İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/315 E. 2026/51 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/315
Karar No
2026/51
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/315 Esas KARAR NO : 2026/51

... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 27/04/2023 KARAR TARİHİ : 23/01/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 23/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... İşl. Ltd. Şti. uhdesinde bulunan "...." kapsamında, geçmiş dönemlerde davalı taşeron firmalarda çalışan ve .... lehine hükmedilen ilamın icrası sonucu taraflarınca ödendiğini, davacı/başvurucunun çalışmış olduğu yukarıda yazılı davalı taşeron şirketlerle şirketleri arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinin ilgili maddeleri uyarınca müvekkili idare tarafından ödenen kıdem, ihbar, fazla mesai, ubgt, yıllık izin ve arabuluculuk ücreti için toplam 13.323,90 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ilgili taşeron şirketlerden rücuen tahsili gerektiğini, müvekkili şirketin faaliyet alanı ile ilgili aldığı ihalelere konu işlerin bir kısmını taşeron şirketler aracılığı ile yaptırdığını, davalı şirketlerde, müvekkili şirketin taşeronları olarak çalıştığını, davalıların taşeron olarak çalıştığı dönemlerde, davalı şirketlerde çalışan işçilerden.... karşı Arabuluculuk yoluna başvurulduğu, Arabulucuk görüşmeleri neticelerinde 20.03.2019 tarihinde tarafların anlaştığını, başvurucunun işçilik alacaklarının.... tarafından ödendiğini, ayrıca Arabuluculuk ücret ve masrafları ödenmediğini, 13.323,90 TL ödeme tutarı, müvekkili şirketin hakediş alacaklarından 25.08.2022 tarihinde kesildiğini, müvekkili tarafından hizmet sözleşmeleri gereği zorunlu arabuluculuk yoluna başvurularak davalı taşeron şirketlerden talep edildiğini, Arabuluculuk görüşmelerinin taşeron şirketlerle anlaşma yoluna gidilemediğinden, anlaşmama tutanağı düzenlenediğini, müvekkili şirketin, taşeron davalıların işçisine ... tarafından ödenen tutarı hakedişlerinden kesilmek suretiyle ödemek zorunda kaldığını, Mahkemece yaptırılacak bilirkişi İncelemesi ile müvekkili şirketin yapmış olduğu ödemenin davalılarla yapılan Hizmet Alım Sözleşmesi’nin ilgili maddeleri ile Eki Teknik Şartnameler uyarınca, davalı şirketlerin dava dışı işçiye 4857 Sayılı İş Kanununun ilgili maddeleri uyarınca, ödemekle sorumlu oldukları miktarların tespiti ile her bir davalının müvekkilince ödenen tutardan sorumlu olduğu miktarların belirlenerek belirlenecek miktarlar kadar hüküm altına alınmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm hak ve tazminat isteklerimiz saklı kalmak kaydı ile 13.323,90 TL’nin ödeme tarihi olan 25.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıların sorumlu oldukları payları oranındaki miktarlar kadar tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin dava konusu alacaklardan hiçbir sorumluluğu bulunmadığını davanın müvekkili şirketi yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddini, Mahkeme aksi düşüncede olması halinde davanın itirazları doğrultusunda esastan reddine, Mahkemenin aksi düşüncede olması halinde davalı ve dava dışı .... belirtmiş olduğu hususlar doğrultusunda müzekkere yazılarak davanın aydınlatılması ile davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının hangi işçilik alacakları kalemlerinden ne miktarda talep ettiğini belirtmediğini, davacının talebini somutlaştırması gerektiğini, dava dışı kişinin müvekkili .... Şti. bünyesinde 29.03.2016-09.11.2016 tarihleri arasında çalıştığını, çalıştığı döneme ilişkin varsa hak ve alacaklarının zaman aşımına uğradığını, haksız açılan davanın reddine, Mahkeme aksi kanaatte olması halinde davacının alacaklı olduğu tutarın müvekkili davacıdan olan alacaklarından takas mahsubuna, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir. Mahkememizce aldırılan 30/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı şirketin dava konusu işlemlerinin bulunduğu 2022 ve 2023 yıllarına ait elektronik ticari defterlerinin rapor içeriğinde ayrıntılı olarak tabloda yer aldığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine ve Vergi Usul Kanunu Elektronik Defter Genel Tebliğlerinde uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı hareketler üzerinden yapılmış olan tespit ve değerlendirmeler neticesinde; davacı şirketin ticari defterlerinde, davalı ... firmasının 426.002.50.T004 numaralı teminat hesabında 597.839,29 TL, 426.004.16.7002 numaralı teminat hesabında 5.700,00 TL ve 426.002.70.7003 numaralı teminat hesabında 1.271.636,65.TL olmak üzere toplamda (....-) 1.875.175,94.-TL tutarında alacak bakiyesinin kayıtlı olduğu, bu bağlamda davalı ... firmasının takas mahsup definin yerinde olup olmadığı hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu, davalı işverenlerin, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından sorumlu oldukları tutarların ise .... son işveren olarak ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti ile birlikte sorumlu olduğu toplam tutar ın ise 1.887,92 + 3.587,20 = 5.475,12 TL, dava dışı .... tarafından dava dışı işçiye ödenen dava konusu işçilik alacaklarının davacı şirketin hakedişinden 25.08.2022 tarihinde kesinti yapılarak tahsil edildiği belirtilmiştir. Davacı vekili 03/11/2025 tarihli dilekçesi ile; davanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 1.000,00 TL olarak ikame edildiğini, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalar doğrultusunda 15.211,82 TL'nin davalılardan rücu edilmesi gerektiğini belirterek, davalılar .... 43,00-TL'den 536,66 TL'na, davalı ..... 390,00-TL'den 2.692,93 TL'na, davalı ... ... Ltd. Şti. 213,00-TL'den 2.156,26 TL'na, davalı... 195,00-TL'den 5.475,12 TL'na olarak ıslah ettiklerini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkını saklı tutarak 15.211,82 TL'nin davalılardan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, Mahkememizin 23/01/2026 tarihli duruşmasında ıslah dilekçesinde toplam rakamı her ne kadar 15.211,82 TL olarak belirtmişse de davalıların sorumlu olduğu meblağları da dilekçede açıkça yazdıklarını ve bu meblağların toplamının da dava dilekçesinde belirttikleri 13.323,90 TL olduğunu, sehven yapılan toplama işlemindeki hatanın dikkate alınmamasını ve davalılar yönünden açıkça belirttikleri sorumluluk miktarları toplamı olan 13.323,90 TL üzerinden davanın tam kabulüne karar verilmesini beyan etmiştir. Uygulamada son işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davacının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, son işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler" rücu davalarında hükme esas alınamaz. Değinilmesi gereken bir başka nokta ise alt işverenlerin sorumlu oldukları dönemlere ilişkin hesaplama yapılırken hangi tarihteki ücretlerin esas alınması gerektiğidir. Son işveren, iş mahkemesi ilamı gereğince işçilik alacaklarını iş akdinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödemekte olup, iş mahkemesi ilamındaki usul ve hesaplamalar doğrultusunda alt işverenlerden rücu isteminde bulunabilir. (.... Bu açıklamalar ışığında somut olayda dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı ...kayıtlarından anlaşılmaktadır. Taraflar arasında iş yeri devri söz konusu olmaksızın ihale alıcısının değişmesi suretiyle eski işçilerin ihale alan şirket nezdinde çalıştırılması söz konusudur. Bu kapsamda dava dışı işçinin davalılar bünyesinde bilirkişi raporunda belirtilen dönemlerde ve raporda belirtilen gün kadar çalıştığı anlaşılmaktadır. Davalılar, davacı ile arasındaki sözleşmede açıkça işçi alacaklarından davalının sorumlu olduğu düzenlenmesine ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 6. Bölüm 38. Maddesi göre ancak işçiyi çalıştırdığı dönem için sorumludur. İhbar tazminatı, yıllık izin ve fazla mesai alacağından ise son işveren sorumludur. Alınan usul ve yasaya uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporu dikkate alınarak davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdığı döneme ilişkin sorumlu olduğu, davalı ...... vekilince her ne kadar takas-mahsup definde bulunulmuş ve varsa davacı alacağının davacı işverenle müvekkili arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesi kapsamında müvekkilinin hakedişinden yapılan teminat teminat kesintisi nedeniyle müvekkilinin alacağından takas mahsubunu talep etmiş ise de ödenen bedellerin teminat olarak yatırıldığı ve dosya arasına temin edilen evraklara göre davalının davacıdan olabilecek alacağının henüz muaccel olmadığı gibi teminatların dava konusu borca mahsuben de yatırılmamış olduğu, ayrı bir rücu davasına konu olabileceği (.... sonucunda belli olacağı, davalı tarafından sözleşme gereği hakediş ve teminat mektubunun iadesi için tüm koşulların oluştuğunun ispatlanamadığı (....yerinde olmadığı kanaatine varılarak bu hususta bilirkişi raporunda belirtilen görüşten ayrılarak davalı vekilinin takas-mahsup talebi bu sebeple uygulanmayarak (...) davacının davasının dava ve ıslah dilekçeleri kapsamında talep ettiği toplam 13.323,90 tl tutar üzerinden kabulü ile, bu miktarın 536,66-TL'sinin davalı .... tahsili ile davacıya ödenmesine, hüküm altına alınan miktarlara 25/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranları uygulanmak suretiyle davalılardan tahsiline dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının dava ve ıslah dilekçeleri kapsamında talep ettiği toplam 13.323,90 TL tutar üzerinden KABULÜ İLE, bu miktarın; -536,66-TL'sinin davalı ... tahsili ile davacıya ödenmesine,

Hüküm altına alınan miktarlara 25/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranları uygulanmak suretiyle davalılardan tahsiline, 2-Alınması gereken 910,16 TL karar ve ilam harcından başta alınan 179,90 TL peşin harç ve 243,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye 487,26 TL harcın; -19,63 TL'sinin davalı ...., -200,23 TL'sinin davalı .... tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafça yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç, 243,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 602,82 TL harcın; -24,28 TL'sinin davalı .... -247,71 TL'sinin davalı .... tahsili ile alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça yapılan 1.511,50 TL posta ve tebligat gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.511,50 TL yargılama giderinin, -342,83 TL'sinin davalı ... -1.573,36 TL'sinin davalı .... -3.497,59 TL'sinin davalı ... alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2. Maddesi uyarınca kabul edilen 13.323,90 TL üzerinden takdir edilen 13.323,90 TL vekalet ücretinin; -536,66 TL'sinin davalı ..., -2.462,93 TL'sinin davalı ...tahsili alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 6-..... lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.280,00 TL arabuluculuk ücretinin; -132,11 TL'sinin davalı .... tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekili, Davalı ... vekilinin ve Davalı ...vekilinin yüzüne karşı, dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2026 .....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/315, K. 2026/51, T. 23.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-315-e-2026-51-k-fba75a237e0d