İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1195 E. 2025/1101 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1195
- Karar No
- 2025/1101
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1195 Esas KARAR NO : 2025/1101 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 02/10/2025 KARAR TARİHİ: 23/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı bankanın .../... şubesindeki hesabı üzerinden SGK emekli maaşı almakta iken, ayın birinde hesaba yatırılmakta olan Eylül 2025 dönemine ilişkin maaşını 02.09.2025 günü çekmek istediğinde bankamatik ekranında -İşleminize şu anda devam edilememektedir. Şubenizle irtibata geçiniz- şeklinde uyarı alınarak kart iade edilmiş ve işlem sonlandırılarak maaş ödemesinin alınamadığını, bu şekilde, müvekkilinin hesabı üzerinde tasarruf etme ve bankacılık işlemleri yapma hakkının kısıtlandığını, bunun üzerine banka şubesine vekil eden adına 10.09.2025 tarihinde müracaat edilmesi üzerine , şube gişede yapılan incelemede kartta bir sorun olmadığı tespit edilerek sorunun neden kaynaklandığı hususunda banka merkezine bildirim yapılarak kendilerine inceleme sonucu bilgi verileceğinin bildirildiğini, banka merkezine yapılan bildirimin akıbeti hakkında kendilerine 12.09.2025 günü saat: 16:45 sularında telefon ile yapılan açıklama ve bilgilendirmede, vekil edenin SGK maaş hesabında yapılacak işlemlerin 5549 sayılı Kanun 19/A maddesi gereğince ertelendiği/askıya alındığı bilgisinin verildiğini, bu nedenle davalı bankaya KEP üzerinden 12.09.2025 tarihinde yazılı başvuru yapılarak, emekli maaş hesabı olduğu açıkça belli olan hesap ile ilgili işlemleri askıya alma/ erteleme işleminin yedi (7) iş gününü geçemeyeceğine dair 5549 sayılı Kanun 19/A maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan "Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Kapsamında İşlemlerin Ertelenmesine Dair Yönetmelik" 4 ve 5. maddesinin amir hükmü uyarınca, mülkiyet hakkı sınırlaması niteliğindeki hesap üzerindeki tedbir ve kısıtların bir an önce kaldırılması, aksi halde bu hususta bankanın sebep olduğu muarazanın men’i için yasal yollara başvurulacağı hususunun ihtar edildiğini, dava konusu hesap üzerinde işlem erteleme yoluyla bankacılık işlemlerinin askıya alınması/bloke nedeniyle 02.09.2025 tarihinden beri hesapta bankacılık işlemleri yapılamadığı nazara alındığında, 5549 sayılı kanun ve ilgili mevzuat uyarınca en geç 11.09.2025 tarihi itibariyle bahse konu emekli maaş hesabında işlem yapılabilmesi gerektiği halde bu tarihten sonra devam eden, 7 işgünü aşan işlem erteleme veya askıya alma işlemi açıkça kanuna aykırıdır. Hesapta ,bankamatik ile 15.09, 19.09, 22.09.2025 ve en son 01.10.2025 ve 03.10.2025 tarihlerinde işlem yapılmak istenmiş ise de yine aynı şekilde işlem yapılamadığına dair uyarı alındığını, bu konu ayrıca, banka yetkilerinin hukuki ve cezai sorumluluğunu gerektirdiğinden, dava ve şikayet haklarını saklı kalmak kaydıyla, yukarıda anlatılan maaş hesabı üzerinde 7 iş gününü aşan bankacılık işlemlerini erteleme ve askıya alma işlemi ile ilgili olarak, davalı bankaya KEP üzerinden yazılı başvuru yapılmış olmasına rağmen davalı banka hesap üzerindeki askıya alma uygulamasını sonlandırmadığından, dava açılmasına sebebiyet verdiğini belirterek müvekkilinin davalı nezdindeki banka hesabında , 5549 sayılı Kanun 19/A maddesi ve ilgili yönetmelik (4 ve 5.maddesi) uyarınca, bankacılık işlemlerin askıya alınması veya ertelenmesinin 7 iş gününü geçemeyeceğinin açıkça düzenlenmiş olması karşısında, davalı bankanın işlemin 7 iş günü ertelenmesi sonrasında, blokeyi kaldırması gerekirken kaldırmaması nedeniyle, hesap üzerindeki blokenin kaldırılmasına yönelik muarazanın giderilmesi yönünde hüküm kurulması ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesi karar verilmesini dava ve talep etmiştir. İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. - ... K. Sayılı ve 09/10/2025 tarihli verilen görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize gönderildiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davacının emekli maaş hesabına davacı banka tarafından 5549 sayılı Suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi hakkında Kanunun işlemlerin ertelenmesi başlıklı 19/A.maddesi nedeniyle konulan bloke ve muarazanın giderilmesi istemine yöneliktir. HMK 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması hususu dava şartıdır. HMK'nın 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138/1 maddesine göre mahkeme öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verebilir. Mahkeme gerekli görürse bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasına da davet edebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11/04/2019 tarihli ve 2017/15-2141 esas 2019/442 karar sayılı bir kararında HMK dava şartlarına ilişkin olarak hangi aşamada karar verilmesi noktasında tarafların dinlenmesine ihtiyaç bulunmadığı kanaatine varılmakla dosya üzerinden inceleme yapılmış, bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizce dava dilekçesi davalıya tebliğ olunmamıştır. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k bendinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi "tüketici", 3/1 bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem "tüketici işlemi" olarak tanımlanmıştır. Aynı kanunun 49. Maddesinde “Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler” başlığı altında finansal hizmetlerin, her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade edeceği, finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşme, finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmeler olduğu belirtilmiş, 73/1 Maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş. 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, Dava konusu işlemin temelinde bir kredi borcuna dayalı olmadığı, suç gelirlenin aklanmasının önlenmesi hakkında kanun gereği şüpheli görülen işlemler için yapılan bir uygulama olduğu, davacının SGK emeklisi olduğu, taraflardan birinin tacir olmaması ve davanın mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı; Türk Ticaret Kanunu'nun yukarıda belirtilen hükümleri gereğince taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusuna göre de görülmekte olan davanın mutlak veya nîspi ticarî dava olarak kabul edilemeyeceği bu şekilde mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasında tüketici işlemi ve tüketici ilişkisi niteliğinde bulunduğu, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre, 6502 sayılı yasanın 73. maddesi uyarınca davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan, yine aynı kanunun 83/f.2 uyarınca, "Taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." hükmü gereğince dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3, 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca davaya bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu nazara alındığında, uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, açılan davada Türk Ticaret Kanununun yukarıda belirtilen hükümleri gereğince taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusuna göre görülmekte olan davanın mutlak veya nîspi ticarî dava olarak kabul edilemeyeceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı kanaatine varıldığından; bu davanın çözümünde, genel mahkeme sıfatıyla görevli ve yetkili mahkeme olan Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğu, Mahkememizin görevli bulunmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle; 1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Tüketici Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine, 3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince; a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine, Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulden anlatıldı. 23/12/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı