İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/520 E. 2026/237 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/520
Karar No
2026/237
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/520 Esas - 2026/237 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/520 Esas KARAR NO : 2026/237

.... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/07/2025 KARAR TARİHİ : 31/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :09/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı/borçlu arasındaki ticari satımdan kaynaklanan 14.723,50-TL bedelli, ....Fatura Nolu 19.12.2024 Tarihli Fatura, 7.920,00-TL bedelli, ...025 Tarihli Fatura ile 14.863,20-TL bedelli, ... Fatura Nolu 14.01.2025 Tarihli Fatura alacakları davalı/borçlu tarafından müteaddit sözlü uyarılara rağmen ödenmediğini ve davalı hakkında .... tarihinde faturalar mesned kılınarak ilamsız icra takibine geçildiğini, ancak davalının borcunu ödemek yerine 04.06.2025 tarihli dilekçe ile haksız ve kötü niyetli itirazı sonucu takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini, dava ve takip mesnedi 'Faturalar' gereği müvekkilinin alacaklı olduğu net olup, kötü niyetli davalının ilamsız takiplerde ödeme emrine ilişkin itirazlarının haksız, yersiz ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, taraflarınca yapılan Arabuluculuk başvurusunun "Anlaşamama" ile sonuçlandığını, bu nedenle davalı/borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptalini teminen işbu davayı ikame etme zorunluluğunun hasıl olduğunu ileri sürerek, davalı .... Esas sayılı icra takibine vaki haksız ve kötü niyetli itirazının, işlemiş faize ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, şimdilik asıl alacak tutarı olan 37.506,70-TL yönünden iptaline ve anılan takip dosyası üzerinden davalı aleyhine başlatılan takibin tüm fer’ileriyle birlikte devamına, alacak likit olduğundan haksız ve kötü niyetli olarak itirazı ile takibin durdurulmasına sebebiyet veren davalının asıl alacağın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalı aleyhine takip öncesi işlemiş faizler dahil fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımızın saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça müvekkili hakkında icra takibi yapılmasının haksız ve hukuka aykırı olup neticesinde açılan işbu davanın da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili hakkında yapılan takip ve bu takip neticesi ödeme emri gönderilmesinin haksız ve hukuka aykırı bulunduğunu, dava konusu takip ve ödeme emrinde borcun konusuna yönelik bir açıklık olmadığı gibi müvekkilinin bir kabulü veya kendisinden sadır olmuş ve muaccel hale gelmiş bir borç ikrarının da olmadığını, müvekkili ile davacı firma arasında cari hesap sözleşmesi de bulunmamakta ve ayrıca müvekkilinin kabulünün de bulunmadığı cari hesap ekstresi ile müvekkili hakkında icra takibi yapılmasının hukuka uygun olmadığını, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi de bulunmadığından yapılan haksız icra takibi nedeniyle açılan işbu davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin likit bulunan bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın icra takibine konu alacağının hukuki dayanağı olmadığı gibi hangi kalemler için talep edildiği belli olmayıp, icra takibinin bu yönüyle de öncelikle usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın icra takibi ile borcun kaynağı anlaşılamadığını, davacı tarafın müvekkili firmaya yönelik icra takibine konu alacağı olduğuna itiraz ettiklerini, bu husus yargılama aşamasında müvekkili şirkete ait ticari kayıtlar ve muhasebe kayıtları üzerinde yapılacak olan incelemeler ile belirleneceğini, müvekkili tarafından davacı firmadan bu yönde ilk başlangıçtan bu güne kadar tüm hesap dökümü, faturalar, ödemeler ve bununla ilgili hesap özetleri istenilmiş ve buna göre kayıtların da incelenmesi ile hesap mutabakatının sağlanması talep edilmiş, ancak davacı firma müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, bütün bu sebeplerle icra takibi hukuka uygun olmadığı gibi açılan davanın da hukuki dayanaktan yoksun olup, müvekkilinin kesin ve kabul edilmiş, likit ve muaccel hale gelmiş bir borcunun bulunmadığını, bu sebeple müvekkili hakkında açılan dava hukuki dayanaktan yoksun olup dava açma şartlarının da doğmadığını savunarak, davacının davasının reddi ile müvekkili hakkında yapılan haksız takip nedeniyle davacı tarafın alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere müvekkile icra tazminatı ödemesine karar verilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin de davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine karşı davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılamada ön inceleme duruşması sırasında uyuşmazlığın niteliği belirlenmiş, esasa geçilmek suretiyle uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına karar verilerek, bu kapsamda davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması amacıyla defter ve kayıtların bulunduğu yer olan ... Mahkemesi'ne talimat yazılmış, talimat uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişi SMMM .... tarafından düzenlenen 28.12.2025 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu, daha sonra verilen ara karar uyarınca dosyanın bu kez bilirkişiler Mali Müşavir .... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı.... tevdi edildiği ve anılan bilirkişilerce davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar, talimat yolu ile alınan rapor ve tüm dosya kapsamı incelenerek düzenlenen 09.02.2026 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu, ancak düzenlenen bilirkişi raporlarının gerekçeli ve denetime elverişli olup, hükme esas almaya uygun bulunduğu takdir olunmakla ve dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu .... Esas Sayılı takip dosyası ile davacı tarafından davalı şirket aleyhine 3 adet faturaya dayalı olarak asıl alacak ve işlemiş faiz alacakları olmak üzere toplam: 44.389,49 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibine geçildiği, davalı tarafça vekili aracılığı ile sunulan 04.06.2025 tarihli dilekçe ile takibe karşı itirazda bulunulduğu, itiraz dilekçesinde; müvekkilinin alacaklıya böyle bir borcunun bulunmadığı belirtilerek, takibe tüm fer'ileri ile birlikte itiraz edildiğinin bildirildiği, itiraz sonucu duran icra takibinin devamı amacıyla başlatılan Arabuluculuk sürecinin de "Anlaşamama" ile sonuçlanması üzerine, sadece fatura asıl alacakları dava konusu yapılarak açılan işbu itirazın iptaline ilişkin davada Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflara ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, davalı tarafa ait ticari defter ve kayıtların bulunduğu yer olan .... Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat sonucu, Talimat Mahkemesi aracılığıyla alınan Bilirkişi Raporunda Özetle; "Davaya konu .... Esas sayılı icra takip numaralı dosyasındaki icra takibine esas olan Borç/Alacak konusunda davalı ... 2024 ve 2025 dönemlerine ait Resmi Defterlerinin E-Defter içeriğinde tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin mevcut olduğunun tespiti yapılmış olup, davalı şirketin E-Defter kapsamında oluşturulan Berat dosyalarının GİB portalına yüklenerek GİB tarafından mühürlenmiş olması nedeniyle, davalı Şirketin 2024 ve 2025 dönemlerine ait Resmi E-Defter kayıtlarının şirketin lehine delil niteliğinde olduğu, davalı .... gerek icra tarihi olan 27.05.2025 tarihi itibarı ile gerekse dava tarihi olan 19.07.2025 tarihi itibarı ile 37.506,70 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği" hususlarının bildirilmiş olduğu, davalı kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonrasında Mahkememizce bu kez davacı defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamı üzerinde inceleme yaptırılmasına karar verilmiş olup, oluşturulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; "Davacının 2024 ve 2025 yılı defterlerini e-defter olarak tuttuğu, açılış ve kapanış beratlarını yasal süresinde aldığının görüldüğü, davacının davalı için .... Alıcılar hesabını kullandığı, davacı defter kayıtlarına göre davalıdan 2024 yılı sonunda 14.723,50 TL, 2025 yılında ise 37.506,70 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, davalı defter ve belgelerinin Bilirkişi.... tarafından incelenerek raporun dava dosyasına sunulduğu, raporun sonuç kısmında; Davacı ... gerek icra takip tarihi olan 27.05.2025 tarihi itibarı ile gerekse dava tarihi olan 19.07.2025 tarihi itibarı ile 37.506,70 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiştir, denildiği, davacı .....'nin davalı ile ticari satım mahiyetli akdi ilişkiden kaynaklanan alacağını talep ettiği, alacak iddiasını toplam 37.506,70 TL tutarlı üç adet faturaya dayandırdığı, davalı .....'nin akdi ilişkinin varlığını açıkça inkar etmemekle birlikte alacak iddiasına itiraz ettiği, davacı ve davalı kayıtlarında davaya konu faturaların kayıtlı olduğu, davalının Türk Ticaret Kanunu’na göre yasal süresinde noter kanalı ya da e arşiv fatura sistemi üzerinden vb. yöntemler ile anılan faturalara itiraz etmediği, davacı ve davalı .... Dairelerinden gelen Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizinin 2.... döneminin aynı olduğu, davaya konu 3 adet faturanın her iki tarafta da yer aldığı, davacı ile davalı arasında ticari satım mahiyetli bir sözleşme olmadığı anlaşılmakla birlikte, davalı tarafın borca itirazında akdi ilişinin varlığına delalaet eden açıklaması ve davacı faturalarının içeriği itibariyle taraflar arasında tıbbi malzeme/ilaç satımından kaynaklı sözleşme ilişkisinin mevcut olduğu, davacı lehine delil teşkil edebilecek nitelikteki ticari kayıtları itibariyle, takibe konu edilen faturalar dahil davacının davalıya hitaben düzenlediği, davacının talep edebileceği bakiye tutarın 37.506,70 TL olduğu, davacı defterlerinin açılış ve kapanış defter beratlarını yasal süresinde aldığı, bu nedenle sahipleri lehine delil teşkil edeceği, davalı defterlerinin açılış ve kapanış defter beratlarını yasal süresinde aldığı, bu nedenle sahipleri lehine delil teşkil edeceği, davacı ve davalı defter kayıtlarının uyumlu olduğu, davaya konu faturaların her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının davalıdan 37.506,70 TL alacaklı olduğu ve takip talebi ile uyumlu olduğu" hususlarının tespit edilmiş olması karşısında, davacının takibe konu faturalardan dolayı davalıdan alacaklı olduğunun her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar ile Vergi Dairelerinden gelen Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizlerinden ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış olmasına göre, davacının 3 adet fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptaline yönelik olarak ve sadece asıl alacak tutarları üzerinden açılan işbu itirazın iptali davasının kabulü ile davalının .... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın toplam: 37.506,70 TL asıl alacak tutarı üzerinden iptali ile, takibin söz konusu asıl alacak tutarı üzerinden ve takip talebindeki koşullarla devamına, takip konusu alacak, taraflar arasındaki faturalara dayalı ticari ilişkiden doğduğundan likit bir alacak niteliğinde olmakla, davacının icra inkâr tazminatına ilişkin feri nitelikteki isteminin de kabulü ile hüküm altına alınan asıl alacak tutarı olan 37.506,70 TL'nin %20'si olan 7.501,34 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; davalının ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın Toplam; 37.506,70-TL Asıl Alacak tutarı üzerinden İPTALİ ile, takibin söz konusu asıl alacak tutarı üzerinden ve takip talebindeki koşullarla DEVAMINA, 2-Takip konusu alacak, taraflar arasındaki faturalara dayalı ticari ilişkiden doğduğundan likit bir alacak niteliğinde olmakla, davacının icra inkâr tazminatına ilişkin feri nitelikteki isteminin de kabulü ile hüküm altına alınan asıl alacak tutarı olan 37.506,70-TL'nin %20'si olan 7.501,34-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3-Hüküm altına alınan 37.506,70-TL üzerinden hesaplanan 2.562,08-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu sonucu kalan 1.946,68-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30‬‬‬-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafça tüm yargılama sürecinde yargılama gideri olarak yapılan bilirkişi ücreti karşılığı 21.000,00-TL, tebligat posta giderleri karşılığı 460,00-TL ve 25,00-TL dosya kapak masrafı olmak üzere toplam 21.485,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, AAÜT hükümleri uyarınca dava değeri göz önüne alınarak belirlenen 37.506,70-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/520, K. 2026/237, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-520-e-2026-237-k-89905b5d7448