İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/603 E. 2026/627 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/603
- Karar No
- 2026/627
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/603 Esas KARAR NO : 2026/627
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 19/08/2025 KARAR TARİHİ : 17/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in (sözleşmeli Taşımacı) ile Davalı ... Ve Turizm Tic Ltd ŞTİ. (taşımacı) arasında 01.02.2024 imza tarihli "Taşımacı ile Sözleşmeli Taşımacı Arasında Yapılan Servis Taşımacılığı Tip Sözleşmesi" isimli taşıma sözleşmesi kurulduğunu, sözleşmenin konusunun davalının üstlendiği taşıma işinin taşeron olarak müvekkili tarafından yerine getirmesini oluşturduğunu, taraflar arasında 7 yıldır süre gelen ticari ilişki bulunduğunu, sözleşmede davalının ...&...&... gibi ... Grup'a ait şirketlerin personellerini taşıması işinin davacı müvekkili tarafından yerine getirilmesinin kararlaştırıldığını, nitekim bu kapsamda müvekkilinin sözleşmede belirtilen güzergahlarda servis taşımacılığı yapma edimini üstlendiğini, sözleşmede çıkacak uyuşmazlıklarda yetkili olmak üzere İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin yetkili kılındığını, müvekkilinin her gün, iki ayrı araçla ... iki ayrı güzergahta her gün gidiş-geliş olmak üzere 2 ayrı araçla 4 sefer yaptığını, yine müvekkilinin sözleşme süresi boyunca tüm edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirdiğini ve hakedişleri için faturalar düzenlendiğini, davalı tarafın, müvekkilinin düzenlediği faturalara itiraz etmediğini, ancak taraflar arasındaki cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere davalının, müvekkiline 3.049.260,00.-TL borç bakiyesinin mevcut olduğunu, davacı müvekkilinin tüm edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini ve davalının, işini yürüttüğü üçüncü firmadan, müvekkili tarafından yapılan taşımanın tüm bedelini aldığını, faturaların 3.049.260,00.-TL tutarının davalı tarafından ödenmediğini, müvekkilinin, biriken alacakları için davalı ile defaatle görüşmüş olsa da; ödemelerini tahsil edemediğini ve davaya konu .... İcra Müdürlüğü' nün 2025/... esas sayılı icra takibini başlattığını, alacaklının takibe ve borca haksız şekilde itiraz ettiğini, her ne kadar yetkiye de itiraz etmiş ise de; taraflar arasındaki sözleşmede geçerli yetki şartı bulunmakla buna göre; İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin yetkili kılındığını, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektğini beyanlarla haklı davalarının kabulüyle, davalı-borçlunun .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. Sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalı tarafça haksız ve kötüniyetle yapılmış olan itiraza karşılık davalı aleyhine hükmolunan meblağın % 20’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar davacı taraf sözleşmede İstanbul Mahkemeleri yetkili kılındığını ileri sürmüş ise de, iş bu dava taşımacılık sözleşmesinden kaynaklanan ticari nitelikte bir uyuşmazlık olup, HMK m. 6 ve TTK m. 20 uyarınca davalı şirketin merkezinin bulunduğu Kocaeli Mahkemeleri'nin de yetkili olduğunu, davacı tarafın, toplam 3.049.260,00 TL tutarında fatura düzenlendiğini ve bunların ödenmediğini iddia ettiğini, oysa ki söz konusu faturaların müvekkili şirket tarafından banka havaleleri ve nakit ödemeler yoluyla kısım kısım ödendiğini, müvekkili şirketin banka kayıtları ve dekontları dosyaya sunulacak olup, ödemelerin tamamının bu belgelerle ispatlanacağını, ayrıca her ay düzenlenen taşıma bedeli faturaları için davacının banka hesabına düzenli transferler yapıldığını, davacının, cari hesapta yalnızca alacak kalemlerini göstermekte; müvekkili tarafından yapılan ödemeleri ise gizlediğini, yine davacının sunduğu cari hesap ekstresinin tek taraflı olarak kendi kayıtlarından hazırlandığını, bu kayıtların müvekkilinin ticari defterleri ile mutabık olmadığının açık olduğunu, alacağın varlığı ve miktarının tartışmalı olduğunu, bu nedenle davacı tarafın talep ettiği icra inkar tazminatının koşullarının oluşmadığını,davacı tarafın icra inkar tazminatı talebi hukuken mümkün olmadığını, çünkü; davacının alacağının şu aşamada belirlenebilmiş olmadığını, alacak iddiasının ödeme belgeleriyle çürütüldüğünü, müvekkilinin borçlu olmadığından, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin kanunen imkânsız olduğunu beyanla davacının haksız ve dayanaksız davasının reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, bilirkişi raporları ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir. Davacı vekilince dava dilekçesi ekinde; Taşıma Sözleşmesi,Cari Hesap Ekstresi,Faturalar, Arabuluculuk Son Tutanağının sunulduğu görülmüştür. Davaya konu .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesinde; ... Tarafından ... aleyhine toplam 3.049.260,00.-TL toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, ... vekilince yapılan itiraz ile takibin 08.07.2025 tarihinde durdurulduğu anlaşılmıştır. ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden, ... Esnaf Ve Sanatkarlar Odası'ndan davacının esnaf - tacir araştırması yapılarak cevabi yazılar dosyaya kazandırılmıştır. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden ... ünvanlı işyerine ait sicil bilgileri celp edilmiştir. ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazı yazılarak davacı ve davalı tarafın karşılaştırmalı fatura analiz raporları celp edilmiştir. 07/01/2026 tarihli celsede davacı tarafın 01/02/2024 tarihli "Taşımacı İle Sözleşmeli Taşımacı Arasında Yapılan Servis Taşımacılığı Tip Sözleşmesi" uyarınca davalı taraftan alacağı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı hususlarında bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş, MM ... ve Sektör Uzmanı ... tarafından düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda neticeten; "Sonuç: Detayları yukarıda verilen inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda; 1. Davacının 2024-2025 yılı elektronik ortamda tutulan e-mühürlü yevmiye ve kebir defterinin Gelirler İdaresi Bilgi Sistemine yasal süre içerisinde yüklendiği, davanın esasını kapsayan kısımlar;kebir ve yevmiye defterinin birbiriyle uyumlu olduğu, muhasebe teknik ve usullerine uygun tutulduğu, defterler üzerinde denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu, defterlerin kesin delil niteli taşıması hususu ise Sayın Başkanlığınızın Tamamen Takdirindedir. 2. Davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri 2024-2025 yılı defter, kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, davacı; raporun tespitler kısmında yer verilen yevmiye kayıtları ile detayı verilen tüm faturalardan ve ödemelerden sonra 03.07.2025 takip tarih itibariyle 3.0349.260,00 TL defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğü, dava tarihi itibariyle de aynı tutarda alacaklı gözüktüğü, alacağın likit alacak olduğu, 3. Sayın Mahkemenin 07.01.2026 tarihli duruşmasında belirlendiği inceleme gün ve saatine davalı tarafından katılan olmadığından defterlerinin incelenemediği, davacı defterleriyle karşılaştırılmasının yapılamadığı, 4. 2024 yılında davacı davalıya 11 adet toplam KDV hariç 4.311.600,00 TL'sı fatura düzenlediği ve faturaların tamamının davalı BA formunda beyan edildiği, 2025 yılında davacı davalıya 3 adet toplam KDV hariç 1.500.000,00 TL'sı fatura düzenlediği ve faturaların tamamının davalı BA formunda beyan edildiği, yani davacı alacağının dayanağı faturaların davalıca vergi dairesine beyan edildiği, 5.Davalının delil listesinde incelemeye sunmuş olduğu ödeme dekontlarının tamamının davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve faturalardan tenzil edildiği, 6.Mali Netice İtibariyle; Huzurdaki davada davacı toplam 3.0349.260,00 TL asıl alacağına, 03.07.2025 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün 2025/... sayılı dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığı, davacının asıl alacağının davacı defterlerinde ve faturalarda ayrıca davalı BA formlarında tespit edildiğinden davacının alacağının ödenmesinin yerinde olduğu, Takip talebinden sonra işlemiş faiz talebinin yerindeliği Sayın Mahkemenin görev alanında olduğundan işlemiş faiz hesabı yapılmadığı, 7. Lojistik ve Taşıma Yönünden, taraflar arasında imzalı sözleşmenin dosya içeriğinde mevcut olduğu; davacı ve davalının gerek aralarındaki sözleşme, gerekse sözleşmenin dayandığı ...'nce servis taşımacılığına ilişkin çıkarılan Öğrenci ve Personel Servis Taşımacılığı Yönergesi içeriğinde tanımlanmış olan sözleşmeli taşımacı (davacı) ve taşımacı (Davalı) sıfatlarına sahip olduğu, 8. Mevcut olay örgüsü, dosya içeriği ve davacı-davalı arasındaki sözleşmesel ilişki kapsamında, davacı yanın hizmeti sunmadığı, ilgili mevzuat veya sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediği, bu yükümlülüklerine aykırı nitelikte hizmet sunduğu, fahiş fiyat ile fatura kestiği gibi durumların dosya kapsamında gözlenmediği, aksi hususların ispata muhtaç olduğu, bu doğrultuda davacı yanın davalı tarafa sunduğu fatura bedellerini talep edebileceğinin değerlendirildiği..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. " Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Davacı vekili 01/07/2026 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna karşı beyanlarını dosyaya ibraz etmiştir. Mahkememizce taraflar arasındaki ihtilafın; davacı tarafın 01/02/2024 tarihli "Taşımacı İle Sözleşmeli Taşımacı Arasında Yapılan Servis Taşımacılığı Tip Sözleşmesi" uyarınca davalı taraftan alacağı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı ile mahkememizin ve icra dairesinin yetkili olup olmadığı hususlarında toplandığı tespit edilmiştir. Dava, 01.02.2024 imza tarihli "Taşımacı ile Sözleşmeli Taşımacı Arasında Yapılan Servis Taşımacılığı Tip Sözleşmesi" isimli taşıma sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı vekilinin dava dilekçesi ile; sözleşme ile davalının davadışı şirketin personellerini taşıması işinin davacı müvekkili tarafından yerine getirilmesinin kararlaştırıldığını, bu kapsamda davacı müvekkilinin, sözleşmede belirtilen güzergahlarda servis taşımacılığı yapma edimini üstlendiğini, tüm edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirdiğini, ancak davalının, davacıya 3.049.260,00.-TL borç bakiyesi mevcut olduğunu ifade ettiği görülmüştür. Davalı vekilinin ise cevap dilekçesi ile; dava konusu faturaların müvekkili şirket tarafından banka havaleleri ve nakit ödemeler yoluyla kısım kısım ödendiğini, müvekkili şirketin banka kayıtları ve dekontları dosyaya sunulacak olup, ödemelerin tamamının bu belgelerle ispatlanacağını beyan ettiği görülmüştür. Her ne kadar davalı vekilince ; HMK m. 6 ve TTK m. 20 uyarınca davalı şirketin merkezinin bulunduğu Kocaeli Mahkemelerinin uyuşmazlığı çözmeye yetkili olduğundan bahisle mahkememizin yetkisine ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği görülmüş ise de; Vergi Dairesi yazı cevabına göre, davacı ...' in bilanço esasına tabi (1.sınıf tüccar) olduğu bildirilmekle yetki sözleşmesinin geçerli olduğu kanaatine varılmakla sözleşmenin "Uyuşmazlıkların Çözümü" başlıklı 7. Maddesi uyarınca yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin olarak HMK m.222. madde incelendiğinde, Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması MADDE 222 - (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fikrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Ticari defter kayıtları; kişinin kendi oluşturduğu delili kendi lehine kullanamaması kuralının istisnalarından biridir. HMK m.222'de düzenlenen koşulların sağlandığı hallerde, ticari defter kayıtlarının kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilmelidir. Dosya kapsamında davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmıştır. Taraflardan birinin ticari defterlerini ibrazdan kaçınması durumu HMK m.219 ve m.220 uyarınca düzenlenmiştir: “Tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğu MADDE 219- (1) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. (2) Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir. Tarafın belgeyi ibraz etmemesi MADDE 220- (1) İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. (2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. (3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir”. Mahkememizce alanında uzman bilirkişi heyetinden alınan rapor içeriğine objektif, bilimsel verilere dayanması nedeniyle itibar edilmiştir. Mali müşavir bilirkişi tespitlerine göre; Davacının 2024-2025 yılı elektronik ortamda tutulan e-mühürüle yevmiye ve kebir defterinin Gelirler İdaresi Bilgi Sistemine yasal süre içerisinde yüklendiği, davanın esasını kapsayan kısımlar;kebir ve yevmiye defterinin birbiriyle uyumlu olduğu, muhasebe teknik ve usullerine uygun tutulduğu, defterler üzerinde denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu, defterlerin lehine delil niteliği taşıdığı anlaşılmıştır. Davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri 2024-2025 yılı defter, kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, davacı; raporun tespitler kısmında yer verilen yevmiye kayıtları ile detayı verilen tüm faturalardan ve ödemelerden sonra 03.07.2025 takip tarih itibariyle 3.0349.260,00 TL defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüdüğü, dava tarihi itibariyle de aynı tutarda alacaklı gözüktüdüğü anlaşılmıştır. Mahkemememizin 07.01.2026 tarihli duruşmasında belirlenen inceleme gün ve saatine davalı tarafından katılan olmadığından davalı defterleri incelenememiştir. 2024 yılında davacı davalıya 11 adet toplam KDV hariç 4.311.600,00 TL fatura düzenlediği ve faturaların tamamının davalı BA formunda beyan edildiği, 2025 yılında davacı davalıya 3 adet toplam KDV hariç 1.500.000,00 TL fatura düzenlediği ve faturaların tamamının davalı BA formunda beyan edildiği, yani davacı alacağının dayanağı faturaların davalıca vergi dairesine beyan edildiği anlaşılmıştır. Davalının delil listesinde incelemeye sunmuş olduğu ödeme dekontlarnın tamamının davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve faturalardan tenzil edildiği, Mali incelemede netice itibariyle: davacının asıl alacağının davacı defterlerinde ve faturalarda ayrıca davalı BA formlarında tespit edildiğinden ve ayrıca davacı tarafça sunulan hizmetin kusurlu, eksik, ayıpşlı olduğu yönünde bir savunma da bulunmadığından davacının davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2025/... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 4.600,00.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın kabulüne karar verildiği de dikkate alınarak davalı aleyhine arabulucuk giderlerinr yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davacının davasının kabulü ile; a) .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 3.049.260.-TL üzerinden devamına, kabul edilen asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, b) Asıl alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20 'si olan 609.852,00.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 208.294,95.-TL karar ve ilam harcından, 52.073,74.-TL peşin harç (15.246,30.-TL'si icra dosyasından) mahsup edilerek eksik kalan 156.221,20.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 438.403,80.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 30.000,00-TL bilirkişi ücreti, 393,70.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, 87,50.-TL vekalet harcı, 615,40.-TL başvurma harcı, 52.073,74.-TL peşin harç olmak üzere toplam 83.170,34.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, (E-duruşma sistemi ile katılım sağlamakla) davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/09/2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır