İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/42 E. 2026/610 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/42
- Karar No
- 2026/610
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/42 Esas KARAR NO :2026/610
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:14/01/2026 KARAR TARİHİ:15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin uluslararası nakliyat ve kargo işi ile uğraştığını, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında taşıma sözleşmesi kapsamında akdi ilişkinin vaki olduğunu, sözleşme dilekçenin ekinde ekli olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalıya cari hesap ilişkisi içerisinde taşıma hizmeti verildiğini ve bu hizmetin bedelinin fatura edildiğini, müvekkili şirket tarafından verilen bu taşıma hizmeti neticesinde davalının müvekkilinin taşıma hizmetinden kaynaklanan hizmet bedelini ödediğini ve bunun üzerine müvekkili tarafından, davalıdan olan alacağının tahsili zımnında .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, ödeme emrini tebellüğ eden davalı borçlu şirketin soyut ve dayanaksız bir şekilde borca, borcun dayanağına, takibe ve faize hiçbir borcu olmadığı iddiasıyla itiraz ettiğini, davalı şirketin, dayanak icra takibine itiraz dilekçesinde taraflar arasındaki akdi ilişkiyi inkar etmediğini, Davalının, taşıma hizmetinin ifa edilmediğine yönelik açık bir itirazı bulunmadığını, Davalı tarafından icra takibine yapılan itiraz üzerine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında arabulucuya müracaat edildiğini, , taraflar arasında müzakereler yapılmış, anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirketin dava konusu alacağı fatura, ticari defter ve her türlü delille sabit olduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itirazda bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu alacağı, cari hesaptan, sözleşmeden ve faturadan kaynaklanan likit bir alacak olduğunu, Davalı tarafından sırf zaman kazanmak için kötüniyetle dayanak icra takibine itiraz edildiğini, İcra inkar tazminatı şartlarının mevcut olduğu göz önünde bulundurulduğunda davanın kabulü ile davalı borçlunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptalini, dava konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı vekili tarafından .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyasına yönelik başlatılan icra takibine ilişkin itirazın iptali davasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı vekilinin arabuluculuk tutanaklarının aslını mahkemeye ibraz etmediğini, bu nedenle davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin yerleşim yerinin Kartal ilçesinde bulunduğunu, hem mahkemenin hem de icra dairesinin yetkisine itiraz ettiklerini, yetkili icra dairesinin İstanbul Anadolu İcra Dairesi olduğunu, davanın süresinde açılmadığını ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkilin davacı şirkete hiçbir borcunun olmadığını, borcun tamamına, yetkiye, faize, faiz başlangıç tarihine, faiz türüne, asıl alacağa, alacak kalemlerine ve takip dayanağı belgelere itiraz ettiklerini, davacının davasını ispatlanmamış ve likit olmayan bir alacağa dayandırdığını, tek taraflı düzenlenen faturalar ve cari hesap kayıtlarının alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmadığını, taraflar arasında mutabık kalınmış ve imzalı bir cari hesap mutabakatı bulunmadığını, fatura ve sevk irsaliyelerinin önemli bir kısmının usulüne uygun tebliğ edilmediğini, davacı tarafından düzenlenen faturaların kabul edilmediğini, cari hesap ilişkilerinde borcun hesap kesimi ve ihtar ile muaccel hale geleceğini, cari hesap kesilmeden ve ihtar yapılmadan başlatılan icra takibinin erken ve hukuka aykırı olduğunu, davacının taşıma hizmetinin verildiğini iddia etmesine rağmen hangi gönderilerin hangi tarihte taşındığına, teslimin kime ve hangi belge ile yapıldığına dair somut, kesin ve imzalı teslim belgeleri sunmadığını, Türk Ticaret Kanunu uyarınca faturaya süresinde itiraz edilmemesinin borcun kabulü anlamına gelmediğini, alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkâr tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu, hizmetin kapsamının, fatura kalemlerinin ve cari hesap bakiyesinin tartışmalı olduğunu belirterek davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini, mahkemenin ve icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın reddini, zamanaşımı itirazlarının kabulünü, davacının haksız ve mesnetsiz davasının esastan reddini, şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: S.M.M.M bilirkişisi Filiz ÇELİK'in 19/07/2026 tarihinde sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " 5.1 İncelenen davacı şirkete ait 2024 ve 2025 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2024 ve 2025 yılı ticari defterlerinin TTK. ilgili Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olmasından dolayı davacı şirketin 2024 ve 2025 yıllarına ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı 5.2 Davalı şirket vekilinin 29/06/2026 tarihinde dava dosyasına ibraz ettiği Flash Belleğin incelenmesi neticesinde; Davalı şirketin 2018-2023 yılları arasındaki ticari defter ve kayıtlarının Flash Bellek içinde mevcut olduğu tespit edilmiştir. Dava ve icra takibine konu alacağın dayağının 2024 yılında düzenlenen faturalar olduğu ve davalı şirketin ibraz ettiği Flash Bellek içerinde dava ve icra takibine konu olan yıllara ait ticari defter, kayıt, muavin ve vb. belgelerin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle davalı şirketin 2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defter ve kayıtları tarafından incelenememiştir. HMK 222. madde gözetilerek, Takdir Sayın Mahkemenize aittir. 5.3 Davacı şirketin 2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde; Davacı ... A.Ş.’nin taşıma hizmetine istimaden düzenlediği 5 (beş) adet e-Faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 12/03/2025 tarihi itibariyle davalı ... ... ve Tic. A.Ş.’den 10.012,06-TL cari hesap alacağının bulunduğu, Davacı şirket ihtilala konu olan faturaları davalı yana başarılı olarak ilettiğine dair İletildi Raporunu tarafıma ibraz ettiğinden ihtilala konu olan faturaların davalı yana tebliğ edildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Nihai Takdir Sayın Mahkemenize aittir. 5.4 Davalı şirketin icra takip tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü, 5.5 Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, " şeklinde görüş bildirmiştir.
GEREKÇE: İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür Ticari defterlerin incelenmesi için usulüne uygun olarak ara karar kurulmuş ve inceleme günü belirtilmiştir. Davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş olup, usul ve yasaya uygun şekilde davet edilen davalı taraf, gün ve zamanında ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sunmadığı tespit edilmekle, bu kapsamda dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu dava konusu borç yönünden ticari defter ve kayıtlarının birbiriyle örtüştüğü tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, usul ve yasaya uygun olarak hazırlandığı ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasında hizmet sözleşmesinin bulunduğu, davacının edimlerini yerine getirdiği, uyuşmazlık konusu faturanın davalıya tebliğ edildiği ve davalının faturaya itiraz etmediği, davacının davalıdan alacaklı olduğu ve takibin haklı olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olduğu gözetildiğinde davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın KABULÜNE, Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile devamına, 2-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 10.012,06-TL vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 732,00 TL başvuru harcı, 732,00 TL peşin/nisbi harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 585,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.049,00 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin Davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır