İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/564 E. 2026/485 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/564
- Karar No
- 2026/485
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/564 Esas KARAR NO : 2026/485
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 04/08/2025 KARAR TARİHİ : 10/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında 07.03.2023 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın vefat ettiğini, polis memurları tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, ... plakalı araç hasarı için sigortacısı ... Sigorta şirketine 29.08.2024 tarihinde 92.762,50 TL hasar tazminatı ödendiğini, dava konusu trafik kazasına ilişkin ... 49. Asliye Ceza Mahkemesi ... E. ... K. sayılı dosyada alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre kusur durumunun değiştiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz ve ... plakalı araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğunu, kesinleşen karar nedeniyle müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin sebepsiz kaldığını, haklı bir nedene dayanmadığından müvekkil şirkete iade edilmesi gerektiğini, ... 1.İcra Müdürlüğünün ... E. dosyası ile icra takibi başlatıldığını, sonuç olarak yukarıda belirtilen nedenlerle ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasına itiraz haksız olduğundan itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesi, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin ise davalı borçluya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ... poliçesi ile sigortalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı ... plakalı aracın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kusur tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ...1. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası, ... 49. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, trafik sigorta poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu, kaza tespit tutanağı, hasar resimleri, kaza fotoğrafları, tramer kayıtları, dekont sureti, celp edilmiş incelenmiştir. Makine Mühendisi ... 07.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "...Dava konusu ..07.03.2023 tarihli kazadaki kusur oranı ilgili olarak; davalı tarafından sigortalanan ... plakalı araç sürücüsü müteveffa ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 56/c maddesi “Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar" maddesini ihlal ettiği, bu ihlalin 2918 s. KTK nun ”Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan halleri madde 84-Araç sürücüleri trafik kazalarında; d) Arkadan çarpma, hallerinde asli kusurlu sayılırlar” maddesine göre asli kusur olması nedeniyle asli kusurlu olduğu ve kusur oranının %100 olduğu, davacı tarafından sigortalanan ... plakalı çekici sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK” una aykırı bir davranışı bulunmadığından kusursuz olduğu, hatalı kusur tespiti nedeniyle davalı tarafından sigortalanan ... plakalı araçtaki hasar için davacı ...'nın ...'ya 29.08.2024 tarihinde 92.762,50 TL ödediği, icra takibinde belirtilen asıl alacak bedeli olan 92.762,50 TL'lik hasar bedelinin davalı tarafından davacıya iade edilmesinin uygun olduğu, kanaatine varılmıştır...' şeklinde tespit edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan davacı trafik sigortacısının davalı kasko sigortacısına ödediği hasar bedelinin sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak iadesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı ... Sigorta A.Ş. ... plakalı aracın ... sigortacısıdır. Davalı... Sigorta A.Ş. ... plakalı aracın kasko sigortacısıdır. 07/03/2023 tarihinde ... ve ... plakalı araçlar trafik kazası meydana gelmiştir. Davalı tarafından kaza sebebi ile ... plakalı araç için kasko poliçesi kapsamında hasar tazminatı ödenmiş, davalının rücu başvurusu üzerine davacı tarafça 29/08/2024 tarihinde davalı kasko sigorta şirketine 92.762,50 TL hasar rücu ödemesi yapılmıştır. Trafik kazasının ölümle sonuçlanması sebebiyle ... sigortalı araç sürücüsü ... hakkında 5237 s. TCK 85/1.maddesi uyarınca iddianame düzenlenerek kamu davası açılmıştır. ... 49. Asliye Ceza Mahkemesi ...E. ...K. sayılı dosyada Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Daire Başkanlığından alınan kusur raporu çerçevesinde trafik sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusursuz, kasko sigortalı ... plakalı araç sürücüsü müteveffa ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunu tespit etmiş, kazada kusuru bulunmayan sanık sürücü ...'ın beraatine karar vermiştir. Bilindiği üzere, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine, zararın belirlenmesine ya da beraate ilişkin kararı hukuk hâkimi için bağlayıcı değildir (TBK m.74). Ancak, Hukuk Mahkemesi, her halde Ceza Mahkemesince belirlenen maddi olgu / vakıalarla bağlıdır. Dolayısıyla, hukuk mahkemesi hakimi maddi olguları nazara almak zorundadır. Bu nedenle, ceza yargılamasındaki maddi olgularla trafik kazası ve kazanın oluş şekline yönelik bağlı kalınarak kusur tayini yapılmıştır. Ceza mahkemesinin gerekçeli kararında maddi vakıa "...müteveffanın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetle seyir halindeyken ... plaka sayılı tırla seyreden ...'ın idaresindeki tırın dorsesindeki beton kirişlere arkadan çarpması şeklinde kazanın gerçekleştiğinin ve meydana geldiği..." kabul edilmiştir. Davacı, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusursuz olması sebebiyle davalı kasko sigortacısına yaptığı rücu ödemesinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesini talep etmektedir. Davalı, kazada, ... plakalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığını savunmaktadır. Uyuşmazlığın temeli, trafik kazasına ilişkin kusur durumu noktasındadır. Hem trafik kazası tespit tutanağı hem de Ceza Mahkemesinin maddi vakıası - olgu nazara alınarak bahse konu trafik kazasının ... plakalı kasko sigortalı araç sürücüsü müteveffa ...'ın aynı istikamette ve önünde seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve bağlı ...plakalı yarı römorka yeterli ve güvenli takip mesafesini korumaksızın arkadan çarpmak suretiyle trafik kazasının meydana geldiği kabul edilmiştir. Bu suretle, yeterli ve güvenli takip mesafesi bırakmaksızın önünde seyir halinde olan araca hızla arkasından gelerek çarpan müteveffa sürücü ...'ın 2918 s. KTK 56/c, 84/d uyarınca trafik kazasında %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise aynı istikamette arkasından hızla gelerek çarpan aracın sadmesine maruz kaldığından alabileceği muhtemel bir tedbir bulunmadığından kusurunun bulunmadığı kabul edilmiştir. Trafik kazası tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü ... için 2918 s. KTK m.65/f.e göre özel yük taşıma izin belgesi bulunmadığından bahisle kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, Ceza Mahkemesince bu durumun araştırıldığı, ancak kaza tutanağındaki bu tespitin doğru olmadığı, zira Ulaştırma Bakanlığının yazısı uyarınca ... plakalı aracın taşıması gerçekleştirilen beton kirişlere yönelik özel yük taşıma izin belgesinin mevcut olduğu tespit edilmiştir. Ceze Mahkemesinin maddi vakıa tespiti bağlayıcıdır. Dolayısıyla, Ceza Mahkemesi kararının gerekçesinde vurgulandığı üzere kaza tespit tutanağındaki açıklamanın doğru olmadığı, kusur atfının da hatalı olduğu, trafik sigortalı araç sürücüsünün özel yük taşıma izin belgesinin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Öte taraftan, Adli Tıp Kurumu kusur raporunda 2918 s. KTK m.65/f. sürüş kuralı olmadığı, bu madde uyarınca trafik sigortalı araç sürücüsüne kusur atfının hatalı olduğunu, 2918 s. KTK m.65/f. idari para cezasını gerektiren bir durum olduğu, sürüş kuralı veya kusuru olarak kabul edilmediğini belirtmiştir. Diğer taraftan, uyuşmazlığın temel noktası - kusur durumu yönelik mahkememizce de araştırma yapılmış, İ.T.Ü. Makine Mühendisi bilirkişi 07/04/2026 tarihli kusur raporunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın aynı şeritte ve istikamette önünde seyir halinde olan araca takip mesafesine riayet etmeksizin arkadan çarpmak suretiyle 2918 s. KTK m.56/c, m.84/d uyarınca %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kurala aykırı bir davranışı bulunmadığından trafik kazasında kusursuz olduğu vurgulanmıştır. Gerekçeli ve denetime elverişli bilimsel mütalaaya kazanın oluş şekli de nazara alınarak mahkemece iştirak edilmiştir. ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazada kusurunun olmadığı anlaşılmıştır. Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur (TBK m.77). Davacı trafik sigortacısı, üçüncü kişilerin uğradığı maddi zararlardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olup, trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması halinde sigortacının da sorumluluğuna gidilemez. Bu çerçevede, dava konusu trafik kazasında ... plakalı (trafik sigortalı) araç sürücüsü ...'ın kusuru bulunmadığından davacı sigorta şirketinin de 6098 s. TBK m.77 vd. uyarınca davalı kasko sigortacısına yaptığı rücu ödemesini sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan geri iadesini talep etme hakkının bulunduğu kabul edilmiştir. Hasar rücu ödemesi 92.762,50 TL olup banka dekontu dosya içinde mevcuttur. Asıl alacak miktarı yönünden talebin haklı olduğuna kanaatine varılmıştır. Ancak, davacının, icra takibinde belirtilen bu asıl alacak miktarının yanı sıra 14.861,70 TL işlemiş faiz talebi de bulunmaktadır. Nitekim, dava değeri toplam 107.624,20 TL olarak gösterilmiş, takibe konu işlemiş faiz miktarı harçlandırılarak dava konusu yapılmıştır. Bilindiği üzere, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca işlemiş faize karar verilebilmesi için davalının icra takibi öncesinde temerrüte düşürülmesi gerekmektedir. Nitekim, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer (TBK m.117). Ne var ki, dava dosyasında davalının icra takibi öncesinde temerrüte düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir delil (ihtarname vs..) bulunmamaktadır. O halde, davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Davalı takip tarihi itibariyle temerrüte düşmüştür. Takip öncesi temerrüt bulunmadığından, işlemiş faiz talebi kabul edilmemiştir. Diğer taraftan, İstanbul BAM 8. HD. nin ... E....K. sayılı emsal kararında ayrıntıları belirtildiği üzere, davacının hasar ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilemez. Sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesi talep edilen alacağın likit bir alacak olmadığı, bilakis talebin haklılığı noktasında kusur araştırmasının yapılması ve bilirkişi raporu alınması - hasılı yargılama gerektirdiği anlaşılmakla davacının yasal koşulları bulunmayan icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, (... 14. İcra Müdürlüğünün ...Esas dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), 1-Davalının ... 1.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 92.762,50 TL Asıl Alacak için takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin ((işlemiş faiz)) talebinin REDDİNE, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE, 3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 6.336,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 1.299,84 TL.nin mahsubu ile eksik kalan bakiye 5.036,76 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 1.299,84 TL peşin harç, 110,20 TL posta ücreti ve 9.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.410,04 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 8.972,52 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca belirlenen 14.861,70 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre; a-) 3.964,80 TL'sinin davalıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b-) 635,20 TL'sinin davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/06/2026
Katip
Hakim