İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/809 E. 2026/505 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/809
- Karar No
- 2026/505
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/809 Esas KARAR NO : 2026/505 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2025 KARAR TARİHİ : 29/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin paslanmaz mutfak gereçleri imalatı ve satışı ile iştigal ettiğini, davalı şirket ile 2024 Mayıs ayında 55 adet -------- ürünün 85.000,00 TL bedelle satışı konusunda anlaştıklarını, davalı şirketin 27.05.2024 tarihinde 50.000,00 TL avans ödemesi yaptığını, imalatı tamamlanan ürünlerin 10.07.2024 tarihli --------- numaralı e-Arşiv fatura ile teslim edildiğini, faturaya süresinde itiraz edilmediğini, 35.000,00 TL bakiye alacağın ödenmemesi üzerine ---------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesiyle takibin durduğunu, davalının itirazının kısmi itiraz niteliğinde olup cihet ve miktar belirtilmediğinden geçersiz olduğunu, e-Arşiv faturaya yasal süresinde itiraz edilmediği için içeriğinin kesinleştiğini, ticari defter ve kayıtların alacağı doğruladığını, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin 18.06.2025 tarihli, --------- büro dosya ve ---------- arabuluculuk numaralı anlaşmama son tutanağı ile olumsuz sonuçlandığını, alacağın likit olması sebebiyle davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:HMK m.128 gereği usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmayan davalı taraf, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır.
DELİLLER-------- İcra Dairesi --------- Esas İcra Dosyası, ---------- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı, bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:Dava; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan ---------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda; davacı tarafın Paslanmaz Mutfak gereçlerinin imali ve satışı işi ile ilgili iştigal ettiği, davalı şirketin 2024 Mayıs ayında davacı tarafın oğlu -------- telefon ile --------- uygulaması üzerinden ulaşarak, --------- isimli ürünün imali ve alımı için talepte bulunduğu, yapılan yazışma ve görüşmeler neticesinde, tarafların 55 adet --------- ürünün 85.000,00.-TL bedel imali ve satımı konusunda anlaştığı, tarafların ürün bedelinin bir kısmının avans olarak peşin, bakiye kısımın ise ürünün teslimi esnasında düzenlenecek faturaya istinaden ödenmesi konusunda anlaştığı, davalı şirketin avans olarak ödenmesi gereken ürün bedeline mahsuben 27.05.2024 tarihinde 50.000,00 TL ödeme yaptığı, imalatı tamamlanan ürünlerin 10.07.2024 tarihinde düzenlenen ---------- no.lu e-Arşiv Fatura ile birlikte davalı şirkete teslim edildiği, ancak 35.000,00 TL bakiye bedelin davalı tarafça ödenmediği iddia edilerek davalı şirket hakkında icra takibi başlatıldığı, 28/07/2020 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinin 3.fıkrası ile ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanabileceği belirtilmiş ve dava sırasında yapılan ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin bu değişiklik mahkememizce kurulan 26/01/2026 tarihli ihtaratlı ara kararla belirtilmiş ancak davalı taraf ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmamış olduğu görülmüştür. Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir. Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, yapılan yargılama sırasında davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde takibe konu alacağa dayanak faturanın davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve takibe konu faturalara ilişkin 35.000,00 TL bakiye alacağının bulunduğu, davalı tarafın HMK'nın 222. Maddesi gereği yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmamış olması ve borcun ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi de sunmamış olması nedeniyle faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiğinin kabulü gerekeceği, bu haliyle davacının 35.000,00 TL lik asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu anlaşılmakla likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun --------- İcra Müdürlüğünün---------- Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 35.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, -Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 35.000,00 TL'nin % 20 si olan 7.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.390,85 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 615,40 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 1.775,45 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 615,40 TL peşin harç toplamı olan 1.230,80 TL ile yargılama gideri olarak yapılan 9.285,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 35.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/06/2026