İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/520 E. 2026/609 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/520
- Karar No
- 2026/609
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/520 Esas KARAR NO : 2026/609
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/07/2025 KARAR TARİHİ : 17/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı ...Ş., Belçika vatandaşı ... ... ... ...’ye ait m/y ... adlı özel yatın inşasına ilişkin olarak taraflar arasında 11.06.2021 tarihli yat inşa sözleşmesi ve teknik şartname imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirerek yatı tamamladığını ve davalıya teslim ettiğini, sözleşme kapsamında 30.01.2024 tarihli 2.298.750 Euro ve 26.03.2024 tarihli 60.000 Euro tutarında iki fatura düzenlendiğini, davalının bu faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığını, 13.05.2024 tarihinde kısmi ödeme yaptığını ancak 102.461 Euro tutarındaki bakiye borcu ödemediğini, taraflar arasında bakiye borcun ödenmesine ilişkin ek protokol imzalanmasına rağmen davalının yatı teslim aldıktan sonra borcunu ödemeden Türk karasularından ayrıldığını, bu nedenle alınan ihtiyati haciz kararının tekne limandan ayrıldığı için uygulanamadığını, bunun üzerine .... İcra Dairesi’nin 2024/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin donatana izafeten kaptan ...’e tebliğ edildiğini, ancak kaptan vekili tarafından borca haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz edildiğini, oysa Türk Ticaret Kanunu’nun 1104/3 maddesi uyarınca yabancı bayraklı gemilerde malik veya kiracıya yöneltilecek takiplerin kaptana da yöneltilebileceğini, kaptanın kendi adına borca itiraz etmiş olmasının takibi durdurmaya yeterli olmadığını, ayrıca kaptanın görevden ayrıldığı yönündeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, zira e-posta yazışmaları ve sosyal medya paylaşımlarından belirtilen tarihlerde dahi kaptan sıfatıyla teknede görev yaptığının anlaşıldığını, müvekkilinin uzun yılların emeğiyle inşa ettiği ve denize elverişli şekilde teslim ettiği yatın bu durumunun .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/... D. İş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti ile de sabit olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davranarak borcunu ödemediğini ve icra takibine kötü niyetle itiraz ederek alacağın tahsilini engellediğini, bu nedenle davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına ve haksız itiraz sebebiyle dava değerinin %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ...Ş. tarafından açılan itirazın iptali davasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın donatan ... ... ...’ye izafeten kaptan ...’e yöneltildiğini, ancak müvekkili ...’in 25.06.2024 tarihinde kaptanlık görevinden istifa ettiğini, kaptan ile donatan arasındaki iş sözleşmesinin istifa ile sona ermesi nedeniyle Türk Ticaret Kanunu’nun 1104/3 maddesinde düzenlenen donatanı temsil yetkisinin de sona erdiğini, bu nedenle artık donatan aleyhine başlatılan icra takipleri ve davalarda kaptana karşı işlem yapılmasının mümkün olmadığını, davanın doğrudan donatan ... ... ...’ye yöneltilmesi ve tebligatların da bu kişiye yapılması gerektiğini, müvekkilinin donatanı temsilen hareket etme veya davada taraf olma ehliyetinin bulunmadığını, bu sebeple ...’e karşı açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle esasa girilmeksizin usulden reddi gerektiğini, ayrıca donatan aleyhine usulüne uygun şekilde başlatılmış ve tebliğ edilmiş bir icra takibi bulunmadığını, ödeme emrinin de donatana usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu nedenle itiraz süresinin dahi başlamadığını, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin esasa girmesi ihtimalinde ise icra takibine konu edildiği şekilde bir borç bulunmadığını ve davacının iddialarını ispatla yükümlü olduğunu, bu sebeplerle davanın esastan reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. GEREKÇE: Dava; yat inşa sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Kamu düzeninden ve dava şartlarından olan görev hususunun yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Deniz Alacakları başlığını taşıyan 1352. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinde, "Geminin yapımı, yeniden yapımı, onarımı, donatılması ya da geminin niteliğinde değişiklik yapılması" nedeniyle doğan alacağın deniz alacağı olduğu açıkça düzenlenmiştir. Eldeki uyuşmazlığın da yat inşasına ilişkin olduğu, bu nedenle deniz alacağı mahiyetinde olduğu dikkate alınarak, 6102 sayılı Kanunun 5/2 ve 1352/1-m maddeleri uyarınca görevli mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olması nedeniyle davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir (aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/1600-3196 E.K sayılı kararı ile Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2016/875-865 E.K sayılı kararı). HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi (İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi) olduğunun TESPİTİNE, 3-HMK'nın 20. maddesi uyarınca; verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddine dair kararın tebliğ edildiği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulması durumunda dosyanın İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi (İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi)'ne gönderilmesine, aksi halde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hususların görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır