İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/470 E. 2025/1126 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/470
Karar No
2025/1126
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/470 Esas KARAR NO : 2025/1126

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 22/05/2025 KARAR TARİHİ : 06/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili tarafından .... Ticari Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi'nde yer alan İhtiyari Mali Mesuliyet Teminatı ile sigortalanmış olan davalı ....... adına kayıtlı ....... plaka sayılı aracın 14.05.2024 tarihinde ........ tarafından alkollü olarak kullanılması sırasında dava dışı ......... adına kayıtlı, dava dışı .... sürücü sevk ve idaresindeki ..... plakalı araç ile çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu hasar sebebiyle müvekkili sigorta şirketi tarafından ilgili poliçede yer alan İhtiyari Mali Mesuliyet Teminatı kapsamında, zarar gören ....... plakalı aracın Zorunlu Trafik Sigortası limitini aşan kısım için 02.08.2024 tarihinde 200.399,00-TL hasar tazminatı ve 23.08.2024 tarihinde 150.000.00-TL değer kaybı tazminatı ödendiği, bu hasar sebebi ile müvekkili sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar gören araç sahibine ödenen hasar ve değer kaybı tazminatından doğan rücuen tazminat alacağının sağlanması amacıyla davalı/borçlu aleyhine İstanbul Anadolu ..... İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı (borçlu) süresi içerisinde borçlu olmadığı iddiası ile borca,takibe ve tüm işlemlere itiraz ederek takibi durdurmuş olduğu, davalının borca itirazının iptali ile icra takibinin devamına ve davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. ARAŞTIRMA; 1- İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 29/05/2025 Tarih, ..... sayılı yazısı ile; davalı .......'un tacir araştırılması yapılmıştır. 2-Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 03/06/2025 Tarih, ...... sayılı yaz .'un tacir araştırılması yapılmıştır. 3-İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin 11/06/2025 Tarih, ...... sayılı yazısı ile; davalı .......'un tacir araştırılması yapılmıştır. 4-.... Sigorta A.Ş.'nin 26/05/2025 Tarihli yazısı ile; hasar dosyasına ilişkin hasar ödemesine ilişkin dekont getirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davacının ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu davalıya ait .....plakalı araç ile dava dışı 3. Kişiye ait ....... plakalı araç arasında meydana gelen kaza nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında alkollü olması iddiası ile 3. Kişiye ödenen ZMMS ile karşılanmayan bakiye hasar bedeli ve değer kaybı bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, söz konusu kazada tarafların kusur durumları, kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün alkollü olmasının kazaya münhasıran etkisinin olup olmadığı, bu kapsamda sigortalıya rücu koşullarının oluşup oluşmadığı, ödenen hasar ve değer kaybı bedelinin uygun olup olmadığı, takip talebindeki tutar kadar davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Somut olayda, davacı sigorta şirketi, kasko sigorta poliçesi kapsamında 3. kişiye ödemiş olduğu tazminatı, sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında alkollü olduğu iddiası ile kendi sigortalısı olan davalıdan talep etmektedir. Davacı, dava dilekçesinde, taraflar arasındaki kasko poliçesinin kullanım tipinin "kısa süreli kiralama" olduğu gerekçesi ile Ticaret Mahkemesinin görevine girdiğini beyan etmektedir. Mahkememizce icra dosyası, poliçe, hasar dosyası dosyamız arasına alınmış, davalının tacir olup olmadığı hususunda gerekli araştırma yapılmıştır. Yazı cevapları incelendiğinde, davalının herhangi bir ticari işletmesinin bulunmadığı, Bakırköy Vergi Dairesinin yazı cevabında da davalının tacir olmadığının bildirildiği görülmüştür. Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, davacı sigorta şirketi, kendi sigortalısına rücu etmektedir. 28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83.maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Keza; ticari davalar TTK’nın 4/1.maddesinde tanımlanmıştır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Yani özel mahkemede bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava genel mahkemelerde görülür. Özel mahkemeler istisnai niteliktedir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, yukarıda da belirtildiği gibi, davacı sigorta şirketi, kasko sigortacısı olduğu davalıya ait ....... plakalı araç ile dava dışı ....... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle, dava dışı üçüncü kişiye ödediği tazminatı, davalı sigortalıya ait araç sürücüsünün alkollü olduğu iddiası ile sigortalısı olan davalıdan rücuen talep etmekte olup, davalı sigortalı tacir olmadığına göre, uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı ve görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğu anlaşılmıştır. Görev hususunun kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınabileceği gözetilerek mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, (görev) dava şartı yokluğu nedeniyle davanın HMK'nın 115/2 maddesi gereğince usulden REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemesi OLDUĞUNA, 3-HMK nun 20. Maddesine göre kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde müracaat halinde dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde aynı madde gereğince, dosya resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra davaya yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA, 5-Harç ve yargılama giderleri hususunun HMK 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2025

Katip..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/470, K. 2025/1126, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-470-e-2025-1126-k-4658fcf8b61d