İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/460 E. 2026/384 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/460
- Karar No
- 2026/384
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/460 Esas - 2026/384 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/460 KARAR NO : 2026/384
... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali DAVA TARİHİ : 15/10/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/09/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili şirketin 50 yıldan uzun süredir demir-çelik sektöründe faaliyet gösterdiğini, tanınmış “....” markalarının yanı sıra 2003 yılından bu yana çelik ürünlerini aynı zamanda ....” markası altında satışa sunduğunu, davalı şirketin .... ibareli marka başvurusuna müvekkili tarafından SMK 6/1 maddesi uyarınca itiraz edildiğini, itirazın .... kararı ile reddedildiğini, kararın hatalı olduğunu, dava konusu marka başvurusu kapsamında kalan 06. Sınıf malların müvekkili markası kapsamındaki ve ciddi kullanımın tespit edildiği mallar ile birebir aynı/benzer/bağlantılı olduğunu, taraf markalarının yüksek derecede benzer olduğunun .... ibareleri olduğunu, dava konusu markada yer alan ....” ibaresinin ilgili mallar bakımından tanımlayıcı olduğunu, şekil unsurunun markaya ayırt edicilik katmadığını, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olduğunu, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu, dava konusu marka başvurusunun SMK 6/1 ve 6/5 maddeleri uyarınca tümden reddi gerektiğini, davalı şirket tarafından .....kararına karşı dava da açılmadığından markaların benzerliği yönündeki Kurum kararındaki tespitlerin kesinleştiğini, davalı şirketin kullanmama def’i talebine karşı delillerinin dosyaya sunulduğunu beyanla, .... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; .... tarafından davacı şirketin mesnet gösterdiği markanın “nervürlü çelik, sıcak haddelenmiş çelik” malları bakımından ciddi kullanımının ispatlandığını, müvekkili Kurum tarafından itiraz incelemesinin bu kapsamda yapıldığını ve itirazın kısmen kabul edildiğini, dava konusu marka başvurusunun kapsamında kalan emtia bakımından taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacının itiraz aşamasında sadece SMK 6/1 maddesine dayandığını, .... kararının iptali istemi bakımından SMK 6/5 maddesine dair iddiaların değerlendirilemeyeceğini, somut olayda SMK 6/5 maddesi koşullarının oluşmadığını, müvekkili Kurum tarafından tesis edilen iş ve işlemlerin hukuka uygun olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının itiraza mesnet gösterdiği markası ile müvekkiline ait markanın görsel, kavramsal açıdan ve ibare bakımından farklı olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markalarda yer alan “....” ibaresinin ayırt edicilikten uzak olduğunu, müvekkili markasında yer alan şekil unsuru ve “.... ibarelerinin markaları farklılaştırdığını, markaların kapsadığı malların farklı olduğunu, ilgili ürünlerin spesifik bir kitleye hitap ettiğini, ilgili tüketicilerin markalar arasındaki farklılığı algılayacağını, davacının markasını ciddi şekilde kullandığını ispat edemediğini, kullanımı ispatlanamayan mal ve hizmetler bakımından davacının itiraz ve iptal taleplerinin dinlenemeyeceğini, itiraz aşamasında sunulmayan delillerin dava aşamasında da ileri sürülemeyeceğini, .... kararına sessiz kalmanın markaların benzer olduğunu kabul anlamına gelmeyeceğini, davacının sunduğu delillerin kullanımı ispatlayacak nitelikte olmadığını, davacının tanınmışlık hususuna dayalı iddialarının mesnetsiz olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporu alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, .... kararının yerinde olup olmadığı, davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, dava konusu .... sayılı marka başvurusu, 06. sınıf için tescil talebiyle 30.05.2023 tarihinde yapıldığı, marka başvurusu, 27.11.2023 tarih ve 433 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde yayımlandığı, davacı şirket tarafından dava konusu markanın yayımına “benzerlik/karıştırılma ihtimali” gerekçesi ile itiraz edildiği, davalı şirket tarafından itiraza karşı