İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/433 E. 2026/566 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/433
Karar No
2026/566
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/433 Esas KARAR NO : 2026/566

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/05/2025 KARAR TARİHİ : 04/06/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/06/2026 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile aralarındaki cari hesap ilişkisi ve ticari defter kayıtları uyarınca davalıdan 831.770,00 TL alacaklı olduğunu, taraflar arasında düzenlenen 31/07/2024 tarihli mutabakat mektubu ile de borç miktarının davalı tarafça kabul ve imza edildiğini, alacağın tahsili amacıyla önce Bursa'dan ihtiyati haciz kararı alarak Bursa ... Genel İcra Müdürlüğü'nde başlattıkları takibin, davalının yetki itirazı üzerine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sırasına kaydedildiğini, davalının buradaki takibe de haksız ve borcun tahsilini geciktirme amaçlı itiraz ederek takibi durdurduğunu, yapılan zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, davalının mal kaçırma kastıyla kaçma hazırlığı içinde olduğunu ileri sürerek, davanın kabulü ile alacaklarının teminatı için davalının hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit ve imzalı mutabakata dayalı olduğundan davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının dürüstlük kuralına ve HMK'nın 29. maddesindeki doğruyu söyleme ödevine aykırı davranarak mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, taraflar arasındaki tekstil alım satım ilişkisi kapsamında müvekkilince davacı şirkete ve yetkilisine toplam 2.130.000,00 TL ödeme yapılmasına rağmen davacının 1.350 adet tişörtü teslim etmediğini, müvekkilinin umrede olduğu esnada haksız ihtiyati haciz kararı alınarak iş yerine baskı uygulandığını ve haciz baskısı altında davacı vekilinin hesabına gönderilen toplam 90.000,00 TL'nin kötü niyetle icra dosyasına bildirilmediğini, icra takibine ve ihtiyati hacze dayanak gösterilen mutabakat mektubu altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ve belgenin sahte olduğunu, müvekkilinin ekli muavin defter ve banka dekontları uyarınca davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını ileri sürerek, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın ve ihtiyati haciz talebinin reddine, haksız takip nedeniyle davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekat ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... borçlusunun ... olduğu, 859.478,79TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ...'den rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 26.11.2025 tarihli raporunda özetle; "Davacı ve davalı firma arasında cari hesap sözleşmesine rastlanılmadı Davalı firma ve davacı firmanın Alış Satış Analiz Raporlarının birbiri ile uyumlu olduğu, Davacının cari hesap ekstresine göre icra tarihinde davalıdan 1.219.915,00.-TL alacağı bulunduğu fakat icra takibinde istediği tutarın 831.770,00.-TL olduğu, Davalı cari hesap ekstresine göre icra tarihinde davacıya 69.945,00.-TL borçlu olduğu, Davacı ve davalı tarafların cari hesapları incelendiğinde ise aradaki anlaşmazlığın davalı ...'nın .... yaptığı ödemeler olduğu Davacının icrada istemiş olduğu tutar ve davalı firma cari hesap ekstrelerine göre İki farklı hesaplama yapıldığı, Sayın Mahkeme davacı firmanın icra tarihinde istemiş olduğu tutar üzerinden hesaplama yapılması kanaatinde ise; Davacının talep etmiş olduğu 831.770,00.-TL tutarın icra tarihine kadar islemiş yasal faizi 23.289,56.-TL olarak hesaplandığı davacının toplam alacağının 855.059,56.-TL olacağı, icraya istinaden davalının yatırmış olduğu 90.000,00.-TL bu tutardan mahsup edilirse 765.059,56.-TL davacının alacaklı olacağı, Sayın Mahkeme davalı cari hesap ekstresi üzerinden hesaplama yapılması kanaatinde ise; Davacının cari hesap ekstresinde icra tarihinde 69.945,00.-TL tutarında davacının alacaklı olduğu görülmüş olup bu tutarın icra tarihine kadar hesaplanmış yasal faizi 1.958,46.-TL olduğu toplam davacının alacağının 71.903,46.-TL olacağı, icraya ödenmiş olan 90.000,00.-TL bu tutardan mahsup edildiğinde 18.096,54.- TL davalının alacaklı olacağı, - Davacı ... Grup Danışmanlık Diş Ticaret Ltd. Şti.'nin 2024 yılı e-defter olduğundan, beratlar usulüne uygun olarak yapıldığı, k ayıtların tek düzen hesap sistemine uygun olarak tertiplenen bilgisayarlı muhasebe programı ile tutulduğu ve süresi içerisinde defterlere yazdırıldığı, berat verildikten sonra herhangi bir kayıt yapılmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, dava konusu işlemle sınırlı olarak yapılan incelemede, usul yönünden bir aykırılığın olmadığı ve ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, - Davalı firmanın yerinde incele evraklarını sunmadığı, Görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde belirtmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu cari hesap nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı varsa ne kadar olduğu, taraflar arasında mutabakat metni imzalanıp imzalanmadığı, davalının fatura bedellerini ödeyip ödemediği, davacının malları davalıya teslim edip etmediği konularında olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Somut olayda tarafların kendilerine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sundukları, sunulan defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması sebebiyle sahipleri lehine delil vasfını taşıdığı, takibe dayanak teşkil eden cari ekstrede geçen faturaların tarafların ticari defterlerinde kaydının bulunduğu, yine faturaların taraflarca karşılıklı olarak BA-BS formlarında da bildirilmiş olduğu, tarafların defter ve kayıtlarına göre alacak-borç durumunu farklılık arz ettiği, davacı defter ve kayıtlarına göre davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 1.219.945,00-TL alacaklı göründüğü, bu alacak tutarının icra takibine konu edilen 831.770,00-TL asıl alacak tutarı ile farklılık arz ettiği, davalı defter ve kayıtlarına göre davacının icra takibi itibariyle davalıdan 69.945,00-TL alacaklı göründüğü, tarafların defter ve kayıtlarındaki bu farklılığın davalı tarafından davacı şirket yetkilisine yapılan ödemelere davalı defterlerinde yer verilmiş, davacı defterlerinde ise yer verilmemiş olmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davalı yan davacı şirket yetkilisine yapmış olduğu ödemelerin davacı şirket adına yapılan ödemeler olduğunu, davacı yan ise davacı şirket yetkilisine yapılan ödemelerin şirket yetkilisi ile davalı arasındaki şahsi ticari ilişkiler çerçevesinde yapılan ödemeler olduğunu iddia etmiştir. Somut olay özelinde davalı tarafça davacı şirket yetkilisine yapılan ödemelerin işbu dava tarafları arasındaki ticari ilişki dışında başkaca bir hukuki ilişkiye binaen yapılmış ödemeler olduğu noktasında herhangi bir delilin bulunmadığı, bu bakımdan davacı şirket yetkilisine yapılan ödemelerin de davacı şirkete yapılan ödemeler olarak kabulünün gerektiği (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/19295 Esas, 2017/5887 Karar sayılı kararı) kanaatine ulaşılmıştır. Bu kapsamda davalı tarafından davacı şirket yetkilisi hesabına yapılan ödemeler de dikkate alındığında davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalıdan 69.945,00-TL alacağının bulunduğu, davacı yanın bu tutar bakımından davalı aleyhine takip başlatmakta haklı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Bu bakımdan somut olayda değerlendirmelerin 69.945,00-TL alacak tutarı esas alınarak takibin tüm ferilerine bu tutar üzerinden davacının hak kazanmış olduğu gözetilerek yapılması gerekmektedir. Davacı yan icra takibi ile takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de, icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117.maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi ya da taraflar arasında yapılan sözleşme ile ödeme gününün kararlaştırılması gerektiği, somut olayda, icra takibinden önce davalının temerrüde düşürülmediği ve sözleşme ile ödeme tarihinin belirlenmediği, buna göre takip öncesi işlemiş faiz şartlarının oluşmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Dosyada mübrez banka dekontlarının incelenmesinde icra takibinin başlatılmasından sonra davalı vekili tarafından davacı vekili hesabına 11/09/2024 tarihinde 60.000,00-TL, 12/09/2024 tarihinde 30.000,00-TL olmak üzere toplamda 90.000,00-TL'lik ödeme yapılmış olduğu, ödemelerin açıklama kısımlarında "Bakırköy ... İcra ... Tal" ifadesine yer verilmiş olduğu görülmüştür. Bakırköy ... İcra Dairesi'nin .... Talimat sayılı dosyası, işbu davaya konu icra dosyasının yetkisizlik kararı ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesinden evvel, Bursa 1. Genel İcra Dairesi'nden yazılan talimat kapsamında talimat kaydı almış bir dosya olup, mezkur ödemelerin bu kapsamda işbu davaya konu icra takibine ilişkin ödemeler olarak dikkate alınması gerektiği anlaşılmıştır. AAÜT m.11, f.4 hükmü uyarınca; "Borçlu ödeme süresi içerisinde borcunu öderse bu Tarifeye göre belirlenecek ücretin dörtte üçü takdir edilir. Maktu ücreti gerektiren işlerde de bu hüküm uygulanır". Bu kapsamda davacının takip başlatmakta haklı olduğu kanaatine ulaşılan 69.945,00-TL'lik tutar esas alındığında davacının icra takibi ile hak kazandığı icra vekalet ücreti alacağının 9.093,25-TL olduğu, icra takibine konu edilen ihtiyati haciz vekalet ücreti tutarı olan 4.700,00-TL ile ihtiyati haciz yargılama giderleri tutarı olan 1.132,10-TL, icra dosyasındaki kapak hesabından görülen 5.000,20-TL icra masrafları da dikkate alındığında davacının feriler de dahil olmak üzere takip tarihi itibariyle alacağının 89.870,55-TL olduğu tespit edilmiştir. Tespit edilen bu bedele takip tarihi olan 09/09/2024 tarihinden 11/09/2024 tarihine kadar takip talebi esas alınarak %24 faiz oranı uygulandığında 99,65-TL faiz işlediği, işlemiş faiz eklendiğinde bulunulan tutardan (89.870,55+99,65=89.970,20-TL) 11/09/2024 tarihinde yapılan yukarıda bahsi edilen 60.000,00-TL'lik ödeme mahsup edildiğinde 11/09/2024 tarihi itibariyle 29.970,20-TL bakiye alacağın kaldığı, tespit edilen bu bakiye alacağa 11/09/2024 tarihinden ikinci ödemenin yapıldığı 12/09/2024 tarihine kadar takip talebi esas alınarak %24 faiz oranı uygulandığında 19,71-TL faiz işlediği, işlemiş faiz eklendiğinde bulunulan tutardan (29.970,20+19,71=29.989,91-TL) 12/09/2024 tarihinde yapılan yukarıda bahsi edilen 30.000,00-TL'lik ödeme mahsup edildiğinde 12/09/2024 tarihi itibariyle davacının feriler de dahil olmak üzere herhangi bir alacağının kalmamış olduğu anlaşılmıştır. Bu noktada şu husus da vurgulanmalıdır ki davalı tarafça icra takibi başlatılmasından sonra yapılmış ödemeler ödeme süresi içerisinde yapılan ödemeler olduğundan icra takibinden kaynaklı herhangi tahsil harcı da doğmayacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas, .... Karar sayılı kararında; " Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken, itirazına konu borcun tamamını öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukukî yararı bulunmayacaktır." denilmektedir. Alıntılanan içtihatta vurgulanan bu esas çerçevesinde somut olay ele alındığında icra takibinin başlatılmasından sonra davanın açılmasından önce davalı borçlu tüm takip ferileri de dahil olmak üzere borcunun tamamını ödemiş olduğundan, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı kanaatine ulaşılmış ve davanın hukuki yarar şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın Hukuki Yarar Şartı Yokluğundan Usulden REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan başlangıçta alınan 10.380,36 TL'ın mahsubu ile bakiye 9.648,36 TL harcın talep halinde yatırana iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Başvuru tarihi itibariyle hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Artan gider avansı bakiyesinin HMK 333. md göre karar kesinleşmesi halinde ilgililere iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalının yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2026

Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/433, K. 2026/566, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-433-e-2026-566-k-79704f5acbdf