İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/409 E. 2026/451 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/409
- Karar No
- 2026/451
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/409 Esas KARAR NO : 2026/451
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 30/04/2025 KARAR TARİHİ : 12/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, idarelerinin .... Mah. ..... Sk. No:5 Zeytinburnu/İSTANBUL adresinde, 04/06/2024 tarihinde ..... tarafından yürütülen çalışmalar esnasında idarelerine ait içmesuyu hatlarına zarar verilmiş olduğunu, ihbar üzerine iş emri düzenlenmiş olup gerekli onarım işlerinin mezkûr iş emrine istinaden yapılmış olduğunu, yapılan giderlerin ödenmesinin davalıdan istenmiş ancak davalının söz konusu hasar masraflarını ödemeye yanaşmamış olduğunu, bunun üzerine müvekkili idare tarafından davalı aleyhine Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ..... E. sayılı dosyası üzerinden (hasar tarihi itibariyle yasal faizleri ile birlikte) toplamda 17.039,49-TL üzerinden icra takibi başlatılmış, takibe davalı/borçlu tarafından itiraz edilmiş olduğunu, söz konusu ihtilafın giderilmesi için 25/12/2024 tarihinde İstanbul Arabuluculuk Bürosunun ..... Büro, ..... Arabuluculuk numarası ile arabuluculuk görüşmeleri başlatılmış olup arabuluculuk görüşmeleri sırasında anlaşma sağlanamamış anlaşmama olarak son oturum tutanağı ile sürecin sonlandırılmış olduğunu, netice itibariyle davalının takibe yapmış olduğu itirazın iptaline yönelik olarak işbu davanın açılması zarureti hâsıl olduğunu beyanla; haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesindeki belirtilen orana göre gecikme zammı uygulanmasına, borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; somut olayda müvekkili şirkete izafe edilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davacı alacaklının işbu itirazın iptali davasını açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafın haksız iddialar ve soyut söylemlerle müvekkili şirketi sorumlu tutmuş olduğunu, bunun taraflarınca kabul edilemez olduğunu, somut olayda; davaya konu edilip var olduğu iddia edilen hasardan müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, dava konusu olayda müvekkili şirketin sorumluluğunu doğuracak illiyet bağı mevcut olmadığını, illiyet bağının sorumluluğun temel öğesi olduğunu, zararla eylem arasında illiyet bağının mevcut olması, zararın eylemin bir neticesi olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın meydana gelmeyeceğinin kesin olarak bilinmesi olduğunu, hiçbir hukuk düzeninin mantık yasalarına göre mevcut olmayan illiyeti yaratamayacağını, mantık bakımından bu illete sonsuz zincir halinde neticeler bağlanabilir olduğunu, kusur sorumluluğunda 3 halde illiyet bağının kesilebileceğini, bunların, mücbir neden, zarar görenin ve 3. kişinin ağır kusuru olduğunu, öğretide illiyet bağını kesen nedenlerin bütün sorumluluk halleri için (kusursuz sorumluluk da dahil) geçerli olduğunun vurgulanmakta olduğunu, illiyet bağı ve illiyet bağını kesen nedenlerin dava konusu olayda var olup olmadığının tetkiki gerektiğini, görüleceği üzere müvekkili şirketin hasarın tazmin edilmesi konusunda hukuken kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, söz konusu iddiaların ispattan uzak olup müvekkili şirketin hasarın tazmin edilmesi konusunda hukuken kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, dava dilekçesinde iddia edilen hasardan müvekkili şirketin sorumlu olduğuna dair her hangi bir delil sunulamamış olduğunu, iddiaların ispatlanmadığının açıkça görülmekte olduğunu, davacının iddiasının dayanağı olan vakıalardan dava dilekçesinde bahsetmediğini, davacının genel ifadelerle delillerini belirtmesi yeterli sayılmayıp hangi delillere dayandığının dilekçeden anlaşılması gerektiğini, delillerin bildirilmesine dair bu düzenlemenin, somutlaştırma yükünün de bir gereği olduğunu, davacı tarafın hiçbir açıklama yapmadan genel ifadelerle hasarın varlığını iddia etmekte, ancak iddiaların net ve açık olmadığını, dava dilekçesinde 17 Mayıs 2024 tarihine ait müvekkili şirket aleyhine tutulmuş 1 adet tutanak yer aldığını, ancak işbu tutanağın ne yazık ki davaya konu olduğu iddia edilen hasarın tarihi olan 04.06.2024 tarihine ait olmadığını, kaldı ki davaya konu hasardan müvekkilini sorumlu tutan ortada ne bir tutanak ne bir fotoğraf ne de her hangi bir evrak bulunduğunu, davaya dayanak olarak sunulan belgelerin davacı tarafınca tek taraflı olarak hazırlanan faturalar ve iş emirleri olduğunu, kabul manasına gelmemekle birlikte söz konusu bu fatura ya da iş emirleri ile yapıldığı iddia edilen işlemlerin müvekkili şirkete yüklenen hasarın telafisine dair olup olmadığının da belirsiz olduğunu, somut olayda davacı tarafın var olduğunu iddia ettiği hasarın müvekkili şirketten kaynaklandığını ispatlayacak net ve açık herhangi bir delil sunamamış olduğunu, iddia ve taleplerin kabulü anlamına gelmek üzere davacının uğradığı zararı, hak sahibi olduğunu ve müvekkili şirketin kusurunu ispat etmek durumunda olduğunu, meydana geldiği iddia edilen zararda müvekkili şirketin bir kusuru olmadığı gibi sorumluluğu da bulunmadığını, müvekkili şirkete yöneltilen hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, kaldı ki müvekkili şirketçe yapılan incelemeler sırasında ayrı ayrı ilgili yüklenici firmaya da tebliğ edilmiş olup, konunun/davanın firmaları ile ilgisinin bulunmadığı yönünde bilgi geçilmiş olduğunu, haksız fiilden doğan alacakların likit alacak olmadığını, davaya konu edilen alacak da haksız fiilden kaynaklanan bir alacak olduğundan likit olmadığını, işbu nedenle davalı-borçlu müvekkili şirketin itirazında haklı olduğunu ve bu davada icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, somut olayda, dava konusu alacağın haksız eylem sonucu meydana gelmesi ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, davalı müvekkili şirketin itirazında tamamen haksız ve alacağın da likit olduğundan söz edilemeyeceği ve mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddi gerektiğini, huzurdaki davadaki talebe dayanak gösterilen hukuki ve somut olayların müvekkili şirket ile herhangi bir bağlantısı bulunmadığını, yukarıda da değindikleri üzere davaya konu hasarın meydana gelmesinden müvekkili şirketin kesinlikle sorumlu olmadığını, dava konusu olayda müvekkili şirketin sorumluluğunu doğuracak illiyet bağı mevcut olmadığını, bu davada, ispat yükünün kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlü olmasına rağmen davacı tarafından alacağın kaynağı olan var olduğu iddia olunan hasarların müvekkili şirket kaynaklı olduğunun somut hiçbir delille ispatlanamamış olduğunu, somut olayda müvekkili şirkete izafe edilecek herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını beyanla; müvekkili şirket aleyhine doğabilecek herhangi bir zarar sonucu açacakları her türlü dava ve tazminat haklarını saklı tutarak; esasa ilişkin açıklamalar doğrultusunda ve res’en görülecek hususlara binaen davanın ve tüm haksız talepler bakımdan esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyası ile ...... müracaat numaralı hasar bedeline dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce dava konusu bölgeye ilişkin davacı şirket ile davalı şirket kayıtları celp edilmiş, davacı tanığı dinlenmiş ve taraf delilleri toplanmıştır. Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ...... E. sayılı dosyasının uyap üzerinden incelenmesinde; davacı idare tarafından davalı aleyhine 13.570,79 TL .... müracaat numaralı hasar bedeli, 3.468,70 TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 17.039,49 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirket tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durmuş olduğu görüldü. Mahkememizin 30/09/2025 tarihli celsesinde davacı tanığı .....'