görüş bildirilmiş olup, mesnet markanın kapsamında bulunan tüm mal ve hizmetler bakımından kullanım ispatı talebinde bulunulduğu, davacı tarafından kullanım ispatına yönelik bir kısım bilgi/belge sunulduğu, davacı şirket itirazının, ..... kararı ile itirazın nihai olarak reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER: Dava Konusu Marka ile Davacının İtiraza Dayanak Markalarının Karıştırılma İhtimali; Marka tescilinde nispi ret nedenleri arasında düzenlenen karıştırılma ihtimali uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Markaların, karıştırılma ihtimaline dayalı tescil engelinden veya hükümsüzlük nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı değerlendirme konusu nispi tescil engelinin varlığını kabul için yeterli olmayacaktır: Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların kapsamında, aynı veya benzer mal ve hizmetler bulunuyor olması. Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların aynı veya benzer olması. Dava konusu markalar ile iddialara mesnet markalar arasında, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere, halk nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimali bulunması. Kullanım İspatı; Davalı şirketin,.... nezdinde yapılan işlemler sırasında sunduğu karşı görüş dilekçesinde ve dava aşamasında cevap dilekçesinde, davacıya ait ....sayılı markanın kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden kullanımının ispatlanmasını talep ettiği tespit edilmiştir. Somut olayda, davalı şirkete ait dava konusu .... sayılı markanın başvuru tarihi 30.05.2023'tür. İşbu davanın tarihi ise, 15.10.2025’tir. Davacıya ait .... sayılı marka, hem dava tarihinde hem de dava konusu markanın başvuru tarihinde 5 yıldan uzun süredir tescillidir. Dolayısıyla ilgili marka yönünden “kullanmama def’i” ileri sürebileceği, Davacı taraf, .... karar iptali davası bakımından 30.05.2018-30.05.2023 tarih aralığında, hükümsüzlük davası bakımından ise 30.05.2018-30.05.2023 ile 15.10.2020-15.10.2025 tarih aralıklarında,.... sayılı markasını kullandığını ispatlamalıdır. Sunulan kullanım belgelerinin incelenmesi neticesinde, davacının ....” ibareli markasını, “nervürlü çelik” ve “sıcak haddelenmiş çelik” emtiaları bakımından piyasada ticari amaca uygun şekilde kullandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, davacı markasının söz konusu emtialar yönünden ciddi kullanım şartını sağladığı kabul edilmelidir. Buna karşılık, dosya kapsamında davacı markasının diğer emtialar bakımından ciddi kullanımını ortaya koyan yeterli delil bulunmadığından, karıştırılma ihtimali incelemesinin yalnızca ciddi kullanımın ispatlandığı “nervürlü çelik” ve “sıcak haddelenmiş çelik” emtiaları ile sınırlı olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla davacı markası, nispi ret nedenine ilişkin değerlendirmede yalnızca anılan emtialar bakımından dikkate alınacaktır. Emtiaların Aynı/Benzer Olup Olmadığı ; Markalar arasındaki iltibas değerlendirmesi, markaların kapsamında yer alan mallardan ve hizmetlerden bağımsız değildir. Markaların tescilli oldukları sınıflar veya hizmetler farklılaştıkça markalar arasındaki benzerliklerin iltibasa neden olma ihtimali azalacaktır. Bir başka anlatımla, markaların kapsadığı malların ve hizmetlerin farklılaşması neticesinde markayı oluşturan ibarelerin benzerliğine rağmen iltibas tehlikesi azalmakta; malların ve hizmetlerin aynı olması durumunda ise markaların arasındaki ortalama bir benzerlik dahi iltibasa neden olacaktır. Mal ve hizmetlerin aynılığı, ilke olarak mal ve hizmetlerin aynı şekilde yazılmış, ifade edilmiş olmasıdır. Benzer mal ve hizmetler ise, ortalama tüketicilerce aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayımıyla karıştırılma ihtimalinin konusu olabilecek mal ve hizmetleri içermektedir. Benzer mal ve hizmet tanımlamasının içeriği, aynı tür mal ve hizmeti mutlak surette kapsamakla birlikte daha geniş bir yaklaşımla benzer oldukları öngörülebilecek, tüketicilerce ilişkilendirilerek aynı kaynaktan geldikleri varsayılabilecek, aynı/benzer ihtiyaçların karşılanmasını sağlayacak mal ve hizmetleri de kapsamaktadır. Mal ve hizmetlerin benzerliği veya ilişkilendirilebilir niteliği .... göre aşağıda belirtilen durumlarda ortaya çıkabilir: − Mal ve hizmetlerin kullanım amacı ve alanlarının benzerliği, − Mal ve hizmetlerin kullanıcılarının benzerliği, − Malların fiziksel görünümünün benzerliği, − Mal ve hizmetlerin ticari pazara ulaşmasında kullanılan satış yollarının benzerliği, − Mal ve hizmetlerin birbirleriyle rekabet eder nitelikte bulunmasından kaynaklanan benzerlik, − Mal ve hizmetlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olmasından kaynaklanan benzerlik, − Malların mağazalarda aynı reyonda veya rafta bulunmasından kaynaklanan benzerlik. İlgili sektördeki malların niteliği, piyasaya sunuluş şekli, tüketici alışkanlıkları gibi somut olayı etkileyen ek şartların varlığı halinde hizmetlerle mallar arasında ilişkilendirilme ihtimali ortaya çıkabilmektedir. Dava konusu marka kapsamında 06. Sınıfta yer alan “Değerli olmayan maden cevherleri. Barınma, saklama, muhafaza etme, kaplama, sarma, çevreleme, depolama, yerleştirme amaçlı metalden malzemeler ve araçlar: metalden mamul yapılar, metalden inşaat iskeletleri ve dikmeleri, metal kutular, metal ambalajlar, alüminyum folyo, metalden çitler, korkuluklar, metalden tüpler, metal kaplar, madeni depolar, metal nakliye sandıkları, metal portatif merdivenler. Eleme, filtreleme ve benzeri amaçlar için yapılmış metalden malzemeler. Metalden mamul kapılar ve pencereler, kepenkler, jaluziler, bunların kasaları ve aksamları. Elektrik için olmayan madeni kablolar, teller. Metalden hırdavatçı (nalburiye) eşyası: vidalar, çiviler, cıvatalar, somunlar, pimler, pullar, dağcılar için metal pitonlar, zincirler, metal mobilya bağlantıları ve tekerlekleri, sanayide kullanılan metal tekerlekler, kapı ve pencere kolları, metal menteşeler, ispanyoletler, metal kilitler, kilit anahtarları, metalden anahtar taşıma halkaları, metalden makaralar. Metalden havalandırma, ısıtma, kanalizasyon, telefon, yeraltı elektrik ve iklimlendirme tesisatları için havalandırma kanalları, menfezler, menfez kapakları, bacalar, baca şapkaları, menhol (baca) kapakları, ızgaralar. Metalden mamul işaretle gösterme, yönlendirme, belirtme, tanıtma amaçlı malzemeler: tabelalar, panolar, plakalar, metalden ışıksız trafik yönlendirme işaretleri. Metalden mamul sıvı veya gaz nakli amaçlı borular, sondaj boruları ve bunların bağlantı parçaları: metalden vanalar, manşonlar, dirsekler, klipsler, uzatmalar. Madeni para kasaları. Metalden mamul demiryolu malzemeleri: raylar, ray bağlantıları, makaslar. Madeni iskele babaları ve şamandıraları, madeni dubalar, deniz taşıtları için çapa demirleri. Döküm işleri için madeni kalıplar (makine parçası olanlar hariç). Adi metallerden veya bunların alaşımlarından yapılmış sanat eserleri; adi metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Metalden mamul kapaklar, şişe kapakları. Madeni direkler, madeni dikmeler, madeni inşaat iskeleleri, madeni kazıklar, madeni kuleler. Kaldırma, yükleme ve nakil için madeni paletler, madeni halatlar, yük kaldırma ve taşımada kullanılan madeni askılar, bağlar, kolonlar, kuşaklar, bantlar ve şeritler. Araç tekerlekleri için metal takozlar. Taşıtlar için metalden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı).” emtiaları bulunmaktadır. Davacı şirkete ait marka ise 06, 35 ve 40. Sınıfta tescilli olmakla birlikte, “06. Sınıf: nervürlü çelik, sıcak haddelenmiş çelik" emtiası bakımından kullanımı ispatlanmıştır. Dava konusu marka kapsamında yer alan ve ayniyet taşıyan emtialar, itiraz aşamasında .... kararı ile marka kapsamından çıkarılmıştır. Dolayısıyla taraf markaları arasında, ayniyet taşıyan emtia bulunmamaktadır. Benzerlik açısından değerlendirildiğinde ise, dava konusu başvuru kapsamında yer alan “06. Sınıf: metalden mamul yapılar, metalden inşaat iskeletleri ve dikmeleri, madeni direkler, madeni dikmeler, madeni inşaat iskeleleri, madeni kazıklar ve madeni kuleler” emtiaları ile davacı markası kapsamında bulunan ve kullanımı ispatlanan “nervürlü çelik, sıcak haddelenmiş çelik” emtiaları arasında benzerlik bulunduğu değerlendirilmiştir. Nitekim nervürlü çelik ve sıcak haddelenmiş çelik ürünleri, inşaat ve yapı sektöründe kullanılan temel demir-çelik ürünleri olup, dava konusu başvuru kapsamındaki yapı elemanlarının üretiminde, imalinde veya kurulmasında doğrudan kullanılabilmektedir. Başka bir ifadeyle, söz konusu ürünler arasında hammadde–nihai ürün ilişkisi ve güçlü bir tamamlayıcılık bağı bulunmaktadır. Bunun yanında, anılan emtiaların aynı sektöre hitap ettiği, benzer ticari kanallar aracılığıyla pazarlanabildiği, aynı üretici veya ekonomik bütünlük içerisinde bulunan işletmeler tarafından piyasaya sunulabildiği ve hedef tüketici kitlesinin önemli ölçüde örtüştüğü görülmektedir. İnşaat firmaları, müteahhitler ve yapı sektöründe faaliyet gösteren profesyoneller, hem nervürlü çelik ve sıcak haddelenmiş çelik ürünlerini hem de metalden mamul yapı elemanlarını aynı ticari süreç içerisinde, aynı satış yerlerinden temin edebilmektedir. Dolayısıyla ilgili emtia bakımından emtia benzerliği koşulunun sağlandığı, Sonuç olarak; dava konusu marka kapsamında yer alan “06. Sınıf: metalden mamul yapılar, metalden inşaat iskeletleri ve dikmeleri, madeni direkler, madeni dikmeler, madeni inşaat iskeleleri, madeni kazıklar ve madeni kuleler” bakımından, taraf markaları arasında emtia benzerliği oluştuğu, İşaretlerin Benzer Olup Olmadığı ve İltibas/Karıştırılma İhtimali; Markaların emtia/hizmetlerinin aynı/benzer olduğu tespiti yapıldıktan sonra bakılması gereken ikinci kriter işaretlerin benzer olup olmadığıdır. İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınmalıdır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkat edilmelidir. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Bununla birlikte, görsel algı önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harf, kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla, daha büyük etkiye sahip olacaktır. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işaretler arasındaki görsel farklılıklar işitsel farklılıklara kıyasla daha fazla etkiye sahip olacaktır. İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Benzerlik ve karıştırılma ihtimali telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Halkın, karşılaştırılan işaretler arasında “bağlantı” kurma ihtimali bulunması, benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterlidir. Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaa göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılmasıdır. Global değerlendirme gereği, markaların unsurlarına bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla asıl olan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılmasıdır. ....” kararında belirlenen temel ilkelerin dikkate alınması gerekmektedir. Buna göre; Asıl unsuru markanın bütünü itibarıyla bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayrıcalığını vurgulayan imajda aramak lazımdır. Tespit edilen asıl unsur sözcükten ibaret ise markalarda ortak olarak kullanılan kök kelime ve başvuru sahibinin varsa ilave ettiği ekler belirlenmelidir. Son olarak başvuru sahibinin markasındaki eklentinin başlı başına ayırt edicilik vasfının olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Dava konusu marka başvurusu, ....boru profil” ibareleri ile bu ibarelerin üzerinde konumlandırılmış, stilize edilmiş “M” ve “T” harflerinden oluşan şekil unsurunu içeren karma nitelikte bir markadır. Markada yer alan “boru profil” ibaresi, başvuru kapsamındaki malların türünü ve niteliğini doğrudan belirtmesi nedeniyle ayırt ediciliği bulunmayan, tanımlayıcı bir unsur niteliğindedir. “Trade” ibaresi ise İngilizce'de “ticaret” anlamına gelmekte olup, ticari faaliyetlere atıfta bulunan zayıf ayırt ediciliğe sahip bir kelimedir. Bu nedenle dava konusu markada tüketicinin dikkatini esas olarak “met” ibaresi çekmekte olup, markanın baskın ve ayırt edici unsurunun “mettrade” ibaresi, bu ibare içerisinde de özellikle “met” unsuru olduğu, şekil unsuru ise “M” ve “T” harflerinin görselleştirilmiş halinden ibaret olup, markanın sözel unsurunun önüne geçecek derecede ayırt edici bir etki yaratmadığı, Davacı markası ise “....” ibaresinden oluşan bir kelime markasıdır. Bu markada da “trade” ibaresi İngilizce'de “ticaret” anlamına gelen ve ayırt edicilik gücü nispeten düşük olan bir unsur niteliğindedir. Bu nedenle davacı markasının esas ayırt edici unsurunun “med” ibaresi olduğu, markanın bütünsel algısında tüketicinin dikkatinin öncelikle bu unsur üzerinde yoğunlaşacağı, Taraf markaları karşılaştırıldığında, her iki markanın da aynı kelime yapısına sahip olduğu, “mettrade/medtrade” şeklinde oluşturulduğu ve markaların ayırt edici karakterini esas olarak ilk hecelerinde yer alan “med” ve “met” ibarelerinin belirlediği görülmektedir. Bu ibareler yalnızca tek bir harf bakımından farklılaşmakta olup, söz konusu farklılık markaların genel görünümü, okunuşu ve algılanışı üzerinde belirgin bir etki yaratmamaktadır. Özellikle markaların ilk üç harfinden ikisinin aynı olması, son kısmının ise tamamen aynı olan “trade” unsurundan oluşması nedeniyle markalar arasında yüksek düzeyde görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, Nitekim farklılık yarattığı ileri sürülebilecek “d” ve “t” harfleri, işitsel bakımından birbirine yakın harfler olup, kolaylıkla karıştırılabilecek nitelikte olduğu, ....” ibareleri özellikle işitsel olarak son derece benzer bir fonetik izlenim bıraktığı, Bu itibarla, dava konusu markada yer alan şekil unsuruna ve “boru profil” ibaresine rağmen, markaların esas unsurlarını oluşturan... ibarelerinin bütünsel olarak oldukça benzer olduğu; markalar arasındaki tek harf farklılığının iltibas ihtimalini ortadan kaldırmaya yeterli olmadığı, Sonuç olarak, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer olduğu, Karıştırılma olasılığının değerlendirmesi, inceleme konusu markaların görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği bakımından, markaların ayırt edici ve baskın unsurları özellikle göz önüne alınarak, markaların bütünsel olarak ortaya çıkardıkları izlenim esasında yapılmalıdır. İnceleme konusu malların veya hizmetlerin ortalama tüketicilerinin markaları algılayış biçimi, karıştırılma olasılığına yönelik genel değerlendirmede belirleyici rol oynar. Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları ve davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak global olarak yapılmalıdır. Karıştırılma ihtimali değerlendirilirken araştırılması gereken bir diğer husus da hedef tüketici kitlesidir. Tüketici kitlesi, her bir mal ve hizmet türü için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, davacı markası kapsamında yer alan ve kullanımı ispatlanan emtia ile benzer kabul edilen “metalden mamul yapılar, metalden inşaat iskeletleri ve dikmeleri, madeni direkler, madeni dikmeler, madeni inşaat iskeleleri, madeni kazıklar ve madeni kuleler” emtiası, günlük tüketim malları niteliğinde olmayıp, inşaat, altyapı, enerji ve sanayi sektörlerinde kullanılan teknik ve uzmanlık gerektiren ürünlerdir. Bu nedenle söz konusu emtiaların ilgili tüketici kitlesini, başta müteahhitlik firmaları, inşaat şirketleri, çelik konstrüksiyon üreticileri, sanayi kuruluşları, proje ve taahhüt firmaları, kamu kurumları ile bu alanlarda faaliyet gösteren profesyonel satın alma birimleri oluşturmaktadır. Bunun yanında, belirli ölçüde nihai tüketicilerin de bu ürünlerle karşılaşması mümkün olmakla birlikte, söz konusu malların niteliği, kullanım amacı ve ekonomik değeri dikkate alındığında ilgili tüketici kitlesinin ağırlıklı olarak profesyonel kullanıcılardan meydana geldiği, dolayısıyla ilgili tüketici kitlesinin bilgi ve dikkat düzeyinin ortalamanın üstünde olduğu kabul edilmelidir. Sonuç olarak, davacıya ait markanın “06. Sınıf: nervürlü çelik, sıcak haddelenmiş çelik" emtiası bakımından kullanımının ispatlandığı, işbu emtianın, dava konusu marka kapsamında yer alan “06. Sınıf: metalden mamul yapılar, metalden inşaat iskeletleri ve dikmeleri, madeni direkler, madeni dikmeler, madeni inşaat iskeleleri, madeni kazıklar ve madeni kuleler” emtiası ile benzer olduğu, dava konusu markanın “mettrade”, davacı markasının ise “medtrade” ibaresinden oluştuğu, dava konusu marka kapsamında “boru profil” ibaresi ve “....” harflerinden ibaret bir şekil unsuru bulunmakta ise, bu ibarelerin markaları farklılaştırmak için yeterli olmadığı, ....” ibareleri arasında tek harf farklılığı bulunduğu, bu harfin hem kelimenin ortasında yer alan bir harf olması nedeniyle fark edilebilir olmadığı, hem de “t” ve “d” harflerinin işitsel olarak birbirine yakın harfler olduğu, dolayısıyla markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, bütün olarak bakıldığında dava konusu markanın davacı markasının imajından uzaklaşamadığı, tüketicinin taraf markalarını benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olmadığı, taraf markalarının birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğu, dolayısıyla “06. Sınıf: metalden mamul yapılar, metalden inşaat iskeletleri ve dikmeleri, madeni direkler, madeni dikmeler, madeni inşaat iskeleleri, madeni kazıklar ve madeni kuleler” emtiası bakımından, markaların karıştırılması/ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluştuğu, Tanınmışlık İddiaları; Somut uyuşmazlık bakımından incelendiğinde, davacı tarafça gerekçe gösterilen markalarının tanınmışlığın ispatına yönelik Türkiye’de gerçekleşen tanıtım faaliyetlerine ilişkin itiraz/dava aşamasında dosyaya yeterli bir belge, ilan, reklam harcaması, haber, dergi vb. tanıtım malzemesi sunulmadığı, sunulan belgelerin markanın olağan kullanımını gösterir belgeler olduğu, tanınmışlığın ispatı için yeterli olmadığı, tanınmışlığın değerlendirilebileceği yeterli belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, iddia edilen tanınmışlığın ispatlanamadığı, mahkememizin bilgi ve tecrübeleri kapsamında da davacı markasının tanınmış olarak değerlendirilemeyeceği, Netice itibariyle, Dava konusu marka kapsamında yer alan “06. Sınıf: metalden mamul yapılar, metalden inşaat iskeletleri ve dikmeleri, madeni direkler, madeni dikmeler, madeni inşaat iskeleleri, madeni kazıklar ve madeni kuleler” emtiası ile davacı şirketin markası kapsamında bulunan ve kullanımı ispatlanan emtianın benzer olduğu, Dava konusu marka ile davacıya ait marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, Davalıya ait dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait marka arasında “06. Sınıf: metalden mamul yapılar, metalden inşaat iskeletleri ve dikmeleri, madeni direkler, madeni dikmeler, madeni inşaat iskeleleri, madeni kazıklar ve madeni kuleler” emtiası bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu, Davacıya ait markanın tanınmışlığının ispatlanamadığı, .... sayılı kararının 6. Sınıf "metalden mamul yapılar, metalden inşaat iskeletleri ve dikmeleri, madeni direkler, madeni dikmeler, madeni inşaat iskeleleri , madeni kazıklar ve madeni kuleler" bakımından hukuka aykırı olduğu, dava konusu ....sayılı markanın 6. Sınıf "metalden mamul yapılar, metalden inşaat iskeletleri ve dikmeleri, madeni direkler, madeni dikmeler, madeni inşaat iskeleleri , madeni kazıklar ve madeni kuleler" sayılı mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, sonuç ve kanaatlerine varılmış aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Davanın Kısmen Kabulüne, ... sayılı kararının 6. Sınıf "metalden mamul yapılar, metalden inşaat iskeletleri ve dikmeleri, madeni direkler, madeni dikmeler, madeni inşaat iskeleleri , madeni kazıklar ve madeni kuleler" emtiaları bakımından iptaline, Davaya konu markanın yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen Türk Patent’e gönderilmesine, Alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davanın kısmen reddolunması ve davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davanın kabul ret oranının takdiren %50 olarak kabulüne, Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 615,40-TL ilâm harcının tamamının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 22.602,20.-TL yargılama giderinin %50'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şirketin yapmış olduğu 87,50.-TL yargılama giderinin %50'sinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum ile şirket vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. Kâtip Hâkim ..... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ Harçlar : 2.332,20.-TL Gider Avansı :20.270,00.-TL TOPLAM :22.602,20.-TL