İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/556 E. 2026/424 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/556
Karar No
2026/424
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/556 Esas KARAR NO : 2026/424 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/06/2025 KARAR TARİHİ : 12/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP :Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davalı firmaya ticari ilişki kapsamında tıbbi ürün satışı gerçekleştirdiğini, bu satışlara istinaden 47.607,80 TL bedelli ---------- numaralı ve 09.12.2024 tarihli e-faturanın düzenlendiğini, ayrıca 3.662,47 TL bedelli ------------ numaralı ve 26.03.2025 tarihli vade farkı faturasının tanzim edildiğini, davalının ürünleri teslim alıp faturalara süresi içinde itiraz etmediğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sabit olduğunu, davalı şirketin--------- İcra Dairesinin --------- E. sayılı dosyasına haksız ve kötüniyetli itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, alacağın dayanağı olan faturaların ve vade farkı kalemlerinin belgeli olduğunu, davalı ile yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin anlaşamama tutanağı ile neticelendiğini, bu nedenle icra takibine yapılan haksız itirazın iptali gerektiğini, davalının kötüniyetli itirazı nedeniyle İİK m. 67 uyarınca %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesinin zorunlu olduğunu, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı taraf usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebidir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır. --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre;1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği 2024 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Davacı şirketin ibraz ettiği 2025 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu, 2025 yılı Aralık ayı beratlarının sisteme yüklenme süresi 2026 yılı Mayıs ayı sonu olduğundan; inceleme tarihi itibarıyla söz konusu beratların henüz sisteme yüklenmemiş olduğu, 2024-2025 yılları envanter defterlerinin sunulmadığı. Sayın Mahkemenin 02.12.2025 tarihli duruşma zaptı davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır. 2. Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacı tarafından davalı taraf adı yürütülen 2024 yılı 120.064 Kodlu muavin defter kayıtları ile 2025 yılı ---------- Kodlu muavin defter kayıtlarına göre davacı tarafından 09.12.2024 tarihli ve ---------- seri numaralı fatura ile davalı tarafa 47.607,80 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan herhangi bir ödeme almadığı ve buna göre 22.04.2025 icra takip tarihi itibariyle davacının davalından 47.607,80 TL tutarlı alacaklı olduğu, takibe konu edilen 26.03.2025 tarihli ---------- numaralı 3.662,47 TL tutarlı vade farkı faturasın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmüştür. 01.07.2021 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturan davalı tarafın 2024 yılı BA formunda; 09.12.2024 tarihli, ---------- seri numaralı 47.607,80 TL tutarlı e-faturanın kayıtlı olduğu. Söz konusu faturanın sistem üzerinden reddedilmediği anlaşılmakla birlikte; dosyada kapsamında, faturaya karşı TTK 18/3 maddesinde öngörülen usullerle (Noter, iadeli taahhütlü mektup, telgraf veya KEP) yapılmış bir itiraza dair herhangi bir belgeye rastlanılmamıştır. Davacı tarafın 2025 yılı BS formunda; davalı tarafın 2025 yılı BA formunda 26.03.2025 tarihli ve ---------- numaralı 3.662,47 TL tutarlı vade farkıl açıklmalaı e-faturanın kayıtlı olmadığı görülmüştür. Bu faturanın davalı tarafından sistem üzerinden reddedildiği anlaşılmakla birlikte, ilgili faturanın davacı şirketin defterlerinde kayıtlı olmadığı yukarıda tespit edilmişti. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Takip konusu 09.12.2024 tarihli, ----------seri numaralı 47.607,80 TL tutarlı e-faturanın davalının 2024 yılı BA formunda kayıtlı olduğu. Söz konusu faturanın sistem üzerinden reddedilmediği anlaşılmakla birlikte; dosyada kapsamında, faturaya karşı TTK 18/3 maddesinde öngörülen usullerle (Noter, iadeli taahhütlü mektup, telgraf veya KEP) yapılmış bir itiraza dair herhangi bir belgeye rastlanılmadığından, TTK 21/2 uyarınca fatura içeriğinin davalı tarafça aynen kabul edildiğin. 47.607,80 TL tutarlı faturaya konu malın/hizmetin teslim alındığına karine teşkil ettiğinin kabulü halinde, 22.04.2025 tarihli icra takip tarihi itibariyle davacının davalı taraftan 47.607,80 TL alacaklı olduğu. 3. İşlemiş Faiz Yönünden: Takip alacaklısı davacı taraf 22.04.2025 tarihli icra takibinde, 51.270,27 TL asıl alacağına 4.194.70 TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip sonrasında yasal faiz yürütülmesini talep etmiştir. Dosya kapsamında davacı tarafın davalı tarafı takip öncesinde temerrüde düşürdüğüne dair dayanak belge bulunmadığı, davacı tarafça takip tarihinden önce TTK 1530 göre işlemiş faiz talebinde bulunup bulunmayacağı hususunda Takdir Sayın mahkemeye ait olmak üzere, Takibe konu olan 09.12.2024 tarihli,---------- seri numaralı 47.607,80 TL tutarlı e faturanın, GIB portalı üzerinden davalı tarafa tebliğ edildiğinden fatura tarihine 30 günlük sürenin eklenmesi ile temerrüdün oluştuğu kabul edilerek, fatura alacağına temerrüt tarihinden 22.04.2025 takip tarihine kadar talebe bağlılık ilkesi gereği yıllık %24 yasal faiz üzerinden işlemiş faizin 3.255.59 TL olduğu hesaplanmıştır. "yönünde beyanda bulunulmuştur. 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1). Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3) Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, dosya kapsamı, ticari defter ve kayıtlar ile uyuşmazlığın çözümü bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 21/2 maddesi uyarınca; bir faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi halinde, faturada yazılı hususların kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Somut olayda; Dava konusu faturaların davalıya tebliğ edildiği, yasal süresi içinde faturaya itiraz edilmediği, faturaların ticari defterlere kaydedildiği, BA-BS bildirimlerinin karşılıklı uyumlu olduğu, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, fatura içeriğinin ve hizmetin davalı tarafından kabul edildiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davalının icra takibine yaptığı itirazın, kısmen haksız olduğu kanaatine varılmıştır. Davalının temerrüde düşürüldüğüne dair belge bulunmadığından, fazlaya ilişkin işlemiş talebin reddine karar vermek gerekmiştir.Öteki yandan davacı tarafından talep edilen para alacağı belirlenebilir (likid) -muayyen- olduğundan; davacının icra inkar tazminatı talebi dikkate alınarak; İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarıca asıl alacak olan üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 2---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 47.607,80 TL Fatura alacağı, 3.255,59 TL işlemiş yasal faiz, olmak üzere toplam 50.863,39 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Asıl alacak olan 47.607,80 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Alınması gerekli Karar ve ilâm harcı olan 3.252,09 TL harçtan peşin alınan 669,89 TL harcın mahsubu ile 2.582,20 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan 669,89 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 702,90 TL ilk dava masrafı, tebligat-müzekkere gideri, bilirkişi ücreti gideri olarak yapılan 9.595,00 TL olmak üzere toplam 10.297,90 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre(%91,70 kabul) 9.443,17 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ------------ Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı. 12/05/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/556, K. 2026/424, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-556-e-2026-424-k-68de49a3edf1