İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/547 E. 2026/508 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/547
- Karar No
- 2026/508
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/547 Esas KARAR NO : 2026/508
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/07/2025 KARAR TARİHİ : 30/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 30/07/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; 03/05/2024 tarihli 20.400,00-TL bedelli ... numaralı, 05/04/2024 tarihli 20.400,00-TL bedelli ... numaralı, 01/03/2024 tarihli 40.800,00-TL bedelli ... numaralı faturaların ödenmemesi sebebiyle ... 19. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine ilişkin borçla ilgili olarak 07/02/2025 tarihinde ... A.Ş. ile sulh protokolü imzalandığını, işbu 07/02/2025 tarihli sulh protokolü gereği "1-Taraflar ... 19. İcra Müdürlüğü'nün... Esass sayılı dosyasında asıl alacak ve fer’ileri (faiz, yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti) hususunda toplam 105.000,00 TL'ye anlaşıldığını, ancak davalı borçlu işbu sulh protokolüne uymadığını, ... E. sayılı icra dosyası 08/02/2025 tarihinde davalı borçluya tebliğ edilmiş ve 13/02/2025 tarihinde borca haksız şekilde itiraz edildiğini, borca haksız şekilde itiraz edilmiş olması ve sulh protokolüne uyulmamış olması sebebiyle itirazın iptali davası açmadan önce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A maddesi gereği dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ... başvuru numarasıyla arabuluculuk başvurusu yapılmış olup taraflar 23/06/2025 tarihli son tutanakta görüleceği üzere anlaşmaya varamadıklarını, açıklanan bu nedenlerle; davanın kabulü ile, ... 19. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile birlikte takibin devamına, alacağın işleyecek yasal faizi ile ve %20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatı ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 08/08/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında hukuki bir bağ tesis eden herhangi bir anlaşma, sözleşme olmadığı için, davacı talebinin hukuki dayanağı olmadığını, davalının davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, ayrıca, davacı tarafından iddia edilen alacak tutarına ilişkin somut ve inandırıcı delil sunulmadığını, hukukta taraflar arasında bir hukuki ilişki tesis eden ve bu ilişkinin sınırlarını belirleyen temel unsur, geçerli ve taraflarca imzalanmış bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin bulunmaması halinde, iddia edilen hak ve alacakların varlığından söz etmek mümkün olmadığını, taraflar arasında ne yazılı ne de sözlü olarak geçerli bir sözleşmenin imzalanmadığı, taraflar arasında herhangi bir mutabakatın sağlanmadığı, dolayısıyla hukuki bir bağın kurulmadığı açık ve nettir. Bu durum, Borçlar Kanunu’nun temel ilkeleri ve Türk Hukuku’nun genel kabul görmüş prensipleriyle de uyumlu olduğunu, davacı tarafın müvekkil şirket aleyhine ileri sürdüğü taleplerin herhangi bir hukuki ve fiilî temeli bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki çerçevesinde müvekkil üzerine düşen edimlerini zamanında ve eksiksiz şekilde yerine getirmiş olup, davacının dayanağını ve içeriğini somut ve açık şekilde ortaya koyamadığı, belirsiz ve dayanaksız taleplerinin hukuken kabulü mümkün olmadığını, ayrıca davacının iddiaları zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmediğinden, bu yönüyle de hukuken dinlenilme imkânı bulunmadığını, açıklanan bu nedenlerle; taraflar arasında herhangi bir vekaletsiz iş görme ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafın iddiaları, somut ve geçerli delillerle desteklenmediğinin dikkate alınmasını, davacının davalı şirketin bilgisi ve talimatı dışında hareket etmiş olup, işbu faaliyetlerinden müvekkilin sorumluluğu doğmayacağı gibi, bu kapsamda herhangi bir hak ya da alacak talep etmesi de hukuken mümkün olmadığının dikkate alınmasını, taraflar arasında işin yürütülmesi ve yapılması ile ilgili açık irade beyanlarına dayalı bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete herhangi bir hizmet sunduğuna veya müvekkilinin menfaatine hareket ettiğine ilişkin bir sözleşme mevcut olmadığının dikkate alınmasını, tüm bu nedenlerle, dava hukuki dayanaktan ve ispattan yoksun olan huzurdaki davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 19. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, BA/BS formları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 10/04/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "1.Davacı ile davalı arasında 2024 yılı içerisinde danışmanlık hizmetine dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğu, 2.Davacı tarafından düzenlenen ve uyuşmazlığa konu edilen toplam 81.600,00 TL tutarındaki faturaların, davacı ticari defter kayıtları, yevmiye kayıtları ve BA-BS bildirimleri ile uyumlu olduğu, 3.Davalı tarafça ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği, buna karşılık davacı tarafın defter ve belgelerini ibraz ettiği ve bu kayıtların usulüne uygun tutulduğu, 4. Davacı ticari defter kayıtlarında davalı şirketin takip tarihi itibariyle 81.600,00 TL borç bakiyesi verdiği, dosya kapsamında borca karşılık ödeme yapıldığına dair herhangi bir kayıt veya belgeye rastlanılmadığı, 5. Taraflar arasında düzenlenen 07.02.2025 tarihli sulh protokolü ile borcun varlığının taraflarca mutabakat altına alındığı, ancak ödeme şartının yerine getirilmemesi nedeniyle protokol hükümlerinin uygulanamadığı ve icra takibinin devamı gerektiği, 6. Sayın Mahkemece, davacının ... 19. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasında başlatmış olduğu icra takibinin yerinde olduğuna hükmedilmesi halinde; 81.600,00 TL asıl alacak, 18.209,10 TL Temerrüt faizi (takip tarihi itibariyle hesaplanan), olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, sözleşme ve faturadan kaynaklı alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada taraflar arasında yazılı olmayan şekilde danışmanlık anlaşması yapıldığı, anlaşma gereğince davacı yanca hizmetin verildiği, davalı yanca ödemenin yapılmaması üzerine 30/01/2025 tarihinde ... 19. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, yarıca icra takibine ilişkin borçla ilgili olarak 07/02/2025 tarihinde davalı yan ile sulh protokolü imzalandığını, işbu 07/02/2025 tarihli sulh protokolü gereği tarafların ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ...Esass sayılı dosyasında asıl alacak ve fer’ileri (faiz, yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti) hususunda toplam 105.000,00 TL'ye anlaşıldığı, ancak davalı borçlu işbu sulh protokolüne uymadığı ve davalı yanca takibe itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Davacı yanca "Sulh Protokolü" olarak sunulan belgenin, davalı yanca kabul edilmemiş olması, ilgili belgede ıslak imza olmaması ile elektronik imzası onayının yer almaması karşısında Mahkememizce davacı lehine delil olacak şekilde değerlendirilmemiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda borçlu olmadığı beyanında bulunmuş, huzurdaki davada davalı yan cevap dilekçesinde davacı yanca faturaların sözleşmeye aykırı olarak hazırlandığı ve davacının alacağının bulunmadığı savunması yapılmıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki karşılığı hizmetin tam ve eksiksiz verilip verilmediği, faturaların sözleşmeye uygun hazırlanıp hazırlanmadığı, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K.... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, taraf vekillerinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiştir. Ancak davalı yanca ticari kayıt ve defterlerin inceleme gününde sunulmadığı görülmekle, davalının ticari defterlerinin ibrazdan kaçınmış sayılmalarına ve bilirkişi incelenmesinden vazgeçmiş sayılmalarına karar verilmiştir. 10/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacı ile davalı arasında 2024 yılı içerisinde danışmanlık hizmetine dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafından düzenlenen ve uyuşmazlığa konu edilen toplam 81.600,00 TL tutarındaki faturaların, davacı ticari defter kayıtları, yevmiye kayıtları ve BA-BS bildirimleri ile uyumlu olduğu, davalı tarafça ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği, buna karşılık davacı tarafın defter ve belgelerini ibraz ettiği ve bu kayıtların usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defter kayıtlarında davalı şirketin takip tarihi itibariyle 81.600,00 TL borç bakiyesi verdiği, dosya kapsamında borca karşılık ödeme yapıldığına dair herhangi bir kayıt veya belgeye rastlanılmadığı, taraflar arasında düzenlenen 07.02.2025 tarihli sulh protokolü ile borcun varlığının taraflarca mutabakat altına alındığı, ancak ödeme şartının yerine getirilmemesi nedeniyle protokol hükümlerinin uygulanamadığı ve icra takibinin devamı gerektiği, Sayın Mahkemece, davacının ... 19. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında başlatmış olduğu icra takibinin yerinde olduğuna hükmedilmesi halinde; 81.600,00 TL asıl alacak, 18.209,10 TL Temerrüt faizi (takip tarihi itibariyle hesaplanan), olduğu," belirtilmiştir. Hazırlanan rapora karşı taraflarca itiraz ve beyanda bulunulmuştur. Davacı tarafından düzenlenen ve uyuşmazlığa konu edilen toplam 81.600,00 TL tutarındaki faturaların, davacı ticari defter kayıtları, yevmiye kayıtlarında yer aldığı gibi taraf BA-BS bildirimleri olarak vergi dairesi sistemlerinde kayıt edildiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda danışmanlık hizmeti sonrasında davacının cari hesap ve faturalara konu alacağını alamadığı görülmekle davanın asıl alacak yönünden kabulü gerekmiştir. Anlatılan kapsam dışında bilirkişi raporunda hukuki değerlendirme yapılan Mahkememizce ayrıca itibar edilmemiştir. Davacı yanca davalı yan temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin reddi gerekmiştir. Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın faturadan kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KISMEN KABULÜNE, Davalının ... 19.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 81.600,00 TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi uygulanarak devamına, temerrüt olmadığından işlemiş faiz talebinin REDDİNE, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 81.600,00 TL toplam alacağın %20'si olan 16.320,00 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 5.574,09 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 2.074,37 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.499,72 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 2.074,37 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 7-Taraflar arabuluculuk görüşmesine katılmış olmakla Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranlarına göre hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.415,66 TL'sinin davalıdan 2.184,34 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına, 8-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 150,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.852,90 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 4.649,04 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/06/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır