İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/770 E. 2026/665 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/770
Karar No
2026/665
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/770 Esas KARAR NO : 2026/665

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 28/08/2025 KARAR TARİHİ : 02/07/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2026 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yurt çapında kargo taşımacılığı hizmeti veren köklü bir kuruluş olduğunu, davalının müvekkil şirketten kargo taşımacılığı hizmeti aldığını ancak hizmet bedellerini ödememesi sebebiyle müvekkili lehine cari hesap alacağı oluştuğunu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı takibinin, davalının yetki itirazı üzerine Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sırasına kaydedildiğini, davalının bu kez de borca itiraz ederek takibi durdurduğunu; uyuşmazlığın çözümü amacıyla Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosu’nun .... numaralı dosyası üzerinden yürütülen arabuluculuk sürecinin 19/08/2025 tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlandığını, cari hesap ve faturalardan kaynaklanan alacağın likit (bilinebilir) nitelikte olduğunu ve davalının takibi sürüncemede bırakmak amacıyla kötü niyetli itirazda bulunduğunu belirterek; davanın kabulü ile davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı dosyasına vaki haksız itirazının iptaline, takibin avans faizi ve tüm ferileriyle birlikte devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkememizce Büyükçekmece İcra Dairesi'nin .. Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ..... KARGO SERVİSİ ANONİM ŞİRKETİ borçlusunun .... olduğu, 36.763,87-TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ....'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 08.06.2026 tarihli raporunda özetle; "Takdir sayın mahkemenin olmak üzere yukarıda yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve rapor içinde açıklanan nedenlerle, 1. Davacı tarafın 2019-2020-2021-2022-2023-2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 2. Davalı tarafın 08.05.2026 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, ticari defterlerini dosya muhteviyatına sunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı, HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ifadesi yer almıştır. 3. Takip Talebi, Davacı tarafın davalı taraf hakkında 36.763,87 TL asıl ve toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık reeskont avans faizi tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) önce Bakırköy ..... İcra müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile 13.05.2025 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın yetki itirazı ile takibin durdurulduğu, sonra Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ..... esas sayılı dosyası üzerinden 03.06.2025 tarihinde devam ettiği, davalı tarafın takibe itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak “Tahsilde Tekerrür Olmamak Kaydıyla Cari Hesap Alacağı 36.763,87 TL” bilgilerinin yazıldığı, Takibe Konu Cari Hesaba İlişkin Faturalar, Takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2019 yılına ait toplam 90 adet ve KDV dahil 550.969,41 TL/KDV hariç 466.923,23 TL tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın Sayfa 15 / 16 Sayfa 16 / 16 fatura tutarının 36.763,87 TL tutarı üzerinden takibe geçtiği, faturaların açıklama kısmına mal hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, “Türk Ticaret Kanunu’nun MADDE 21– (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesi yer almaktadır. Tarafların 2019 Yılı BS-BA Formu Beyanlarının Karşılaştırılması-Değerlendirme, Takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2019 yılına ait toplam 90 adet ve KDV dahil 550.969,41 TL/KDV hariç 466.923,23 TL tutarlı faturanın olduğu, iş bu faturaların tamamının taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, Davacı Tarafın Cari Hesap Ekstresi, Davacı tarafın davalı taraf ile olan cari hesap ilişkisinin 17.04.2019 tarihli ve 5,07 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 27.11.2019 tarihinden itibaren davacı tarafın davalı taraftan 36.763,87 TL alacaklı olduğu, Tarafların Ticari Defter ve Kayıtlarının Karşılaştırılması-Değerlendirme, Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 36.763,87 TL alacaklı olduğu, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, Netice itibariyle, Davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 36.763,87 TL asıl alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talebinin olmadığı, takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi talep edebileceği, 4. Tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, sayın mahkemenizin takdirlerine ait olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde belirtmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının davalıdan faturalardan kaynaklı cari alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarının ne olduğu, davalı tarafça icra dosyasına yapılan itirazın iptali koşullarının somut olayda mevcut olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Somut olayda davalı tarafın kendisine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafça defterlerin sunulduğu ve sunulan defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması sebebiyle sahibi lehine delil vasfını taşıdığı, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2019 yılına ait 90 adet faturanın davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlenmiş olduğu, faturaların tamamının taraflarca karşılıklı olarak BA-BS formu ile bildirilmiş olduğu, bu bakımdan faturalara konu malların davalıya teslim edilmiş olduğunun karineten kabul edilmesi gerektiği, davalı tarafın teslime ilişkin olarak aksi yöndeki iddialarına ilişkin herhangi bir delil sunamadığı ve yukarıda bahsedilen karine gereği ispat yükü kendisi üzerinde olan davalının bu iddialarını ispatlayamadığı, davacı tarafın defter ve kayıtlarına davacının takibe dayanak faturalardan kaynaklı 36.763,87-TL alacağının bulunduğu, Mahkememizce davalının defter ve kayıtlarını sunmaması ve davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı dikkate alınarak davacının davasını ispat etmiş olduğu kanaatine varılmış ve davanın kabulüne ve alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar vermek gerekmiş, bu yönde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan itirazın İPTALİNE, 2-Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile 36.763,87-TL toplam alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 7.352,77-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 2.511,33 TL ilam harcından peşin alınan 627,84TL harcın mahsubu ile bakiye 1.883,49 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 362,50 TL posta masrafı, 615,40 TL başvuru harcı, 627,84 TL peşin harç olmak üzere toplam 11.605,74TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 36.763,87 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; alacak miktarı Kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. .02/07/2026

Katip ..... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/770, K. 2026/665, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-770-e-2026-665-k-4d7305ff3f2f