İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/477 E. 2026/108 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/477
Karar No
2026/108
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/477 Esas KARAR NO : 2026/108 Karar

DAVA : Tazminat

DAVA TARİHİ : 18/09/2024 KARAR TARİHİ : 12/02/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından işyeri dekarosyonu amacı ile ... bayisi davalından ekte sunulan fatura ile dava konusu edilen ... Marka Koltuk ve Masa Takımları satın alındığını, fatura tarihi ile teslim tarihi aynı gün olan ürünlerde; üçlü koltuk alt köşe kumaşlarının yırtık, masa üstü plakanın çizik, tv orta kesim kırığı ve kapak stop pimi eksikliği, sandalyelerin ayaklarının vuruk ezik olması nedeniyle teslim edildiği gün teknik servis formu düzenlenerek bu ayıplar tespit edildiğini, teslim edilen ürünlerin ayıplı çıkması üzerine davalı şirkete başvurulduğunu, ürünler değiştirildiğini, ancak gelen ürünler de ayıplı çıktığını, ... Mobilya'nın telefon uygulamasından yapılan şikayette sadece sandalyelerin değişeceği, yırtık kumaşların ise servis tarafından değiştirilmesi gerektiği bildirildiğini, davalı şirket ile görüşdüğü ancak davalı şirket çizik ve vuruk ürünleri değiştirmediğini, yırtık kumaşı yenilenmediğini, uyuşmazlığın çözülmesi amacı ile arabulucuya başvurulduğunu, ancak davalı hiç bir anlaşmaya yanaşmadığını, davalı tarafından satışı yapılan 27.05.2024 tarihli faturaya konu malların ayıplı çıkması sonucu satış bedelin olan 75.000.TL'nin tamamının faizi ile birlikte ödenmesi, yargılama gideri masraf ve ücreti vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile müvekkili arasında herhangi bir satış sözleşmesi bulunmadığını, sözleşme ve irsaliyelerden açıkça anlaşıldığı üzere ürünlerin gerçek alıcısı dava dışı ... olup teslimat da bu kişinin konut adresine yapıldığını, faturanın davacı adına düzenlenmesinin, yalnızca bedelin şirket giderine yansıtılmak istenmesinden kaynaklanmakta olduğunu, teslim ve sözleşme ilişkisini değiştirmeyeceğini, ürünlerin ticari amaçla alınmadığını, davacı şirketin kullanımına özgülenmediği ve sözleşme ilişkisinin tamamen ... ile kurulduğu dikkate alındığında, davacının bu dosya bakımından tüketici sıfatına sahip olduğunun açık olduğunu, bu nedenle öncelikle görev itirazlarının bulunduğunu, ayrıca uyuşmazlık bedelinin 75.000 TL olduğunu, 2024 yılı Tüketici Hakem Heyeti başvuru sınırı olan 104.000 TL’nin altında kaldığından, dava açılmadan önce Hakem Heyeti’ne başvuru dava şartı olduğunu, bu dava şartının yerine getirilmediğinden, davanın HMK m.114–115 uyarınca usulden reddedilmesi gerektiğini, teslimden sonra bildirilen memnuniyetsizlik üzerine müvekkili firmanın ürünleri iki kez ayıpsız misliyle değiştirdiğini, ayrıca üçüncü kez sandalyeleri ürettiğini; buna rağmen davacının teslimi kabul etmeyerek süreci sürüncemede bıraktığını, müvekkili firma hiçbir ek ücret talep etmeksizin üzerine düşen yükümlülükleri fazlasıyla yerine getirdiğini, Tüketici Kanunu m.11 gereğince tüketici seçimlik hakkını bir kez kullandığında artık değiştiremeyeceğini, davacının misliyle değişim talebinde bulunarak seçimlik hakkını tükettiğini, daha sonra bedel iadesi talep etmesi hem hukuken mümkün değildir hem de dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, iddia edilen ayıpların tamamı imalata ilişkin olup sorumluluk üretici firmaya ait olduğunu, müvekkilinin sadece bayi konumunda olduğunu, sonuç olarak dava hem usulden (görev ve dava şartı eksikliği) hem de esastan haksız olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar ve 05/05/2025 tarihli görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gönderilmiştir. Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, satıma konu 27.05.2024 tarihli faturadaki ürünlerin ayıplı olması nedeniyle TBK'nın 227 uyarınca sözleşmeden dönme ve fatura bedelinin iadesi şartlarının oluşup oluşmadığı, öncelikle faturaya konu ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise bu ayıbın niteliğinin (açık-gizli) ne olduğu, TTK m. 23/c ve TBK m.223/2 uyarınca usulüne uygun ayıp ihbarı olup olmadığı, bedel iadesi talebine ilişkindir. İstanbul Arabuluculuk Bürosunun .... Numaralı dosyasında; 13/09/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Uyuşmazlık, Dava, satıma konu 27.05.2024tarihli faturadaki ürünlerin ayıplı olması nedeniyle TBK'nın 227 uyarınca sözleşmeden dönme ve fatura bedelinin iadesi şartlarının oluşup oluşmadığı, Öncelikle faturaya konu ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise bu ayıbın niteliğinin (açık-gizli) ne olduğu, TTK m. 23/c ve TBK m.223/2 uyarınca usulüne uygun ayıp ihbarı olup olmadığı, bedel iadesi talebi şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmıştır. Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 26/12/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "Yapılan teknik değerlendirmede, söz konusu kusurların ürünlerin teslimi sırasında veya kısa süre sonrasında ortaya çıktığı, sıfır olarak teslim edilen mobilyalarda bu nitelikte eksikliklerin bulunmasının olağan olmadığı ve tespit edilen durumların ürünlerin kullanım konforu ile ekonomik değerini olumsuz yönde etkileyebileceği değerlendirilmiştir. İnceleme konusu ürünlerde, tamamen kullanılamaz hale getiren veya teknik olarak onarımı mümkün olmayan ağır nitelikte bir ayıp tespit edilmemiş olmakla birlikte; belirlenen kusurların imalat ve taşıma süreçleriyle ilişkili olduğu, kullanıcı hatası veya olağan yıpranma ile açıklanmasının teknik açıdan mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamındaki bildirim süreçleri incelendiğinde, tüketici tarafından yapılan bildirimin makul sürede ve usulüne uygun gerçekleştirildiği anlaşılmakta olup, söz konusu bildirimin ve TBK m. 227 kapsamında seçimlik hakların doğup doğmadığı hususları Sayın Mahkemenin takdirine sunulmuştur." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporları HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. İspat yükü ve kuralları TMK'nun 6. ve 7. maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nın 190. Maddesinde ise ispat yükü düzenlenmiştir. Maddeye göre;"1- İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.2- Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnaların dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." Türk Borçlar Kanunu'nun 219. Maddesine "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." şeklindedir. TBK'nın 223. Maddesi "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." şeklindedir. TBK'nın 227. Maddesi "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." şeklindedir. 6100 Sayılı HMK nın 1. Maddesi, aynı yasanın 114/1-c bendi ile 115/1. Hükmü nedeni ile öncelikli olarak görev hususunda inceleme yapılmıştır. Dava 18/09/2024 tarihinde "Tüketici Mahkemesi" başlığı ile Büyükçekmece ...Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmiştir. Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi ... Esas Sayılı dosya üzerinden "iş yeri dekorasyonu amacı ile ürünlerin alındığı" sebebi ile Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir. Bu kez Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas Sayılı dosyasında davanın ticari nitelikte olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermiş dosya mahkememize 04/06/2025 tarihinde tevzi olmuştur. Davacı ve davalı tüzel kişi tacir olup uyuşmazlık konusu da davalı tarafından düzenlenen faturaya konu ürünlerin ayıplı olduğundan bahisle fatura bedelinin iade edilerek ürünleri/ iadesi talebinde bulunmuş olup nispi ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmakla görev itirazlarının reddine karar verilmiştir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri bakımından itiraz da dikkate alınarak incelenmiştir. Davalının sözleşmenin tarafının ... olduğunu davacının aktif husumetinin olmadığı iddiasında bulunmuş ise de davacının sunduğu dekontlardan ödemenin davacı tarafından yapıldığı, davalının da bu nedenle fatura düzenleyip hem fatura düzenlenmiş hem de ödemenin davacı tarafından yapılmasını kabul etmiş iken faturaya dayalı talepte bulunulan iş bu davada bu yönde itirazı Türk Medeni Kanunu’nun 2. Maddesi de dikkate alınarak reddine karar verilmiştir. Davalı tarafından emsal olarak sunulan İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas nolu dosyası gösterilmiş ise de iş bu davanın istinaf süreci incelendiğinde istinaf denetiminden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla yukarıda açıklanan gerekçelerle emsal olarak kabul edilmemiştir. Dosya tüm deliller ile birlikte esasa ilişkin somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Öncelikle tespiti gereken husus davacıya fatura edilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda söz konusu kusurların ürünlerin teslimi sırasında veya kısa süre sonrasında ortaya çıktığı, sıfır olarak teslim edilen mobilyalarda bu nitelikte eksikliklerin bulunmasının olağan olmadığı ve tespit edilen durumların ürünlerin kullanım konforu ile ekonomik değerini olumsuz yönde etkileyebileceği değerlendirilmiştir. İnceleme konusu ürünlerde, tamamen kullanılamaz hale getiren veya teknik olarak onarımı mümkün olmayan ağır nitelikte bir ayıp tespit edilmemiş olmakla birlikte; belirlenen kusurların imalat ve taşıma süreçleriyle ilişkili olduğu, kullanıcı hatası veya olağan yıpranma ile açıklanmasının teknik açıdan mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Düzenlenen rapor ve sunulan fotoğraflar incelendiğinde davacının iddiası ile örtüştüğü anlaşılmakla davacının ayıp iddiasını ispatladığı anlaşılmakla TBK madde 227 uyarınca açılan davanın kabulü ile 27/05/2024 Tarihli fatura bedeli olan 75.000,00-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 27/05/2024 tarihli faturaya konu ürünlerin davalıya iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; AÇILAN DAVANIN KABULÜNE, 1-27/05/2024 Tarihli fatura bedeli olan 75.000,00-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-27/05/2024 tarihli faturaya konu ürünlerin davalıya iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 5.123,25-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harcından mahsubu ile bakiye 4.507,85-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç ve 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.291,60-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 8.560,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına, 8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı asil ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2026

Katip ... ¸e-imzalı

Hakim ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/477, K. 2026/108, T. 12.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-477-e-2026-108-k-26e308e4c280