İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/662 E. 2026/461 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/662
- Karar No
- 2026/461
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/662 Esas - 2026/461 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/662 Esas KARAR NO : 2026/461 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/08/2025 KARAR TARİHİ : 13/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/05/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili kurumun Antalya Havalimanı'nda güvenlik hizmeti sunan davalı şirketler nezdinde farklı dönemlerde çalışan dava dışı işçiler ... ve ...'ın emekli olmaları üzerine kıdem tazminatı talebinde bulunduklarını, müvekkilince yapılan hesaplama neticesinde 13/12/2024 tarihinde ...'a 504.828,60 TL ve ...'a 304.553,45 TL kıdem tazminatı ödendiğini, davalılar ile imzalanan hizmet alım sözleşmelerinin teknik ve özel şartnamelerinde, işçi alacaklarından münhasıran yüklenicinin sorumlu olduğunun ve müvekkili DHMİ'ye herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğinin açıkça düzenlendiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2004/11-254 Esas, 2004/295 Karar sayılı ilamının da bu yönde olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 250.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 13/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsilini talep etmiş, 15/08/2025 tarihli açıklama dilekçesiyle talebini davalı ... Yatırım Holding A.Ş.'den 50.000,00 TL, davalı ... Bakım Yönetim Hizmetleri İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den 150.000,00 TL ve davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den 50.000,00 TL şeklinde açıklamıştır. CEVAP : Davalı ... Yatırım Holding A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkil şirketin merkezinin Bağcılar/İstanbul'da olması nedeniyle mahkemenin yetkisiz olduğunu ve Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, ayrıca alacağın zamanaşımına uğradığını, esasa ilişkin olarak ise davacının herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın ve müvekkile bildirim yapmaksızın dava dışı işçilere rızaen ödeme yaptığını ve bu nedenle rücu hakkının bulunmadığını, işçilerin iş akitlerinin işyeri devirleri neticesinde en son davacı nezdinde çalışırken sona erdiğini ve bu sebeple feshe bağlı alacaklardan son işveren olan davacının sorumlu olduğunu, müvekkilin taraf olmadığı Toplu İş Sözleşmesi'nden doğan farklardan sorumlu tutulamayacağını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesi ve Anayasa Mahkemesi'nin ilgili kararı uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarında kıdem tazminatından asıl sorumlu olanın kamu kurumu olduğunu ve sözleşmede rücuya ilişkin açık bir hüküm bulunmadığını, ihale dokümanlarında kıdem tazminatı gibi giderlerin teklif fiyata dahil edilmediğini ve bu durumun davacıyı sebepsiz zenginleştireceğini, bir sorumluluğa hükmedilmesi halinde dahi bunun TBK'nın 167. maddesi gereği en fazla 1/2 oranında, işçinin müvekkil nezdindeki çalışma süresi ve son ücretiyle sınırlı olabileceğini, müvekkilin temerrüde düşürülmediğinden faizin dava tarihinden başlatılması gerektiğini ve ihale kapsamında verilen 9.000.000,00 TL bedelli teminat mektubunun davacı tarafından nakde çevrilmiş olması nedeniyle bu davanın mükerrer tahsilata yol açacağını ileri sürerek, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini talep etmiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri, sözleşmelere ekli teknik ve idari şartnameler, davacı tarafından dava dışı işçilere kıdem tazminatı ödendiğini gösterir 13/12/2024 tarihli ödeme belgeleri, 23/03/2026 tarihli nitelikli hesap uzmanı bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, asıl işveren tarafından alt işverenler nezdinde çalışan işçilere ödenen kıdem tazminatının, hizmet alım sözleşmeleri uyarınca alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı asıl işveren ile davalı alt işverenler arasında Antalya Havalimanı'nda güvenlik hizmeti sunulmasına ilişkin hizmet alım sözleşmeleri bulunduğu, bu kapsamda çalışan iki işçinin emekli olması üzerine davacı tarafından 13/12/2024 tarihinde kıdem tazminatlarının ödendiği, davacı vekilinin, sözleşmeler uyarınca bu ödemeden münhasıran davalı alt işverenlerin sorumlu olduğunu ileri sürerek ödenen bedelin rücuen tahsili istemiyle bu davayı açtığı, davalı ... Yatırım Holding A.Ş. vekilinin, asıl sorumlunun son işveren olan davacı olduğunu, sözleşmede rücuya ilişkin hüküm bulunmadığını ve 4857 sayılı Kanun uyarınca kıdem tazminatından kamu kurumunun sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini talep ettiği, diğer davalıların ise davaya cevap vermediği görülmüştür. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca, bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Bu sorumluluk, kanundan kaynaklanan bir müteselsil sorumluluk olup, dış ilişkide (işçiye karşı) geçerlidir. Asıl işveren ile alt işveren arasındaki iç ilişkide ise sorumluluğun ne şekilde paylaşılacağı, taraflar arasındaki sözleşme serbestisi ilkesi gereğince aralarındaki sözleşme hükümlerine göre belirlenir. Taraflar, aralarındaki sözleşmede işçilik alacaklarından kaynaklanan nihai sorumluluğun tamamen alt işverene ait olacağını kararlaştırabilirler. Bu durumda, kanundan doğan müteselsil sorumluluk gereği işçiye ödeme yapan asıl işveren, ödediği miktarın tamamını, iç ilişkideki sözleşme uyarınca asıl borçlu konumunda olan alt işverene rücu edebilir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/3965 E., 2022/2714 K. sayılı kararı). Buna göre, işçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin yüklenici işçisi olması ve taraflar arasındaki sözleşmede asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmaması halinde, asıl işveren, işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedelin tamamını talep etme hakkına sahiptir. İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından, işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler asıl işverene karşı sorumludurlar. Nitelikli hesap uzmanı bilirkişi Aslıhan Aksoy tarafından düzenlenen 23/03/2026 tarihli raporda, davacı idare ile davalı yükleniciler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, kanundan kaynaklanan müteselsil sorumluluk gereği davacının işçiye ödeme yapmakla yükümlü olduğu, ancak taraflar arasındaki iç ilişkide sorumluluğun aralarındaki sözleşmeye göre belirleneceği, davalılarla imzalanan sözleşmelerin ilgili maddeleri ile hizmet işleri genel şartnamesi ve teknik şartnamelerde, personelin özlük haklarından ve İş Kanunu'ndan kaynaklanan tüm hak ve alacaklardan yüklenicinin sorumlu olduğunun düzenlendiği, davacının sorumlu olacağına dair açık bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle Yargıtay içtihatları doğrultusunda tam sorumluluk esasına göre davacının ödediği bedeli davalılara rücu edebileceği belirtilerek, dava dışı işçilerin hizmet süreleri ve davacı tarafından ödenen toplam kıdem tazminatı miktarları üzerinden her bir davalının kendi hizmet süresiyle orantılı olarak sorumlu olduğu miktarların hesaplandığı, buna göre; Dava dışı işçi ...'a ödenen 508.689,55 TL kıdem tazminatından; Davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nin 37.650,06 TL, Davalı ... Yatırım Holding A.Ş.'nin 113.260,48 TL, Dava dışı ... Ltd. Şti.'nin (davacı iddiasına göre davalı ... A.Ş.'nin hukuk halefi) toplam 109.640,29 TL (106.537,26 TL + 3.103,03 TL) sorumlu olduğu, Dava dışı işçi ...'a ödenen 306.882,69 TL kıdem tazminatından; Dava dışı ... Ltd. Şti.'nin (davacı iddiasına göre davalı ... A.Ş.'nin hukuk halefi) toplam 114.018,81 TL (110.791,86 TL + 3.226,95 TL) sorumlu olduğu, Dosyada davalıların temerrüde düşürüldüğüne ilişkin belge bulunmadığından faiz başlangıç tarihinin mahkemenin takdirinde olduğu ve ticari iş niteliği nedeniyle avans faizi istenebileceği şeklinde görüş bildirilmiştir. Davacı vekili 10/04/2026 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde, raporda dava dışı olarak belirtilen ... Ltd. Şti.'nin, ... Koruma ve Özel Güvenlik Hizmetleri A.Ş. ile birleştiğini, bu şirketin de davalı ... Bakım Yönetim Hizmetleri İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile birleştiğini, bu nedenle anılan şirketin davalı olduğunu belirterek raporun aleyhe olan kısımlarını kabul etmediğini beyan etmiştir. Davalı ... Yatırım Holding A.