İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/424 E. 2026/726 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/424
- Karar No
- 2026/726
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/424 Esas KARAR NO : 2026/726 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/06/2025 KARAR TARİHİ : 01/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari iş ilişkisi mevcut olduğunu, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında, davalı şirketten alacaklı olduğu halde davalı şirket tarafından haksız ve dayanaksız olarak Küçükçekmece... Müdürlüğünün 2024/... E. Nolu dosyadan icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin yasal süresi içerisinde itiraz edememesi nedeniyle cebri icra baskısı altında borcu olmamasına rağmen icra dosyasına toplam 192.965,38 ödemek zorunda kaldığını, müvekkili şirket tarafından aradaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen 20,12,2024 tarih ve ... nolu temel fatura usulüne uygun olarak düzenlendiğini ve davalı şirketin işbu faturaya süresi içerisinde itiraz etmeyerek kabul ettiğini, davalı şirket tarafından her ne kadar müvekkili şirket hakkında 18.11.2025 tarih ve ... nolu temel fatura düzenlenniş ise de, .... Noterliği 23/01/2025 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamede işbu faturaya müvekkili şirket tarafından süresi içerisinde itiraz edildiğini ve faturanın iade edildiğini, davalı şirketin işbu faturadan dolayı müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağı olmadığını, davalı şirket cari borcunu ödememesi ve haksız ve mesnetsiz olarak icra baskısı altında tahsil etmiş olduğu ödemenin istirdadı nedeniyle ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas Nolu dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının süresinde itiraz ederek takibin durduğunu, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile İtirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilerek, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticaret ilişkisinin bulunduğu zaman diliminde davalı ile müvekkili arasında bir dikim işlemleri için sözleşmenin yapıldığını, müvekkilinin işbu sözleşmeden doğan yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirerek davacıya (... ve ...) numaralı faturalar düzenlediğini, davacının bu faturalara TTK m.21/2 uyarınca itiraz etmediği gibi ticari defterlerine işlediğini, ancak davacı tarafından borcun ödenmemesi sebebiyle aleyhine ... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı icra takibi başlatılarak icra dosyasının infazen kapatıldığını, davacı tarafından istirdat amacıyla önce usul ve yasaya aykırı olarak icra takibi başlatıldığını, süresi içinde itiraz edilmesi üzerine akabinde huzurdaki davanın ikame edildiğini, davacının müvekkiline borcunu ödedikten sonra müvekkili aleyhine fiyat farkı gerekçesiyle 20/12/2024 tarihli ... nolu faturayı keşide ettiği ve faturanın usule uygun olarak müvekkile tebliğ edilmediğini, müvekkili tarafından atılı 20/12/2024 tarihli ... nolu faturanın varlığının öğrenilmesi üzerine derhal 21/01/2025 tarih ve ... nolu faturayı (iade faturası) keşide ettiğini, davacı tarafından müvekkili aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davacının davasını 20/12/2024 tarihli ... nolu faturaya dayanılması gerektiğini, itirazın iptali davalarında takip dayanağı belgeler dışında başka belgelere göre alacağın tespit edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle; haksız ve yasal dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatan alacaklı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilerek, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; icra takibi sebebiyle fazla ödenen bedelin iadesi istemiyle başlatılan icra takibine itirazın İİK m.67/I hükmü kapsamında iptali isteminden ibarettir. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır. İcra dosyaları celp edilmiş taraflarca sunulan ihtarname, fatura, dekont vs. diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. Belirlenen uyuşmazlık noktalarında inceleme yapmak üzere dosya Mali Müşavir ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından raporda cari hesap ekstresinin sunulmaması sebebiyle bu eksiklik giderilerek aynı bilirkişiden ek rapor alınmış; iş bu ek raporda özetle; takip tarihinden sonra düzenlenen iade faturalarının takip konusu alacağı ortadan kaldıran veya davalı şirketin alacağını hükümsüz hale getiren belge niteliğinde kabul edilip edilemeyeceği hususundaki hukuki değerlendirme sayın mahkemenin takdirinde olmakla birlikte, davalı ...şirketi'nin davacı ... Danışmanlık Şirketi'ne borçlu olmadığı; sayın mahkemece davacı ... Danışmanlık Şirketi'nin alacaklı olabileceği yönünde değerlendirme yapılması halinde; 186.313,38 TL istirdat alacağı, 4.652,00 TL istirdat alacağı, 94.888,27 TL cari hesap alacağı, 5.404,84 TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 291.258,49 TL alacaklı olabileceği mütalaa edilmiş, sunulan raporların ilgili kısımları HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasında kurulan yazılı olmayan eser sözleşmesi kapsamında davalı yüklenicinin işgörme edimine dayalı düzenlediği faturalar dayanak edilmek suretiyle başlattığı cra takibine davacı işsahibinin taraflar arasındaki cari hesaba aykırı şekilde fazla ödeme yapıp yapmadığı, davacı işsahibinin davalı yükleniciden takip tarihi itibariyle iade alacağına ilişkin muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarı ile iade alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile bu kapsamda itirazın iptali ve tazminat hüküm koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında fason üretime ilişkin yazılı olmayan eser sözleşmesi kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının işsahibi, davalının ise yüklenici olduğu, davacının cari hesap alacağı ile birlikte Küçükçekmece ... Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasına ödenen bedelin iadesi ve feriler kapsamında itirazın iptali isteminde bulunduğu, bu kapsamda ticari defter ve kayıtlar ile birlikte anılan icra dosyasının da incelenmesi gerektiği, tarafların incelenen 2024-2025 yılı ticari defter ve kayıtlarının sahipleri lehine delil vasfını haiz olduğu, davalı şirket tarafından davacı aleyhine başlatılan Küçükçekmece ... Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takip tarihi itibariyle davacı şirketten 129.397,30 TL alacaklı göründüğü, buna karşılık davacı şirketin yevmiye defter ve kayıtlarında ise aynı tarih itibarıyla davalı şirkete 112.580,48 TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğunun tespit edildiği, her iki yan ticari defter ve kayıtlarına göre farkın 16.816,82 TL olduğu, başka bir ifade ile istirdat istemine dayanak icra takip tarihinde dosyamız davacısının kendi kayıtlarında dahi 112.816,82 TL alacaklı olduğu, 16.816,82 TL'ye ilişkin farkın 2023 yılından devreden bakiyelerden kaynaklandığı, nitekim davalı şirket kayıtlarında 2023 yılından 2024 yılına devreden alacak bakiyesinin 110.419,90 TL olduğu, davacı şirket kayıtlarında ise davalı şirketten olan 2023 yılı devir alacağının 127.233,72 TL olarak yer aldığı, bu durumda tarafların 2024 yılı içerisindeki ticari işlemlerinin büyük ölçüde birbirleriyle uyumlu olduğu, 16.816,82 TL tutarındaki farkın ise 2023 yılından devreden cari hesap bakiyelerindeki farklı kayıtlardan kaynaklandığı, mali müşavir bilirkişinin denetime elverişli olduğu anlaşılan bilirkişi raporundaki tespitler kapsamında tarafların defter ve kayıtları arasındaki farkın davalı şirket lehine yorumlanması gerektiği, zira davacı şirket, takip tarihi itibarıyla kayıtlarında yer alan 112.580,48 TL tutarındaki borç bakiyesinden sonra toplam 207.467,75 TL bedelli fiyat farkı içerikli iade faturaları düzenlemek suretiyle cari hesap kayıtlarında davalı aleyhine düzeltme işlemi gerçekleştiği, söz konusu fiyat farkı fatura içeriğinin tamamının, davalı şirket tarafından Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinden sonra düzenlendiği, davacı şirket tarafından düzenlenen iade faturasının dayanağı olarak gösterilen asıl faturaların ise daha önce davacı kayıtlarına işlendiği, davacı tarafından bu faturalara ilişkin olarak takip tarihine kadar herhangi bir ihtirazi kayıt, itiraz veya fiyat farkı talebinde bulunulmadığının tespit edildiği, Yargıtay 15. HD.'nin 2016/3888 Esas, 2017/2954 Karar ve 12/09/2017 tarihli kararında sonradan düzenlenen iade faturalarının tek başına alacağı ortadan kaldıran veya borcu tartışmalı hale getiren geçerli bir hukuki araç olarak kabul edilemeyeceği, aradan uzun süre geçtikten sonra düzenlenen iade faturasının alacağın varlığını ortadan kaldıran hukuki sonuç doğurmayacağının belirtildiği (aynı yönde Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/1984 Esas, 2020/62 Karar ve 14/01/2020 tarihli karar) sonuç olarak davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalı şirkete olan borç bakiyesinin kendi ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, buna karşın istirdat istemine konu icra takibinin başlatılmasından sonra geçmiş tarihli faturalara dayanılarak toplam 207.467,75 TL bedelli fiyat farkı içerikli iade faturaları düzenlediği, düzenlenen söz konusu iade faturalarının takip tarihi itibarıyla mevcut bulunan borç bakiyesini ortadan kaldıran veya davalı şirketin takip konusu alacağını hükümsüz hale getiren belge niteliğinde kabul edilemeyeceği, davacı şirket tarafından düzenlenen iade faturalarının takip tarihinden sonra oluşturulduğu, bu nedenle takip tarihi itibarıyla tarafların ticari defterlerinde mevcut bulunan cari hesap bakiyelerini değiştirmediği bu kapsamda yapılan mali incelemeye ilişkin bilirkişi raporundaki tespitler nazara alındığında iş bu dava konusu takip tarihi itibariyle davalının davacıya borçlu olmadığı, davanın reddi gerektiği, davacının takip başlatırken kötüniyetli olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delilin bulunmaması sebebiyle bu yöndeki istemin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Koşulları bulunmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine, 3-Alınması gerekli 732,00TL karar harcının peşin alınan 3.517,68TL harcın mahsubu ile artan 2.785,68TL harcın karar kesinleştiğinden ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 46.601,36TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır