İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/465 E. 2026/175 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/465
Karar No
2026/175
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/465 Esas - 2026/175 T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/465 Esas KARAR NO : 2026/175

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 25/06/2025 KARAR TARİHİ : 06/03/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 25/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı işçi ..., ... ve davalı ... Tic. Ltd. Şti aleyhine ...esas numaralı dava dosyasıyla işçilik alacaklarının ödenmediği iddiasıyla alacak davası açtığını, yargılama sonucunda asıl ve birleşen davaların kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğini, Sonrasında ... karar numaralı kararı ile yerel mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuş ve yine asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verildiğini, arabuluculuk son tutanağında adı geçen ... Şirketi ile müvekkili şirket arasında düzenlenen ... nolu arabuluculuk dosyası ile anlaşma belgesi ile dava dışı işçi ...'nın kendi çalışma dönemine düşen tazminatlarına karşılık olmak üzere 3.518,55 (Faiz dahil) ve vekalet ücreti olarak 1.015,67 TL.nin 06.01.2025 tarihinde ödenmesi konusunda mutabık kalındığını ve ödeme alındığını, ... Ticaret Limited Şirketi ile müvekkili şirket arasında düzenlenen ... nolu arabuluculuk dosyasında arabuluculuk sürecinin anlaşma belgesi ile dava dışı işçi ...'nın kendi çalışma dönemine düşen tazminatlarına karşılık olmak üzere 4.398,19 (Faiz dahil) ve vekalet ücreti olarak 1.269,59 TL.nin 06.01.2025 tarihinde ödenmesi konusunda mutabık kalındığını ve ödeme alındığını, müvekkili ...'nın belirtilen davada ihbar olunan konumunda olduğunu, alacaklı ... vekili tarafından kesinleşen mahkeme kararı ... esas numaralı dosya ile icra takibine konu edildiğini ve dava dışı ... tarafından dosya borcu ödendiğini, müvekkili şirket ... 'nın, ... bünyesinde faaliyet gösteren Belediye iştirak şirketi olduğunu, ... 'nın Alt işveren taşeron firmalar kanalıyla ihaleler sonucunda iş yaptığını, dava dışı işçinin her türlü hak ve alacalarından davalı şirketin sorumlu olduğunu, bu nedenle halefiyet ilkesi gereği müvekkil şirketin davalı şirkete karşı rücu hakkı doğduğunu, huzurdaki dava açılmadan önce davalı şirketçe arabuluculuk görüşmeleri gerçekleştirildiğini, davalı şirketin katılımı olmaksızın anlaşma ile sonuçlandırıldığını, hükmedilecek tazminata müvekkili şirketin hak edişlerindeki kesintinin meydana geldiği tarih olan 04/09/2024 tarihinden itibaren reeskont avans faizi işletilmesini, fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00-TL'nin müvekkili şirketten yapılan hak ediş kesintisinin meydana geldiği 04/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten rücuen tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir, Usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.

DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK: Dava; dava dışı işçinin işçi alacağından dolayı iş mahkemesi kararına göre icra yolu ile ödenen tazminatların, davalıdan rücuen tahsiline ilişkindir. Dava dışı işçinin işçi alacaklarından kaynaklı olarak davacı tarafından ödenmiş olan bu alacakların davalıdan kendi sorumluluk dönemi itibariyle rücuen tahsili istenmiş olup, davacının sözleşme ve ekleri uyarınca iş mahkemesi kararına göre icra yolu ile ödediği tazminatın davalılardan ödediği işçi tazminat alacağını rücuen isteyip isteyemeyeceği hususunun sözleşme, teknik sözleşme ve ekleri ile dosya kapsamında alınacak bilirkişi vasıtasıyla belirlenmesi, belirlenen rücuen tazminatı davalı şirketlerin hangi tarihte ve hangi faiz türüne göre sorumlu olup ödeyecekleri miktarın belirlenmesine ilişkindir. DELİLLER: Dava dışı işçinin hizmet dökümü için ...'dan bilgilerin temin edildiği, ... Mahkemesine ve ... Dairesine yazılan müzekkerelerin cevabının geldiği, işçi alacakları konusunda uzman bilirkişiye dosyanın tevdi edildiği, bilirkişi raporunun dosyaya kazandırıldığı, raporun taraflara tebliğ edildiği, bilirkişi raporuna itiraz eden olmadığı akabinde davacı vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu, ıslah dilekçesinin taraflara tebliğ edildiği, davalı tarafça itiraz edilmediği görüldü BİLİRKİŞİ RAPORU : 11.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı talebinin fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, şimdilik 100,00 TL’nin; 04.09.2024 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili olduğu, davacı ... ... Ltd. Şti. ile davalı ... Şirketi arasında yardımcı işlerde hizmet alımı sözleşmeleri imzalandığı, imzalanan sözleşmelerde işçi alacaklarından yüklenicilerin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin yer aldığı; davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı, Mahkemenin dava dışı işçinin davalı şirkette geçen çalışma süresine göre kendi dönemleriyle sorumlu olduğu, kanaatine varması durumunda; Davacının dava dışı işçi ... ile ilgili olarak ... gereğince ... Esas sayılı dosyasına dava dışı ... tarafından yapılan ödemeye istinaden 04.09.2024 tarihinde davacının hak edişinden kesilen 14.847,20 TL ödemenin 14.847,20 TL sini davalı ... Şirketine rücu edebileceği kanaatine varılmıştır. ISLAH DİLEKÇESİ: Davacı vekili ıslah dilekçesi ile 100 TL taleple ikame ettiği davanın 14.747,20 -TL ıslah ederek toplam 14.847,20 -TL alacağın temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davanın kabulüne ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafça karşılanmasına karar verilmesini talep etmiş ve bu hususta davasını ıslah etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; dava dışı işçinin işçi alacağından dolayı iş mahkemesi kararına göre icra yolu ile ödenen tazminatların, davalıdan rücuen tahsiline ilişkindir. Cevap dilekçesi sunulmamakla uyuşmazlığın tüm iddialar olduğu görüldü. Dava dışı işçinin işçi alacaklarından kaynaklı olarak davacı tarafından ödenmiş olan bu alacakların davalılardan kendi sorumluluk dönemleri itibariyle rücuen tahsili istenmiş olup, davacının yerine ... davacının hakedişlerinden ödeme yapması nedniyle, sözleşme ve ekleri uyarınca iş mahkemesi kararına göre icra yolu ile ödenilen tazminatın davalılardan ödediği işçi tazminat alacağını rücuen isteyip isteyemeyeceği hususunun sözleşme, teknik sözleşme ve ekleri ile dosya kapsamında alınacak bilirkişi vasıtasıyla belirlenmesi, belirlenen rücuen tazminatı davalı şirketin hangi tarihte ve hangi faiz türüne göre sorumlu olup ödeyeceği miktarın belirlenmesine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. (...) Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Bu kapsamda, toplanan delillere, tarafların iddia ve savunmalarına, karar vermeye elverişli bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; somut uyuşmazlıkta davacı ile davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi mevcut olup, 4857 sayılı Kanunun 2/6. maddesine göre, davacı asıl işverenin davalı alt işverenlerin dava dışı işçisi ...'ya karşı, o işyeri ile ilgili İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu tutulduğu, yani kanun kapsamında, asıl ve alt işverenlerin dış ilişki itibariyle işçiye karşı müteselsil sorumlu oldukları, söz konusu düzenlemenin işçi alacağını güvence altına alma amacı taşıdığı, asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise, Borçlar Kanunun ve sözleşmeler hukukunun esas alınacaktır. Buna göre somut olayda, davacı ... davalı şirket ile hizmet alım sözleşmesi imzaladığı görülmüş olup, tarafların, sorumlulukların belirlenmesinde kanuna açıkça aykırı olmadıkça öncelikle sözleşme hükümleri, sözleşme eki teknik şartname ve ihale dokümanları nazara alınacaktır. Sözleşme eki genel şartname uyarınca, yüklenicinin istihdam ettiği işçinin muhatabı ve sorumlusunun yüklenici olmasına, yüklenicinin işçilerine ödemesi gereken kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti gibi ödemelerdeki aksamalarda her türlü yasal sorumluluğun yükleniciye ait olmasına göre davacının asıl işveren olarak yaptığı ödemeden, işçinin davalı şirketlerde çalıştığı döneme isabet eden kısmı ile sınırlı olmak üzere davalıların sorumlu oldukları kanaatine varılmış olup karar vermeye elverişli 11.11.2025 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davalıların hizmet alım sözleşmesi olan dönemle sınırlı olmak üzere davanın kabulüne karar vermiştir. Davacı taraf, dava dışı ...'nın hakedişten 04.09.2024 ödemesi ile zarara uğradığından davalılardan ödeme tarihi itibari ile avans faizi verilmesi gerekmiştir. Kesinleşen ... sayılı ilamı incelendiğinde işçi ... hakkında kıdem tazminatı hariç alacaklar yönünden karar verildiği, bu haliyle 7573 sayılı bazı kanunlarda ve 375 sayılı kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun kapsamında kalmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca taraflar tacir olduğundan, rücen tazminat alacağa ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle; 1) Davanın KABULÜ ile, 14.847,20 TL rücuen tazminatın davalının hizmet alım sözleşmesi olan dönemle sınırlı olmak üzere; 100,00TLsinin 04.09.2024 ödeme tarihinden, 14.747,20 TL'sinin ise 16.01.2026 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ŞİRKETİ'den alınarak davacıya ödenmesine, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.014,21 TL harçtan, dava açılışında alınan 615,40 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 398,81 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4) Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 912,50 TL tebligat ücreti, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 8.143,30 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 5) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 14.847,20 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANA İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalının yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 06/03/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/465, K. 2026/175, T. 06.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-465-e-2026-175-k-b8319889d81d