ın hazır bulunduğu, tanığın beyanında; "ben davacı şirkette su kontrol mühendisi olarak çalışıyorum, hasarın meydana geldiği zamanda belirtilen bölgede su kontrol mühendisi olarak çalışıyordum, tarafıma gösterilen hasar tespit tutanağında yer alan imza bana aittir, dava dilekçesinde belirtilen adreste ..... Elektriğin yapmakta olduğu yer üstü kablolarını yer altına alınması işlemi yapılıyordu, bu işlem sırasında tarafımıza ait içme suyu hatlarına zarar verilmiştir, belirtilen çalışmayı ..... Elektriğin yaptığını, zararın meydana geldiği yerde alan tabelalardan anladık, aynı zamanda elektrik hatları da çekilmişti" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, davacının talep etmiş olduğu zarar kalemlerinin tespiti hususunda dosya üzerinden GÜNSÜZ bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, Makine Mühendisi bilirkişi ...... 21/10/2025 tarihli raporunda özetle; davacının hazırladığı hasar dokümanında zarar bedelinin 13.570,79 TL (KDV) olduğu, 17.05.2024 tarihli hasar tespit formunda; ..... İlçesi, ..... Mah. 3. Sokak içinde ..... Elektrik Dağıtım A.Ş. firması tarafından yürütülen kaza çalışması esnasında ..... 'ye ait içme suyu şebeke hattı bina bağlantısına zarar verildiği, hasarın ..... tarafından giderildiği ifade edilmiş olduğunu, davacı kurumun hazırladığı hasar içeriğinde; toplam hasar bedeli = 2.751,49 TL + 10.065,92 TL + 753,38 TL = 13.570,79 TL (KDV dahil) olduğunu, dosya muhteviyatında bulunan hasar onarım fotoğraflarının incelenmiş olduğunu, fotoğraflarda, zarar gören içme suyu hattı bina bağlantısının onarım işlemi ile tamir edildiğinin görülmüş olduğunu, tanık .....'ın beyanında, davacı şirkette su kontrol mühendisi olarak çalıştığını, dava dilekçesinde belirtilen adreste ..... Elektriğin yapmakta olduğu yer üstü kablolarını yer altına alınması işlemi esnasında içme suyu hattına zarar verildiğini ifade etmiş olduğunu, dosya muhteviyatında bulunan bilgi ve belgeler, tarafların iddia ve savunmaları ile tanık beyanı dikkate alınarak yapılan incelemede; 04/06/2024 tarihinde, .... Mah. 3. Sok. No:5 Zeytinburnu / İstanbul adresinde davalı ..... Elektrik Dağıtım A.Ş. firmasının yer üstü elektrik kablolarını, yer altına taşınması işi kapsamında yapılan kaza çalışması esnasında, davacı kuruma ait içme suyu hattı bina bağlantısına zarar verildiği, içme suyu hattına verilen zararın ..... tarafından 6 adet manşon, 3 metre boru kullanılarak onarıldığı, onarım ve boşa akan 6 m3 suyun toplam maliyetinin KDV dahil 13.570,79 TL olduğu anlaşılmış, davalı ..... Elektrik Dağıtım A.Ş. firmasının yer üstü elektrik kablolarını, yer altına taşınması işi kapsamında dikkatsiz ve özensiz kazı çalışması yaparak, davacı kuruma ait içme suyu hattına zarar vermiş olmasından dolayı olayda tam kusurlu olduğunu, davacı kurumun, yapılan inceleme sonucunda makul olduğu tespit edilen KDV dahil 13.570,79 TL zarar bedelini, zarara dikkatsiz ve özensiz kazı çalışmasıyla neden olan davalıdan talep edebilmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varılmış olduğunu SONUÇ OLARAK: dosya içeriği ve dosyada mevcut delillerin yukarıda detaylı olarak ele alınıp incelenerek değerlendirilmesi neticesinde, her türlü hukuki mütalaa ve takdir hakkı tamamı ile delillerle doğrudan temas eden mahkememize ait olmak üzere; davacı kurumun, yapılan inceleme sonucunda makul olduğu tespit edilen KDV dahil 13.570,79 TL zarar bedelini, zarara dikkatsiz ve özensiz kazı çalışmasıyla neden olan davalıdan talep edebilmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varılmış olduğunu bildirmiştir. Sunulan bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve dosya kapsamına uygun olmadığı anlaşılmakla yapılan bilirkişiye ücret ödenmesine yer olmadığına, dosyanın başka bir inşaat bilirkişisine tevdi ile davacının talep etmiş olduğu zarar kalemleri hususunda ayrı ayrı inceleme yapılması ve gerekçeli rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup, İnşaat Mühendisi bilirkişi ..... 21/04/2026 tarihli raporunda özetle; ..... Mah. 3. Sokak No: 5 Zeytinburnu 16/05/2024 tarih 16:39 saat Şube Yolu Onarımı ve Bakımı Yapılmış olduğunu, çağrı 16/05/2024 14.49 tamirin ise 16/05/2024 16.39 da tamamlandığının belirlenmiş olduğunu, 1.50 dakika tamir işlemi yapıldığının belirlenmiş olduğunu, tamiri yapan ..... Çalışanı .....'ın Metraj 1 m olduğunu belirtmiş olduğunu, .....'nin yapmış olduğu İmalat Gideri: Açıktan şube yolu onarımı 3 metre imalat gideri 3 x 2.796,09 = 8.388,27 TL + KDV 1.677,65 TL = 10.065,92 TL İski tarafından belirtilmiş olduğunu, Malzeme Gideri = 2.751,49 TL Diğer Giderler = 753,38 TL Toplam Gider= 13.570,79 TL olarak belirlenmiş olduğunu, kazı çalışmasının tabelada göründüğü üzere işveren ..... Elektrik Dağıtım A.Ş. Yüklenici ..... firması tarafından yapıldığının belirlenmiş olduğunu, arka kazacı kepçe ile çalışma yapıldığının görülmekte olduğunu, tamirde iki adet sarı .... manşon ve siyah polietilen boru ile tamir yapıldığının görülmekte olduğunu, metraj 1 metre ile uyumlu olduğunun belirlenmiş olduğunu, tamiri gerçekleştiren tamiri yapan .... Çalışanı ......'ın Metraj 1 m olduğunu belirtmiş olduğunu, tamir edilen kısmın 1 m ile uyumlu olduğunu, ......'nin hasar bedeli hesabında polietilen boru metrajını 3 metre olarak faturalandırıldığını, tamiri yapan ..... çalışan metrajın 1 metre belirttiğini bu nedenle bilirkişi olarak hasar bedelinin yeniden hesap edilecek olduğunu, Malzeme Giderleri: Manşon Tip Bağlantı 2 adet 78,8 TL 4,693 Katsayı=739,62 TL Polietilen Boru 1 M x 5,26 TL/mx4.693 katsayı = 24,69 TL Malzeme tutarı = 764,31 TL KDV 152,86 TL Toplam 917,17 TL hesap edilmiş olduğunu, Yapılan İmalat Gideri: Açıktan Şube Yolu Onarımı 1 Metre 2.796,09 TL KDV = 559,22 TL Toplam = 3.355,31 TL hesap edilmiş olduğunu, Diğer Giderler: Polietilen Boru 1x 6,3 debi x 114,99 = 482,96 TL su bedeli, Ksub Tutarı = 482,96 x 1/2 = 241,48 TL Toplam=724,42 TL KDV = 4,82 KDV =24,41 Toplam 753,38 TL 04/06/2024 tarihi itibair ile GENEL TOPLAM = 5.025,86 TL hesap edilmiş olduğunu, kazı işine başlamadan önce kazının bitişik yapıları etkileyip etkilemeyeceğinin araştırılır ve etkileme ihtimali mevcut ise kazı başlamadan önce gerekli tedbirlerin alınacağını, yer altı kabloları, gaz boruları, su, kanalizasyon ve diğer dağıtım sistemlerinin yerlerinin belirleneceğini ve bunlardan kaynaklanabilecek tehlikeleri asgariye indirmek için gerekli tedbirlerin alınacağını, meskun mahallerde, yapı alanının çevresi yeterli yükseklik ve sağlamlıkta uygun malzemeden yapılmış perde ile çevrilerek ikaz ve uyarı için gerekli düzenlemeler yapılacağını, bunların yapının bitimine kadar bu şekilde korunacağını, meskun mahallerin dışında yapılan kazıların kenarlarına uyarı şeritleri çekilerek ikaz levhaları asılacağını, dosya kapsamında ve olay yeri fotoğraflarında; davalı .....'a ait kazı çalışmasında ......a ait Yüklenici ...... firaması arka kazıcı kepçe ile dağıtım sistemlerinin yerlerini belirlemeden ve gerekli tedbirleri almadan yapılan kazı sırasında davacı ......'ye ait dağıtım sistemi olan polietilen boruya hasar verdiğini ve oluşan polietilen borudaki patlak hasarının ise davacı ..... tarafından tamir edilerek giderildiğinin tespit edilmiş olduğunu SONUÇ OLARAK: davacı ..... 04/06/2024 tarihi itibari ile hesaplanabilir toplam yapmış olduğu tamir, malzeme miktarının 5.025,86 TL olduğunu, davalı ...... 62 b maddesi hükmünce gerekli tedbirleri almadığı ve yer altı kabloları, gaz boruları, su, kanalizasyon ve diğer dağıtım sistemlerinin yerleri belirlemediği bu neden ile, ...... 'ye ait polietilen boruyu patlattığı ve %100 kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılmış olduğunu, davacı ....... 'nin 04/06/2024 tarihi itibari ile hesaplanabilir toplam yapmış olduğu tamir, malzeme miktarının 5.025,86 TL tutarı davalı ..... 'tan talep etme hakkı doğduğu görüş ve kanaatine varılmış olduğunu bildirmiştir.
Somut olayda tarafların iddia ve savunmalarının incelenmesinde; davalı şirketin .... Mahallesi 3. Sok. No:5 Zeytinburnu/ İstanbul adresinde 04/06/2024 tarihinde yaptığı çalışmalar sonucunda davacıya ait içme suyu zarar verdiğinin iddia edildiği görülmektedir. Taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; davalının yaptığı çalışmaları yaparken davacıya ait içme suyu hatlarına zarar verildiği iddiası ile oluşan hasardan davalının sorumlu olup olmadığı, davalı tarafından belirtilen bölgelerde çalışma yapılıp yapılmadığı, davalının hasardan sorumlu olması halinde miktarının belirlenmesi hususlarında toplanmaktadır. 6098 Sayılı TBK'nın 49. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır (TBK.m.50/1). Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; Fiil, Hukuka Aykırılık, İlliyet Bağı Zarar unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Özetle davacının tazminata hak kazanabilmesi için bu dört unsurun birlikte gerçekleştiğini ispatlaması şarttır. Somut olayın değerlendirilmesinde hasar tespitine konu tutanakta imzası bulunan davacı tanığının davacı şirkette su kontrol mühendisi olarak çalıştığı, hasarın meydana geldiği zamanda belirtilen bölgede su kontrol mühendisi olarak çalıştığı, tarafına gösterilen hasar tespit tutanağında yer alan imzanın kendisine ait olduğu, dava dilekçesinde belirtilen adreste ...... Elektriğin yapmakta olduğu yer üstü kablolarını yer altına alınması işlemi yapıldığı, bu işlem sırasında taraflarına ait içme suyu hatlarına zarar verildiği, belirtilen çalışmayı ..... Elektriğin yaptığını, zararın meydana geldiği yerde alan tabelalardan anladıklarını, aynı zamanda elektrik hatları da çekildiğini, belirtilen beyan uyarınca davacı tarafın zararının meydana gelmesine davalının sebebiyet verdiği, bilimsel esaslara ve dava konusu olaya uygun olduğu tespit edilen 21/04/2026 tarihli bilirkişi raporu ile davacının 04/06/2024 tarihi itibari ile hesaplanabilir toplam yapmış olduğu tamir, malzeme miktarının 5.025,86 TL olduğunu, davalının 62 b maddesi hükmünce gerekli tedbirleri almadığı ve yer altı kabloları, gaz boruları, su, kanalizasyon ve diğer dağıtım sistemlerinin yerleri belirlemediği, bu neden ile, davacıya ait polietilen boruyu patlattığı ve %100 kusurlu olduğu, davacının 04/06/2024 tarihi itibari ile hesaplanabilir toplam yapmış olduğu tamir, malzeme miktarının 5.025,86 TL olduğu, belirtilen tespitlerin dosya kapsamına uygun olduğu, artan kısım yönünden zarar iddiasının ispatlanamadığı kanaati ile açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı tarafın Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 5.025,86 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin belirtilen miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın varlığı ve miktarı yapılan yargılama ile tespit edildiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL-KISMEN REDDİ İLE; 1-Davalı tarafın Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 5.025,86 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin belirtilen miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alacağın varlığı ve miktarı yapılan yargılama ile tespit edildiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.357,00-TL'nin davalıdan 3.243,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.230,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 5.952,00-TL yargılama giderinden kabul oranı (%29,50) ret oranı (%70,50) dikkate alınarak hesaplanan 1.755,84-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 5.025,86 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 12.013,63 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 9-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/05/2026
Katip ...... Hakim .....
MADDİ HATA DÜZELTME KARARIDIR
Mahkememizin ...... Esas, ..... Karar sayılı ilamının son paragrafında sehven "...Dair taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. "... şeklinde yazılmış olduğu anlaşılmakla; Mahkememizin ...... Esas, ..... Karar sayılı ilamında hükmün son paragrafının "Dair taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine kasrşı, İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı." şeklinde düzeltilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.
Katip ...... Hakim ...... e-imzalıdır. e-imzalıdır.