İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/457 E. 2025/1092 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/457
- Karar No
- 2025/1092
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/457 Esas KARAR NO : 2025/1092
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/05/2025 KARAR TARİHİ : 21/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı alacaklının davalı borçlu ticari amaçlarla hareket eden ... ile arasındaki alım satım ilişkisi uyarınca davacı şirketin ticaretinde kullanmak suretiyle borçluya muhtelif miktarda ürün sattığını, ancak satılan ürünlerin karşılığı olan bedelin tahsil edilemediğini, borcun muaccel hale gelmesine müteakip davalı borçlu aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve yetkiye itiraz ettiğini, taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının 10.10.2023 düzenleme tarihli ... belge numaralı ve 1.734.960,00 TL tutarlı faturaya kendi el imzasıyla "Ürünleri Teslim aldım. 19/06 1.000.000, 20/06 300.000, ve 08./08. 55.000 Toplam 1.355.000 ödemeyi alımlara istinaden yaptım." yazarak davacıdan faturada yazan ürünleri teslim aldığını, davalının 10.10.2023 tarihinde muavin hesabından mahsup edilmek üzere müvekkilimiz şirketin banka hesabına 208.789,67-TL tutarında kısmi ödeme yaptığını beyan ederek Davalı borçlu ...'in Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyasındaki haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında bir ticari ilişki olmadığını, işçi işveren ilişkisi bulunduğunu, davalının tacir olmadığını, görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, davalı tarafından düzenlenen faturanın gerçek bir mal alım yada satımına dayanmadığını, davaya konu edilen fatura nedeni ile borçlu olunmadığına dair Bakırköy ... İş Mahkemesi ... esas sayılı dosyadan açılmış ve devam eden menfi tespit davası bulunduğunu, davacı tarafından sadece kendi kayıtlarında yer alan ve fiilen mal teslimine dayanmayan bir faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunulduğunu beyan ederek dosyanın Bakırköy ... İş Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, ya da davanın reddine, dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, satımdan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 1.maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. " hükmünü içermekte olup görev hususu dava şartlarındandır. HMK'nun 115.maddesi " Mahkeme ,dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmüne haizdir. TTK'nun 4.maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle) nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre "her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır. Açıklanan kanun hükümleri doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, açılan davada davalının tacir sıfatı taşımadığı, itirazın iptali isteminin ticari davaya vücut vermediği, netice itibariyle açılan davada davaya Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle açılan davanın USULDEN REDDİNE, MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, Görevli mahkemenin BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ gönderilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine, 4-HMK'nın 20/1. maddesi gereğince süresinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2025
Katip ... E imza
Hakim ... E imza