai şart bedelini, ihtar tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte ödemesini talep ettikleri, davalının ... sözleşmesini ihlal etmesi nedeniyle 294.318,00 TL cezai şart bedelinin ihtar tarihi olan 07.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte müvekkili Şirkete ödemesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu görevsizlik itirazında bulundukları, Zamanaşımı itirazında bulunduklarını. Davacı, Türk Borçlar Kanunu’ndan kaynaklanan cezai şart talebinde bulunduğu, Rekabet yasağının ihlalinden doğan alacaklar, haksız fiil hükümlerine benzer şekilde, TBK m. 72 uyarınca, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, Davacı şirket, davalının yeni işyerinde çalışmaya başladığını öğrendiği tarihi somut delillerle ispat etmediği takdirde, davanın yasal sürede açıldığı kabul edilemeyeceği, Davacı tarafın bu ispat yükünü yerine getirememesi hâinde, alacak talebinin zamanaşımına uğradığı kabul edilerek davanın usulden reddi zorunlu olduğu, Aksi kanaat hasıl olur ise esasa ilişkin savunmaları devam ettiği, Dava konusu ... Sözleşmesi, hem kuruluşundaki irade sakatlığı hem de kanunun aradığı geçerlilik şartlarını taşımaması nedeniyle kesin hükümsüz olduğunu, Davacı tarafça sunulan belgelerden, Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi ile ... Sözleşmesi’nin aynı gün, 21.08.2023 tarihinde imzalandığı görüldüğünü, Davalı Müvekkilinin, davacı tarafından işe kabul edilmek ve davacı nezdinde iş ilişkisine girebilmesi için gerekli motivasyon ve ekonomik baskı altında bulunurken, ... gibi ağır sonuçları olan ve kendisinin ekonomik geleceğini kısıtlayan bir sözleşmeyi müzakere etme şansı olmaksızın imzalamak zorunda kaldığını, Hatta müvekkili bunun ayrı bir sözleşme olduğunun dahi farkında olmadığını, Davacı tarafından önüne konulan belgeyi içeriğini bilmeden ve davacı tarafından aydınlatılmadan imzaladığını, Aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat yükü davacıda olmasına rağmen ispat yükünü üzerlerine almadıklarını belirterek bu durumu tanıkların da bildiğini düşündüklerini, sözleşmenin işçinin menfaatlerine aykırı şekilde "baskı altında" ve "tek tip" olarak kabul ettirildiği anlamına geldiğini, açıklanan nedenlerle imzalatılan bu sözleşme geçersiz olduğunu, iş sözleşmesi ile aynı anda imzalanan ... sözleşmelerinde işçinin iradesinin tam olarak etmediği yönünde yargıtay ilamları bulunduğunu, işçinin iradesinin baskı altında olduğu ve aydınlatılmadığı durumlarda bu tür sözleşmelerin göçersizliğine karar verildiğinin görüldüğünü. İşverenin aydınlatma yükümlülüğünün ihmali bulunduğunu. Davalı Müvekkili, "Kaplama Personeli" (Elektronik Montörü) pozisyonunda çalışan, vasıflı ancak üst düzey veya yönetici olmayan bir işçi olduğu, Bu nitelikteki bir işçinin, 445.662,00 TL gibi fahiş bir cezai şartın hukuki sonuçlarını kendi başına kavraması beklenemeyeceğini, somut olayda ... ihlal edilmediğini, zarar oluşmadığını, eski ve yeni işyerleri arasındaki faaliyet alanı düşünüldüğünde rekabet oluşmadığını. ... ihlalinde aranan korunmaya değer hamlı menfaat (sır) ve zarar şartları somut olayda sağlanmamıştır. Rekabet yasağının geçerliliğinin temel şartı işçinin edindiği bilgilerin işverene önemli bir zarar verme, işverenin ekonomisini sarsma olasılığının bulunması gerektiğini. Müvekkilinin davacı şirkette üst düzey bir pozisyonda yönetici, mühendis olarak çalışmadığını. Kaplama personeli olup bu pozisyonda edinilen bilgiler sektörde kolayca erişilebilen genel kabul görmüş teknik uygulamalardan ibaret olduğunu. Yargıtay alt kademede çalışan ve sır niteliğindeki bilgiye nüfuz etme olanağı bulunmayan işçilerle yapılan ... sözleşmelerini geçersiz saydığını. Müvekkilinin hangi sırı ifşa ettiği, bu sırının ne olduğunu, bu ifşa nedeniyle somut ve önemli bir zararın doğduğunu veya doğma ihtimali olduğunu davacı tarafın ispat etmesi gerektiğini. Zarar ve ... arasında illiyet bağı kurulmadıkça cezai şart talebinin temelsiz kalacağını. ... Kararında belirtildiği üzere, işçinin edindiği bilgilerin kullanmasının işverene önemli bir zarara sebep olacak nitelikte olmasının arandığını. Müvekkilinin rekabet yasağını ihlal etmemiş olduğunu, davacının korunmaya değer bir sırrı bulunmamakta olduğunu müvekkilinin eski iş yeriyle yeni iş yeri arasında faaliyet alanları düşünüldüğünde rekabet oluşturmadığını, müvekkili ana kartların kimyasal kaplanması gibi teknik ve genel bir imalat sürecinde görev alan "Kaplama Personeli olduğu, iş kolları birbirinden bağımsız olduğuru, rekabet oluşmadığını, İşçinin Ekonomik geleceğinin korunması ve çalışma özgürlüğü ilkesi gereği TBK.nun 445/1.maddesi ile Anayasanın 49.maddesi ile güvence altına alınmış olduğunu. İşçinin mesleğini icra etmesini sona erdirecek iktisadi hayatanı tehlikeye düşürecek ve çalışma hakkını sırılayıcı nitelik taşıyan cezai şart ve yasak hükümlerinin hukuki temelden yoksun olduğunu. Buna göre haksız ve dayanaksız açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkememizin tensip ara kararı ile Davalıya ait unvanlı iş yeri hizmet cetvelinin Uyaptan çıkarılarak dosya arasına alınmasına, Davalının adresindeki ... müzekkere yazılarak işe giriş çıkış bildirgelerinin istenilmiş gelen yazı ve belgeler dosya içerisine alınmıştır. Mahkemenizin öninceleme duruşmasında verilen ara karar ile Davalı vekilinin iddia ettiği, görev itirazı ile zamanaşımı definin öninceleme duruşmasında degerlendirildiğinde: Yargıtay İçtihatı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13/06/2025 tarihli ... sayılı içtihatı ile; işçi ve işveren arasında görülecek olan rekabet yasağına aykırılık ile ilgili davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olarak belirlemiş olduğundan davalı vekilinin görev itirazının reddine karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı haksız rekabet tazminat davasına ilişkindir. UYUŞMAZLIĞIN: Davalı işçinin davacı şirket ile 25.04.2022 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi ile yine aynı tarihte imzaladığı 25.04.2022 tarihli ... Sözleşmesine istinaden, sözleşmenin sona ermesinden itibaren 1 yıl süre ile ... ve ... illerinde benzer işlerde çalışmamayı, rakip firmalarda görev almamayı ve müvekkili şirketin ticari sırlarını ifşa etmemeyi açıkça kabul ve taahhüt ettiğini, bu kapsamda benzer işte çalışmasının Davalı işçi açısından haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, aynı tarihte sözleşmelerin imzalanmasının davalı işçinin menfaatlerine aykırı şekilde "baskı altında" ve "tek tip" olarak kabul edilip edilmeyeceği, iradesini sakatlayıp sakatlamadığı, Rekabet yasağının geçerliliğinin temel şartı işçinin edindiği bilgilerin işverene önemli bir zarar verme, işverenin ekonomisini sarsma olasılığının bulunması gerektiğinden, davacı işverenin ekonomisinin sarsılıp sarsılmadığının bilirkişi incelemesi yapılarak haksız rekabet şartlarının oluşup oluşmadığı oluşmuş ise cezai şart alacağının miktarının belirlenmesine ilişkindir. ayrıca, davalı vekilinin iddia ettiği, görev itirazı ile zamanaşımı definin öninceleme duruşmasında değerlendirilmesine ilişkindir.

Türk Ticaret Kanununda düzenlenen Haksız Rekabet Maddesinde: V - Zamanaşımı MADDE 60-" (1) 56 ncı maddede yazılı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, haksız rekabet fiili aynı zamanda 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gereğince daha uzun dava zamanaşımı süresine tabi olan cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde ise, bu süre hukuk davaları için de geçerli olur." diye belirtilmiştir. Türk Ceza Kanunun 62.maddesinde Haksız Rekabet suçları tahdidi olarak sayılmış olup davacı tarafından davalı işçi hakkında bir haksız rekabet suçundan dolayı şikayet bulunmadığı anlaşılmış olup aralarındaki 25.04.2022 tarihli ... Sözleşmesine göre 1 yıl süre ile ... ve ... illerinde benzer işlerde çalışmamayı, rakip firmalarda görev almamayı ilişkin sözleşmedeki madde, TCK.nun 62.maddesinde tahdidi olarak sayılan ... suçlarına girmediği, TCK.nun 62.maddesinde suçlar 6 aylık şikayet süresine tabi olup davacı şirket tarafından davalı işçiye ... .Noterliğinin 07/05/2024 tarihli ... yevmiye nolu Rekabet sözleşmesinin ihlaline ilişkin ihtar çektiği, eldeki davanın ise 30/09/2025 tarihinde açtığı tespit olunduğundan, uzamış ceza zamanaşımı süresi eldeki davada bulunmadığından, TTK.nun 60.maddesine göre bu hakların doğmunu öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde dava açılmadığından davalı vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülerek, Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 2)492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00.TL red karar harcının, dava açılışında alınan 5.026,22.TL peşin harcın mahsup edilmesi ile fazla alınan 4.294,22.TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, 3)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 2.080,00.TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5)Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4.maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6)Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatırana iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 28/01/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

** Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır**

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/720, K. 2026/70, T. 28.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-720-e-2026-70-k-0c3b1e2757f0