İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/491 E. 2026/429 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/491
Karar No
2026/429
Karar Tarihi

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/491 Esas - 2026/429 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/491 Esas KARAR NO : 2026/429 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/06/2025 KARAR TARİHİ : 06/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/05/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 01/02/2025 tarihinde müvekkili adına kayıtlı ...plakalı aracın, davalı...'ın sevk ve idaresindeki, diğer davalı ...'ın maliki olduğu ... plakalı araçla ... ... .... .... i kavşağında çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/1-c maddesini ihlal etmesi nedeniyle tam kusurlu olduğunu, kazaya karışan aracın davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde 471256869 sayılı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında orijinal parçaların değişmesi sonucu değer kaybı oluştuğunu ve aracın tamirde kalması sebebiyle ikame araç kullanmak zorunda kalarak kullanım mahrumiyeti zararına uğradığını, sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, zarar miktarının tam olarak belirlenememesi nedeniyle HMK'nin 107. maddesi uyarınca davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 01/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini ve şimdilik 100,00 TL ikame araç kullanım bedelinin yine 01/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 26/01/2026 tarihli talep artırım dilekçesiyle değer kaybı talebini 75.000,00 TL'ye, ikame araç bedeli talebini ise 33.000,00 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkil şirketin yerleşim yerinin İstanbul olması sebebiyle HMK'nin 6/1. maddesi uyarınca mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, dava açılmadan önce müvekkil şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK'nin 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını ve zamanaşımı itirazlarını sunduklarını, esasa ilişkin olarak 01/02/2025 tarihinde kazaya karışan ... plakalı aracın 471256869 numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibarıyla poliçe teminat limitinin araç başına 300.000,00 TL olduğunu ve sorumluluklarının sigortalının kusuru ile poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, değer kaybı talebinin değerlendirilmesi için aracın geçmiş hasar kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, kaza sonrası müvekkil şirket tarafından 02/04/2025 tarihinde davacı Çağlar Toğal'a 66.000,00 TL ve Baykan Otomobil A.Ş.'ye 32.288,56 TL olmak üzere toplam 98.288,56 TL maddi hasar ödemesi yapıldığını ve bu ödemenin mahkemece dikkate alınması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne atfedilecek bir kusur bulunmadığını ileri sürerek, öncelikle davanın usulden, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde, davacının zararını belirleyebilir durumda olmasına rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından usulden reddi gerektiğini, kaza tespit tutanağındaki kusur tespitinin hatalı olduğunu ve yeniden rapor alınması gerektiğini, araç mahrumiyet bedeli talebinin aracın kaç gün kullanılamadığı, ikame araç kullanılıp kullanılmadığı ve zarara ilişkin fatura gibi belgeler sunulmadığından soyut nitelikte olduğunu, değer kaybı talebinin yerindeliğinin ise aracın önceki hasar geçmişi incelenerek belirlenmesi gerektiğini, davacının kasko poliçesi kapsamında ikame araç kullanıp kullanmadığının araştırılmasını savunarak davanın reddini istemiş ve sahibi olduğu araca ilişkin 1116571486/0 poliçe numaralı İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında davanın Ray Sigorta A.Ş.'ye ihbarını talep etmiştir. Davalı... cevap dilekçesinde, davacının zararını belirleyebilir durumda olmasına rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından usulden reddi gerektiğini, kaza tespit tutanağındaki kusur tespitinin hatalı olduğunu ve yeniden rapor alınması gerektiğini, araç mahrumiyet bedeli talebinin aracın kaç gün kullanılamadığı, ikame araç kullanılıp kullanılmadığı ve zarara ilişkin fatura gibi belgeler sunulmadığından soyut nitelikte olduğunu, değer kaybı talebinin yerindeliğinin ise aracın önceki hasar geçmişi incelenerek belirlenmesi gerektiğini, davacının kasko poliçesi kapsamında ikame araç kullanıp kullanmadığının araştırılmasını savunarak davanın reddini istemiş ve kullanılan araca ilişkin 1116571486/0 poliçe numaralı İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında davanın Ray Sigorta A.Ş.'ye ihbarını talep etmiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, 471256869 sayılı ZMMS poliçesi, 1116571486/0 sayılı İMMS poliçesi, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2025.E.601858 başvuru sayılı dosyası ve 10/04/2026 tarihli İtiraz Hakem Heyeti kararı, 15/01/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı ve araç mahrumiyet zararlarının tazmini istemine ilişkindir. 01/02/2025 tarihinde davacıya ait ...plakalı araç ile davalı...'ın kullandığı, davalı ...'a ait ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı vekilinin kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu ileri sürerek, davacının aracında oluşan değer kaybı ile tamir süresince mahrum kaldığı araç nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemi ile bu davayı açtığı, davalıların ise kusur oranına itiraz ettikleri, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, usule ilişkin itirazlarda bulunduklarını ve davalı sigorta şirketinin daha önce hasar bedeli için ödeme yaptığını savunarak davanın reddini isteği görülmüştür. İşletenin sorumlu olduğu zararların belirlendiği 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." düzenlemesi, aynı Kanun'un 91/1. maddesinde ise "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı KTK'nin "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92. maddesinde ZMMS kapsamı dışında kalan hususlar sayılmış olup, bu haller dışında sigortacı, sigortalı aracın sebep olduğu zararlardan sigorta sözleşmesi kapsamında, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve sigorta limiti ile sorumludur. 6098 sayılı TBK'nin 49/1. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde işleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85. maddesi hükmüne göre bir motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan o aracın işleteni sorumlu olur. Bu maddede düzenlenen sorumluluk hali tehlike sorumluluğudur. Değer kaybı tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede; meydana gelen kaza nedeni ile araçta değişen parçalar veya yapılan onarım nedeni ile meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında sayılır. Araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur. Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli iptal kararı sonrası, değer kaybının ZMMS Genel Şartları'na göre hesaplanmasının yasal dayanağı kalmamış olup, gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybının, kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmalıdır. Araç mahrumiyet tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede; ZMMS, kural olarak üçüncü kişilere verilen gerçek zararı sigorta limiti dahilinde ve sigortalının kusuru oranında teminat altına alır. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, davalı trafik sigortacısı sadece doğrudan zararlardan sorumlu olduğundan ve bu zarar ZMMS Genel Şartları ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmadığından, davacıya ait aracın tamir süresince çalışamaması nedeni ile oluşan araç mahrumiyet zararı (kazanç kaybı) trafik sigortası teminatı dışında kalır. Bu nedenle araç mahrumiyet zararından sadece kazaya neden olan aracın sürücüsü ve işleteni sorumludur. Makine Mühendisi ve Adli Trafik Uzmanı bilirkişi İbrahim Ütebey tarafından düzenlenen 15/01/2026 tarihli raporda, 01/02/2025 tarihinde meydana gelen kazanın oluşumunda, davalı sürücü...'ın dönüş adalı kavşakta sağından düz seyirle gelen davacı aracına geçiş önceliği tanımayarak kontrolsüz dönüş manevrası yapması nedeniyle 2918 sayılı KTK'nin 53/b, 57/a ve 84/f-j maddelerini ihlal ederek %100 oranında kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsü ...'ın ise nizami seyrinde iken kazaya maruz kaldığından kusursuz olduğu, davacıya ait 2016 model BMW 520i marka aracın kaza öncesi hasarsız piyasa değerinin 1.525.000,00 TL, onarım sonrası değerinin ise 1.450.000,00 TL olacağı ve bu suretle değer kaybının 75.000,00 TL olarak hesaplandığı, aracın makul onarım süresinin 15 gün olduğu, bu süre için emsal araç kiralama bedelinden zorunlu giderler düşüldükten sonra günlük 2.200,00 TL'den toplam 33.000,00 TL araç yoksunluk kaybı zararı bulunduğu, bu zarardan ZMMS sigortacısının sorumlu olmadığı bildirilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili 30/03/2026 tarihli beyan dilekçesinde, müvekkili şirketin sigortalısı ...'ın aynı kaza nedeniyle davacı aracının sigortacısı Sompo Sigorta A.Ş.'ye karşı Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde açtığı 2025.E.601858 sayılı dosyada tarafların %50-%50 kusurlu olduğuna karar verildiğini, yargı kararları arasında çelişki olmaması adına bu kusur oranının esas alınması gerektiğini belirterek bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili 22/04/2026 tarihli beyan dilekçesinde, Sigorta Tahkim Komisyonu kararının İtiraz Hakem Heyetince de onanarak kesinleştiğini, bu durumun HMK'nin 303. maddesi uyarınca taraflar arasında kusur oranı yönünden kesin hüküm teşkil ettiğini, bu nedenle yeniden inceleme yapılmasının kesin hükme aykırılık teşkil edeceğini ileri sürerek bilirkişi raporuna itirazlarını tekrar etmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, trafik kazası tespit tutanağı, 471256869 sayılı ZMMS poliçesi, 1116571486/0 sayılı İMMS poliçesi, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2025.E.601858 başvuru sayılı dosyası ve 10/04/2026 tarihli İtiraz Hakem Heyeti kararı, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 15/01/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 01/02/2025 tarihinde davacıya ait araç ile davalıların sürücüsü / maliki / sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacı aracının hasarlandığı, davalı sigorta şirketi vekilinin aynı kazaya ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde görülen 2025.E.601858 sayılı dosyada tarafların %50-%50 kusurlu bulunduğuna dair kesinleşmiş bir karar olduğunu ve bu kararın eldeki dava için kesin hüküm teşkil ettiğini ileri sürdüğü, ancak HMK'nin 303. maddesi uyarınca bir kararın kesin hüküm teşkil edebilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve talep sonucunun aynı olması gerektiği, oysa Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasının taraflarının ... .... .... A.Ş. olduğu, eldeki davanın taraflarının ise ... .... .... Sigorta A.Ş., ... olduğu, bu nedenle taraflar aynı olmadığından kesin hükmün de bulunmadığı, bir davada alınan bilirkişi raporunun o davayı bağlayacağı, mahkememizce aldırılan ve denetime elverişli bulunan 15/01/2026 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü...'ın, dönüş adalı kavşakta sağından düz seyirle gelen davacı aracına geçiş önceliği tanımayarak kontrolsüz dönüş manevrası yapması nedeniyle kazada %100 oranında kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsü ...'ın ise nizami seyrinde iken kazaya maruz kaldığından kusurunun bulunmadığı, bilirkişi raporunda davacının değer kaybı zararının 75.000,00 TL, araç mahrumiyet zararının ise 33.000,00 TL olarak hesaplandığı, değer kaybı zararının doğrudan zarar niteliğinde olması nedeniyle tüm davalıların bu zarardan müteselsilen sorumlu olduğu, araç mahrumiyet zararının ise dolaylı zarar niteliğinde olması nedeni ile haksız fiil sorumluları olan davalı sürücü... ve araç maliki/işleteni ...'ın sorumlu olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Değer kaybı tazminatı talebi yönünden davanın kabulü ile 75.000,00 TL değer kaybı tazminatının, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 04/03/2025 temerrüt tarihinden, davalılar ... yönünden 01/02/2025 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Araç mahrumiyet tazminatı talebi yönünden davanın kabulü ile 33.000,00 TL araç mahrumiyet tazminatının, 01/02/2025 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen toplam 108.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 7.377,48 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harç, 561,85 TL ıslah harcı toplamı olan 1.177,25 TL harcın düşümü ile eksik kalan 6.200,23 TL harcın, kabul oranlarına göre 4.305,44 TL'sinin davalılardan müteselsilen, 1.894,79 TL'sinin davalılar ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 561,85 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.880,15 TL harcın, kabul oranlarına göre 1.305,58 TL'sinin davalılardan müteselsilen, 574,57 TL'sinin davalılar ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 2.120,00 TL yazışma gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.120,00 TL yargılama giderinin, kabul oranlarına göre 5.638,53 TL'sinin davalılardan müteselsilen, 2.481,47 TL'sinin davalılar ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul oranlarına göre 3.263,68 TL'sinin davalılardan müteselsilen, 1.436,32 TL'sinin davalılar ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 108.000,00 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin, kabul oranlarına göre 31.248,00 TL'sinin davalılardan müteselsilen, 13.752,00 TL'sinin davalılar ...'dan alınarak davacıya verilme sine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekili ile diğer davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2026

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/491, K. 2026/429, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-491-e-2026-429-k-ecba71ba8dd3