İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/64 E. 2026/691 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/64
Karar No
2026/691
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/64 Esas KARAR NO : 2026/691

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/09/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil şirketin alacağının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyası üzerinden ...Limited Şirketi hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, Davalının borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılmış haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalının talebine istinaden müvekkili şirket tarafından davalı şirket çalışanlarına yemek hizmeti verildiğini, müvekkili tarafından kesilen 29/12/2024 tarihli fatura ile davalı şirkete verilen 1 aylık yemek bedeli olarak 46.986,50 TL fatura edildiğini, bu faturaya davalı yanca süresi içerisinde itiraz edilmediği, TTK hükümleri gereği süresi içerisinde faturaya itirazda bulunulmaması fatura içeriğinin kabul edildiği anlamına geldiğini, müvekkili şirket çalışanlarından ...ve davalı şirketin hizmet verdiği dava dışı '... Limited Şirketi' firmasının çalışanlarından iş güvenlik uzmanı... isimli personellerin, müvekkil şirketin davalı şirket çalışanlarına yemek hizmeti verdiğine tanıklık ettiğini, Davalı şirket çalışanlarından şantiye şefi ve bazı diğer personellerin de müvekkili şirketin göndermiş olduğu yemekleri teslim aldığını, müvekkili şirketin yemek hizmeti verdiği noktasında bilgi sahibi olduklarını, yine davalı şirket sigortalısı şantiye şefi ... isimli personelin müvekkili şirketten yemek hizmeti alındığı noktasında tanıklık ettiğini, müvekkili şirket tarafından taleplere uygun yemekler gönderildiğini, davalının 23/01/2025 tarihinde Bakırköy ... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarı ile faturayı iade ettiklerini bildirdiğini, müvekkili tarafından bu ihtara 19/02/2025 tarihinde Kartal... Noterliği ...yevmiye numarası ile cevabi ihtar gönderilmiş olsa da davalı yana tebliğ olmadığını, edimini ifa etmeyen davalının bilinçli olarak müvekkilin haklı alacağına kavuşmasını engellemeye çalıştığını, likit bir alacak mevcut olmasına karşın icra takibine itiraz ettiğini, ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilin alacağının haklılığının ortaya çıkacağını, Müvekkil şirketin huzurdaki davaya ve icra takibine konu alacağıırı, davalı borçlu ile arasındaki cari hesaptan kaynaklandığını, davalı takip borçlusunun kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek durmasına yol açmak suretiyle müvekkilin alacağına kavuşmasını engellediği, bu sebeplerle davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın yapmış olduğu icra takibinde cari hesap alacağına dayandığını, faturaya dayanmadığını, faturayı takibin dayanağı belge olarak da sisteme yüklemediğini, müvekkili ile davacı taraf arasında bugüne kadar dava konusu da dahil olmak üzere hiçbir alış veriş olmadığını, bundan ötürü aralarında yazılı yahut şifahi, açık yahut örtülü bir cari hesap da bulunmadığını, cari hesap ilişkisinin söz konusu olabilmesi için ortada yazılı bir sözleşme bulunması gerektiğini, davacı tarafın müvekkiline yemek hizmeti sunduğunu belirtmişse de bu hususun doğru olmadığını, davalı taraftan hiçbir siparişi bulunmadığını, müvekkilinin faturayı gördüğü ilk andan beri davacı tarafın talebine anlam veremediğini, davacı şirket yetkilisinin müvekkili ile tanışıklığı olan başkalarıyla yaşadığı şahsi bir problemden dolayı böyle bir fatura düzenlediği kanaatine varıldığını, müvekkili ile davacı arasında dava konusu da dahil olmak üzere bugüne kadar hiçbir alışveriş, mal teslimi, ticari ilişki, şahsi ilişki, sipariş vs. söz konusu olmadığını, davacının iddialarını tümden reddetmekle birlikte davacıırı iddia ettiği hizmetin sunulduğuna, teslim edildiğine dair bir irsaliye de sunmadığını, davaya konu rakamın ancak yazılı delillerle ispat edilebilecek olduğunu, bu durumda tanık beyanlarıyla ispatının da mümkün olmadığını, ticari defter incelemesi yapıldığında da görüleceği üzere müvekkil şirketin kayıtlarında davacının iddia ettiği gibi bir sipariş, sözleşme vs. bulunmadığını, davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinde bulunmuş ise de ortada likit bir alacak bulunmadığından bu talebin reddinin gerektiği, davacı tarafın takibi kötü niyetli olarak yaptığını, müvekkil şirket yetkilisinin haricen duyduğuna göre davacı şirketin yetkilisi müvekkille tanışıklığı bulunan bir başkasıyla anlaşmazlığa düştüğünü, onu icbar etmek maksatlı davaya konu faturayı düzenleyerek icra takibine giriştiğini, bundan dolayı davacının takip çıkışının yüzde 20sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddine, davacının takip çıkışının yüzde %20sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE : Dosyamız arasına alınan İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takibin 04/03/2025 tarihinde başlatıldığı davalının süresinde 12/03/2025 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının; borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğinden itibaren İİK.nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık süre içerisinde mahkememize davayı açtığı anlaşıldığından, açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür. 7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Dosya Mali Müşavir Bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan bilirkişi raporunda özetle ; Davacı ve davalı 2024 yılı yevmiye ve kebir defterlerin davanın esasını kapsayan kısımların birbiriyle uyumlu olduğu ve denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu, muhasebe teknik usullerine uygun tutulduğu değerlendirildiğini, defterlerin kesin delil niteli taşıması hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu, davacıyla davalı arasında yazılı bir sözleşme olmadığı dosya genelinde sunulan deliller ve taraf beyanlarından anlaşıldığı, takip dayanağı alacağı oluşturan ve elektronik ortamda gönderilen ticari faturaya TTK.21-2 maddesince davalıca noter huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal 8 gün sürenin sonunda itiraz edildiği, davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturayı 2024 yılı defter ve kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, raporun denetim ve tespitler kısmında yer alan yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm işlemlerden sonra 05.03.2025 icra takip tarihi itibariyle 46.986,50 TL'sı defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğünün tespit edildiği, davalı şirketin davacı firma ile ilgili 2024 yılı defter ve kayıtlarında 05.03.2025 icra takip tarihi itibariyle defter ve kayıtlarında davacıya borçlu gözükmediğinin tespit edildiği, davada davacının, 46.986,60 TL'sı cari hesap alacağına, 4.060,79 TL' sı işlemiş faiz alacağına; 05.03.2025 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığı, davacının alacağı defterlerinde tespit edilse de davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının alacağının dayanağı faturaya davalıca yasal 8 gün sürenin sonunda; 23/01/2025 tarihinde Bakırköy ... Noterliği ...yevmiye numaralı ihtarıyla iade edildiği, davacının alacağının dayanağı bir aylık yemek bedelini içeren faturadaki hizmetin verildiğini ispatlayıcı imzalı başkaca belge dosya içeriğinde görülemediğini, davacının alacağının ödemesi ve takibin devamı yönünde mahkemece karar verilmesi halinde; davacının iade edilen faturaya istinaden davalıya göndermiş olduğu Kartal ... Noterliğinin 19.02.2025 tarihli ihtarnamede 3 gün içinde alacağın ödenmesinin ihtar edildiğinin görüldüğü, 24.02.2025 temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar 607,89 TL'sı işlemiş faiz hesap edildiği sonuç ve kanaatine varıldığına ilişkin raporunu mahkememize sunmuştur. Dava; Alım satım ilişkisi kapsamında cari hesap bakiyesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Taraflar arasında hizmet sözleşmesinden kaynaklanan bir ticari ilişki bulunduğu, düzenlenen fatura ve cari hesaptan kaynaklanan davacı alacağı nedeniyle davalı aleyhine takip başlatmış olduğu görülmüştür. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; Davacı ve davalı 2024 yılı yevmiye ve kebir defterlerin davanın esasını kapsayan kısımların birbiriyle uyumlu olduğu ve denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu, muhasebe teknik usullerine uygun tutulduğu defterlerin delil niteliğinde olduğu, Davacıyla davalı arasında yazılı bir sözleşme olmadığı, Takip dayanağı alacağı oluşturan ve elektronik ortamda gönderilen ticari faturaya TTK.21-2 maddesince davalica noter huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal 8 gün sürenin sonunda itiraz edildiği anlaşılmıştır. Davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturayı 2024 yılı defter ve kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, 05.03.2025 icra takip tarihi itibariyle 46.986,50 TL’sı defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğü, Davalı şirketin davacı firma ile ilgili 2024 yılı defter ve kayıtlarında 05.03.2025 icra takip tarihi itibariyle defter ve kayıtlarında davacıya borçlu gözükmediği, Davacı, 46.986,60 TL’sı cari hesap alacağına, 4.060,79 TL’ sı işlemiş faiz alacağına; 05.03.2025 tarihinde İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığı, davacının alacağı defterlerinde tespit edilse de davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının alacağının dayanağı faturaya davalıca yasal 8 gün sürenin sonunda; 23/01/2025 tarihinde Bakırköy ... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarıyla iade edildiği, Davacının alacağının dayanağı bir aylık yemek bedelini içeren faturadaki hizmetin verildiğini ispatlayıcı imzalı başkaca belge bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı vekil dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı, yemin delili hatırlatılmış, Davalı şirket yetkilisi ... 24.06.2026 tarihli duruşmada; "Davacı şirket ile şirketiniz arasında dava konusu 29.12.2024 tarihli ... numaralı faturaya konu edilen yemek hizmetine ilişkin herhangi bir sipariş verilmediğine, davacı şirket tarafından şirketinize veya şirketiniz çalışanlarına herhangi bir yemek hizmeti sunulmadığına, şirketiniz çalışanlarının davacı şirket tarafından gönderilen herhangi bir yemeği teslim almadığına ve tüketmediğine, dava konusu faturaya esas teşkil eden herhangi bir hizmet ifasının gerçekleşmediğine, davacı şirket ile şirketiniz arasında dava konusu faturaya dayanak herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığına, namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerler üzerine yemin ediyorum." şeklinde beyanda bulunmuş, davacı her ne kadar faturayı defterine kaydetmiş ise de davalının kaydetmediği fatura içeriği hizmetin verildiğini ispatlayan belge sunmadığı, davalı şirket yetkilisinin hizmetin verilmediğine ilişkin yemin ettiği, yeminin kesin delillerden olduğu davacının davasının ispatlayamadığı kabul edilmekle davanın reddine, davacının icra takibinde kötü niyetli olduğunun davalı tarafça ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacının davasının Reddine, 2-Davalının ispatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin Reddine 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 498,80-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 7-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde... Arabulucuk Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 4.600,00-TL ücretin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 30/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/64, K. 2026/691, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-64-e-2026-691-k-364cb1d466ea