İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/676 E. 2026/431 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/676
Karar No
2026/431
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/676 Esas KARAR NO : 2026/431

DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 25/10/2024 KARAR TARİHİ : 20/04/2026 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 27/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; 05/09/2023 tarihinde İstanbul ve ilçelerinde meydana gelen kuvvetli yağış ve sel neticesinde müvekkil ..... Sigorta A.Ş tarafından: ..... hasar dosya ve ...... nolu kasko sigorta poliçesi ile sigortatı bulunan ..... Elektronik A.Ş.'ye ait ..... plakalı araç ..... Bulv. Başakşehir / İstanbul adresinde seyir halinde iken meydana gelen zarar neticesinde 23/10/2023 tarihinde sovtaj bedelinin mahsubundan sonra 630.000,00 TL sigortalıya ödendiğini, yapılan hesaplamalar doğrultusunda sigortalı aracın pert olduğu ve sigortalı aracın hasar tarihindeki hasarsız emsalinin piyasa peşin rayiç değerinin 1.500.000,00 TL olduğu tespit edildiğini, söz konusu ekspertiz raporu doğrultusunda müvekkil sigorta şirketi sovtaj bedelinin mahsubundan sonra 23/10/2023 tarihinde 630.000,00 TL sigortalıya ödendiğini, işbu sebeplerle ödenen 630.000,00 TL'nin ödeme tarihi 23/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faizi ile birlikte davalı kurumlardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...... vekili tarafından birleşen davada sunulan cevap dilekçesinde özetle; yersiz ve mesnetsiz olarak açılmış olan davanın reddine, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..... vekili tarafından birleşen davada sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan, husumet yokluğu, zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, davacının davasının esastan ve tümüyle reddine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..... vekili tarafından birleşen davada sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına ihbarına, ispatlanamamış davanın reddine, davanın görevsizlik ve yetkisizlik sebebiyle reddine, davanın Başakşehir Belediye Başkanlığı yönünden husumetten reddine, davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... tarafından birleşen davada sunulan cevap dilekçesinde özetle, davacının istemlerinin ve davanın tümüyle reddine, davacıya ait faiz miktarı ve faiz oranına ilişkin istemin tümüyle reddine, mahkeme masrafı ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 05/09/2023 tarihinde ..... Sigorta A.Ş tarafından: ..... Hasar Dosya ve ..... Nolu Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ..... Elektronik A.Ş.'ye ait ..... plakalı araç .... Bulv. Başakşehir/İstanbul adresinde seyir halinde iken meydana gelen zarar neticesinde 23/10/2023 tarihinde sovtaj bedelinin mahsubundan sonra 630.000,00 TL sigortalı dava dışı üçüncü şahsa ödeme yapılması sebebiyle işbu bedelin davalılardan istenip istenilemeyceği husumetlerinin bulunup bulunmadığı, gerçekleşen olayın mücbir sebep sayılıp sayılamayacağına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 2.maddesinde İSKİ'nin görev ve yetkileri düzenlenmiş, a bendinde "İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek", b bendinde "Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek", c bendinde "Bölge içindeki su kaynaklarının, deniz, göl, akarsu kıyılarının ve yeraltı sularının kullanılmış sularla ve endüstri artıkları ile kirletilmesini, bu kaynaklarda suların kaybına veya azalmasına yol açacak tesis kurulmasını ve bu tür faaliyetlerde bulunulmasını önlemek, bu konuda her türlü teknik, idari ve hukuki tedbiri almak", d bendinde ise "Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak" .......'nin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Ayrıca 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesinin e fıkrası uyarınca davalı belediye de yağmur sularının uzaklaştırılmasını sağlamak, bunlar için gerekli tesisleri kurmak ve kurdurmakla yükümlüdür. 6098 sayılı TBK'nın 69. maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TBK'nın 69.maddesindeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması, üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması şartlarından birini gerçekleşmesi gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24/02/2016 tarih ..... E. ..... K. sayılı ilamında illiyet bağının varlığı ve kesilmesi "...İlliyet bağı; mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle kesilebilir. Mülga BK’nun 58. maddesi kapsamında sorumluluğun doğabilmesi için illiyet bağının kesilmemiş olması gerekir. Doktrindeki kabul edilen görüşe göre illiyet bağının kesilmesi olasılığı dar yorumlanmalıdır. Her üç neden açısından da, illiyet bağının kesildiği iddiası, sorumlu kişiler tarafından açıkça ispatlanmadıkça kabul edilmemelidir. Bu bakımdan sorumluluktan kurtulmak oldukça zorlaştırılmıştır (Erten Ali, Türk Borçlar Hukukuna Göre Bina ve İnşa Eseri Sahiplerinin Sorumluluğu, BK.58, Ankara 2000, s.230; Baş Ece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Açısından Bina ve Yapı Eserlerinden Doğan Sorumluluk, XII Levha Yayınları, s.113; Deschenaux Henri, Tercier Pierre, Sorumluluk Hukuku, Çeviren Salim Özdemir, Ankara 1983, s.37). İlliyet bağını kesen hallerden birinin varlığı veya zarara yapım bozukluğu veya bakım eksikliği dışında ve bunların bir katkısı olmaksızın mücbir sebepten üçüncü bir kişinin kusurundan kaynaklanan başka bir kazanın sebep olduğu kanıtlanmadığı takdirde ispat yükü yerine getirilmiş sayılır..." şeklinde açıklanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06/12/2022 tarihli ..... E. ..... K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; "...Zarar sigortalarının (mal ve sorumluluk sigortaları) amacı, rizikonun gerçekleşmesi hâlinde sigortalının maruz kaldığı veya kalacağı zararın tam olarak tazminini sağlamaktan ibarettir. Özellikle mal sigortalarında rizikonun gerçekleşmesi üzerine sigortalının alacağı tazminatın gerçek zararla sınırlı olması ve sigortalının hiçbir surette maruz kaldığı olay dolayısıyla haksız zenginleşme imkânına kavuşmaması gerekmektedir. Başka bir deyişle sigorta sözleşmesi bir kazanç sağlama aracı olmadığından sigortalının mal varlığında haksız bir artış meydana getirmemelidir. Zenginleşme yasağı olarak ifade edilen bu durum sayesinde sigorta sözleşmesi kazanç aracı olmaktan uzaklaşacaktır..." demek suretiyle illiyet bağının kesilmesine ve kesilmenin sonuçları açıklanmıştır. Bu minvalde dosyamızda mevcut cevap dilekçeleri ve ilgili beyanların somut olay bakımından işbu içtihat ve mevzuat hükümleri doğrultusunda değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut olayda taraflarca ileri sürülen belgeler toplanmış gerçekleşen baskın olayı ile ilgili olarak bilirkişi heyetinden rapor alınması istenmiştir. 11/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafından ödenen bedel hususunda yapılan değerlendirmede; "Davacı şirketin dava dışı sigortalısı ...... Elektronik A.Ş.' ye ait ..... plakalı ..... Marka CR-V Model araç, sürücüsü ...... sevk ve idaresinde İstanbul Avrupa Yakası İkitelli Atatürk Bulvarı üzerinde Atatürk Havalimanı yolunda seyir halindeyken 05 Eylül 2023 tarihinde saat 21:40 civarında yoğun yağış nedeniyle yükselen suya gömülmüş, aracın içine su girmeye başlamış, çalışmakta olan motor durmuş ve aracın hasarlanmış olduğu, Dava dışı ..... Elektronik A.Ş.' nin .... Sigorta A.Ş.” ne dosya açtırmış olduğu, ...... Sigorta A.Ş. açılan ..... nolu hasar dosyasıyla Eksper .....' i 07.09.2023 tarihinde hasar tespiti için görevlendirmiştir. Eksper ......' in 07.09.2023 tarih, .... nolu Kasko Ekspertiz Raporu ile hasar tespitinde bulunmuştur. Söz konusu rapor ve ekindeki Tam Ziya Hasar Mutabakatname ve İbraname Formunda; yedek parça bedeli 674.888,27 TL, işçilik bedeli 49.500,- TL olmak üzere toplam hasar bedeli 727.388,27 TL olarak tespit edildiği, Sigortalı Aracın Hasar Tarihindeki Hasarsız. Emsalinin Piyasa Peşin Rayiç Değeri : 1.500.000,00 TL, Hasarlı Vaziyetteki Değeri: 870.000,00 TL olarak kabul edilmiş, aracın pert total kabul edilmesinin onarım maliyetinden düşük olması nedeniyle pert total kabul edilerek tazminat tutarı 630.000,-TL olarak tespit edildiği, aracın ekspertiz işlemlerinin kasko sigortaları genel şartları çerçevesinde değerlendirildiği yedek parça ve işçilik olarak makul değerlerde belirlendiği değerlendirilen yedek parçalar ve işçilik bedelleri uygun olduğunun belirlendiği," anlaşılmakla davacı tarafından ödenen bedelin uygun olduğunun bilrikişi tarafından tespit edildiği, işbu olayın meydana geldiği yerin hangi belediyenin sorumluluğunda olduğunun tespiti için müzekkereler yazıldığı ve gelen cevabi yazılar kapsamında aynı tarihli bilirkişi raporunda "Bahse konu madde hükümlerinden anlaşılacağı üzere Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde yer alan ana arter niteliğindeki yollarda yetki Büyükşehir Belediyesinde, bu yolların dışında kalan yollarda yetki İlçe Belediyelerine aittir. Bu kapsamda 03.11.2009 tarih ve 2009/7-1 sayılı UKOME kararına istinaden yayınlanan 2019 yılına ait ana arter listesinde sel olayının gerçekleştiği ..... İlçesi, ..... Mahallesi, Atatürk Bulvarı ana arter listesinde bulunduğundan ana arter niteliğindeki bu caddedeki yetki kural olarak Büyükşehir Belediyesine aittir. Dava konusu sel baskınının olduğu ve ...... plakalı aracın hasarlandığı, Atatürk Bulvarı Başakşehir İstanbul adresinde bilirkişiler olarak yerinde inceleme yapılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda söz konusu bölgede eğimin yaklaşık % 4-5 civarında olduğu ve yağışla birlikte daha yüksek kotlardan gelen suyun birikmesi sonucu , daha alçak kotlarda suyun yükselebildiği görülmüştür," demek suretiyle yerin ana arterlerden olması nedeniyle yetkinin İstanbul Büyükşehir Belediyesinde olduğunun anlaşıldığı, meteoroloji ve kusur değerlendirmesinde ise "“Olayın meydana geldiği belirtilen Atatürk Bulvarı ana arter listesinde olup İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yetki / sorumluk bölgesindedir. Atatürk Bulvarı E80 bağlantı yolu kavşağında yağmur suyu giderleri ve tahliye rögarlarının bulunduğu tespit edilmiştir. Mevcut yağmur suyu tahliye sisteminin normal yağışlar için yeterli olacağı kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte yağış verileri baz alındığında olayın tamamıyla m? ye düşen yağışın kısa sürede toprağa düşmesi sebebiyle sele sebebiyet vererek AFET niteliğinde bir olay olduğu kanaatine varılmıştır. Olay ile ilgili kusurlu bulunamamıştır." demek suretiyle gerçekleşen yağışın tekerrür ağırlığının 200 yılın üzerinde olduğu, beklenmedik bir doğa olayı olarak kabul edilmesinin mümkün olduğu bu haliyle veriler doğrultusunda afet olarak değerlendirilebileceği ve mücbir sebep olarak tanımlanabileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ışığında; davacı tarafça ...... plakalı aracın görmüş olduğu zarar kapsamında ödenen bedelin halefiyet ilkesi gereğince davalılardan talep edildiği, davaya konu aracın zarar gördüğü yerin Atatürk Bulvarı Başakşehir/İstanbul adresinde meydana geldiği, Atatürk Bulvarının Anaarter listesinde yer aldığı bu nedenle sorumluluğun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda olduğu, yukarıda paylaşılan ...... 'nin atık su tahliyesinden sorumlu olduğu, ilçe belediyesinin sorumluluğunun bulunmadığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlügü ve Başakşehir Belediyesi'nin sorumluluğunun bulunmadığı, anlaşılmakla işbu iki davalı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmekle birlikte, davacının, zarar talebinde bulunabilmesi için zararın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekmemekte ise de,davalının zararın mücbir sebep nedeniyle oluştuğunu ve zarar ile sorumluğu arasındaki illiyet bağının kesildiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulması mümkün olup Meteoroloji Genel Müdürlüğü cevabi yazıları ve 11/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda, 05/09/2023 tarihinde meydana gelen yağışların aşırı yağış niteliğinde doğal afet boyutunda olduğu tespit edilmiş olup, illiyet bağının kesilmesi nedeniyle davalının zarardan sorumlu olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-aDevlet Su İşleri Genel Müdürlügü, Başakşehir Belediye Başkanlığı yönünden Pasif Husumet Yokluğu Nedeniyle Davanın Reddine b-İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve İstanbul Su Ve Kanalizasyon İdaresi Yönünden Davanın Esastan REDDİNE 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 10.758,83.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 10.026,83.-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ....., Başakşehir Belediye Başkanlığı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 5-Davalı ...... Başkanlığı ve ..... İdaresi taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 100.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yokluğunda davalılar vekillerinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/04/2026

Katip ..... ¸e-imzalıdır

Hakim ..... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/676, K. 2026/431, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-676-e-2026-431-k-8973d40fb4cd