İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/383 E. 2025/1084 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/383
Karar No
2025/1084
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/383 Esas KARAR NO : 2025/1084

DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/04/2025 KARAR TARİHİ : 21/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasının dayanağının 4 adet bono olduğunu, senetlerin her birinin 9.000,00-TL olduğunu, vadelerinin ise sırayla 30.09.2013, 30.10.2013, 30.11.2013 ve 3,.12.2013 tarihi olduğunu, senet lehtarının 19.03.2015 tarihli temlikname ile davacıya tüm senetleri devir ve temlik ettiğini, bunun üzerine alacaklının icra takibi başlattığını, icra takibi sonrası davalı borçlu ...'a yapılan ödeme emri tebliği sonrası davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalı borçlunun itiraz dilekçesinde senede bağlı borç ilişkisini kabul ettiğini ancak senet bedellerinin ödendiğini beyan etmesine rağmen herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığını, bu nedenle itirazın kötü niyetli olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, en az %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İİK 67/1 maddesi gereğince hak düşürücü sürenin dolduğunu, davanın görevli mahkemede açılmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının gösterdiği dayanak senetlerin bir kısmının davalı tarafından ödendiğini, alacağın likit olmadığını, borcun ödendiğinin arabuluculuk safhasında alacaklıya iletildiğini, bu nedenle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine, davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, zamanaşımına uğramış ve kambiyo senedi vasfını kaybetmiş senetler dayanak alınarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

HMK'nun 1.maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. " hükmünü içermekte olup görev hususu dava şartlarındandır. HMK'nun 115.maddesi " Mahkeme ,dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmüne haizdir. TTK'nun 4.maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle) nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre "her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır. Açıklanan kanun hükümleri doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, açılan davada tarafların tacir sıfatı taşımadığı, başlatılan icra takibinin ilamsız icra takibi olduğu, takibe dayanak alınan bonoların zamanaşımına uğramış ve kambiyo senedi vasfını kaybetmiş oldukları, itirazın iptali isteminin ticari davaya vücut vermediği, netice itibariyle açılan davada davaya Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle açılmış olan davanın USULDEN REDDİNE, MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, Görevli mahkemenin BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ gönderilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine, 4-HMK'nın 20/1. maddesi gereğince süresinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/10/2025

Katip ... E imza

Hakim ... E imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/383, K. 2025/1084, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-383-e-2025-1084-k-989850050ada