İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/66 E. 2026/436 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/66
- Karar No
- 2026/436
- Karar Tarihi
T.C. ........... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/66 Esas - 2026/436 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ........... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/66 Esas KARAR NO : 2026/436 ................ ........................ .............................. ................................... ........................................
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/01/2025 KARAR TARİHİ : 30/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında bir CNC Dik İşleme Merkezi makinesinin alım satımı hususunda sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında belirlenen makine bedelinin bir kısmının banka yoluyla ödendiğini, bir kısmının ise taraflar arasında kararlaştırılan motorun noter huzurunda devrinin yapılarak ödendiğini, ancak davalının teslimat sürecindeki tutarsız davranışları ve şirket yetkilisine yönelik onur kırıcı söylemleri nedeniyle taraflar arasındaki ticari güven ilişkisinin zedelendiğini, bu durum üzerine müvekkili şirketin haklı nedenle sözleşmeyi feshettiğini, davalı şirket yetkilisinin sözleşmenin iptalini ve iadelerin yapılacağını kabul etmesine rağmen söz konusu iadeleri gerçekleştirmediğini, müvekkili şirketin mağduriyetini gidermek adına noter kanalıyla ihtarname gönderdiğini ve sonrasında arabuluculuk sürecine başvurulduğunu ancak uzlaşma sağlanamadığını, başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini belirterek, ........... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/75111 esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 10/09/2024 tarihli satış sözleşmesi akdedildiğini, davacı tarafın sözleşme gereği üzerine düşen edimleri yerine getirmediği halde haksız ve kötü niyetli olarak sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, davacı yanın iddia ettiği "aşağılayıcı ve onur kırıcı söylemler" iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacının 75.000 USD olan satış bedelinin peşinat kısmını dahi eksik ödediğini, bakiye borçların ödenmediğini, davalı müvekkilinin sözleşmenin 2. maddesi gereğince makineyi teslime hazır halde bulundurduğunu ve fatura düzenleyerek teslim şartını gerçekleştirdiğini, ancak davacının makineyi teslim almayarak alacaklı temerrüdüne düştüğünü, davacının fesih gerekçelerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenle asıl davanın reddi gerektiğini, karşı dava bakımından ise davacının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı ardiye, liman ve ordino gibi masrafların davacıdan tahsilinin gerektiğini, ayrıca sözleşmenin haksız feshinden kaynaklı mahrum kalınan karın tazminini talep ettiklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davacı karşı davalı vekili talep/beyan dilekçesinde özetle; davalı/karşı davacının cevap dilekçesindeki sözleşmenin haksız feshedildiğine ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalı/karşı davacı yetkilisinin müvekkili şirket yetkilisine yönelik onur kırıcı ve aşağılayıcı söylemleri nedeniyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin çekilmez hale geldiğini, bu durumun ticari güveni zedelediğini, müvekkilinin sözleşme gereği edimlerini yerine getirme konusunda iyi niyetli davrandığını, sözleşmede kararlaştırılan peşinatın bir kısmını gönderdiğini ve kalan kısım için mutabakat sağlandığını, sözleşmedeki motor devrinin de ivedilikle gerçekleştirildiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlık nedeniyle sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini ve davalı/karşı davacı tarafından kesilen faturaya süresi içerisinde iade faturası düzenlendiğini, karşı tarafın bu iadeye itiraz etmediğini, sözleşme konusu makinenin müvekkiline özel olarak getirtilmeyip sözleşme tarihinden önce zaten antrepoda bulunduğunu, makinenin üretim yılına ilişkin çelişkiler bulunduğunu, tanık beyanlarının haklı feshin ispatı için elzem olduğunu, karşı tarafın leasing sözleşmesine ilişkin iddialarının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararı minimize etmek adına süreli işlerinin aksamaması için mecburen başka yollara başvurduğunu, karşı davanın haksız olduğunu, talep edilen ardiye, ordino ve diğer masrafların müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını ve karşı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmadığını belirterek, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine, davalı/karşı davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 22/09/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; asıl davada, 330.000,00 TL banka kanalı ile gönderilen bedel 1.389.321,32 TL devir edilen ...... plaka ve .......... motor nolu BMW markalı motosikletin araç satış sözleşmesi uyarınca satış bedeli 1.719.321,60 TL toplam bedeli talep doğrultusunda ve taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde, takip tarihinden alacağın tahsili tarihine kadar %24 faizi ile birlikte talep edebileceği tespit edildiği, karşı davada ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, satışa konu edilen makinenin satılmadığı, 13.230,52 TL ordino ödemesi, liman ödemeleri olarak 3.823,88 TL ve 10/09/2024 - 07/03/2025 tarihleri arası ardiye ve yükleme bedeli olan 727 USD karşılığı 26,448,26 TL olmak üzere toplam 43.502,66 TL masraf yapıldığı, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, makinenin satış sözleşmesi öncesi getirildiği dikkate alındığında, alıcının ardiye ve yükleme bedelinde sorumlu tutulamayacağı, makinenin hala satılamamış olmasının da kusurunun alıcıya yükletilemeyeceği, bu kapsamda, 13.230,52 TL ordino ödemesi, liman ödemeleri olarak 3.823,88 TL olmak üzere toplam 17.054,40 TL ödemenin makul olabileceği, takdirin Sayın Mahkemede olduğu, ancak mahrum kalınan karı olarak talep edilen miktarın bulunması için makinenin kaça satılabileceğinin belirlenmesi gerektiği, bunun da bu heyetin uzmanlık alanına girmediği bildirilmiştir. Tanık ................. katıldığı oturumda beyanında; "....t bey ile ..... bey telefonda konuşurken ben ve...y oradaydık, .....t Bey .... Bey'e salak mısın, aptal mısın, bu şekilde çek alınır mı gibi cümleler sarfetti, ... Bey'de ona tamam o zaman ticareti iptal edelim dedi, bu ticaretin iptalinin sebebi söylenen bu hakaretlerdir, bu telefon görüşmesi 12/09/2024 tarihinde yapıldı, 2 gün sonra ...t Bey ....... Bey'in yanına geldi ve canım bana mı küstün diyerek lakayıt bir tavır sergiledi, ... Bey'de ticaret yapmayalım ağabey dostluğumuz baki kalsın paramı iade et dedi, ... Bey de iade faturasının kesilmesini istedi, ... Bey de onayladı, ben ...t Bey'in iş yerine gittim, eşi ve kızı vardı, kendisi iş yerinde olduğunu söyledi, beni iki kez bu şekilde oyaladı, mağduriyetimize sebep oldu" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık..... katıldığı oturumda beyanında; "ben 2,5 yıl önce davacı şirket nezdinde çalışmaya başladım, firmada yönetici pozisyonundayım, makine mühendisi olarak görev yapmaktayım, ... Beyden bir CNC cihazı almak istedik, bunun karşılığında ... Bey kaparo ödedi, motorunu verdi, bunun yanında nakit ödeme yaptı, ... Bey cihazın gümrük işlemlerinde leasing sebebi ile ihtiyaç duyduğumuz bilgileri bize vermekten imtina etti, teslimat konusunda bizi oyaladı, nihayetinde bir gün telefonda ... Bey ile ... Bey görüştü, bende ... Beyin yanında konuşmaya dahil oldum, bir nevi konferans gerçekleştirdik, telefonda ... Bey ... Bey'e saf mısın, salak mısın dedi, bunun üzerine ... Bey de ticaretimizi bitirelim, verdiğimi ve ödediğimi bana iade et dedi, ... Bey daha sonra iş yerine geldi, bir görüşme oldu fakat ticaret bu şekli ile sonlandırılmış oldu, Mengeç Bey de CNC makinesini başka yerden aldı" şeklinde beyanda bulunmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Yargılamamızda asıl ve karşı dava bulunmaktadır. Asıl davada davacı, kendisine cnc cihazının satımı anlaşmasının haklı sebeple feshini ve davalıya ödediği paranın kendisine iadesini talep etmektedir. Karşı davada ise feshin haksız olduğu ve bu sebeple maddi zarar doğduğu cihetiyle işbu zararın tazmini talep edilmiştir. Asıl davadaki iddia yönünden yapılan incelemede: HMK’nın 190 ve TMK’nın 6. maddelerine göre feshin haklı sebebe dayandığını iddia eden davacı bunu ispat ile mükelleftir. Hal böyle ise de davacı delil sunamamıştır. Dosyaya sunulan whatsapp yazışma içeriklerinden feshin haklı veya haksız olduğuna dair tam bir kanaat edinilememiştir. Bunun yanında her ne kadar tanık beyanatı ile davacı tacirin karşı yanca tahkir ve tezyif edildiği görülmüşse de menfaat dengesi gözetilerek bu eylemin sözleşmenin feshine sebep olabilecek nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir. Bu itibarla fesih haksızdır. Karşı davaya gelince: Davalı/karşı davacı uğradığı zarar kalemleri olarak ordino ödemesi, liman ödemeleri, ardiye ve yükleme ödemeleri ile mahrum kalınan kâr belirtilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki uyuşmazlık konusu cihaz salt davacıya satıldığı cihetiyle gümrüğe getirtilmiş değildir. Cihaz bu sözleşmenin öncesinde zaten gümrüktedir. Bu itibarla ardiye ve yükleme giderlerinden davacı/karşı davalı sorumlu değildir. Keza cihazın mülkiyetinin davacı/karşı davalıya geçirilememesi sebebiyle karşı yanın cihazı satamama olgusuna dayanarak tazminat istemesi de hukuken muteber değildir. Davalı/karşı davacının satış sözleşmesine güvenerek yaptığı harcamalar ise muteber bilirkişi raporu ile ortaya koyulduğu üzere liman ve ordino ödemeleri karşılığı olan 17.054,40 TL’dir. Davalı/karşı davacı işbu tutarı karşı yandan talep edebilecektir. Davalı/karşı davacı cihazın teslimine hazırdır ve sözleşme hayatiyetini korumaktadır. Bunun sonucu olarak asıl davanın reddine, davacı/karşı davalının cihazı teslim almakta muhtariyetine; buna karşılık davalı/karşı davacının ise az yukarıda belirtilen tutarı karşı yandan talep edebileceğine karar vermek gerekmiştir. Davalı/karşı davacının talebi ise 10.000,00 TL’dir.
HÜKÜM: I-ASIL DAVA YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE: Davanın reddine, 1-Alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 29.544,08 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 28.812,08 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 260.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 5-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, II-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE: Davanın kabulüne, 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan alınarak, davalı karşı davacıya verilmesine, Kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, 1-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 5.702,90 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ........... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/06/2026