Ş. vekili 13/04/2026 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, 29/01/2026 tarihinde yürürlüğe giren 7573 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu'na eklenen Geçici 12. madde uyarınca, 11/09/2014 ile 15/10/2019 tarihleri arasındaki hizmet alım sözleşmeleri kapsamında kamu kurumlarınca ödenen kıdem tazminatları için alt işverenlere rücu edilmesinden vazgeçildiğini, dava dışı işçinin müvekkili nezdindeki çalışmasının bu tarihler arasına denk geldiğini, bu nedenle müvekkili yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca cevap dilekçesindeki tüm itirazlarını (davacının rızai ödeme yaptığı, son işverenin sorumlu olduğu, TİS farklarından sorumlu olunamayacağı, sözleşmede rücu hükmü bulunmadığı, teminat mektubunun nakde çevrildiği) tekrar ederek raporun hatalı olduğunu ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri, sözleşmelere ekli teknik ve idari şartnameler, davacı tarafından dava dışı işçilere kıdem tazminatı ödendiğini gösterir 13/12/2024 tarihli ödeme belgeleri, mahkememizce dosyaya uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 23/03/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı asıl işveren ile davalı alt işverenler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacının kanundan doğan müteselsil sorumluluğu gereği işçilere kıdem tazminatı ödemesi yaptığı, taraflar arasındaki sözleşme ve şartnamelerde işçilik alacaklarından nihai olarak alt işverenlerin sorumlu olduğunun düzenlendiği, bu nedenle davacının yaptığı ödemeyi davalılara rücu etme hakkının bulunduğu, davacı vekilinin 10/04/2026 tarihli beyan dilekçesinde belirttiği ve hakim talimatı uyarınca kabul edilen şekliyle, bilirkişi raporunda dava dışı ... Ltd. Şti. adına hesaplanan sorumluluğun, şirket birleşmeleri nedeniyle hukuki halefi olan davalı ... Bakım Yönetim Hizmetleri İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait olduğunun kabul edildiği; davalı ... Yatırım Holding A.Ş. vekilinin 13/04/2026 tarihli itiraz dilekçesinde dayandığı ve yargılama sırasında 29/01/2026 tarihinde yürürlüğe giren 7573 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu'na eklenen Geçici 12. madde uyarınca, 11/09/2014 ile 15/10/2019 tarihleri arasında imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurumlarınca yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların tahsilinden vazgeçileceği ve devam eden davalarda bu kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedileceğinin düzenlendiği, bu yasal düzenleme ve bilirkişi raporundaki hizmet süreleri dikkate alınarak davalıların sorumluluklarının yeniden değerlendirildiği; Davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. yönünden yapılan incelemede; dava dışı işçi ...'ın bu davalı nezdindeki 01/01/2013-31/12/2013 tarihli çalışma döneminin kanuni düzenlemedeki af kapsamı dışında kaldığı, bu nedenle bilirkişi raporunda bu davalı için hesaplanan 37.650,06 TL'nin tamamından sorumlu olduğu; Davalı ... Yatırım Holding A.Ş. yönünden yapılan incelemede; dava dışı işçi ...'ın bu davalı nezdindeki 01/01/2014-31/12/2016 tarihleri arasındaki 1095 günlük çalışma süresinin, 01/01/2014-10/09/2014 arası 253 günlük kısmının af kapsamı dışında, 11/09/2014-31/12/2016 arası 842 günlük kısmının ise af kapsamında kaldığı, bu nedenle bilirkişi raporunda hesaplanan 113.260,48 TL'lik toplam sorumluluğun, af kapsamı dışındaki 253 günlük süreye isabet eden (113.260,48 TL / 1095 gün * 253 gün) 26.183,05 TL'lik kısmının tahsiline, af kapsamındaki 842 günlük süreye isabet eden (113.260,48 TL - 26.183,05 TL) 87.077,43 TL'lik kısım yönünden ise İş Kanunu Geçici 12. maddesi uyarınca davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği; Davalı ... Bakım Yönetim Hizmetleri İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden yapılan incelemede; bu davalının halefi olduğu ... Ltd. Şti. nezdinde işçi ...'ın 01/01/2017-30/11/2019 tarihleri arasındaki 1060 günlük çalışma süresinin, 01/01/2017-15/10/2019 arası 1018 günlük kısmının af kapsamında, 16/10/2019-30/11/2019 arası 42 günlük kısmının ise af kapsamı dışında kaldığı, bu işçiden kaynaklı toplam 109.640,29 TL'lik sorumluluğun af kapsamı dışındaki 42 günlük süreye isabet eden (109.640,29 TL / 1060 gün * 42 gün) 4.349,71 TL'sinden sorumlu olduğu, işçi ...'ın ise 01/01/2017-30/11/2019 tarihleri arasındaki 1060 günlük çalışma süresinin yine 1018 günlük kısmının af kapsamında, 42 günlük kısmının ise af kapsamı dışında kaldığı, bu işçiden kaynaklı toplam 114.018,81 TL'lik sorumluluğun af kapsamı dışındaki 42 günlük süreye isabet eden (114.018,81 TL / 1060 gün * 42 gün) 4.522,42 TL'sinden sorumlu olduğu, ancak davacı vekilinin bu davalıdan talebini 150.000,00 TL ile sınırladığı, bu davalının toplam sorumluluğunun (4.349,71 TL + 4.522,42 TL) 8.872,13 TL olduğu, hüküm fıkrasında ise 4.752,13 TL'ye hükmedildiği anlaşıldığından, bu miktar üzerinden hüküm kurulması gerektiği, bakiye kısım yönünden ise İş Kanunu Geçici 12. maddesi uyarınca davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. yönünden davanın kısmen kabulü ile 37.650,06 TL rücuen tazminatın, 13/12/2024 ödeme tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12.349,94 TL'lik fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davalı ... Yatırım Holding A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulü ile 26.183,05 TL rücuen tazminatın, 13/12/2024 ödeme tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 23.816,95 TL'lik kısım yönünden, 4857 sayılı İş Kanunu'nun Geçici 12. maddesi uyarınca davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davalı ... Bakım Yönetim Hizmetleri İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulü ile 4.752,13 TL rücuen tazminatın, 13/12/2024 ödeme tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 104.888,16 TL'lik kısım yönünden, 4857 sayılı İş Kanunu'nun Geçici 12. maddesi uyarınca davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 40.359,71 TL'lik fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Kabul edilen toplam 68.585,24 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 4.685,06 TL karar ve ilam harcından 4.269,38 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 415,68 TL harcın, kabul oranlarına göre 228,21 TL'sinin davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den, 158,71 TL'sinin davalı ... Yatırım Holding A.Ş.'den, 28,81 TL'sinin davalı ... Bakım Yönetim Hizmetleri İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 4.269,38 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.972,28 TL harcın, kabul oranlarına göre 2.729,78 TL'sinin davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den, 1.898,42 TL'sinin davalı ... Yatırım Holding A.Ş.'den, 344,58 TL'sinin davalı ... Bakım Yönetim Hizmetleri İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacının karşıladığı 1.655,00 TL yazışma gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.655,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 2.100,08 TL'sinin, kabul oranlarına göre 1.152,94 TL'sinin davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den, 801,81 TL'sinin davalı ... Yatırım Holding A.Ş.'den, 145,54 TL'sinin davalı ... Bakım Yönetim Hizmetleri İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 5.554,92 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 3.410,60 TL'sinin davacıdan, 1.289,40 TL'sinin, kabul oranlarına göre 707,88 TL'sinin davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den, 492,29 TL'sinin davalı ... Yatırım Holding A.Ş.'den, 89,36 TL'sinin davalı ... Bakım Yönetim Hizmetleri İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ihtiyari dava arkadaşı olan davalıların her biri yönünden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı lehine ayrı vekalet ücreti takdirine, buna göre; A) Davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. yönünden kabul edilen 37.650,06 TL üzerinden takdir edilen 37.650,06 TL vekalet ücretinin davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, B) Davalı ... Yatırım Holding A.Ş. yönünden kabul edilen 26.183,05 TL üzerinden takdir edilen 26.183,05 TL vekalet ücretinin davalı ... Yatırım Holding A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, C) Davalı ... Bakım Yönetim Hizmetleri İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden kabul edilen 4.752,13 TL üzerinden takdir edilen 4.752,13 TL vekalet ücretinin davalı ... Bakım Yönetim Hizmetleri İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... Yatırım A.Ş. vekili ile diğer davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır