İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/737 E. 2026/266 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/737
- Karar No
- 2026/266
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/737 Esas KARAR NO : 2026/266
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/11/2023 KARAR TARİHİ : 25/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacının davalı borçluda olan alacağı nedeniyle davalı borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla yaptığı icra takibinin borçlunun itirazı üzerine durduğunu, davalı şirketin yapmış olduğu icra dosyasına itirazın haksız ve mesnetsiz olup davacının alacağına kavuşmasını engeller nitelikte olduğunu, davalı şirketin itirazı üzerine itirazın iptali davası açmadan evvel dava şartı olan sorunlu arabuluculuk yoluna gidildiğini ve uzlaşma sağlanamadığını, arz ve izah edilen nedenlerle, İşbu açılan davanın kabulüne, borçlu davalı şirketin haksız ve mesnetsiz olarak yaptığı İtirazın İptali ile .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden takibin devamına, İhtiyati tedbir talebinin kabulüne, öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbire kararı tesis edilmesini, sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise en alt miktardan teminat istenilmesine, haksız ve mesnetsiz yere itiraz eden borçlu davalı şirket aleyhine, müvekkil şirketin asıl alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, borçlu davalı şirketin itirazının kötü niyetli olarak yapmasından dolayı borçlu davalı şirket aleyhine, müvekkil şirketin alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu 04/07/2023 Tarihli Beyan Dilekçesinde Özetle; davaya konu icra takibine vekil sıfatı ile itiraz edilmiş, arabuluculuk işlemi vekil sıfatı ile yapılmış olmasına rağmen, dava dilekçesinde vekil olarak tarafımız gösterilmemiş, davalı asile tebligat usulsüz yapılmış, mahkemece davacının defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının davalıdan 425.000 TL alacağı tespiti yapıldığını, davacının sattığı ürünler ayıplı çıkmış, ayıplı çıktığına dair tespit yaptırıldığını, davalı şirket davalıyla ticari amaçla kullanılmak üzere 1. sınıf kalitede olmak şartıyla 425.201 TL bedel karşılığında 17.000 kilo kestane alımı hususunda anlaştıklarını, karşı taraf kestaneleri davalı şirketin adresine gönderdiğini, kestanelerin davalı şirkete ulaşmasından sonra gelen kestane çuvalları satışa hazır hale getirilmek için tasnif işlemine başlanmış, müşterilere de satış işlemi için numune gösterilmiş, ancak satın alınan kestanelerin sipariş edilen ürünlerden farklı olduğu ve ürünlerin ayıplı olduğu müşterilerin uyarmasıyla kestaneler davalı tarafından incelenmiş ve ürünlerin ayıplı olup olmadığının incelenmesi amacıyla bu konuda Bakanlığın yetkilendirdiği Kurumdan rapor almaya karar verdiğini, davalı şirket 600 gram numuneyi malların muayenesi ve analizi açısından rapor alınması amacıyla 04.01.2023 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Tarım Ve Orman Bakanlığı onaylı .... A.Ş.' ye gönderdiğini, 04.01.2023 tarihinde başlayan laboratuvar incelemesi 06.01.2023 tarihinde son bulmuş ve ekte sunulu 10.01.2023 tarihli rapor düzenlendiğini, muayene ve analiz raporunda TS 1072 analiz metodu kullanılmış ve raporda kestanelerin puflanmış ve ıslatılmış olduğu suyunu kaybetmiş (kuruduğu) olduğu ve yabancı madde ihtiva ihtiva ettiği tespit edildiğini, kestaneler günlük tüketime tabii olmayıp, 5-6 ay bekletilebilmekte, gelen siparişe göre de bu dönemde satışa sunulduğunu, ancak iki haftada kuruyan ve rapora göre yabancı madde ihtiva eden kestaneler ayıplı olduğu için bu durum karşı tarafa telefonla bildirilmiş ancak karşı taraf malı iade almadığını, davalı ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki bulunmadığını, davalı şirket dava konusu kestaneleri ticari amaçla satın aldığını, davalı ... sicil numarası ile ... ... Esnaf Ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olup Nace kodu olarak Yaş sebze, meyve faaliyet koduna sahip olduğunu, ticari satış, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan satış olduğunu, tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğu esas itibariyle TBK Madde 219 vd. hükümlerine tâbidir ancak tacirler arasındaki ticari satımlardan kaynaklanan ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında ise TTK Madde 23’de “Ticari satış ve mal değişimi” başlığı altında düzenlenen hükümlerin uygulanması gerektiğini, satın alınan kestaneler davalıya ulaştıktan hemen sonra kontrol edilmiş ve sipariş edilen/vaat edilenden farklı gelmesi sebebiyle ayıplı malın iade alınması ve bedelden davalının sorumlu olmaması gerektiğini, satıcı ile yapılan görüşmelere rağmen çözüm yoluna yanaşamadığını, kestanelerde bulunan ayıp, anlaşıldığı anda satıcıya bildirilmiş ve gerekli görüşmeler sağlandığını, anlaşma yapılamadığından işbu tespit davasını açma zarureti hasıl olduğunu, usulsüz tebligat nedeni ile davalının 30.06.2025 tarihli haberi olduğu davaya karşı tebligat ve usuli itirazlarının kabulüne karar verilmesini, cevap dilekçesinin davacıya tebliğini, hukuki dinlenilme hakkının ve haberi olmadan gerçekleştirilen ön inceleme ve tahkikat işlemlerine muvafakatinin olmadığı gözetilerek yargılamanın dilekçeler teatisi aşamasından devam edilmesini, tarafına usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmeden ve karşı delilleri dikkate alınmadan hazırlanan raporun hükme esas alınamayacağı izahtan vareste olup, detaylı itiraz hakkı saklı tutarak, işbu dava kapsamında ziraat mühendisinin yer aldığı bilirkişi raporu talebinin kabulüne karar verilmesini, satışa konu ürünlerin ayıplı olduğu tespit edildiğinden davanın reddini, masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 425.210,00-TL asıl alacak ve 1.782,39-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 426.992,39-TL borcun ödenmesi amacıyla icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlunun 12.01.2023 tarihinde icra takibine itiraz ettiği görülmüştür. SMMM bilirkişisinin 18.06.2025 tarihli raporunda özetle; Davacı tarafından başlatılan .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı ilamsız icra takibine, davalının haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, bunun üzerine Davacının itirazın iptali, takibin devamı, icra inkâr ve kötü niyet tazminatı ile ihtiyati tedbir talep ederek huzurdaki davayı açmış oldukları, Davacının 17.000 kg kestaneyi 425.210 TL bedelle Davacıya satmış olduğu, ürünün davalıya ait araçla teslim edildiği, ancak ödemesinin yapılmadığı, Davacının faturayı düzenlediği, teslimin gerçekleştiği ve davalının 8 günlük sürede faturaya itiraz etmediği için borcun zımnen kabul edilmiş olduğu, ayrıca davalının genel itirazının kötü niyetli olduğu, talep edilen %9 faizin yasal olduğu, ticari defter ve kayıtlarla alacağın ispatlanabileceği, dava öncesi zorunlu arabuluculuğun da sonuçsuz kaldığı belirtilmiş olup, Yapılan mali incelemede; Davacı tarafın 2022 yılı defter ve dayanak belgeleri incelenmiş olup, ibraz edilen yasal defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK’nın 64. maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, sahipleri lehine delil niteliklerinin bulunduğu, Davalıya ulaşılamadığından ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamamıştır. Davacı ve Davalı arasında imzalanmış bir sözleşme veya sipariş formunun bulunmadığı, Davacının 01.01.2022-31.12.2022 tarihleri arasındaki yevmiye kayıtlarını incelediğimizde; Davacının Davalı adına 17.000 kg Kestane satışı için 16.12.2022 tarihli ... nolu 425.210,TL tutarlı bir fatura düzenlemiş olduğu ve işbu faturayı Davalının cari hesabına borç kaydetmiş olduğu, İş bu faturadaki malları 15.12.2022 tarihli A-... nolu sevk irsaliyesi ile... plakalı araçla sevk etmiş olduğu, Davacının defterlerinde Davalının 425.210,00 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Sayın mahkemenin celbi ile Gelir İdaresi Başkanlığından gelmiş olan BA-BS formlarında Dava konusu faturanın hem Davacı hem de Davalı tarafından beyan edilmemiş olduğu, Tespitleri yapılmıştır. Tensip zaptı, dava dilekçesi ve defter & belge ibrazı da dahil tüm ara kararlar Tebligat Kanununa uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya katılmayan, defter & belge ibraz etmeyen davalıya göre, Davacı tarafından ibraz edilmiş olan defterlerin TTK 64, 65. Maddeye uygun tutulduğu, alacağa ait tüm ticari işlemlerin defterlerinde kayıtlı bulunması karşısında, davacının davalıdan dava tarihi itibarıyla asıl alacak yönünden 425.210,00-TL alacaklı olduğunun da kabul edilebileceği, HMK 220 ve 222. maddelerine göre davalıya açıklamalı ve ihtarlı davetiye gönderilmesinin takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. SMMM bilirkişisinin 17.02.2026 tarihli ek raporunda özetle; Davacı tarafından başlatılan .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı ilamsız icra takibine, davalının haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, bunun üzerine Davacının itirazın iptali, takibin devamı, icra inkâr ve kötü niyet tazminatı ile ihtiyati tedbir talep ederek huzurdaki davayı açmış oldukları, davacının 17.000 kg kestaneyi 425.210 TL bedelle davacıya satmış olduğu, ürünün davalıya ait araçla teslim edildiği, ancak ödemesinin yapılmadığı, davacının faturayı düzenlediği, teslimin gerçekleştiği ve davalının 8 günlük sürede faturaya itiraz etmediği için borcun zımnen kabul edilmiş olduğu, ayrıca davalının genel itirazının kötü niyetli olduğu, talep edilen %9 faizin yasal olduğu, ticari defter ve kayıtlarla alacağın ispatlanabileceği, dava öncesi zorunlu arabuluculuğun da sonuçsuz kaldığı belirtilmiş olup, Yapılan mali incelemede; Tarafların 2022 yılı defter ve dayanak belgeleri incelenmiş olup, ibraz edilen yasal defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK’nın 64. maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, sahipleri lehine delil niteliklerinin bulunduğu, davacı ve davalı arasında imzalanmış bir sözleşme veya sipariş formunun bulunmadığı, tarafların 01.01.2022-31.12.2022 tarihleri arasındaki yevmiye kayıtlarını incelediğimizde; davacının davalı adına 17.000 kg kestane satışı için 16.12.2022 tarihli ... nolu 425.210,TL tutarlı bir fatura düzenlemiş olduğu ve işbu faturayı her iki tarafında ticari defterlerine kaydetmiş oldukları, davacının davalıya işbu faturadaki malları 15.12.2022 tarihli A-... nolu sevk irsaliyesi ile 45AFS715 plakalı araçla sevk etmiş olduğu, malların davalıda kalmış olduğu, Her iki tarafın ticari defter kayıtlarında da davacının davalıdan 425.210,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. DELİLLER: - .... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı icra dosyası -Gelir İdaresi Başkanlığının 27/05/2025 tarihli yazı cevabı -Posta Ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi yazı cevabı -Bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taraflar arasında ticari satım sözleşmesinden kaynaklı olarak düzenlenen fatura bedelinin ödenmediğinden bahisle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın, davacı tarafça satılan kestanelere ilişkin düzenlediği 425.210,00-TL fatura bedelinin ödenmediği iddiasına karşılık davalının cevap dilekçesini süresinde sunmadığı, davalının davayı inkar mahiyetindeki savunmalarından kestanelerin sipariş edilen/vaat edilenden farklı cins, kalite ve boyutlarda gönderildiği savunmasının yerinde olup olmadığı, dava konusu ürünlerin ayıplı olması halinde ayıbın niteliğinin ne olduğu (gizli veya açık ayıp), muayene ve ihbar yükümlülüklerinin davalı tarafça yerine getirilip getirilmediği, davalının kestaneleri iade ve sözleşmeden dönme hakkını kullanıp kullanmayacağı, davacının davalı taraftan alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularında, tarafların ticari defter ve belgeleri ile dava konusu ürünler üzerinde inceleme yapılarak dosyanın SMMM bilirkişisine tevdi ile rapor alınmasına karar verilmiş olup, alınan bilirkişi raporunda özetle; davacı ve davalı arasında imzalanmış bir sözleşme veya sipariş formunun bulunmadığı, tarafların 01.01.2022-31.12.2022 tarihleri arasındaki yevmiye kayıtları incelendiğinde, davalı adına 17.000 kg kestane satışı için 16.12.2022 tarihli ... nolu 425.210,TL tutarlı bir fatura düzenlenmiş olduğu ve işbu faturanın her iki tarafın da ticari defterlerine kaydetmiş oldukları, davacının davalıya işbu faturadaki malları 15.12.2022 tarihli A-... nolu sevk irsaliyesi ile 45AFS715 plakalı araçla sevk etmiş olduğu, malların davalıda kalmış olduğu, her iki tarafın ticari defter kayıtlarında da davacının davalıdan 425.210,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, faturanın davacı ve davalı yan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflar arasında düzenlenen fatura yönünden bir çekişmenin mevcut olmadığı, Asıl uyuşmazlığın davacı tarafından fatura konusu ürünlerin ayıplı gönderilmesi noktasında toplanmakta olduğu, bu durumda ürünlerdeki ayıp iddiası ile ilgili davalı tarafça yaptırılan teknik incelemelerin aşağıdaki gibi olduğu, teknik yönden yapılan incelemelerde; davalı firma tarafından, 600 gram numunenin malların muayenesi ve analizi açısından rapor alınması amacıyla 04.01.2023 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı onaylı .... A.Ş.' ye gönderildiği, laboratuvar incelemesi sonucunda10.01.2023 tarihli düzenlenen muayene ve analiz raporunda ... analiz metodunun kullanıldığı, raporda kestanelerin fiziksel kusurlar (özellikler) olarak analizinde; puflanmış, ıslatılmış, suyunu kaybetmiş (kuruduğu) olduğu ve yabancı madde ihtiva ettiği tespit edildiği, yine davalı tarafça 12/01/2023 tarihinde .... Sulh Hukuk mahkemesinin ... Değişik İş. sayılı dosyasında ayıplı ürün tespiti talep edilmiş, 27/01/2023 tarihli ziraat mühendisi bilirkişilerin hazırladığı raporda daha önce alınan özel laboratuvar sonucuna yer verilerek aynı şekilde bahse konu olan kestane ürünü satan firma ile alıcı firma arasında seyreden olumsuzluklar, anlaşmazlıklar ile 16/12/2022 tarihinden itibaren yaklaşık 40 gündür seyreden anlaşmazlıklar neticesinde kestane ürününün ... Halinin deposunda beklemesi ve bir an önce satışa, tüketime sunulmamasından kaynaklı olarak kestane ürünü neredeyse fotoğraflarda da görüleceği üzere bozulmaya doğru gittiğini, mümkünse yaş sebze ve meyvelerin acil en kısa sürede tüketime sunulması ya da en kısa sürede uygun koşullarında gideceği yere biran önce ulaştırılması gerektiği görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği, bu tespitten sonra davacıya .... Noterliğinin 07/02/2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarının keşide edildiği, ihtarnamede ayıplı malların davacı tarafından teslim alınması, ayıplı ürün nedeni ile satıştan dönüldüğünün ihtar edildiği anlaşılmıştır. Türk Ticaret Kanunu’nun 23/c hükmü gereği malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise 2 gün içinde alıcı durumu satıcıya ihbar etmelidir. Şayet açıkça belli değil ise alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemeli veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar ile yükümlüdür. Diğer durumlarda, TBK m.223 hükmünün uygulanması gerekmektedir. Somut olayda ise davalı tarafça numunenin 04.01.2023 tarihinde laboratuvara gönderildiği, raporun 10.01.2023 tarihinde düzenlendiği ve davacıya noter ihtarnamesinin 07.02.2023 tarihinde gönderildiği, bu süreler birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafın açık ayıp iddiasını kanunda öngörülen “derhal ihbar” yükümlülüğüne uygun şekilde ileri sürmediği, ihbarın gecikmeli olarak yapıldığının sabit olduğu, her ne kadar davalı tarafça laboratuvar raporu ve Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla alınan delil tespiti dosyası sunulmuş ise de, ayıbın süresinde ihbar edilmemesi halinde alıcının ayıba dayalı haklarını kaybedeceği açık olup, bu aşamadan sonra ayıbın varlığına ilişkin tespitlerin hukuki sonuç doğurmayacağı, zira kanun koyucu, ticari hayatta sürat ve güven ilkesi gereğince ayıba ilişkin itirazların gecikmeksizin ileri sürülmesini zorunlu kıldığı, bu kapsamda davalı tarafın, ayıplı ifa iddiasına dayanarak sözleşmeden dönme veya bedel ödemekten kaçınma hakkını kullanamayacağı, ayıba karşı seçimlik haklarını yasal süresi içerisinde kullanmadığı anlaşıldığından davacının düzenlediği faturanın geçerliliğini koruduğu ve davacının davalıdan alacaklı olduğu, davacı tarafça TTK 1530 madde de düzenlenen faizin olaya uygulanması yönünden talebinin değerlendirilmesinde, yer alan faiz hükmünün tedarik sözleşmelerinde uygulama alanı bulduğu, madde gereği fatura tarihine (fatura tarihi 16/10/2022) 30 gün ilave edilerek temerrüt tarihinin 15/01/2023 tarihi olduğu, icra takibinin ise 02/01/2023 tarihinde başlatıldığı dikkate alındığında asıl alacağa takip tarihinden önce faiz işletilmesine yer olmadığı anlaşıldığından faiz isteminin reddine, ayrıca dava konusu edilen asıl alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (İstanbul BAM 14. HD 2022/536 Esas, 2025/1120 Karar) HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin fatura alacağı 425.210,00-TL üzerinden devamına, faiz isteminin reddine, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatı 85.042,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 29.046,09-TL harçtan, peşin alınan 5.157,01-TL harç mahsup edilerek kalan 23.889,08-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 5.157,01-TL peşin harç, 269,85-TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 68.033,60-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.782,39-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.346,50-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 9.307,50-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin Kabul-red oranına göre 3.107,00-TL'nin davalıdan, 13,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/03/2026
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır