İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/563 E. 2026/637 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/563
- Karar No
- 2026/637
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/563 Esas KARAR NO : 2026/637
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/08/2025 KARAR TARİHİ : 10/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin dava dışı ... A.Ş.'nin %100 oranında bağlı iştiraki olduğunu, dava dışı ... A.Ş. ile davalı taraf, üretimi davalı müvekkilinin...A.Ş. tarafından yapılan "..." isimli markaya ait tekstil ürünlerinin davacı ... Şti.'ne 81.280,00$ karşılığında devredilmesi hususunda 23 Eylül 2022 tarihinde mutabık kaldığını, dava dışı ... A.Ş.; 23 Eylül 2022 tarih 2022/5 numaralı yönetim kurulu kararı ile; ... isimli markanın üretilen tekstil ürünlerinin davalı şirkete ilişkin anlaşma uyarınca alınması gereken tüm ödemenin alınacağı tarihe kadar işbu satış işleminin kamuoyuna açıklanmasının ertelenmesi yönünde karar aldığını, dava dışı ... A.Ş.; "..." isimli markaya ait; iştirak şirketi olan davacı müvekkili şirket tarafından üretimi yapılan tekstil ürünlerini davacı şirkete devretmeyi taahhüt ettikten sonra henüz mutabık kalınan devir ücretinin tamamını almadan iyi niyetli bir biçimde, devre ve davacı tarafından yapılacak satışa konu toplamda 12.310 adet davalı müvekkili şirkete ait ibaret malı davacı tarafın gösterdiği adrese teslim ettiğini, işbu teslimat şirket personeli ... tarafından 27 Aralık 2022 tarihinde davacı şirketin gösterdiği "..." adresinde bulunan depoya, davacı şirket çalışanı ...'e teslim edilerek gerçekleştirildiğini, geç vakitte teslim edilen ürünlerin sayımı uzun süreceği için sayma işlemi aynı günde tamamlanmadığını, daha sonrasında 17 Ocak 2023 tarihinde şirket çalışanı ... ile davacı şirket çalışanı ... bir araya gelerek teslim edilen ürünlerin sayımını tamamladığını, davacı müvekkilinin ticari ilişkinin tarafları arasında mutabık kalınan devir sözleşmesi uyarınca kendisine düşen edimi yerine eksiksiz olarak getirdiğini, daha sonrasında ise müvekkili şirketin ...A.Ş. ile davalı tarafın müvekkili şirketin sahibi olduğu "..." isimli markanın internet sitesinin isim hakkı, yazılı, bilişim ve internet satış sitesi isim haklarının davalı şirkete 3.500.000,00TL karşılığında devredilmesi hususunda 05 Ekim 2022 tarihinde mutabık kaldıklarını, yine 05 Ekim 2022 tarihli tarih 2022/1 karar numaralı yönetim kurulu kararı ile; "..." isimli internet sitesinin isim, yazılı, bilişim ve satış sitesi isim haklarının davalı şirkete devrine ilişkin anlaşma uyarınca alınması gereken tüm ödemelerin yapılacağı tarihe kadar işbu devir işleminin kamuoyuna açıklanmasının ertelenmesi yönünde karar aldığını, davacı müvekkili şirketin sahibi olduğu "..." isimli markanın yazılım, bilişim ve internet satış sitesi ismi haklarını davalı şirkete devretmeyi taahhüt ettikten sonra henüz mutabık kalınan devir ücretinin tamamını almadan iyi niyetli bir biçimde, devre konu internet sitesinin kullanıcı adı ve parolasını, hosting firma bilgilerini, kontak bilgileri, server lokasyonları vs. diğer erişim araçlarını davalı şirketin mail adresine 12 Ocak 2023 tarihinde mail yolu ile bildirdiğini, yapılan bildirimler sonrası devre konu "..." isimli internet satış sitesi müvekkilinin ve dava dışı şirketin hakimiyet alanından çıktığını, davalı tarafın kontrolüne girdiğini ve müvekkilinin üzerine düşen edimi eksiksiz olarak tamamladığını, davalı tarafın davacı müvekkili şirket ve işbu şirketin sahibi olan dava dışı diğer şirket ile mutabık kaldığı tekstil ürünlerinin davalı tarafından satışı için davalıya satışı ve teslimi ile internet sitesinin davalıya devri işlemleri karşılığı ödemekle yükümlü olduğu toplamda 81.280,00$ ve 3.500.000,00TL tutarı ödemeyip devre konu tüm mal ve internet sitesi erişim bilgilerini teslim almasına rağmen anlaşma gereklerini yerine getirmediğini, üzerine düşen edimleri tam olarak ifa etmediğini, müvekkili davacı şirket ve dava dışı ... A.Ş.; teslime ve devre konu ettiği mal ve site karşılığı ücretlerin ödemesinin tamamlanmayacağını, aksine davacı şirketin avans olarak ödenmesini istediği bedellerin haksız ve kötü niyetli bir biçimde icra takibine konu edildiğini anladığı tarihte şirket mali yapısını korumak ve alacaklı olduğu devir ve teslim bedellerinin tahsilini gerçekleştirebilmek adına Yönetim Kurulunu topladığını, toplanan yönetim kurulu; davacı şirket ile mutabık kalınan devir işlemlerinden dönüldüğü, davalı/borçlu ... Ltd. Şti. firmasının devir ile ilgili yapmış olduğu tüm ödemelerin satış ve devir için oluşan bakiye hesaptan düşüleceği, kalan miktar yönünden davalı ... Ltd. Şti. aleyhinde takibe başlanılacağı yönünde karar aldığını, karar sonrasında davalı ...Ltd. Şti. aleyhinde, ... 32. İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosyası ile ticari ilişki nedeniyle davalı taraf adına düzenlenen 08.07.2024 tarihli ... numaralı 6.955.048,02 TL bedelli faturaya istinaden icra takibi başlatıldığını, davanın kabulüne, ... 32. İcra Dairesi...Esas sayılı dosyasından yapılan itirazın şimdilik 200.000,00-TL üzerinden iptaline ve takibin devamına, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalı/borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya kesin süre verilerek dava dilekçesinin açıklattırılması ve eksik harcın ikmalinin sağlanmasını talep ettiklerini, bununla birlikte dava dilekçesi incelendiğinde, davacının icra takibine konu ettiği tutarla dava konusu ettiği tutarın örtüşmediği ve de işbu davanın kısmi itirazın iptali olarak açıldığı görülmekle, bu kapsamda; talep ve dava konusunun tam olarak açıklamadığını, bu sebeple, öncelikle işbu davanın kısmi itirazın iptali davası olarak açılamayacağını değerlendirmekle, davacıya kesin süre verilerek dava dilekçesinin açıklattırılmasını ve ayrıca, icra takibine konu edilen tutar üzerinden eksik harcın da davacı tarafça ikmalinin sağlanmasını ve de verilecek kesin sürede bu eksikliklerin giderilmemesi halinde davanın reddine, davacının iddiaları asılsız olmakla birlikte hukuki dayanaktan da yoksun olduğunu, bu sebeple, taraflarından ilgili icra dosyasına itirazda bulunulduklarını, davacı vekili, her ne kadar müvekkili şirketin borçlu olduğunu iddia etmişse de aşağıda ayrıntılarına yer verileceği üzere, davacı şirket haksız ve hukuka aykırı olarak, müvekkili şirketten alacak talep ettiklerini, davacının iddiaları asılsız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenle, huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yapılacak yargılama neticesinde de anlaşılacağı üzere, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenle, huzurdaki davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, . davacı davasını ispatla yükümlü olduğunu, ispat külfeti davacı alacaklıda olduğundan, davacının davasını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, ancak dosya kapsamına göre davacının davasını ispat edemediği anlaşılacağını, davacının talep ve beyanlarını kabul etmemekle birlikte, bilakis davacı müvekkili şirkete borçlu olduğunu, müvekkili şirketin anılan faturadan kaynaklı hiçbir borcu bulunmadığını, yapılacak bilirkişi incelemeleri ile de bu husus açıklığa kavuşturulacak olduğunu, bahsi geçen fatura ... 20. Noterliği'nin ... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davalı tarafa iade edildiğini, davacı tarafından iddia edildiği gibi fatura düzenlenmiş olsa bile faturanın varlığını, müvekkili şirket tarafından hizmetin alındığı anlamı taşımayacağını, zira fatura, tek başına mal veya hizmet verildiğini, mali hususların olması gerektiği gibi yerine getirildiğini kanıtlamaya yeterli olmadığını, davacı dosya kapsamına göre, faturaların taraflar arasındaki ticari iş ve işlemler kapsamında düzenlediğini ispat edemediğini, dolayısıyla huzurdaki davanın redde mahkum olduğunu, müvekkili davacıya borçlu olmadığı gibi davacıdan, alacaklı olduğunu, nitekim taraflarınca davacı aleyhine, icra takibi başlatıldığını, davacının ilgili icra dosyasına itiraz ettiğinden, ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame edildiğini, anılan dava dosyasının derdest olduğunu, bilirkişi raporu tanzim edilerek taraflara tebliğ edildiğini, sonuç olarak, davacı iddialarını kabul etmemekle birlikte, müvekkili şirket tarafından açılan derdest davanın da bulunduğu gözetildiğinde ve de ilk dava taraflarınca ikame edildiğinden, işbu huzurdaki davanın ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, davaya konu icra takibi incelendiğinde, davacı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak alacak talebinde bulunulduğu gibi faiz ve faiz oranı da talep edildiğini, bu nedenle, davayı, haksız ve hukuka aykırı olarak başlatılan icra takibini kabul anlamına gelmemek kaydıyla işbu cevap dilekçeleri ile işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına da itiraz ettiklerini, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığından davacının faiz talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafça talep edilen icra inkar tazminatının reddi gerektiğini, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, davacı dava dilekçesinde haksız ve hukuka aykırı olarak icra inkar tazminatı talebinde bulunduğunu, davacının talep etmiş olduğu alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının reddi gerektiğini, öncelikle davacı tarafa eksik harcı tamamlamak ve de dava dilekçesini açıklatmak amacıyla kesin süre verilmesine, süresinde eksikliklerin giderilmemesi halinde davasının reddine, huzurdaki davanın ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, Mahkememiz aksi kanaatte ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, davacı aleyhine, reddolunacak miktarın %20'sinden az olmamak koşuluyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, ... 32. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması" kenar başlıklı 150.maddesi; "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır." hükmünü ihtiva etmektedir. Somut uyuşmazlıkta, dosyanın 21/04/2026 tarihli duruşmasına davacı vekiline usulüne uygun tebligat gerçekleşmiş ve duruşma gününden haberdar edilmiş olmasına karşın iştirak etmediği, duruşmaya davacı tarafından katılan olmadığı, herhangi bir mazeret bildirimine de rastlanmadığı, davacı tarafın duruşma gününden usulüne uygun olarak haberdar olmasına karşın davayı takip eden taraf bulunmadığı, bu sebeple dosyanın işlemden kaldırıldığı, işlemden kaldırma tarihinden itibaren 3 aylık yasal süre içerisinde de taraflarca yenileme talebinde bulunulmadığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 150.maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, iş bu dava bakımından davanın açılmamış sayılmasına, yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331/3.maddesi gereği davacı tarafa yüklenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, 1-Davacı tarafından davanın takip edilmemesi, işlemden kaldırma kararı sonrası yasal süre içinde işleme konmasının istenmemesi nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 150.maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken 732,00-TL harcın peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile, eksik olan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 350,00-TL posta ve tebligat yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın 6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi ve Gider Avansı Tarifesi'nin 5.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (İKİ) HAFTA içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle karar verildi.10/08/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır